1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 10  |
 |
burakmeta
14 yıl önce - Pzr 07 Eyl 2008, 12:09
Dün Fenerbahçe Vapuru akşam saatlerinde Adalar seferi yapmaktaydı.
|
 |
CEM PÜRÜZSÜZ
14 yıl önce - Pzr 07 Eyl 2008, 13:53
Boğaz'da iki veda daha
06 Eylül 2008 tarihli Cumhuriyet Gazetesinin Hafta Sonu ilavesinden bir alıntı;
Turan Emeksiz, Ali İhsan Kalmaz, Kanlıcave İnkilap vapurları bırakın tarihe tanıklıklarını yaşatmayı çoktan lokanta olmaya mahkum edilmişlerdir. Biri yüzen otel olan vapurların diğerlerinin düğün ve nikah salonu, kafeterya yada restoran olması 'uygun görülmüş' Şimdide Maltepe, Fenerbahçe ve Paşabahçe gündemde. Parçalanacaklarmı, yoksa lokanta mı olacaklar? 2005'te başlayan Vapurlarımız vermiyoruz kampanyasından Behiç Ak bakımlarının düzenli ve sağlıklı bir şekilde yapılması ile yıllarca hizmet verebileceğini vurguladığı vapurların, kullanılamayacak durumda olsa dahi sit kararı ile koruma altına alınabileceğine değiniyor. İDO Genel Müdürü Dr. Ahmet PAKSOY ise Maltepe vapurunun seferini sürdüreceğini, Fenerbahçe ve Paşabahçe vapurlarının da artık yükünü taşıyamadığını, bu yüzden de müze haline getireceklerini söylüyor.[/quote]
|
 |
Necdet Kızılırmak
14 yıl önce - Pzr 07 Eyl 2008, 14:33
FENERBAHÇE Vapuru Denizlere Veda Ediyor
Acaba Fenerbahçe takımı (Aziz Yıldırım) bu vapuru satın alamaz mı? Bununla boğaz turları düzenlenebilir.Fenerbahçe taraftarlarının bu eylemi destekleyeceklerine eminim.
|
 |
kemalcanhakkı
14 yıl önce - Pzr 07 Eyl 2008, 14:39
| Alıntı: |
| Fenerbahçe ve Paşabahçe vapurlarının da artık yükünü taşıyamadığını, bu yüzden de müze haline getireceklerini söylüyor. |
Kocaeli Buyuksehir Belediyesi Deniz Ulasım Mudurlugu Hayatında İlk Defa Dogru Bir İş Yapıp Bu İki Vapura Talip Olsa Keske Ama Nerde O Vizyon
|
 |
metin kuruçay
14 yıl önce - Pzr 07 Eyl 2008, 14:46
Fenerbahçe vapuru batırılırsa iyi olur bence.
|
 |
Süha
14 yıl önce - Pts 08 Eyl 2008, 15:36
Biz o vapurun sürekli gözler önünde olmasını istiyoruz batırılınca sadece dalgıçlar görecek ama batırılmazsa denizin üstünde tutulursa o vapurun hayranları daima onu görme imkânına sahip olacak. Ayrıca İDO'nun böyle bir düşünceye sahip değil. Fenerbahçe vapurunu yaşatacaklarını söylediler.
Aslında bu başlığın denizlere vedası yerine seferlere veda ediyor olsaydı daha iyi olurdu sanki vapurunu karaya oturtacaklarmış gibi bir düşünce çıkıyor meydana.
İşin kısaca özeti yaşayan tarihi vapurlar korunmalı ve sahip çıkılmasından yanayım.
|
 |
Adil Akgül
14 yıl önce - Sal 09 Eyl 2008, 00:39
Kısa bir durum değerlendirmesi...-kanımca-:)
Sevgili Süha dostum, sayın WoW ailesi;
6/9/2008 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yer alan yazı dikkate alındığında, gemilerin müze olarak korunacakları ve özel günlerde sefere çıkacakları belirtilmiş. Sizin Sn. Dr. Ahmet PAKSOY ve ekibi ile gerçekleştirmiş olduğunuz toplantıda da (bulunmak isterdim; burada bir üyemizin deyişi ile "üzüm döven tilki" konumunda yazmaktan ise, bizzat görüşmek çok daha uygun olurdu, orası kesin. Ancak, yazdıklarımı lütfen, bir İDO düşmanı olarak değil, sadece şahsi düşüncem olarak bir tavsiye mahiyetinde dikkate alınız. Maalesef bu aralar ilgilenmekte olduğum konular, alkış tutulması gerektiren bir hamleyi henüz içermedi.), okuduğum kadarı ile, bu neticeye yakın bilgiler verilmişti.
Burada dikkatimi çeken noktalar aşağıdaki gibidir (Buraya, bugün öğlen saatlerinde "Vapurumu vermiyorum" mail grubuna yazdığım görüşü aynen geçiyorum):
İDO'nun almış olduğu kararın makul olması kanımca tartışılır niteliktedir.
Şöyle ki, özellikle uzun yolda (Adalar postası) düşük hız ve manevra kabiliyeti ile yolcularına sıkıntı yaratan bir gemi olan Maltepe'nin filoda kalması, gerek en çok yolcu taşıyan gemi olması, gerekse kısa hatlarda kullanılması ihtimali dikkate alındığında rahatlatıcı olsa bile, 50 seneyi aşkın süredir Marmara'nın en çetin denizlerine göğüs germiş, hiç bir gemi sefere çıkmaz iken lodos kapakları kapatılmış loş salonlarda bile yolcularının kafaları rahat ve güven hissi ile evlerine ulaşmasını sağlamış olan iki geminin hizmetten alınmasından bahsetmekteyiz ki,
1. ilk geldikleri yıllara nazaran iç dekorasyon -özellikle koltuklar ve bar yapıları- açısından tarihi özellikleri zaten yeterince tahrip edilmiştir; perçin gibi yapısal bir detayın bunun yanında etkisi düşüktür; zaten kabuğunun epey bir yeri kaynakla takviye edilmiştir.
2. İkameleri hala bulunmamaktadır (hız ve denize mukavemet).
3. Orijinallik ve motor değişiminin bunu bozacağından bahsedilmiştir ki, geminin motoru, şekli, şemali, sesi, yolcuyu en son ilgilendiren özelliğidir; vatandaş öncelikli olarak rahatına bakmak ister.
Bu durumda, bu gemiler müze olacaksa -ki emsallerini gördükten sonra insan ister istemez bu lafı duyunca geriliyor- ve bizler de uzaktan bakıp bakıp "Ah ulen ah az mı topukladık zamanında 18:30 ekspresine yetişecez diye" şeklinde iç geçireceksek, olmaları ya da olmamaları benim açımdan bir şey fark ettirmeyecektir.
Gemi, seyir yaptığı sürece gemidir. Durduğu zaman çürümekten başka bir faaliyeti olmaz. Ayrıca, bu gemilerin müze yapılması durumunda, olduğu gibi bırakılması halinde insanların neden bu gemileri gezme ihtiyacı duyacağı birinci; eğer içlerine bir şeyler doldurulacaksa (resim, döküman vb. ki bana kalsa en mantıklısı eskileri biçiminde revize edilmiş salonların koltukları üzerinde genel panoramayı bozmayacak biçimde yerleştirilecek gemi maketleri olacaktır) orijinal dokusunun tahrip alması gerçeği kafamda beliren ikinci soru işaretidir.
Düşüncem ve önerilerim aşağıdaki gibidir.
i. Her iki gemi de gerekli modernizasyondan geçerek aktif seferlerine devam edebilir; bunun paralelinde, görmeye değer bir müze parçası olarak, en az bir pervaneye bağlı makine dairesi ve köşk sevk ve idare elemanları, aslına uygun biçimde geniş bir müze alanında monte edilerek, imkan var ise bazı kısımları kaynakla açılıp kesitler ortaya çıkartılarak insanlara bilgi sunulabilir. Bu uygulamanın bir benzeri, şu an Haliç'te bağlı bulunan Teğmen Ali İhsan Kalmaz gemisinin dünyadaki son örneklerden olan buhar motorlarında da yapılabilir, eğer hala sökülmediler ise:)
ii. En kötü ihtimal olarak, halkın sevdiği bu gemilerden en az birer kopya modernize edilip sıfırdan inşa edilebilir. Az evvel söylediğim gibi, geminin motoru, şekli, şemali, sesi, yolcuyu en son ilgilendiren şeydir; vatandaş öncelikli olarak rahatına bakmak ister ki, ekseriye Fenerbahçe gemisinden daha konforlu bir vapura rast gelmeniz artık mümkün değil.
(Buradan sonrası, işbu yazı kapsamında açıklayıcı mahiyette kaleme alınmıştır.)
Biraz daha açmam gerekirse:
i. Gemi müze olabilir, ancak, müze olarak kullanılması durumunda seyrüsefer ve emercensi ekipmanının (özellikle yangınla mücadele ekipmanı) her an kullanıma hazır biçimde tutulması önemli olacaktır.
ii. Geminin içine müzelik sergilenecek eşya konulması orijinalliğini zedeleyici nitelikte olacaktır.
iii. Geminin içine müze eşyası konulmaması, geminin kendisinin büyük bir özenle müze haline getirilmesini; özellikle, herkeste merak uyandıran sevk ve seyrüsefer sistemlerine dair bilgilendirici bir düzenleme yapılarak, gerek mürettebat maketleri ile, gerekse yazı ve şekiller ile anlatımlı, milletimiz içindeki tipik "waşşşş motora bak bea" nidalarından ziyade, motoru, şaftı, yatağı betimleyen bir biçimde sergilenmesi çok daha faydalı, en azından öğretici, içerik sahibi bir etmen olacaktır.
Elbet ki, bugün, Fenerbahçe'nin (Paşa biraz daha temiz ve rahat bir makine dairesine sahip) makina dairesine girmek gibi bir niyetiniz olursa, ilk önce merdivenlerden inerken düşer, sonra da, aşağıda gezerken, koca bir blok ve uzay kapsülünü andıran tulumbalar ve tanklara baka baka "oy oy oy adamlar yapmış" demek dışında bir kazancınız olmaz. Gemi, olduğu şekilde müze olacaksa da, bu kısımlar muhtemelen ziyarete kapalı yahut kısıtlı açık, ancak ulaşılamazlığından ötürü, kısıtlı bilgi verici nitelikte olacaktır.
Üst paragrafta belirttiğim sebepten ötürü, en azından tek bir uskura ait makina sisteminin (jeneratör, ana makina, telgraf (en azından makina dairesi içindeki kısmı), yağlama üniteleri, tulumbalar, şaft, yataklar ve bizzat pervane olmak üzere, gemi dışında bir alanda, makul yerleri kaynakla açılıp iç detayları da (enjektör, piston, segmanlar, rulmanlar, yanma odası vs.) gösterilmek sureti ile, güzel bir anlatımla sunulması, muhtemelen dünya üzerinde tek örnek olacaktır (Bu uygulama, yabancı bir müzede bir T-55 tankında yapılmış ve sonuçları etkileyici, fotoğrafı arşivimde olacak; bulduğumda ekleyeceğim.).
iv. Yukarıdaki paragrafa ilave ve istinaden, benim bildiğim kadarı ile, bir yolcu gemisinin senede bir kez güverte ve makina surveyi yapılıp neticelere göre sefere devam edip etmeyeceğine karar verilmekte. Bu da demek oluyor ki, eğer gemi özel günlerde sefere çıkacak ise, ya makina surveyince istenen kriterler yerine getirilecek, ya da sefere çıkamayacak, veya -mümkün ise- yolcu almadan çıkacak. Buradan geldiğim nokta, eğer makina surveyinin gerektirdikleri yapılır ise -ki yolcu gözü ile güvertede bir sorun yok; eğer pas var derseniz emin olun, her gemide olur -, geminin sefere çıkmaması için bir gerekçe zaten kalmaz. Eğer yapılmaz ise, gemi zaten sefere çıkamaz (Burada hatam var ise, özellikle denizci üyelerimizden düzeltme talep ediyorum).
v. Gemilerin müze olarak yeterli ilgiyi sağlayamaması, veya gerekli bakımların yapılmaması takdirinde akıbeti açıktır.
Sadet:
i. Yukarıda belirttiklerime istinaden, şiddetle geminin seferde kalması gerektiğini, hatta zorunda olduğunu, bunun için gerekli olacak tüm bakımların yapılması gerektiğini şiddetle (güzellik, dostluk, iyi niyet) savunuyor,
ii. Eğer bunların hiç biri yapılamaz durumda ise, yukarıda belirttiğim görüşlerime paralel olarak müze, hatta hafif bir kafeterya ortamını desteklemekte; bununla beraber, her iki geminin de bugüne kadar yolcularına sağlamış oldukları romantik konfor, huzur ve güven ortamına ve özellikle bunların 55 sene boyunca kesintisiz devam etmesine bağlı oluşan kendini kanıtlamış gemi dizaynı inancına istinaden, her iki geminin de -hatta ve hatta devekuşları da dahil olabilir-, gerekli modernizasyonları içerecek biçimde, İstanbul'un yeni gemileri arasında, yeni isimleri ile bulunmalarını mantıklı görüyorum. Burada modernizasyondan kastım, ahşap kaplamaları plastiğe çveirmek değil, sevk, manevra, kumanda ve navigasyon ekipmanı kapsamındadır.
Saygılarımla iyi akşamlar diliyor ve yorumlarınızı bekliyorum.
|
 |
metin kuruçay
14 yıl önce - Sal 09 Eyl 2008, 21:07
Ben yine de Saros Körfezinden batırılmasından yanayım.
|
 |
Adil Akgül
|
 |
Serhat Küçüközler
14 yıl önce - Cum 12 Eyl 2008, 17:39
| Alıntı: |
| "Böyle mi devam edeceğiz başlığa?" |
Neticede herkesin temennisi farklı olabilir.Kimi batırılsın dalış alanı olsun, deniz canlılarına yeni yaşam alanı olsun, sualtı müzesi olsun der.Bu düşünce saçma değildir.Neticede sadece bir düşüncedir.Ama eyleme geçtiği zaman saçma olur. (ki bu da benim düşünncemdir).Kimi de vapur onarılsın bakımı yapılsın tekrar sefer yapsın der.Bu düşünce de saçma değildir.Hatta eyleme geçerse çok ta güzel olur.Ancak son zamanlarda vapurun müze olacağı daha sık duyulur oldu.Gerçekleşir mi bilemiyorum.Netice de son kalan 3 Devekuşu için de benzer şeyler söylenmişti.Akıbetlerini biliyoruz.Umarım bu kez farklı olur.
|
 |
sayfa 10  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|