O yüklediğin metin güzelde, Aziz Nesin'in o sıralar TV'lerde demeçleri yayınlandı bende dinledim.
Bir örnek. Uzatılan mikrofona "ben Müslüman değilim. Ezan'dan rahatsız oluyorum. Sesli ezan okunmasını yasaklasınlar. Müslümanlar Volkmenmi nedir kulaklarına onu taksınlar Ezan dinlesinler" dedi.
Buna benzer kışkırtıcı çok sözleri oldu. Ben "neden birisi buna Ezan'dan rahatsız oluyorsan Ermenistan'a git yaşa orda Ezan sesi duymazsın demiyor?" diyordum.
Aziz Nesin'i toptan kötülemiyorum. Birçok kitabını zevkle okudum. Bir keresinde şimdi olmayan HBB Televizyonunda söyleşi yapıyordu. Sunucu kadın sürekli Ha Be Be yerine ingiliz gibi "Eyc Bi Bi" doyordu. Aziz nesin kizdi. Ne bu Eyc Bi Bi yav? Ha Be Be desenize diye kizdi. Ben Türkçe konusunda çok hassas birisiyim ve bu sözünü çok taktir ettim. Bende daha önce defalarca HBB'ye telefon edip öfkemi dile getirmiştim. Ama Türk milletini ahmak yapan, Müslümanlara hakaret dolu sözleride insanı çileden çıkarıyordu. Ona olan öfke yüzünden birçok suçsuz insan hayatından oldu. Öfkeli kalabalıği yöneltip herşeyi kolayca yaptırabilirsiniz.
bugün Sivas'a o kadar çok otobüs geldi ki başka şehirlerden, kimisi anmak için kimisi provakatörlük için bilemeyiz ama şu bir gerçek ki bugün Sivas'a gelen araç sayısı belki de neredeyse Sivas'a 1 ay içinde gelen toplam araç sayısına denktir.Yani bir bakıma Sivas'a 1 ayda gelen turist sayısı belki de 1 günde geliyor.Sivas bunu turizmine katabilir mi?Gelen tursitlerin sadece anmayı katılıp gitmesi yerine Sivas'ın diğer tarihi turistlik mekanlarını gezip görmelerini sağlayabiliriz.
(+) (+) (+) (+) (+) (+) (+) (+) (+) (+) (+) (+) (+)
Resimlerin hepsi son yarım saatte çekildi.Belki 100 belki 300 bilmiyorum ama o kadar çok otobüs gitti ki Sivas'tan.İstanbul,Ankara,İzmir,Adana,Bursa,Kayseri,Mersin,Ordu,Malatya,Tunceli,Muğla,Hatay,Manisa,Bolu,Erzincan vs vs .... kısacası tüm Türkiye Sivas'ta idi.Keşke sadece anma törenine katılıp gitmeseler Sivas'ı en azından bir günlüğüne tarihi kültürel tursitlik mekanlarını gezselerdi.
En son burak5866 tarafından Pts 02 Tem 2012, 16:07 tarihinde değiştirildi, toplamda 5 kere değiştirildi
Sivas Katliamı'nda sanıkları savunan avukatlar şimdi ne yapıyor?
Son günlerde ülkemizdeki yargı kararlarını ibretle izliyoruz.
Yargıyı dizayn edenler, bu günden bir yıl sonrayı dizayn edip, ona göre hareket ediyorlar. Örneğin, MİT mensuplarının sorgulanmasını isteyen savcı anında görevden alınırken, birkaç günde kişiye özel bir yasa çıkartılıp, MİT mensupları kurtarılmaya çalışılıyor.
Yeni çıkartılan kişiye özel yasa ile Başbakan’a yargılamaya evet veya hayır yetkisi veriliyor. Başbakan yargılamaya hayır derse, yapılacak iş Danıştay’a dava açarak, başbakan’ın verdiği kararı iptal ettirme imkânı var.
Görüldüğü gibi Hukuk(!) devleti harika işliyor. Ancak küçük bir ayrıntı daha var, o da Danıştay’da açılacak davaya bakacak olan dairenin hâkim ve savcıları yasa çıkarıldıktan sonra alel acil değiştiriliyor.
Yani Danıştay’a açılacak iptal davası, daha açılmadan iş garantiye alınıyor!
Diğer önemli davaların savcıları ve hâkimlerinin nasıl atandığını, nasıl görev yerlerinin değiştirildiğini, nasıl tenzil-i rütbeye maruz kaldıklarını hep birlikte izliyoruz.
Örneğin Deniz Feneri davasını soruşturan savcıların başına gelenler, Balyoz Davasında sanıkları serbest bırakan hâkimin başına gelenler, Ergenekon davasında sanıkların tahliyesi yönünde oy kullanan mahkeme başkanının başına gelenleri hep birlikte gördük.
Bu nedenle mahkemelerin vereceği kararlarda hukuku aramak bence abesle iştigaldir! İktidarla ilgili bir kararı veren bir hâkim veya soruşturmayı açan savcı başına gelecekleri mutlaka önceden biliyordur. Bilmiyorsa hâkimlik ve savcılık yapmamaları gerekir.
Hukuk sistemimiz üzerindeki bu baskı varken, Sivas davasının zaman aşımına uğraması gayet normal değil mi?
Sivas davasında, sanıkları kimlerin savunduğunu biliyor musunuz?
Sivas davasında sanıkları savunan avukatların bu gün ne yaptığına bir bakmakta fayda var.
Avukatlar ne yapıyor?
Av. Şevket Kazan - Eski RP Milletvekili ve eski Adalet Bakanı;
Av. Celal Mümtaz Akıncı - Afyon Barosu Başkanı ve AKP oylarıyla Anayasa Mahkemesi üyesi;
Av. Hayati Yazıcı AKP’nin Devlet Bakanı;
Av. Haydar Kemal Kurt - AKP Isparta Milletvekili;
Av. Zeyid Aslan - AKP Tokat Milletvekili, Başbakan Erdoğan’ın eski avukatı;
Av. Hüsnü Tuna - AKP Konya Milletvekili;
Av. Burhanettin Çoban - Afyonkarahisar AKP’li Belediye Başkanı;
Av. Faik Işık - Başbakan Erdoğan’ın ve Süleyman Mercümek’in avukatı;
Av. İbrahim Hakkı Aşkar - 22. Dönem AKP Afyon Milletvekili;
Av. M. Ali Bulut - AKP Maraş Milletvekili ve Anayasa Komisyonu üyesi;
Av. Bülent Tüfekçi - AKP Malatya İl Başkanı;
Av. Halil Ürün - RP kayıp trilyon davası sanığı, AKP Afyon Belediye Başkan adayı;
Av. Mevlüt Uysal - AKP İstanbul Başakşehir Belediye Başkanı;
Av. Nevzat Er - Eski AKP Eminönü Belediye Başkanı;
Av. Suat Altınsoy - AKP Konya İl Başkanı Yardımcısı;
Av. Tayfun Karali - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Darülaceze Müdürü;
Av. Ferruh Aslan - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Müdürü;
Av. İbrahim Kök - AKP Elazığ Milletvekili Aday Adayı;
Av. Ali Aşlık - Eski AKP İzmir İl Başkanı;
Av. Bedrettin İskender - AKP Ümraniye Belediye Başkan adayı;
Av. Ekrem Bedir - Sakarya AKP Hendek Belediye Meclis Üyesi;
Av. Eyüb Karagülle - Eski Saadet Partisi İlçe Başkanı;
Av. Faruk Gökkuş - AKP Kâğıthane Belediye Başkanlığı Aday Adayı;
Av. Hasan Hüseyin Pulan - AKP İstanbul İl Disiplin Kurulu üyesi;
Av. Hurşit Bıyık - AKP Trabzon İl Başkan Yardımcısı;
Av. Reşat Yazak - Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi.
Görüldüğü gibi, Sivas katliamı davasında sanıkların avukatlığını yapan bazı kişilerin, AKP'de ve devlette önemli noktalarda bulunuyorlar. Siz hâkim veya savcı olsanız nasıl bir karar verirdiniz?
İnsanlık suçuişleyen sanıklar hakkında ‘Kamu görevlisi değil’ gerekçesiyle 15 yıllık zaman aşımını uygulayan bir hâkimler topluluğuna ne diyebilirsiniz?
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin bu kararından sonra, kimler neler demedi ki! Memlekete hayırlı olsun diyeninden tutun da, mahkeme kararından sonra yapılan gösterilerde kırılan camlara üzülenlere kadar… (Bilmeyenler için camların kırılmasına üzülen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek.)
Netice itibarıyla; bu ülkede "Alevi yakarsanız zamanaşımından; Ermeni öldürürseniz delil yetersizliğinden; Kürt öldürürseniz kahramanlıktan cezasız kurtulursunuz.”
Bu olanlara söyleyecek tek sözcük var. Eğer yandaş değilseniz uygulanan‘İleri Demokrasi’lerde böylesi uygulamalar olur!
Aradan 19 yıl geçti.
Sıvas olayının acıları hala gönülleri yakmaya devam ediyor.
Sözün bittiği yerdeyiz...
Duygularımızı, Yorguni'nin dizeleri anlatabiliyor ancak:
Ey suskun, duyarsız, tepkisiz toplum
Hep bu kabuklarda sinmen mi gerek?
Zulme başeğdin kimdendi korkun?
Onca serden sonra dönmen mi gerek?
İki Temmuz dündü sen tarihe bak
Mansuru astılar suçu enel hak
Ege'de Bedreddin, ya Baba İshak
Onları tarihe gömmen mi gerek?
Kerbela vakası hala içimde
Hüseyin'in kellesi kılıç ucunda
Koskoca Pir Sultan dar ağacında
Onları yanarak anman mı gerek?
Yorguni andıkça kabarır içim
Nesimi yüzüldü sorarım niçin?
Senin bu gafletten uyanman için
Otuzar otuzar yanman mı gerek?
Yorguni yazmış, Yolcu BİLGİÇ bestelemiş ve Edip AKBAYRAM seslendirmiş.
Dinlemek ve 37 canı anmak isteyenler için:
2 Temmuz 1993'te Sivas'ta hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Bu insanların yanmış cesetlerinden nemalanmaya çalışanları şiddetle kınıyorum!
2 Temmuz 1993'te tıpkı bugün olduğu gibi Sivas'a onlarca otobüs dolusu insan gelmiştir ve olanların müsebbibi bu dışarıdan gelenlerdir. Yoksa Sivas'ta Alevi-Sünni, Ermeni-Türk bütün Sivas halkı yıllarca kardeşçe yaşamıştır. O gün ne olmuştu da yıllarca beraber yaşayan bu halk birbirine girmişti? İşte bunun cevabı bugünkü Ergenekon soruşturmasında gizlidir.
2 Temmuz 1993'te Sivas'ta hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Bu insanların yanmış cesetlerinden nemalanmaya çalışanları şiddetle kınıyorum!
2 Temmuz 1993'te tıpkı bugün olduğu gibi Sivas'a onlarca otobüs dolusu insan gelmiştir ve olanların müsebbibi bu dışarıdan gelenlerdir. Yoksa Sivas'ta Alevi-Sünni, Ermeni-Türk bütün Sivas halkı yıllarca kardeşçe yaşamıştır. O gün ne olmuştu da yıllarca beraber yaşayan bu halk birbirine girmişti? İşte bunun cevabı bugünkü Ergenekon soruşturmasında gizlidir.
Yapma be Ömer Mete,
Mesajına o kadar güzel başlamış ve son cümleye kadar öyle güzel sürdürmüşsün ki takdirlerimi sunacaktım.
Ama son cümlende kusura bakma "boşluğa düşmüşsün"...
Her sorunu "Ergenekon'a bağlama" kolaycılığından vazgeçelim.
(Henüz devam eden bir dava olduğundan ve konuyu saptırmamak için o tartışmaya girmiyorum.)
Diyelim ki Sıvas'ı, Çorumu, Kahramanmaraş'ı Ergenekon tezgahladı.
1960'lı yıllardaki "Ortaca olaylarını "n da sebebi onlar...
Peki 600 yüzyıldır (Yavuz'dan beri) Anadolu'da yaşanan katliamları ve yaratılan ayrımcılığı
da "Ergenekon" mu çıkardı ?
Kusura bakma...
Bu bir zihniyet meselesi...
Ne zaman ki insanlar, "Sıvas'ta insanların yakılarak öldürülmesi yanlıştır...Lanetliyorum." cümlelerini " ama Aziz Nesin de......." diye devam ettirmezlerse o zaman uzlaşma ve barış sağlanır.
Sivas Katliamı yakın tarihimize koca bir leke olarak geçmiştir.
Her 2 Temmuz sabah haberleri moralimi bozuyor ve o günden bugüne olan zihniyet değişimini yetersiz buluyorum ne yazık ki hala insanların canice öldürülmelerinin ardından haz duyanlar ve iyi ki diyebilenler var.
Başbağlar ile Sivas katliamları arasında nitelik farkı vardır.
Başbağlar katliamı, bu tür katliamlar için eğitilmiş teröristlerce gerçekleştirilmiştir.
Bu yüzden o teröristlerin benzer eylemleri arasına sıkışıp, kalmıştır.
Oysa Sivas katliamına imza atanlar sokaktaki sıradan insanlardır.
Sivas katliamını öne çıkartan da budur.
Bir saat önce ekmek almak için bakkalına girdiğiniz "nur" yüzlü dedenin sizi yakanlara benzin taşımasıdır bu yarayı ondokuz yıldır kanatan ve daha bin yıl kanatacak olan.