1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
Kazandibi
15 yıl önce - Cum 13 Hzr 2008, 00:10
| Alıntı: |
| Kraliçenin son ziyaretinde uygulanan protokol, tamamen tehdit ve göndermeler üzerine kuruluydu. Bu öyle ince, nezaket sınırlarını zorlamayan, zekice yapılmış oyunlarda değildi. Tam "kör gözüm parmağına" türünde mesajlar içeriyordu. Hepsini bir tarafa bıraksak bile Boğaziçi'ne savaş gemisi sokması, gemiye Türk bayrağı asmaması ve konuk olduğu halde, sanki ev sahibiymiş gibi Cumhurbaşkanını gemide ağırlaması... Bunlar bence de hiç normal protokol kurallarına benzemiyordu. |
Aynen katılıyorum. Cumhuriyet tarihinde böylesine küçük düşürücü, sömürgeci zihniyetli bir durumun yaşandığı bir başka protokol rezaleti bilmiyorum (Suudi Arabistan kralı için Cumhurbaşkanı'nın otele gitmesi ve kral tarafından huzuruna "kabul edilmesi" dışında. Eee, ne de olsa Türk Telekom gibi stratejik bir kurum artık onların elinde; başka yatırımlar yapmak konusunda da son derece istekliler.)
Bu arada gerçekleri söyleyerek milli gururunuzu incittiğim için özür dilerim. İsteyen başını kuma gömmeye devam edebilir, ama arada bir başı kaldırıp etrafta ne olup bittiğine bakmakta da yarar var. Mesela yabancılara satılan kar eden kurumlarımız, sürekli artan dış borcumuz ve bunun sebep olduğu yabancı sermayeye (i.e. İngiltere ve ABD) bağımlılık, vs...
|
 |
umutyolu
15 yıl önce - Cum 13 Hzr 2008, 00:23
Ayrıca dikkat edilirse son günlerde İngiltere'nin Kıbrıs konusunda taraf değiştirdiğini görüyoruz. Bu taraf değişikliğinin Rum kesiminin Akdeniz'de petrol arama çalışmaları başlatması ile birlikte olduğu gözden kaçmıyor. Bu bağlamda bizler halen uyurken İngiltere Rum kesimi ile bir antlaşma bile yaptı :
| Alıntı: |
TALAT'TAN İNGİLİZ-RUM ANLAŞMASINA TEPKİ
06 / 06 / 2008 23:20, Cuma
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Rum yönetimi ile İngiltere arasında imzalanan memorandumun, Hristofyas ile vardıkları mutabakata aykırı olduğunu savunarak yeni kriz çıkacağına dikkat çekti.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Rum yönetimi ile İngiltere arasında imzalanan memorandumun, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitiris Hristofyas ile vardıkları ortak görüşlerinin dışında olduğunu belirterek, ''İngiltere'nin yaklaşımının çözüme yardımcı olmayacağını, sadece engelleyeceğini'' söyledi.
Talat, anlaşmada, Kıbrıs Türkü'nün lehine olan bölümlerinin tırpanlanıp Rum tarafının tercih ettiği bölümlerin yer aldığına işaret ederek, ''İngiltere'nin tutumunu şiddetle kınadık'' dedi.
Kaynak : http://www.yaveriyeilkogretim.netteyim.net/haber/ ...15564.html
|
Peki önceden durum nasıldı ?
Fakat sonra ne oldu?
Ayrıca bir konuya da açıklık getireyim, savaş gemileri bayrak takmaz. Ancak bir ülkenin karasularına girerken izin alırlar. Bu bağlamda ortada hiçbir izinin olmadığı ve resmen elini kolunu sallaya sallaya boğazdan geçildiği acı bir gerçektir.
Diğer bir konu ise bende oldukça kuşku uyandırdı. Kraliçe Türkiye'de bulunduğu süre içerisinde Ankara, İstanbul ve Bursa'ya gitti. Ne tesadüf ki Bursa Osmanlının İstanbul'dan önceki başkenti, sonra İstanbul oldu ve şimdide Ankara. Bu başkentler sevdasının anlamı nedir acaba?
Teşekkürler.
En son umutyolu tarafından Cum 13 Hzr 2008, 00:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
umit1
15 yıl önce - Cum 13 Hzr 2008, 00:24
| Alıntı: |
| Önceleri Batı emperyalizmi tek parçaydı, şimdi sanırım iki parçalı olmuşlar ve Türkiye, ikisinden birini tercihe zorlanır olmuş. |
Hiç bir zaman tek parcali olmamistir,cünki "Batı" dedigimiz onlarinsa "Abendland" dedikleri cografyada 1000 küsür senedir süren bir mücadele vardir,ve bu mucadele ekonomik veya askeri kavramlarin çok ötesinde iki değişik hayat felsefesinin ,iki farkli felsefenin "Batı" dünyasında egemenlik mücadelesidir,yani mücadele temelde batının içindedir,bizim gibi ulkelerde olup bitenler ise sadece bi iç mücadelenin yansimalaridir.
Her iki tarafta cok iyidir birinin hamlesine digeri bir karşı hamle ile cevap vermektedir yüzyillardir.
Söyle iyi bilinen örnekleri bir sıralayalim:
1)ABD nin kurulusu:ABD nin kurulusu Orta Avrupa ekolunun Ingiltereye buyuk bir darbesidir,ABD Fransızlar ve Prusyalilar,yani Almanlar tarafindan Ingiltere'den kopartilmış bir ulkedir.
2)Fransa ihtilali: Fransa ihtilali diye bize ögrettikleri şey aslında Ingiltere,nin Amerikayi kendisinden koparan Fransa'yı dize getirme cezalandirma operasyonudur.
Dunyaca meshur Fransiz ihtilalinin liderlerinden,biri hariç,hepsi Ingiltere'den maaş alan kisilerdi,bu islerde pek "Fransız" olmayan Fransizlar bile bu gerçeği ancak yüzyıl kadar sonra öğrenebilmisler ama bozuntuya vermeden Fransiz ihtilalini bayram olarak kutlamaya devam etmislerdir,aslinta Ingilterenin kutlamasi gereken bir bayramdir Faransa ihtilali.
3)Ingiltere'nin Fransa'dan sonra icabina bakmayı düşündügü Prusya'nın icabina ise bakilamamistir,nedeni ise sudur,siz ne kadar iyi plan yaparsaniz yapin bazen öngöremediginiz olaylar,yol kazalari olur,Prusyanin icabina bakilmasini onleyen ongörülemeyen olay ise Napeleon diye birisinin Fransada ortaya cikip "Roma Imparatorlugunun varisi ne Almanlardir,nede Ingilizlerdir,Fransizlardir" demesidir.
Boylece Almanlarla Ingilizlerin ezeli mucadelelerini askiya alarak ortak düşman Napolyon'la ugrasmalari gerekmistir,bu ise Prusya'ya hayati zaman kazandirmis,Fransa ihtilaline benzer bir operasyonla Almanlarin bertaraf edilmesi imkani ortadan kalkmistir Napoleon sayesinde.
4)Bu capli buyuk bir operasyon yapma imkanini kaybeden Ingiltere'nin Almanyadaki en buyuk operasyonu ise Galler Prensinin yakin akrabasi olan Kayzer Wilhelm'in tahta cikarilip Bismarck ve Bismarck politikasinin Almanyada tasviye ettirilmesi olmustur,böylece 1.Dunya savasinin sonucunu daha baslamadan çeyrek yüzyil evvel belirlemislerdir.
|
 |
mehmetist
15 yıl önce - Cum 13 Hzr 2008, 00:30
İngiltere kraliçesinin ziyaretini "Çanakkale savaşını kaybettik" olarak yorumlayabilen mantık hangi kazanın dibinden çıkar bilemiyorum ama, Papa Çankaya köşküne çıkınca "Haçlı savaşlarını kazandım" demesi kadar kel alaka bir yakıştırma.
|
 |
Osman Yavuz
15 yıl önce - Cum 13 Hzr 2008, 00:31
| Alıntı: |
| Ayrıca dikkat edilirse son günlerde İngiltere'nin Kıbrıs konusunda taraf değiştirdiğini görüyoruz. Bu taraf değişikliğinin Rum kesiminin Akdeniz'de petrol arama çalışmaları başlatması ile birlikte olduğu gözden kaçmıyor. Bu bağlamda bizler halen uyurken İngiltere Rum kesimi ile bir antlaşma bile yaptı : |
Umit Bey habire soyluyordu ya;
2007 yaz sonu basbakanimiz yon degistirmis ve ABD ile yakinlasmistir. Bu da Ingiltere ile uzaklasmak demektir. Ingiltere ise haliyle hamlelerine baslamistir ki kendileri artik islerini yapacak oyuncu devlete sahip degillerdir (en azinda bizim bolgemizde)... O yuzden artik direk kendileri ortama mudahele etmektedirler.
Once kapatma davasi karsi hamle olur.
Simdi ise Rumlari bize karsi kullanmaya calismak baska bir karsi hamle olur.
Zaten yuzyillardir Birlesik Krallik her yerde bir pislik cikarmistir, cikarmaya devam etmektedir, Turkiye ise bulundugu bolge dolayisi ile yuzyillardir hep farkli gucler tarafindan abluka altina alinmaya calisilmistir. Biz gucumuzu (ekonomik olsun askeri olsun) bir kac yuzyil once ordu-devlet-cami uclusunun birliginin yikilmasi ile kaybettik. Osmanli'ya bunu yapanlarin da kim oldugu zaten bellidir, neden yapildigi bellidir, sonuclari da bellidir.
|
 |
umit1
15 yıl önce - Cum 13 Hzr 2008, 00:33
| Alıntı: |
| Diğer bir konu ise bende oldukça kuşku uyandırdı. Kraliçe Türkiye'de bulunduğu süre içerisinde Ankara, İstanbul ve Bursa'ya gitti. Ne tesadüf ki Bursa Osmanlının ilk başkenti, sonra İstanbul oldu ve şimdide Ankara. Bu başkentler sevdasının anlamı nedir acaba? |
Sakın bunun anlami:
"Biz sizden Arabistan'ı ,Irağı ,halifeliği vs . "petrol devri" baslarken almıştık,şimdi "petrol devri" biterken o aldımız şeyleri size aldığımız gibi geri veriyoruz,çıkacak dertlerle siz uğraşıp,güle güle kullanin"
olmasin?
|
 |
cos(k)un
15 yıl önce - Cum 13 Hzr 2008, 00:37
Ekonomik bağımsızlık konusunu Türkiye-IMF ilişkileri bazında değerlendirecek olursak, ilk stand-by antlaşmamızı 1961'de yapmışız. IMF'e genellikle ekonomik darboğazlardan kurtulmak amacıyla mecburen biz başvurmuşuz. 2002 senesine gelene kadar 17 kez stand-by düzenlemesi için IMF'in kapısını çalmak zorunda kalmışız.
18. ve 19. nolu stand-by antlaşmalarında dikkati çeken nokta ise her iki antlaşmanın da, herhangi bir ekonomik kriz nedeniyle gerçekleşmemiş olması.
IMF özellikle ABD'nin çıkarlarına hizmet eder ve ABD'nin desteklemediği kararların çıkması mümkün değildir.
Göbeğiniz sadece IMF'le 47 senedir ABD'ye bağlı olacak ve ekonomoik özgürlükten sözedeceksiniz. Bu bazı gerçekleri örtmek ve hayali senaryolar üretmek için kılıf olamaz.
|
 |
umit1
15 yıl önce - Cum 13 Hzr 2008, 00:48
| Alıntı: |
| Göbeğiniz sadece IMF'le 47 senedir ABD'ye bağlı olacak ve ekonomoik özgürlükten sözedeceksiniz. Bu bazı gerçekleri örtmek ve hayali senaryolar üretmek için kılıf olamaz. |
Peki ABD nereye baglı?
ABD nin kendisininde "vericisi" olmadigini ancak yansiticiları oldugunu göremezseniz bir çok seyi anlayamazsiniz.
Londra "vericisi" ise çok guclü bir vericidir butun dunyaya yayin yapar.
|
 |
gonullu
15 yıl önce - Cum 13 Hzr 2008, 01:02
kazandibi arkadasim
actigin konular cok hos
tesbitlrtinde ilginc ve cok hos
yeni konulari bekliyoruz
|
 |
Ayhan B.
15 yıl önce - Cum 13 Hzr 2008, 01:34
Dış ülkelere borç bakımından bağımlılığımız ne yazık ki bu zamanlarda olmadı. Ancak etkilerini bu zamanda çok fazla hissediyoruz. Bunun başlıca sebebi bir takım nedenlerden ötürü adam gibi bir ekonomi politikası güdülememesi. Bir ülke ağır bir savaştan çıkıyor. Açlık yokluk son sınırda ama hemen toparlanıyor. Ancak sonrasında yine durgunlaşma başlıyor. Nedeni ise zaten ortada.
Protokol olayı zaten tam bir rezillik. Suudi Kralına da bir benzeri yapıldı. Ama protokol dedin mi hiç giyilmemiş smokin zannedildi bir süre. Yazık... İçeri döndü mü Başkumandan,dışarı döndü mü ülkesine gelenin ayaklarına kadar gidiliyor...
Daha önce bu forumda kraliçenin gelmesiyle ilgili bir başlıkta,hayrına gelmiyor bu gelişinden sonra neler olacak dediydim. Yeni yeni ortaya çıkmaya başladı. Daha önceki ziyaretlerinden sonra hep bir şeyler olmuştur ülkemizde,bu seferde olmaya başladı. Tabi halen daha yok öyle bir şey olmaz diyen mutlaka olacaktır. Az biraz daha sabretsin daha neler olacak,o o zaman görür. (İlk kanıtı da umutyolu vermiş: http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=840175#840175 )
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|