Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
Erkin

14 yıl önce - Sal 22 Mar 2005, 18:41

Bilhassa birinci ve dorduncu resimlerde aci ve kompozisyon gayet basarili. Ancak havadaki sis/kir ve gunesin olmayisi herseyi grilestirmis ve netligi bozmus. Soyle gunesli ve yesil bir bahar gununde cekilmis olsalar ayin fotografi adayi dahi olabilirlerdi. Biz uzaktayiz maalesef, dolayisiyla top sende Kemal...

Aydinsert
14 yıl önce - Çrş 30 Mar 2005, 01:04

eski fotograflar değiştirilmiştir.Yazın daha iyilerini çekeriz inşaallah

Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Prş 05 May 2005, 14:17

YEDİKULE: Bizanslılar Dönemi’nde, İstanbul kara surlarının Marmara Denizi kıyısındaki deniz surlarıyla birleştiği noktaya inşaa edilen 3 kuleli burcun üzerine, daha sonraları, Osmanlılar Dönemi’nde Fatih Sultan Mehmed tarafından 4 adet kule daha eklenerek 7 sayısına ulaşılmış ve burca; “yedi kuleli burç” adı verilmiştir. Bir süre “Arslanhâne” olarak da kullanılan kulede, Osmanlı ordusu emrine arslan yetiştirilirdi. Kule birçok tarihi olaya da tanık olmuştur.

Akın KURTOĞLU


Aydinsert
14 yıl önce - Prş 05 May 2005, 17:00

Fotografta görünen yeşil yer İstanbul Üniversitesi binaları(Fen Fakultesi)
Fotograflar Yedikule Hisarından çekildi


Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Prş 05 May 2005, 18:17

YEDİKULE HİSARI'NDAKİ "ARSLANHÂNE"YE EK:

1402 yılında Yıldırma Bayezid’in Timurlenk’e Ankara Savaşı’nda yenilmesindeki en önemli etkenlerden biri olan Timur’un ordusundaki filler, anlaşılan bu tarihten sonra bizimkilerin de aklını başına getiriyor ve Ordu’da görev almak üzere, bilhassa İstanbul’a Afrika tandanslı vahşi hayvanlar getiriliyor. Bunlar, hem cüsseleri, hem dehşetli görüntüleri, hem de orduya yardımdaki birtakım kabiliyetlerinden ötürü İstanbul’da el altında tutulmaya başlıyorlar. Bilhassa “fil” ve “arslan”lar, bir süreliğine de olsa, Osmanlı Devleti’nin gözdeleri oluyorlar.

Arslanlar, önceleri Topkapı Sarayı’nın önündeki “Arslanhane”de tutuluyorlar. Bunların birincil görevi; saraya biraz daha ihtişam katmak, sarayı korumak (? Artık ne derece işe yaradıkları bilinmemekte) ve de gerektiğinde savaşlarda kullanılmak olup, 1831 yılında buradan alınarak Yedikule burçlarının birinde yaptırılan yeni “Arslanhane”ye naklediliyorlar. Yani, arslanların topraklarımızdaki mevcudiyeti benim tahminlerime göre 400 yıl kadar sürüyor.

Aynı şekilde Ankara Savaşı’nda Timur’un ordusunda görülen filler, bu tarihten sonra bizim orduya da giriyor. Hatta bunlar için (-ki, bu söyleyeceğimi çoğu kimse bilmez) Atatürk Bulvarı’nda 3. ve 4. İMÇ bloklarının karşı sırasındaki eski bir sarnıcın oyukları “Fil Ahırları” olarak düzenleniyor. Her bir hücreye 1-2 fil yerleştiriliyor ve burada bakılıyorlar. Günümüzde de, halen üzerleri yarım daire formunda ve ortalama 8-10 metre yüksekliğinde, 1-2 metre derinliğindeki bu hücrelerin, yıkıldıktan sonra kalan bölümleri izlenmektedir (Yolunuz düşerse, geçerken dikkat edin, 7-8 hücre açık bir şekilde görülmekte burada. Fillerin olduğu tarihlerde, buraların derinlikleri ortalama 5-6 metre kadarmış diye okumuştum). Zaten, bu Bizans sarnıcının üzerinden kıvrılarak caddede sonlanan İstanbul’un en dik yokuşlarından birinin adı da; “Fil Yokuşu”dur. Bu isim de, buranın fillerle alâkalı olarak kullanıldığını kanıtlıyor... Tabii ki, fillerinin bir yerden bir yere transferindeki zorluklar, yavaşlıkları , bakımlarının güçlüğü gibi nedenlerden ötürü, ordu personeli (!) olarak ömürleri fazla sürmüyor. Ve askerî görevleri bir süre sonra bitiyor. Ancak arslanlar, dediğim gibi (belki de doğu geleneklerinin Osmanlı’ya yansıması sonucu) uzun bir süre İstanbul’da yaşamaya devam ediyorlar.

Akın KURTOĞLU



sayfa 2
« önceki   123 ... 101112   sonraki »
ANA SAYFA -> İSTANBUL