emre1975
16 yıl önce - Çrş 08 Ağu 2007, 18:07
Geleneksel Konut dokuları konusunda tez araştırma bölgemdi Kula...
Tezimden 1-2 bölüm, umarım faydalı olur...
Kula ‘nın kısa tarihçesi
Kula, Ege bölgesinin Manisa iline bağlı, denizden yüksekliği 630 mt olan bir yaylada kurulmuştur. Selendi, Uşak, Alaşehir, Salihli ve Demirci yerleşimlerinin ortasında konumlanan Kula, hem tarihi “Kral yolu” hem de Osmanlı dönemi İzmir – Ankara ticaret yolu üzerinde olduğundan bilinen Türk yerleşimleri arasında en yoğun olanlardan birisidir. Volkanik Kara Divlit dağının 150 mt yakınında, bu dağın volkanik püskürükleri üzerine bulunan Kula ikinci derecede deprem bölgesindedir. Bugünkü nüfusu, merkezinde 15000, civar köyleri ile birlikte 45000 ‘i bulmaktadır.
Kula, M.Ö. 56 yılından itibaren “Klanudda” adı ile tarih kayıtlarında görülmeye başlanmıştır. Yerleşim o dönemde bir gözetleme noktası olarak kullanıldığından adını “burç” anlamına gelen “kule” ‘den aldığı düşünülmektedir. Kula, önceleri Lidyalılar ’ın daha sonra Persliler ’in yönetimi altına girdi. 1280 – 1300 yıllarında Selçuklular ‘ın himayesinde kalmış. 1305 yılında Bizanslılar’ın eline geçen Kula, 1344 yılından itibaren karmaşık bir beylikler dönemi geçirerek 1410 yılında Aydın beyliğine bağlanmış. Osmanlı döneminde Kütahya’ya bağlı bir ilçe merkezi olan Kula 1920 yılında girdiği Yunan işgalinden 1922 yılında kurtulmuş ve Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanmıştır.
Kula konumu ile sahip olduğu ticari önemi ulaşım teknolojisinin gelişmesi ile yitirmeye başlamıştır. Günümüzde hayvancılık, meyve, sebze, pamuk, tütün ve kök boyası üretimi ile dokumacılık yapılan Kula, sahip olduğu dokuyu muhafaza etmek için büyük çaba göstermektedir.
Doku özellikleri
Kula’nın yoğun olarak yerleşilen en eski bölümü, Kara Divlit dağı eteklerinden güneydeki ana yol arasında gelişmiştir. Yeni yerleşim bölgesi ana yolun güneyinde ve batısında yer almaktadır. Konut dokusu içinde İzmir – Ankara yolu, sanayi bölgesi – kent merkezi ve ana çarşı yolunu barındıran ve tüm dokunun genel ulaşımı için düğüm noktası olan belde merkezini ikiye bölen Yeni Hamam caddesi ve eski kervan yolu olduğu söylenen, beldenin ana yol ile bağlantısını sağlayan Kışla caddesi konumları ve yoğunlukları ile dokunun en önemli sokaklarıdır.
Kula’nın yerleşim olarak hangi bölgede ilk olarak kurulduğu bilinmemesine rağmen günümüzde mevcut olan yerleşimin, beldenin belediyesinin ve ana çarşısının bulunduğu merkez bölgesi etrafında kurularak geliştiği söylenebilir. Kula, bölge olarak geniş bir düzlüğe kurulmuş olmasına rağmen organik bir biçimde gelişmiştir. Topografyasının çok düz olması sebebi ile ortaya çıkan bu durum doku genelinde kentin bütününün bir bakışta algılanmasını engellemektedir. Bunun yerine sadece yatay bir düzlemde gelişmiş bu dokunun içine girildiğinde organik yapısının oluşturduğu, sürekli değişen perspektifleri ve sürprizli kentsel meydancıkları ile zengin mekanlar oluşturulmuştur. Bu durum geleneksel konut dokusunun belli bir düzene değil, insan olgusunun genel yapısına bağlılığının, çeşitliliğinin ve zenginliğinin göstergesidir.
Kula içinde inşa edilen konutların büyük bölümü dış sofalı olarak yapılmıştır. Fakat iç sofalı plan şemasına sahip konutların sayısı da doku geneline oranla çoktur. Yüksek ve sağır avlu duvarları ile sokak arasındaki tek açıklık bahçe kapısıdır. Avlular çoğunlukla kayrak ile kaplı, duvarları ise kayrak ve karataş ile yapılmıştır. Yapı içi yaşam, zemin katlarda ahır, kiler, mutfak gibi mekanlar, üst katlarda ise yazlık ve kışlık oda yada katlarda biçimlenir. Kula konutları en fazla üç katlı olarak inşa edilmiştir. Geniş saçaklı çatılar, ahşap çıkmalar ve bunları destekleyen payandalar genel dokuya zengin bir cephe sunar. Yapıların tümü ile yörede bulunan malzemeler ile inşa edilmesine rağmen, Kula genelinde ileri düzeylere varan işçilik kalitesi, süslü ve renkli bir doku oluşmasında etkili olmuştur.
[/b]
|
emre1975
16 yıl önce - Çrş 08 Ağu 2007, 18:19
Yönelim (Manzara)
Kula’nın bölge olarak düz bir alana kurulmuş olması, yapıların bulunduğu çevrede görsel ilişki kurabileceği sadece yapıların iç avluları ve sokaklar bulunmaktadır. Bu durum yapıların tümünü tam anlamıyla içine kapalı birer birim haline getirmiştir. Bu durumda iklime bağlı değerler ne olursa olsun yapı bulunduğu alanda oluşan avluya sofası ile, yaklaşımının sağlandığı ana sokağa da kapalı çıkması yada sofaya bağlı seki bölümü ile açılmaktadır. Yönelim konusunda Kula karakteristik bir Türk evi dokusu ortaya koymaktadır. Yapı dışındaki yaşantısı sadece avluda ve doku içinde çeşitli ihtiyaçların giderildiği meydancıklarda geçer.
Kula’nın dış sınırlarına yaklaşıldığında ufak tepeciklere dayalı oluşturulan bir iki konut, Divlit dağı, Yağcı dağı gibi belli mesafelerden seçilebilen manzaralara doğru yönelim göstermişlerdir. Fakat dokunun çevresinde yeni yapılaşma ile inşa edilen betonarme yapılar bu konutların yönelimlerini biçimlendiren manzarayı kapatmışlardır.
İnşaat teknikleri, malzeme, işçilik
Kula yerel malzeme açısından çok zengin bir bölgedir. Yörede en çok kullanılan yapı malzemesi, Divlit dağı ve civarında bulunan volkanik bir tüf taşı olan Köfeke taşıdır. Hafif ve kolay işlenebilir olması sebebi ile ara bölme duvarlarında ve bacalarda yoğun olarak kullanılmıştır. Bazı evlerin bahçe duvarlarında da dekoratif amaçlı kullanılmıştır. Sertliği ve yoğunluğu ile daha çok yapıların ana taşıyıcı duvarlarında, temellerinde ve bahçe duvarlarında kullanılan Karataş’ta yörede bulunan önemli volkanik taş cinslerinden birisidir. Bu taşın yanı sıra, yoğun olarak zemin kaplamalarında ve taş duvarlarda kilit taşı olarak kullanılan bir taş olan Kayrak taşı, sokaklarda ve temellerde kullanılan Granit ve Mermer bulunmaktadır. Yörede ahşap ihtiyacı sarıçam, meşe ve kavak ağaçlarından sağlanmaktadır. Bu ağaçların büyük bölümü Kula civarında bulunan kumluk alanlardan temin edilmektedir.
Yörenin kendi doğası içinde bulunan malzemelerin kullanımı, tüm geleneksel konut dokuları için geçerli bir durumdur. Fakat bir çok bölge Kula malzeme konusunda Kula kadar zengin değildir. Bu durumda ya kendi bölgelerinde çıkan malzeme ile yetinilir yada civar yerleşimlerden malzeme temin edilirdi. İşçiliğin bilinen konut dokuları içinde çok ileri bir düzeyde olması Kula’da günümüzde de büyük kısmı ayakta olan konutların kalitesinden ve süsleme ve yapı detaylarından okunmaktadır.
|