Bu arkadaşlar 38.53'ten 31.31'i çıkaramayacak, aradaki farkı bulamayacak arkadaşlar. Halbuki 55'ten 38.53'ü çıkarmayı becerebiliyorlar ama bunu beceremiyorlar.
İşlerine geldiği gibi işte, bunlardan bir de objektiflik mi bekleyeceğiz? Daha ortadaki rakamları kendi kafalarına göre çarpıtıyorlar. Gökçek ile Karayalçın arasında 7 puan yani 170 bin oy fark vardı. Az fark değil, 7 puan ve 170 bin oy. Neredeyse "5 puancık" diyecekler, bu farka.
Klasik Hakkı bey mesajı. Neymiş fark %5 değilmiş de %7'miş. Geçin bu küçük hesapları da mesajın özüne gelin. Sizin başını çektiğiniz bir grup gökçek'i ezici üstünlükle seçim kazanmış gibi göstermeye çalışmıyor mu? %7 fark mı sizin ezici anlayışınız? Yaklaşık 3 milyon seçmeni olan Ankara için 170 bin oy mu sizin ezici üstünlük anlayışınız? Siz anca hakaret edip sindirmeye çalışırsınız bir de utanmadan objektiflikten bahsedersiniz.
Alıntı:
Gökçek 2004 yılında yüzde 55 oy aldı. Bazıları başarı için öyle bir kıstas koyuyor ki, anlamak mümkün değil. Gökçek yüzde 54 bile alsaydı bunlar başarısız diyecekti zaten. 4 dönemdir üst üste kazanan Gökçek başarısız, 4 dönemdir kaybeden Karayalçın başarılı evet. Halk Karayalçın'ı başarılı buluyor, Gökçek başarısız, Karayalçın'ın kazanması lazım değil mi?
Yada halk Gökçek'i 4 dönemdir seçiyor ama başarısız sayılmalı. Karayalçın'ı 4 dönemdir seçmiyor, e demek ki o da başarısız. O zaman oy sıralamasına göre 3. geleni başkan yapalım.
Gökçek'in oyundaki düşüş performansının düştüğünü gösterir, oy oranı düşmesine rağmen seçilmesi ise Gökçek vereceğinin en azını verse bile, en kötü performansını gösterse bile diğer adaylardan iyi olduğunu.
Sırf siz konuyu Gökçek-Karayalçın çekişmesi gibi gösterip bana da Karayalçıncı diyemeyin diye "gökçekin en yakın rakibi" demiştim ama siz yine azimle konuyu Karayalçın başarılı başarısız noktasına çekmek istiyorsunuz. Neyse konuya dönelim, sizin aksinize benim derdim insanlarla dalaşıp sindirmek değil.
Gökçek'in son dönemde ki başarısızlığını sizde kabul ediyorsunuz ama gökçek hakkında "başarısızlık" kelimesini zikretmek işinize gelmediği için "performans düşüşü" diye bir isim takıyorsunuz. Bir belediye başkanı %17 oy kaybetmişse performansı düşmüş değil başarısız olmuş denilir. Performansı düştü demek için oy artışının düşmesi gerekirdi ancak gökçek 3. döneminin sonunda oylarını arttırmak bir yana %17 oy kaybetti.
Gökçek'in büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinde aldığı oylara bakarsanız ne dediğimi anlarsınız. (Tabi itiraf etmek işinize gelmez orası ayrı)
1994 = %27
1999 = %33
2004 = %55
2009 = %38
Sonuçlar ortada, siz istediğiniz kadar kıvırın, hakaret edin, konuyu saptırın, gökçekin 2004-2009 döneminde ki icraatları sebebi ile oylarını arttırmak bir yana %17 oy kaybetmiş olması gökçek'in son dönemde ki başarısını ortaya koyuyor.
Adına ne derseniz, deyin ; ister başarısızlık, ister performans düşüşü. Ankaralının en beğendiği, belediye başkanlığına layık gördüğü kimse Gökçek olmuştur. Gerisini tartışmak çekememezliktir, hazımsızlıktır. 4 seçimdir, hazmedemeyenler, sindiremeyenler adına üzülüyorum, Gökçek'in 5. dönemi istemesine.
Halk sandıkta karşısına gelen adaylardan en çok Gökçek'i istemiş ötesi var mı? Artık hazmedin şunu, halkın istediği olacak. Halk istiyorsa Gökçek'i, siz de oturup buna alışmaya çalışın.
Ve biraz mantıklı olun. Gökçek başarısız, Karayalçın başarısız, Mansur Yavaş başarısız. Peki kim başarılı? Buna da bir cevap verin lütfen. Gökçek kendi diğer seçimlerine göre başarısız denilebilir. Kendi başarısız olduğu hali bile diğerlerine tercih edildiğine göre çıtayı çok yükseltmiş demektir. Var mı başka mantıklı açıklaması? Ölüsü bile seçim kazanacak kadar diğerlerinden başarılıdır yani. Bu tartışmadan başka sonuç çıkmaz.
Gökçek'i bu kadar savunan arkadaşlar 2009 yerel seçimlerinde gökçek ve en yakın rakibi arasında sadece 5 puan fark olduğunu, gökçek'in %38'lik oy oranı ile seçimi kazandığını ve en önemlisi 2004 seçimlerine oranla %17 oranında oy kaybettiğini bilmiyorlar herhalde.
Türkiye'nin hiçbir ilinde, İstanbul, İzmir, Adana vs.. belediye başkanı seçilen kişiye, sen % bilmem kaç aldın, halkın % bilmem kaçı sana karşı, seçildiğin halde başarısızsın denilmez, hatta'da Adana'da büyükşehir belediye başkanlığı seçimi üç parti arasında gitti geldi, ama yine de bugün için ortada mevcut başkan % bilmem kaç aldı diye bir tartışma yoktur...Bu durum sadece bizim Ankara'da ki müzmin muhalif kesime ait bir söylemdir, onlar için bir psikolojik ve mental rahatlama yöntemidir, sanırsınız ki ülkede belediye başkanı seçmenin salt çoğunluğu ile yani % 51 ile seçiliyor, bir tek Ankara'da ki % 51'nin altında oy aldı...4 dönem seçim hezimeti sonrasında kimyaları bozulmasa böyle demezlerdir sanırım...
Buarada, yeni dönemde Gökçek'in aday olmasını ve seçilmesini de istemiyorum, ancak başkan % 38 oy aldı, oy kaybetti türü söylemlerede gerek yok, insan seçim sonuçlarını da hazmetmesini bilmeli, bu da bir erdemdir...
En son emre yildiz tarafından Pts 08 Ağu 2011, 14:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
melih gökcekciler 2009 marttan bu yana ankarada ne olmus bi yazabilirler mi ?
aaa niye öyle dediniz şimdi şehri şangay yapıyo adam daha ne yapsın. bunlar mega projler yapılışı kolay değil. metro filan bun projenin yanında devede kulak kalır. heryere ışık takılacak. şangay oluyoruz daha ne yapsın başkan yetmedimi. 1994 öncesi ankara'da metro mu vardı da metro istiyosunuz. ışık iyidir şangay olacaz biz oley beee. şangay olmak çok ayrı bişey. şangay oldukdan sonra tokyo olacaz ondan sonra dubai gibi olacaz. bunlar için en az 12 dönem seçilmesi lazım kolay değil lütfen.
ben şunu anlamış değilim, istanbulda ortaya atılan her proje ister kamu ister özel bi proje olsun,yüzde yüz olmasada hemen bitiriliyo...İŞ ankaraya gelince herkes bi proje üretiyo ama kimse yapmıyo veya yapamıyor...
şimdi melih başkanın eski projeleri aklıma geldide bir tanesini bile yapamamış..bu işler sadece park, bahçe ve altgeçit yapmakla olmaz...şehre değer katan eserler yapacaksın.son 20 yılda ankaraya şehrin simgesi haline gelebilecek hiç bi şey yapılmadı, yazık günah giden yıllara.bir çok arkadaş bana kızacak ama bu şehir yerinde sayıyor, kan kaybediyor..
haaağlaaaağ Melih Gökçek'i savunanlara bişey diyecek halim yok.Şehrin durumu ortada.20 yıl bir şehri adam etmek için yeterli bir süre.Ama yapılanlar belli.Somutlar ortada soyutlarla oyalanmaya gerek yok.
fıskiye projelerini tamamladı ki dev bir projedir.
atakule'ye ampul taktı, görenler "aman yarabbim ben nereye geldim böyle" diyorlar..mış (öyle söyledi)
odtü eymir gölünü vermeyince alt geçitlerde gölet projelerine başladı, daha birkaç ay önce ilk meyvesini aldık..
Melih gökçek ankara için kabak tadı vermiştir artık. Kızılayın göbeğine kabak heykeli dikmesini öneririm. Hatırası kalır şehre. Belli bi yerde bırakıp gitmek de erdemdir lakin kendisinin hiç öyle bi niyeti olmadığı da ortada ne yazıkki.