1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
hasanpozan
15 yıl önce - Pts 07 Tem 2008, 00:12
MERSİN Balığı ve Çeşitleri
MERSİN İSİMLİ BALIK ÇEŞİTLERİ
Mersin Balıkları, Asya, Avrupa ve Amerika'nın kuzey yarım küredeki deniz ve tatlı sularında 27 tür ile temsil edilmekte olup bunlardan 5 tür [Huso huso (mersin morinası), Acipenser sturio (Alman mersin balığı veya kolan balığı), Acipenser gueldenstaedti (karaca mersin veya rus mersini), Acipenser stellatus (sivrişka) ve Acipenser nudiventris (şip)] Karadeniz'in Türkiye sularında doğal olarak bulunmaktadır. Mersin morinası dünyanın en büyük tatlı su balığı olup 6 metre uzunluğa ve 1 ton ağırlığa ulaşabilir.
Mersin Balıkları morfolojik, anatomik ve fizyolojik olarak diğer balıklardanfarklıdır. Örneğin kıkırdak iskelete sahip oldukları halde kemikli balıklar sınıfına dahildirler. Baş kısmı öne doğru uzamış ve baş kemik tabakaların bir araya gelmesiyle oluşmuş bir zırhı andırır. Vücut üzerinde bir sıra sırtta, iki sıra yanlarda ve iki sıra karında olmak üzere türlere göre şekli ve sayıları değişen kemik plakalar vardır. Mersin Balıkları çok geç cinsi olgunluğa ulaşmaları, 2-4 yıllık aralarla yumurtlamaları ve 100 yıla kadar yaşayabilmeleri gibi özellikleri ile de diğer balıklardan ayrılırlar.
Yaklaşık 200 milyon yıldır dünya üzerinde mevcut olan Mersin Balıkları yaşayan fosiller olarak da adlandırılırlar ve biyolojik çeşitlilik bakımından çok değerli balıklardır. Ayrıca etinin kalitesi ve siyah havyar olarak da adlandırılan çok değerli havyarı dolayısıyla da binlerce yıldan beri ekonomik açıdan çok büyük önem taşımaktadır. Tarih kayıtlarında Mersin Balıklarının daha M.Ö. 2500'lü yıllarda Dinyester'de avlandığından bahsedilmektedir. O zamanlar Mersin Balıkları büyük kutlamalarda süslenmiş bir şekilde ikram edilmiş ve Mersin Balıklarının resimlerini taşıyan paralar bastırılmıştır. Mersin balığı havyarının politik açıdan da büyük önem taşıdığı hatta havyar yüzünden savaşlar yapıldığı tarih kayıtlarında bulunmaktadır.
Tarih boyunca büyük önem taşımış olan Mersin Balıklarının günümüzde nesillerinin devamı tehlikededir. Bu durumun çeşitli nedenleri vardır:
- Mersin Balıklar'ının üreme bölgelerini oluşturan nehirler üzerine kurulan barajlarda su tutulması nedeniyle nehir yatağının doğal yapısının bozulması, su miktarının azalması ve anaç balıkların nehre girişinin imkansızlaşması (Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya)
- İleri yaşlarda (mersin morinaları 15-20 yaşında) cinsi olgunluğa ulaşan Mersin Balıklarının bir kez bile yumurtlayamadan havyar elde etmek için yumurtlama zamanından önce avlanması
- Endüstriyel ve tarımsal faaliyetler nedeniyle doğal suların kirlenmesi ve balıkların yaşama ortamlarının bozulması.
Ülkemiz sularında Mersin Balıklarının sayılarının azalmaya başladığı 1970'li yıllarda anlaşılmış ve bunu önlemek için tedbirler alınmaya çalışılmıştır. Örneğin 1975-1976 dönemine ait su ürünleri avcılığını düzenleyen sirküler ile ilk defa olmak üzere Mersin Balıkları avcılığı özellikle Kızılırmak, Yeşilırmak ve Sakarya nehirleri civarında yasaklanmıştır. Diğer bölgelerde ise boy yasağı getirilmiştir. 1996 yılından itibaren ise Türkiye'nin CITES (Convention on International Trade in Endangered Species of Wild Fauna and Flora) adlı uluslararası bir organizasyona katılmasıyla, Mersin Balıklarının avcılığı bütün sularımızda tamamen yasaklanmıştır. Ancak o günden bu güne kadar Mersin Balıkları avcılığı konulan yasağa rağmen devam etmekte ve durumun ciddiyeti göz ardı edilmektedir. Ayrıca son zamanlara kadar mersin balığı stoklarının son durumunu açığa kavuşturacak bilimsel çalışmalar da yapılmamıştır. Fakültemiz tarafından TÜBİTAK desteği ile 2000-2001 yıllarında bir ön çalışma yapılmış ve Mersin Balıklarının sularımızdaki durumu özellikle Kızılırmak ve Yeşilırmak havzası hedef seçilerek tespit edilmeye çalışılmıştır. Proje sırasında balıkçılarla iletişime geçilmiş ve tesadüfen yakaladıkları Mersin Balıklarının tarafımıza verilmesi sağlanmıştır. Bu proje sırasında, altı adedi yaklaşık 1 metre büyüklüğünde 12 adet mersin balığı elde edilmiş ve bu balıklar tarafımızdan koruma altına alınmıştır. Şu an bu balıklar fakülteye ait Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde bulunmakta ve anaç stoku oluşturulmak üzere en iyi şartlarda bakılmaktadır.
Avcılığı tamamen yasak olmasına rağmen Mersin Balıklarının balıkçı tezgahlarında satılmak üzere sergilendiği sık sık tespit edilmektedir. Balıkçıların av yasaklarına uyarak tesadüfen yakaladıkları bireyleri tekrar denize bırakması ve böylece onlara yaşama ve nesillerini devam ettirebilme şansı tanıması için, yetkili kurumlarca gerekli eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı, yasak türlerin avlanması ve satılması durumunda ise ceza uygulamaları artırılmalı ve kontroller daha sıkı yapılmalıdır.
Hem Karadeniz'in biyolojik çeşitliliği hem de ülke ekonomisi bakımından çok önemli Mersin Balıklarının gelecek nesiller tarafından da tanınmasını sağlamak ve Karadeniz dolayısıyla ülkemiz ekonomisi için önemli bir sektörü yani havyar üretimini tekrar gerçekleştirmek için gerekli tedbirler (av yasaklarının kontrolü, nehirlerin rehabilitasyonu, yapay üretim) çok geç olmadan alınmalı ve uygulamaya geçirilmelidir.
Mersin Balıklarının nesillerinin devamını sağlamak için yapılması gerekenler şöyle özetlenebilir:
1- Yasak avlanmanın önlenmesi ve yasakların sıkı kontrolü; tesadüfen yakalanan Mersin Balıklarının satışının önlenmesi için gerekli yaptırımların uygulanması
2- Mersin Balıklarının üreme alanlarını oluşturan nehirlerimiz (Kızılırmak, Yeşilırmak) ekolojik yapısının incelenmesi; balıklara en azından baraj ile nehir ağzı arasındaki bölümde üreme şansı tanınabilmesi için buralarda üremeye elverişli olabilecek yerlerin tespiti ve koruma altına alınması; barajlardan yeterli su bırakılması; nehir ağızlarının balıkların girişine elverişli hale getirilmesi
3- Mersin Balıklarının yapay üretimini gerçekleştirmek üzere özellikle Yeşilırmak ve Kızılırmak civarında üretim istasyonlarının kurulması
4- Ülkemiz sularında bulunan ve sayıları her geçen gün azalan anaç Mersin Balıklarının koruma altına alınarak, kurulacak üretme istasyonlarında yapay üretimi ve elde edilen yavruların hem doğal stokları desteklemek üzere doğaya salınması hem de kültür şartlarında yetiştiriciliğinin yapılması
5- Yok olan canlı türlerini tekrar doğaya kazandırmak imkansız olacağından çok geç olmadan çeşitli kurum ve kuruluşlar doğal dengenin korunması amacıyla işbirliği yapmalıdır.
Mersin Balıkları, "siyah havyar" denilen çok değerli havyarı ve eti dolayısıyla hem ülkemiz ekonomisi açısından hem de Karadeniz'in biyolojik çeşitliliği bakımından çok büyük önem taşımaktadır. Bu değerli balıkları korumak ve nesillerinin devamını sağlamak için çeşitli kurumlar (üniversiteler, Çevre ve Orman Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, araştırma enstitüleri, balıkçı kooperatifleri, balıkçılar ve halk) işbirliği yaptığı takdirde başarı oranı yükselecektir.
http://sufak.omu.edu.tr/arastirdik_son.asp
|
 |
hasanpozan
15 yıl önce - Pts 07 Tem 2008, 00:14
MERSİN İSİMLİ BALIK TÜRLERİ
Sibirya mersin balığı (Acipenser baerii baerii)
Baikal mersinbalığı (Acipenser baerii baicalensis)
Kısa burunlu mersin balığı (Acipenser brevirostrum)
Yangtze mersin balığı (Acipenser dabryanus)
Göl mersin balığı (Acipenser fulvescens)
Rus mersin balığı (Acipenser gueldenstaedtii)
Yeşil mersin balığı (Acipenser medirostris)
Sakhalin mersin balığı (Acipenser mikadoi)
Japon mersin balığı (Acipenser multiscutatus)
Adriyatik mersin balığı (Acipenser naccarii)
Şip balığı (Acipenser nudiventris)
Körfez mersinbalığı (Acipenser oxyrinchus desotoi)
Atlantik mersin balığı (Acipenser oxyrinchus oxyrinchus)
İran mersin balığı (Acipenser persicus)
Çuka balığı (Acipenser ruthenus)
Amur mersin balığı (Acipenser schrenckii)
Çin mersin balığı (Acipenser sinensis)
Yıldızlı mersin balığı (Acipenser stellatus)
Kolan balığı (Acipenser sturio)
Beyaz mersin balığı (Acipenser transmontanus)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Mersin_bal%C4%B1%C4%9F%C4%B1
|
 |
hasanpozan
15 yıl önce - Pts 07 Tem 2008, 00:18
MERSİN BALIĞI İÇİN FESTİVALLER
Mersin Balıklarının korunması sorununu gündeme getirmek üzere 8 Mayıs 2004 tarihinde TÜDAV ve Karasu Kültür ve Yardımlaşma Derneği ile ortaklaşa gerçekleştirilen festival ile yöre halkı ve balıkçılar denizlerin ve deniz canlılarının korunması konusunda bilgilendirildi. Karasu' ya Mersin Balığı bırakıldı. Festival sonrası sahilde çöp toplama kampanyası düzenlendi.
KARASU MERSİN BALIĞI FESTİVALİ
Karasu Mersin Balığı Festivali 8 Mayıs günü , Karasu ilçesi-Yeni Mahalle beldesinde Türk Deniz Araştırmaları Vakfı ve Karasu Kültür ve Yardımlaşma derneğiyle ortak olarak yapılacaktır .
Bilindiği gibi Mersin balıkları Karadeniz'in en eski fosil balıklarından biridir. Bu balıkların korunması için TÜDAV , 2000 yılından beri Karadeniz de Mersin balıklarının dağılımı , Karadeniz'e dökülen nehirlerin kirlenmeden arındırılması , Nehirlerin su bütçelerinin dengelenmesi , Mersin balıklarının avcılığının yasaklanarak , yeni kurallara bağlanması , balıkçıların eğitimi gibi konularda kendi olanakları ve uluslar arası kuruluşların desteğiyle çalışmalar yürütmektedir.
Bu çalışmalar sonucunda Karadeniz'e dökülen nehirlere bırakılacak yavru mersin balıklarının azalan stokları yenileyeceği düşünülerek başta Sakarya , Kızılırmak ve Yesilırmak nehirlerine yavru balık atmak için çabalarımız hızlandırılmıştır .
Bu balıkların stoklarının eski hale getirilmesi için yavru balıkların nehirlere atılmasının hızlandırılması , yavru balıkların yakalanmaması ve bunun için balıkçıların bilinçlendirilmesi , nehirlerin kirletilmemesi , yöre halkına çevre ve denizlerin korunması için bilinç kazandırılması festivalin esas amaçları arasındadır.
Festivalde , Mersin balığı ve Karasu konulu birde okullar arası kompozisyon yarışması düzenlenmiştir.Bu yarışmada birinci olana ödül verilecek , daha sonra ise Mersin balıklarıyla ilgili bir film gösterimi yapılacaktır. Gün boyu sürecek olan etkinlik ulusal ve yerel basın/ yayın organlarınca da izlenecektir. Toplantının ayrıntılı programı sizlere daha sonra gönderilecektir.
Mersin balıkların korunması konusunda yapılacak bu etkinlik , bu türün korunması için yerel düzeyde atılan ilk cesur adımdır ve bundan sonraki aşamada Mersin balıklarının Sakarya'da üretilmesi , avcılığın eski haline gelmesi gibi konulara ağırlık verilecektir.
Siz deniz dostlarından festivale katılmanızı bekler , saygılar sunarız.
KARADENİZ MERSIN BALIKLARI NEDEN KORUNMALI
Karadenizde yaşayan Mersin balıklarının stokları son 20 yılda hızla azaldı. Öyle ki 1000 tonlara kadar çıkan üretim artık son yıllrda 10 tona kadar düştü , 1997 te vakfımızın katkısıyla Karadenizdeki mersin balıklarının bütün türleri koruma altına alındı .Ancak bu yetmezdi , Bu balıkların korunması için daha fazla çaba gerekliydi Ayrıca , koruma için bir plan da yoktu , sadece 1380 sayılı yasa ve su ürünleri sirkülerleriyle balıklar koruma altındaydı. Yani kağıt üzerinde ,Oysa gerçek bir koruma planı ve araştırma olmadan bir türün korunması mümkün değil. TÜDAV , 1997-2000 yılları arasında balıkçılara mersin balığı türlerinin korunması için Karadeniz'in bir çok yerinde seminerler verdi , slayt gösterileri yaptı . Sakarya ve Kızılırmak başta olmak üzere bir çok alanda araştırma etkinlikleri düzenledi. 2000-2003 yılları arasında projeye UNDP Katkı verdi ve çalışmalar araştırma , koruma ve eğitim ayaklarıyla devam etti. Bu arada , Mersin balıklarının korunması için balıkçılara gösterilmek üzere bir eğitim filmi yaptık ve Karadenizdeki balıkçı birlik ve kooperatiflere dağıtarak kaçak avcılığın önlenmesi için çaba harcadık. Yine afiş , bröşür gibi malzemeler bastırarak balıkçıların eğitimine katkıda bulunduk. 2004 yılında ise Mersin balıklarının korunması için Sakarya/ Karasu da bir festival düzenlemeyi planlıyoruz. Sizleri bu çalışma için bizlere yardımcı olmaya çağırıyoruz.Festivale destek verebilir. Katılabilir veya planlama aşamasında bize destek olabilirsiniz .
http://www.tudav.org/mersinb_korunma.htm
|
 |
hasanpozan
15 yıl önce - Pts 07 Tem 2008, 00:19
MERSİN BALIKLARINI KORUMAK ADINA
nesli tükenmek üzere olan mersin balıklarını korumak için başlatılan kampanya afişi
|
 |
Korkut Varol
15 yıl önce - Pts 07 Tem 2008, 00:22
Bu balığı Gürcistan'da çalışırken tanıyıp epeyce lezzetini tatmıştım. Dönüşte Ankara'da bir balıkçıya aklıma gelip sormuştum, "Mersin balığı var mı?" diye..
Adam "Yok abi, bunlar hep Antalya'dan geliyor" demişti..
Bu balık mutlaka korunmaya devam edilmeli, avcılığı da üremesine göre bilinçli ve programlı olarak yapılmalı..
|
 |
hasanpozan
15 yıl önce - Pts 07 Tem 2008, 00:27
MERSİN BALIĞINA UYDU TAKİBİ
Kaçak avlanma nedeniyle soyu tükenen mersin balığını kurtarmak için uzmanlar, balıklara uydu verici yerleştirerek göç yollarını takibe aldı. Uzmanlar, havyar ticaretinin yasaklanmasını istiyor.
İSTANBUL - Bilim insanları, son yıllarda artan kaçak avlanmayla soyları tükenmeye yüz tutan mersin balıklarını gözlem altına alıyor. Sovyetler Birliği’nin çökmesinin ardından Hazar Denizi’nde balıkçılık düzenlemelerin bozulması, kaçak avlanma ve dünyada artan havyar talebi nedeniyle mersinbalığı popülasyonu tarihte hiç görülmemiş oranda azaldı. Hazar Denizi’nde mersin balığı popülasyonunun en verimli zamanlar olarak nitelenen 1970’lerin sonlarına göre yüzde 85 oranında azaldığını tahmin ediliyor.
http://www.ntvmsnbc.com/news/378066.asp
|
 |
Emir ERTEN
15 yıl önce - Pts 07 Tem 2008, 00:33
Mersin balığı çok leziz bir balıktır.Bu balığı Mersin'de yemek tadına tat katar.
Mersin balığı Mersin halkı tarafından çok iyi bilinir.Balığın ismi yaşadığımız şehrin ismiyle aynı olunca Mersin balığı kültürü'nün Mersin'de gelişmesi kaçınılmazdır.
|
 |
hasanpozan
15 yıl önce - Pts 07 Tem 2008, 00:40
MERSİN BALIĞI KORUMA TİMİ KURULDU
Nesli, tükenme tehlikesi ile karşı karşıya bulunan Mersin balığının korunabilmesi için İÜ Su Ürünleri Fakültesi öğrencileri tarafından "mersin balığını koruma timi" kuruldu.
Balıkçı tezgahlarında görülen mersin balığının nesli, tükenme tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyor. Balık türünün korunabilmesi için İÜ Su Ürünleri Fakültesi öğrencileri tarafından "mersin balığını koruma timi" kuruldu. Tim, satış yapanı tarım müdürlüklerine ihbar ediyor.
Dünyada yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan mersin balığının, avlanıp balık tezgahlarında satılmasını önlemek amacıyla İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi öğrencileri tarafından "mersin balığını koruma timi" kuruldu.
Nesli tükenmek üzere olan mersin balıklarının yeniden çoğalması için koruma timi kurulduğunu söyleyen Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Devrim Memiş, timin gönüllü öğrencilerden oluştuğunu belirtti.
Mersin balığının avlanmasının 1996 yılından bu yana yasak olduğunu hatırlatan Memiş, yasağa rağmen bu balıkların avcılığının ve satışının yapıldığını kaydetti. Üniversite olarak iki yıldır mersin balıklarının stoklarının belirlenmesi, genetik yapılarının tespiti ve kültür yetiştiriciliği konusunda Tarım Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürüttüklerini anlatan Memiş, nesli tehlikede olan Mersin balıklarının mutlaka korunması gerektiğini bildirdi.
Satışı yasak olmasına mersin balıklarının tezgâhlarda kilosu 50 YTL'den satıldığını ifade eden Memiş, şöyle konuştu: "Yasak olmasına rağmen tezgahlarda mersin balığı görebiliyoruz. Bu balıkların avlanmasını ve satışını engellemek için öğrencilerimiz gönüllü koruma timi kurdu. 8 kişilik bu tim, balık satışı yapılan yerleri gezerek tezgâhlarda mersin balığı olup olmadığını kontrol ediyor. Tezgâhta mersin balığı görürlerse tarım müdürlüklerindeki ilgili birime telefonla ihbarda bulunuyor.
Bu yolla satışı yapan balıkçıya cezai işlem uygulanıyor. Tim, bu yıl tezgâhlarda aşırı miktarda mersin balığı olduğunu tespit etti. En son Beşiktaş balık halinde 70 kiloluk mersin balığının satışının yapıldığını belirlediler ve cezai işlem uygulattılar. Tim sadece mersin balığı değil avlanması yasak olan diğer balıkları da kontrol ediyor."
Timin polisiye bir görevi olmadığına dikkat çeken Memiş, "Denetimler tarım il müdürlüklerine bağlı. Kontroller her yerde yapılamıyor. Gönüllü öğrencilerimizin amacı koruma ve kontrole biraz daha yardımcı olmak." dedi. mersin balığı koruma timi üyesi olan İÜ Su Ürünleri Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Murat Cansuner ise 8 kişiden oluşan öğrenci arkadaşlarıyla birlikte Mersin balıklarının korunması için beraber çalıştıklarını belirtti.
Mersin balıklarının korunmasında toplumsal bir bilinç oluşturmayı hedeflediklerini dile getiren Cansuner, şu bilgiyi verdi: "Biz arkadaşlarımızla balık satışının yapıldığı yerleri zaman zaman geziyoruz. Eğer tezgâhta balık görürsek hemen ilgili kuruma bildiriyoruz. Satışın yapıldığını fotoğraflamaya çalışıyoruz. Ancak bu her zaman mümkün olmuyor. Balıkçılar tepki gösteriyor. Ayrıca ülke genelinde bu balığın korunmasını ve satışını engellemek amacıyla bir internet sitesi kuracağız."
http://www.denizhaber.com.tr/BALIKCILIK/14142/Mer ...ruldu.html
|
 |
hasanpozan
15 yıl önce - Pts 07 Tem 2008, 00:42
MERSİN BALIĞININ KİLOSU 50 YTL
Balıkçı tezgahlarında görülen mersin balığının nesli, tükenme tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyor. Balık türünün korunabilmesi için İÜ Su Ürünleri Fakültesi öğrencileri tarafından "mersin balığını koruma timi" kuruldu. Tim, satış yapanı tarım müdürlüklerine ihbar ediyor.
Dünyada yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan mersin balığının, avlanıp balık tezgahlarında satılmasını önlemek amacıyla İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi öğrencileri tarafından "mersin balığını koruma timi" kuruldu.
Nesli tükenmek üzere olan mersin balıklarının yeniden çoğalması için koruma timi kurulduğunu söyleyen Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Devrim Memiş, timin gönüllü öğrencilerden oluştuğunu belirtti. Mersin balığının avlanmasının 1996 yılından bu yana yasak olduğunu hatırlatan Memiş, yasağa rağmen bu balıkların avcılığının ve satışının yapıldığını kaydetti. Üniversite olarak iki yıldır mersin balıklarının stoklarının belirlenmesi, genetik yapılarının tespiti ve kültür yetiştiriciliği konusunda Tarım Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürüttüklerini anlatan Memiş, nesli tehlikede olan Mersin balıklarının mutlaka korunması gerektiğini bildirdi. Satışı yasak olmasına mersin balıklarının tezgâhlarda kilosu 50 YTL'den satıldığını ifade eden Memiş, şöyle konuştu: "Yasak olmasına rağmen tezgahlarda mersin balığı görebiliyoruz. Bu balıkların avlanmasını ve satışını engellemek için öğrencilerimiz gönüllü koruma timi kurdu. 8 kişilik bu tim, balık satışı yapılan yerleri gezerek tezgâhlarda mersin balığı olup olmadığını kontrol ediyor. Tezgâhta mersin balığı görürlerse tarım müdürlüklerindeki ilgili birime telefonla ihbarda bulunuyor. Bu yolla satışı yapan balıkçıya cezai işlem uygulanıyor. Tim, bu yıl tezgâhlarda aşırı miktarda mersin balığı olduğunu tespit etti. En son Beşiktaş balık halinde 70 kiloluk mersin balığının satışının yapıldığını belirlediler ve cezai işlem uygulattılar. Tim sadece mersin balığı değil avlanması yasak olan diğer balıkları da kontrol ediyor."
Timin polisiye bir görevi olmadığına dikkat çeken Memiş, "Denetimler tarım il müdürlüklerine bağlı. Kontroller her yerde yapılamıyor. Gönüllü öğrencilerimizin amacı koruma ve kontrole biraz daha yardımcı olmak." dedi. mersin balığı koruma timi üyesi olan İÜ Su Ürünleri Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Murat Cansuner ise 8 kişiden oluşan öğrenci arkadaşlarıyla birlikte Mersin balıklarının korunması için beraber çalıştıklarını belirtti. Mersin balıklarının korunmasında toplumsal bir bilinç oluşturmayı hedeflediklerini dile getiren Cansuner, şu bilgiyi verdi: "Biz arkadaşlarımızla balık satışının yapıldığı yerleri zaman zaman geziyoruz. Eğer tezgâhta balık görürsek hemen ilgili kuruma bildiriyoruz. Satışın yapıldığını fotoğraflamaya çalışıyoruz. Ancak bu her zaman mümkün olmuyor. Balıkçılar tepki gösteriyor. Ayrıca ülke genelinde bu balığın korunmasını ve satışını engellemek amacıyla bir internet sitesi kuracağız."
http://www.kenthaber.com/Arsiv/Haberler/2008/Hazi ...11983.aspx
|
 |
hasanpozan
15 yıl önce - Pts 07 Tem 2008, 00:46
MERSİN BALIĞINI ULTRASONA SOKTULAR
Dünya Mersin Balıklarını Koruma Örgütü üyeleri, Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsünde, Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek, ultrason cihazı aracılığıyla, Mersin balıklarının cinsiyeti belirledi.
Dünya Mersin Balıklarını Koruma Örgütü Başkanı Prof. Dr. Harald Rosenthal ile örgüte üye ülkelerin bilim adamlarından oluşan 22 kişilik grup, Trabzon Su ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsünü ziyaret ederek, Enstitü Müdürü Dr. Atilla Özdemir'den, çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Rosenthal, örgütün 2003 yılında, tehlike altındaki Mersin balıklarını korumak için gerek bilimsel camiada, gerekse halk katında öncelikle bilinç ve farkındalığı artırmak amacıyla kurulduğunu söyledi.
Mersin balığının bütün türleri tehlikede
"Dünyada mevcut 27 mersin balığı türünün hepsinin kırmızı listede bulunduğunu ve yok olma tehlikesi içinde olduğunu" belirten Rosenthal, "Mersin balığını korumak için büyük mücadele verdiklerini" söyledi.
Mersin balığının en önemli ürünü olan havyarın dünya üzerinde çok önemli bir ticarete sahip olduğunu ifade eden Rosenthal, "Kaçak yollarla havyar ticareti yüzünden bu türlerin nesli tehlikeye girdi. Derneğin amacı kaçak yollarla yapılan ticareti engellemektir" dedi.
AB'ye üye ülkelerde mersin balığı ticaretinin çok sıkı kontrol altında bulunduğuna işaret eden Rosenthal, "Derneğin hazırlayacağı bu çalışma sayesinde balıklar genetik olarak işaretleneceği için AB üyesi ülkelerde yasal ticarete tabi tutulacak. Bu işareti taşımayan ürünler AB'ye üye ülkelere sokulmayacaktır" diye konuştu.
Türkiye'de 5 yıl önce düzenlenen bir konferansta mersin balığıyla ilgili yapılması gerekenleri masaya yatırdıklarını anımsatan Rosenthal, bu süre içinde Türkiye'nin konuşulan konuları pratiğe geçirdiğini gördüklerini, bundan da büyük memnuniyet duyduklarını kaydetti.
Ultrasonla cinsiyet ve olgunlaşma dönemi tespiti
Daha sonra, Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nde, tamamı doğadan yakalanan ve enstitüye ait havuzlarda beslenen mersin balıklarının cinsiyeti belirlemek için bir çalışma gerçekleştirildi.
Dünya Mersin Balıklarını Koruma Örgütü üyesi Prof. Dr. Mickhail Chebanov öncülüğünde balıklar, önce ilaçla suda bayıltıldı. Daha sonra ultrason cihazına yerleştirilen bu balıkların, cinsiyetleri ve olgunlaşma dönemleri belirlendi.
Türkiye bir ilk olan bu çalışmanın, mersin balıklarının korunması ve üretimi için önemli bir adım olduğu bildirildi.
Rus bilim adamı Chebanov'un yaptığı işlemi enstitü personeline de öğrettiğini belirten Enstitü Müdürü Müdürü Dr. Atilla Özdemir, şu bilgileri verdi:
"Önemli olan bir tespit tekniğini öğrenmek, cihazı satın alarak bu işlemi artık kendimiz yapabileceğiz. Mersin balığı üzerinde yürüttüğümüz çalışmalarla farkındalığı yaratmaya çalışıyoruz. Balığın korunması için öncelikle toplumun bilinç kazanması lazım. Mersin balığının Türkiye'de ilk kez ultrasonla cinsiyeti ve olgunlaşma dönemleri tespit edilerek, bu balığın geleceği için önemli çalışma gerçekleştirildi."
http://www.aquapena.com/Haberler.asp?haber=goster ...aberne=255
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|