Ben Hadise'nin Eurovision'da ki performansını pek beğenmedim doğrusu. Yarışmadan önce sürekli gösterdiği performansı gösterebilseydi daha iyi bir derece alabilirdi tahminim. Ayrıca geri vokallerle Hadise arasında ses dengesi açısından bir uyumsuzluk vardı.
Ben oylamaya değineceğim ülkemizdeki sms le gönderilen oylar çok pahalı onu indirseler halk oylamayı daha sağlıklı biçimde yapacaktır.
Hadisenin 1.olmamasına kızmayın kızcağızın yapacağı birşey yok ve diyorum 2 3 yıl daha beklemeyelim 1.olmayı çünki bu Eurovision denen yarışma artık çığrından çıkmış komşu devletlerin birbirlerine karşı güttüğü olumlu politikaya dönmüştür.
Komşum bana 12 puaan vermiş aa bende ona 12 vereyim iyi adamlar ya. *Biride bunlara ya abi ne yapıyorsun adamda ses yok sahne gösterisi 0 ne demeye 12 veriyorsun demiyor.*
Bence Azerbeyca da bir 1.lik görsün biz bir daha katılmama kararı alalım bu yarışmaya.Yada etten püften sanatçıları koyalım puan gelmesin.
Avrupalı bazı konularda at gözlüğü ile bakıyor o at gözlüğü kullananları ağzınızla kuş tutsanız yine memnun edemezsiniz
seneye eurovision mağduru ülkeler italya gibi mevcut durumu protesto amacıyla artık bu yarışmaya katılmasın; buna türkiye de dahil;
kuzey ve doğu ülkeleri birbirleri ile yarışıp dursunlar;
bakalım böyle olunca eurovision ne kadar ilgi çeken bir yarışma olacak;
bir taraftan nüfusu istanbul'un bilmemkaçta biri kadar olan haritada yerini göstermekte zorlandığımız bir ülkenin 12 tam puanıyla
türkiye rusya almanya fransa ingiltere gibi nüfusu 50 milyon ve üzeri ülkelerin 12 tam puanı eşit oluyor
zaten puanlamanın siyasi olduğu ülkelerin kendi adaylarına puan verememesinden açıkça belli;
halk oylamasının bu kadar etkili olduğu bir yarışmada bu puanlama sistemi ile zaten sağlıklı bir sonuç elde edilemez.
eğer eurovision denen artık eski ciddiyetini kaybetmiş neye hizmet ettiği belirsiz; sözüm ona bu şarkı yarışmasının;
artık çok etkili bir şekilde revizyondan geçirilmesi şart;
son haliyle katılan sanatçılar için referans olacak bir yarışma olmaktan zaten çıktı;
acayip açıklanamaz garip birşey oldu çıktı.
en başta mevcut puanlama sistemi terk edilmelidir.
bunun yerine ülkelerin nüfuslarına göre ağırlıklı ülke puanı uygulaması da puanlama da uygulanmalıdır;
siz eğer bu sistemi uygularsanız o zaman istedikleri kadar bir birlerine oy verip dursunlar ülkelerin nüfuslarına göre alacakları ağırlıklı ortama puan yarışmada asıl belirleyici olacaktır.
mesela;
türkiye 12 x (nüfusunun 1 e oranı = 0,70(milyon) = 8,4
almanya 12 x (nüfusunun 1 e oranı = 0,80(milyon) = 9,6
rusya 12 x (nüfusunun 1 e oranı = 1,20(milyon) = 14,4
norveç 12 x (nüfusunun 1 e oranı = 0,04(milyon) = 0,48
norveç ten 12 tam puan alan bir ülke'nin bu ülkeden nüfusuna oranla aldığı puanı 0,48
almanyadan 10 tam puan alan bir ülkenin bu ülke nüfusna oranla aldığı puanı 9,6 olacağından
yarışma sonunda
12x 0,48 = 5,76
10x 9,6 = 96,0
olcaktır.
ayrıca her ülkeninde kendi sanatçısına 12 tam puan vereceğinden hareketle (mesela türkiyenin 12 tam puana vermiş olduğu 12 x 8.4 = 100,8 puan) kendi ülkesinin sanatçısına ülkesinin nüfus ağırlıklı tam puanı eklenir.
en sonunda klasik standart puanlarla; nüfus ağırlıklı puanlama ile elde edilen puanlar; ülkelerin kendi sanatçılarına verdiği nüfus ağırlıklı tam puan toplanır yada oranlanır bu işlem sonunda en yüksek değere ulaşan ülkenin sanatçısı yarışmanın birincisi ilan edilir.
bu durumda eski sistemde komşu eş dost tanış 4 milyon küsür nüfuslu ülkelerden aldığı 12 puanla
80 küsür milyon nufüslu bir ülkeden aldığı puan 10 puanın değeri daha farklı olacağından; (zaten gerçek anlamda da bu durum böyledir.) çok daha sağlıklı ve adil bir puanlama tablosu oluşacağı ve komşu dayanışmasının etkisinin en aza indirleceği kesindir.
bence ülke nüfus ağırlıklı puanlama sistemi 2010 yılında hemen hayata geçirilmelidir.
o zaman görürüm ben eskisi gibi kanka 3-5 milyonluk ülkelerin 12 puanlarıyla birinci olanları;
En son CUMHUR ARSLAN tarafından Pts 18 May 2009, 16:09 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Eurovision;müzikal beğenilerin geri planda,politik ilişkilerin ön planda tutulduğu bir şarkı(!) yarışmasıdır. O yüzden alınan başarıları ya da başarısızlıkları kafaya takmayın."Şu ülkeye oy veririm, bu ülkeye oy vermem" zihniyeti üzerine kurulu olan,jürilerinin ne kadar objektif olduğu tartışılan,müzikal kriterlerin baz alınmadığı bir şarkı yarışmasını izlemekten bir müziksever olarak hazzetmiyorum.
Hadise’yi yanındakiler yaktı Hadise’nin dördüncülüğü başarısızlıktır, bunun da en büyük sorumlusu başta menajeri Süheyl Atay olmak üzere en yakınındakilerdir. Cengiz SEMERCİOĞLU - 18 Mayıs 2009
Bir marka ancak bu kadar kötü yönetebilirdi.
Menajeri ve yanındakiler ilk günden beri Eurovison’u en sığ bakış açısıyla başlarına konmuş talih kuşu olarak gördüler ve bu sürece ne kazanırsak kardır mantığıyla baktılar.
Ekstradan ekstraya koşturdular, konserlere çıkarttılar, barlarda bile şarkı söylettiler.
Ellerindeki pırlantayı fark edecek vizyondan yoksun olanlar 20-30 bin liraya Ankara’da barlara çıkardılar.
Sonuçta 5 ayda yediler bitirdiler kızı...
Eurovision’da yarışan Hadise değil, Hadise’nin posasıydı.
5 ayda bu kızın bu kadar kilo alması da, son dakikada hastalanması da, yüzünde yaralar-bereler çıkması da tamamen kötü yönetilmesinin sonucudur.
Eğer etrafında böyle sadece paraya konsantre menajerin, daha önce ne yaptığı belli olmayan stil danışmanın varsa bu sonucu alman da normaldir.
Bitmiş vaziyette o dansöz kıyafetiyle sahneye çıkarsın, hiçbir albenisi olmayan bir şov sergilersin ve en fazla dördüncü olursun.
Hadise gerçek profesyoneler tarafından gerçek bir star gibi yönetilse belki yine birinci olamazdı ama en azından Norveç’ten bu kadar fark yemezdi...
Ayrıca bir noktanın altını çizmek lazım; şarkımız iyiydi güzeldi tamam ama ilk beşte yer alan Norveç, ızlanda, ıngiltere, hatta Azerbaycan’ın solistlerinin sesi Hadise’den kat kat iyiydi. Bu billur gibi seslerin yanında Hadise’nin sesi vokallerin altında ezilip kaldı, hatta sona doğru duyulmadı bile...
Bu performansla son anda Norveç’in 7 puanıyla ıngiltere’yi geçmemiz bile büyük şans, hak ettiğimiz yer 5’incilikti.
Bu oylama sisteminden en kârlı çıkan biziz...
Eurovision işinde mızıkçı çocuklar gibiyiz, hem bu oylama siteminden en karlı çıkan biziz hem de en çok ağlıyoruz...
Komşu komşuya oy veriyor...
Siyaset karışıyor...
Kuzey ülkeleri dayanışması...
Baltık ülkeleri cephesi...
Eski Rus bloku...
Birinci olamadığımız her sene bunları söylüyoruz.
Oysa bu sistemin en çok avantaj sağladığı üç-beş ülkeden biri Türkiye...
SMS sistemine geçildiğinden beri son 10 yıldır isimsiz şarkıcılar ve en kötü şarkılarla bile Türkiye 15’ten aşağı düşmedi.
şarkı biraz iyi olunca ilk 10 garanti, şarkıcı da iddialı bir isim olursa ilk 5’e girmememiz imkansız zaten.
Çünkü Türkiye’nin her yıl (Azerbaycan, Almanya, Fransa, Bosna Hersek, ısviçre, ıngiltere, Hollanda, Belçika başta olmak üzere) kemikleşmiş bir 70-75 puanı var.
Bu zaten sıralamada 10-13 arası bir yer demek.
şimdi söyler misiniz bana hangi ülke cebinde 70 puanla yarışmaya başlıyor.
Birinci olan Norveç mi? Defalarca sıfır puan aldılar.
Yunanistan mı? Taş çatlasa 30 puanları garanti...
Bu yarışmadan sadece 76 puan toplayan ‘eski Rus blokundan’ Ukrayna mı?.. Ancak 12’inci olabildiler.
Bu kuzey ülkelerinin puanları birbirlerine bu kadar yarasa ısveç 21’inci, Danimarka 13’üncü olur muydu?..
Azerbaycan’ı bizden başka kollayan mı var ama adamların şarkısı iyiydi çatır çatır puanları topladılar.
ış tamamen siyasete endeksli olsa her Allah’ın günü Sarkozy’nin Türkiye’ye atıp tuttuğu Fransa’dan 12 puan gelir miydi?..
Sağolsun Avrupa’daki vatandaşlarımız, bu sistem sürdüğü sürece Türkiye’yi en avantajlı ülke yapmaya devam edecekler.
Komşular birbirlerine 12 puan veriyor diye ağlaşanlar sesinizi kesip oturun yerinize. Oturun da EBU sistemi değiştirmeye kalkmasın.
ılk 5’i de çok ararsınız sonra...
Eurovision birinci sınıf yarışmadır...
Bundan sonra kimse burun kıvırmaya kalkmasın, Moskova’daki muhteşem gece gösterdi ki Eurovision dünya çapında birinci sınıf bir şarkı yarışmasıdır.
Ucuz şarkılar yarışıyor, bu basit bir yarışmadır, ciddiye almaya bile değmez, neden bu kadar abartılıyor söylemleri tarih olmuştur.
ıngiliz The Guardian gazetesi bile oturup ciddi ciddi Eurovision analizleri yapıyor yarışmadan önce.
BBC, 29 yıllık Eurovision sunucusu Terry Wogan’ı değiştirdi (biz de Bülend Özveren’in yerine kim yapabilir acaba...)
Her ülkenin artık işi çok ciddiye aldığını gösteriyor bunlar.
Nedeni basit.
Bu işin ekonomik bütçesi giderek büyüdü, yarışmayı düzenleyen şehri bir hafta boyunca ihya eder bir hale dönüştü...
Bu yüzden her ülke yarışmaya daha çok asılıyor, daha istekli geliyor.
Bu da kaliteyi artırdı...
Gördük işte koskoca Patrica Kaas Fransa adına yarıştı, ıngilizler’in şarkısını ünlü besteci Andrew Lloyd Weber hazırladı, Almanya’nın şarkısında Dita von Teese dans etti, daha da ötesinde çok güzel sesler vardı.
Ya organizasyona ne demeli...
Amerikan şovlarında bile ben bu kadar görkemli bir sahne görmedim.
Adamlar uzaya bağlandılar daha ne olsun...
Moskova’da ses ararsan ses, kaliteli müzik ararsan kaliteli müzik, şov ararsan şov, sahne ararsan sahne hepsi vardı.
Daha ne olsun...
Eurovision’u küçümsemeye kimsenin hakkı yok artık.
Jüriler, SMS’e saygı gösterdi
· TRT’cilerin yarı final eleştirilerimizden sonra, uzak plan çalışan yönetmeni sıkça uyardığını öğrendik. Gerçekten de finalde Hadise yakın plan daha çok geldi ekrana, sahnedeki kırmızının da dozu azaltılmıştı.
· Hadise de uyarımızı dikkate almış, saçını toplamıştı bu sefer.
· Ülke jürileri seyirci sms’lerine itibar etti. Vatandaşlarımızın oyları acaba jüriye kurban gider mi dediğimiz ülkelerden bile 12 puan aldık...
· Sahneye konan dekor için ülkeler EBU’ya büyük paralar ödüyor. Her şeye para harcayan TRT sahneye neden para harcamıyor?..
Dansıçı kızlarla aynı elbiseyi giymemeliydi, en azından farkı olmalıydı belki dansçılar kırmızı giydiği için ve önde durduğu için yıldız olduğunu varsayıp beyaz bir elbise giyebilirdi.
Arka fon kırmızı ve tonlarıydı, yahu zaten dansçıların ve solistin kırmızı giymiş arka fonu başka birşey yap.. Bir tek erkek dansçının kıyafeti farklıydı, sanki solist o idi..
Ivır zıvır işte.
Tebrikler yine de..
Bu Eurvisionda Azerbaycan adına yarışan solist Aysel Teymurzadeh'in güzelliği damgasını vurmulştur diye düşünüyorum..