Aylardır Eurovision'la yatıp Eurovision'la kalkıyorduk, nihayet o da bitti. Bu yarışmada en çok dikkatimi çeken şey, bu yılki şarkıcıların seslerinin ve şarkılarının önceki yıllardakilere göre çok daha iyi oluşuydu. Özellikle İngiltere, Fransa, İzlanda, Azerbaycan, İsveç ve Ermenistan'ın şarkılarını çok beğendim. İskandinav ve country müzik ezgileriyle Norveç'in şarkısı da hoştu; şarkıcı da çok şeker, çok sempatikti. Puanları da bu sayede kaptı. Ancak rekor kıracak kadar iyi bir şarkı olduğunu düşünmüyorum. İngiltere, İzlanda ve Fransa'nın şarkıları, Norveç'in şarkılarını ikiye katlayacak kalitedeydi.
Kendi şarkımıza gelince, ses ve şarkıların bu yıl daha iyi olması bir bakıma Hadise'nin şanssızlığı oldu zira şovu iyi olmakla birlikte o kadar güzel sesin arasında yarışmacımızın sesi çok amatör kaldı. Kıyafetine gelen eleştirilerin biraz abartılı olduğu fikrindeyim. Yılbaşındaki kotuyla çıksa bu sefer de kızı özensizlikle suçlayacaktık. Ne demişler "Kalabalıkta eşeğinin kuyruğunu kesme kimi kısa der, kimi uzun". Bence kıyafetin rengi güzeldi ama üst kısmı mayokini tarzında birleştirilseydi daha hoş olur, biraz daha dansöz havasından kurtulurdu. Ancak kırmızı gibi iddialı bir rengin üzerine o makyaj gitmemiş, yüzü çok solgun görünüyordu. Gözler veya dudaklar abartmamak koşuluyla biraz daha belirginleştirilebilirdi. Ayrıca hem dans edip hem şarkı söylemek zordur, Hadise'yi fazla yormayacak bir koreografi seçilmeliydi. Hepsinden önemlisi artık şu oryantal kısırdöngüsünden kendimizi kurtarmamız lazım. Türk kültürü göbek dansından ibaret değildir.
Bununla birlikte, aylardır Hadise'ye çok fazla sorumluluk yüklendi, çok şey beklendi. Böyle bir durum bir sanatçı üzerinde, hele ki Hadise gibi genç bir şarkıcı üzerinde büyük bir baskı demektir. Yarışmada üzerindeki bu baskı nedeniyle heyecanını bastıramadı ve sesine çok fazla yansıttı. Buna hastalığı ve sesinin yorgunluğu da eklenince doğal olarak kendisinden beklenen performansı tam olarak gösteremedi. Bunca olumsuzluğa rağmen Patricia Kaas gibi bir sanatçının bile harcandığı bu yarışmada dördüncülük büyük bir başarıdır, kimse küçümsemesin.
Gelelim TRT'ye... "Sırf ses için olsa, TRT bünyesinde bir çok güzel sesli sanatçı var, Hadise'yi güzelliği için seçtik" diyen sizsiniz. O zaman "Hadise şöyle yaptı, şöyle giydi" şeklinde sağda solda şikayet etmeyeceksiniz, kızın moralini bozmayacaksınız. Bundan sonra TRT aklını başına alsın, seçim yaparken şarkıcının canlı performansının nasıl olduğuna dikkat etsin ve tüm sorumluluğu da sanatçının üzerine yıkmasın.
Ben araştırdım ve Alexander Rybak'ın 13 Mayıs 1986, Minsk, BSSC, Sovyetler Birliği, şimdiki Belarus dogdugunu buldum ozaman norveçle alkası yok.Ozaman biz parayı verirsek Mariah Carey'de gelip sarkı söyler ölemi oluyor acaba ben anlamadım_?
Bide bu sarkı söyleyen kişiler acaba playback mi yapıyor yoksa canlı mı söylüyor
bu yarışma çığrından çıktı doğru söyledin. artık daha çok şarkılara göre değil. Siyasi yönde ülkeler birbirlerine puan veriyor. Rusya'dan bile bize 1 puan dahi çıkmadı. o kadar Türk var orda. bizim arkadaşlarda baya atmışlar ama 1 puan bile getirmedi. mesela ingiltere tam puan verdi. Bence avrupada Türk işçileri olmasa biz sonuncu oluruz. Avrupa bizim hem dinimizden hemde ırkımızdan dolayı tarihten gelen kuyruk acısından dolayı istemiyor... buradan bunu anlayabiliriz bence ne eurovisiona nede avrupa birliğine girmeyelim diyorum. Asyadan geldik asyalıyız. bize avrupadan hayır gelmez.
Bence Avrupayı dörde bölsünler Norveç İsveç belarus vs.. İspanya Fransa İngiltere Hollanda Belçika vs.. Almanya Polonya İtalya İsviçre vs..Türkiye Yunanistan Bulgaristan balkanlar vs.. oylama bir çırpıda bitsin kimse komşusuna oy veremeyince en beğenilen şarkı ortaya çıkar
Ben bu yarışma da haksızlık yapıldığını düşünmüyorum.Tamam belki siyasi oyların etkisi var ama sonuçta yine hakeden kazanıyor.Mesela bu yıl norveçin şarkısı dilime dolandı.Madem haksızlık yapılıyor niye kimse Sertab Erenerin kazandığı sene bunlardan söz etmedi.Demek ki Türkiye de 1. olabiliyormuş.Ayrıca biz milletçe suçu başkasına atmaya alışmışız.Bu yüzden 1. olamazsak siyaset diyoruz 1. olursak hakettik diyoruz.Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu
Dün Hadise Belçika Televizyonunda
dedi ki ;"Ben birdaha katilirsam Eurovizyona Belçika adına katılırım" diye, ve çok şeyi de değiştiririm dedi. Moskovada çok şey iyi geçmemiş, işik ve cekim açisından.
Hadise yorgun ve halsiz görünüyordu, bir ara tatil yapip ve yeni çikardiği albümü "Fast Life" (Hizli Yaşam'ı ) tanitacakmiş.
Sevgili Mustafa, acaba Hadise bu cümleyi söylerken Türkiye'den yana sıkıntıları olduğunu mu, yoksa Belçika adına da bir temsil gerçekleştirip onları mutlu etmek istediğini mi anlatmak istedi?
Bence üzülecek bir durum yok. Sonuçta Hadise'yi Hadise yapan bir diğer etken de Belçika'dır. Orada doğdu, orada büyüdü, orada müziğe başladı. Belçika'da Pop Idol isimli yarışmada ünlenip, Türkiye'de de çok sevildi. Türkiye'yi en güzel bir biçimde temsil etti. Belçika'yı da temsil edebilir. Çünkü Hadise'nin gözünden bakınca ana vatanı Türkiye ise, ikinci vatanı da Belçika'dır. Bu tip temsillerin önünde hiçbir engel de yok, aynı zamanda... Milli hisler besleyip üzüleceğimiz ilk konu Hadise'nin bizden sonra Belçika'yı temsil etmesi midir sizce? Örneğin, kendi dilimizle katılmıyor olmamızın öncelikli üzüntülerimiz arasında olması gerekmez miydi? Birincilik için her yolu mübah görüyoruz, bizim bayrağımızı yüceltsin diye Afrika'dan koşucular getiriyoruz, ama bizden birisi doğduğu ülke için şarkı söyleyince üzülüyoruz. One minute! One minute! Olmaz! One minute!