Okuduguma göre Eataly 8000 metkekareymis. Bir günlük kirasi 70.000 TL'ymis.
500 kisi çalisiyormus.
Günde 2500 müsteri gelip ortalama 100 TL harcamazlarsa zarar eder diye yazmis yorumcu.
Alıntı:
HAYAL DÜNYASI GİBİ
Eataly’nin kurucusu Oscar Farinetti, Eataly konseptini yaratırken Mısır Çarşısı’ndan etkilendiğini söylüyor. Kısaca tereciye tere satıyor. Şimdi Eataly bütün vatana millete hayırlı uğurlu olsun. Ancak benim aklıma takılanlar var. İstanbul’da bu işi en iyi Okko yaptı. Hakikaten işini çok başarılı yapıyordu. Okko kendi halinde bir yerdi, ne ararsan vardı. Sonra büyümeye karar verince Astoria Alışveriş Merkezi’nin hemen altında 1.500 metrekare bir yer açtı. İlk zamanlar her şey çok iyiydi. Aradan çok geçmeden gerilemeye başladı. Çünkü bu tarz yerlerde ürünlerin iki günde bir değişmesi gerekiyor. İşin özü bir maliyet gideri var ürünü satsan da satmasan da ortaya belli bir gider çıkıyor. O zamanlar yanlış söylemeyeyim ama kaç sene önce Okko’nun günlük gideri 30 bin TL idi. İçinde ithal ürün oranı düşüktü. Daha çok yerli mallar vardı. Günlük içli köfte, dolma, patlıcan salata. Fazla dayanamadı iflas etti. Mekân sahibinin yurtdışına kaçtığı söyleniyor. Şimdi Eataly 8 bin metrekare bir yerde açıldı. Günlük maliyetin çok yüksek olacağını biliyorum. Çünkü bu kadar alanda hayaletler hizmet vermeyecek. Ne kadar reyon o kadar personel. Gezerken sordum tam tamına 500 personel varmış. Günde en az 300 yüz bin TL ciro yapması gerekiyor ki mekân nefes alsın. Hadi kirası düşük desek bile aynı yola çıkacağız. Şimdi tahminen aylık 800 bin Euro kira bedeli vardır. Bu da ortalama iki milyon yüz bin TL yapıyor. Yani günlük kira maliyeti sadece 70 bin TL yapıyor. Günlük ürün maliyetine de 100 bin TL desek buna bir de personeli eklesek, depoda görünmeyen gider, çürük mal derken 250 bin gibi bir rakam ortaya çıkar. Sonuç olarak ayda yaklaşık 5-6 milyon TL gibi bir maliyet çıkıyor.
Alıntı:
GÜNLÜK MALİYET KORKUTUCU
Günlük en az 250 bin TL ciro yapması gerekiyor ki mekân zarar etmesin. Eataly’ye günde 2.500 kişinin girip en az 100 TL harcama yapması gerekiyor. Şimdi beş bin ürünün yer alacağı bir mekânda çalışan sayısını siz düşünün. 500 kişinin aylık ortalama 3 bin TL maaş aldığını varsayalım. Ayda 1.5 milyon TL yapar. Ben işin içinden çıkamadım. Allah mekân sahiplerine kolaylık versin. Bol bereket versin. İnşallah çok iyi cirolar yaparlar. Ancak yapılan basın toplantısında açıkladılar hedef 30 milyon dolar ciroymuş. Yani aylık 2.5 milyon dolar, Türk parası ile 5 milyon TL yapıyor. Benim hesaplarla bire bir aynı. Ancak Şule Hanım belki kirayı saymıyordur. Çünkü kendi yerleri olduğu için öyle bir şey yapmış olabilirler. Ancak olayın neresinden bakarsan bak Zorlu Center’ın günde en az 20 bin kişinin girdiği bir yer olması gerekiyor ki Eataly bu ciroyu yakalasın. Bir patronun bir yeri sevmesinden yola çıkarak hayata geçirilen bir mekân, iş yapacak diye bir şey yok. Burç Cemiloğlu Hakkasan’ı çok sevdi, Kanyon’da açtı, 10 milyon dolar batırdı ve kapattı. Burç Bey’in çok sevdiği bir markaydı Hakkasan ve iş yapacağına inanıyordu. Serdar Bilgili Spice Market’i çok seviyordu, W Otel’in içinde açtı iki sene sonra kapattı. Süzer Ailesi, Bice’yi çok seviyordu. Süzer Plaza’da açtı, 3 milyon dolar harcandı, bir sene sonra kapattı. Şimdi say say bitmez...
Alıntı:
GELDİ geliyor, nasıl olacak, iş yapar mı, kimler gider, bu kadar metrekarede ne yapacaklar denilen; yaratıcısının Türkiye’ye turist olarak geldiği sırada Mısır Çarşısı’ndan esinlenip ortaya çıkardığı Eataly açıldı. Gurur verici tabloyu gidip yerinde inceledim. Burayı açanın önünde şapka çıkarırım. Muhteşem bir iş yapmışlar. Açıldığı ilk gün içeride müşteriden çok çalışan vardı. Tam tamına iki kata yayılmış Eataly’de 500 kişi çalışıyor. Böyle markaların Türkiye’de açılması gurur verici. Aslında Eataly’nin çok fazla bir geçmişi yok. Şunun şurasında 10 yıllık bir serüveni var. Ama dünya insanı olduğun zaman ne yapsan para ediyor. Şimdi bir Simit Sarayı’nı Amerikalı açsaydı dünyada bin şubesi olmuştu. Kahve Dünyası’nı bir İngiliz açsaydı iki bin şubesi olurdu. Mado’yu bir Fransız açsaydı bin şubesi olurdu. Ancak açan Türk olunca itekleyerek marka olmaya ve yayılmaya çalışıyor. El âlem bir şube ile anında dünyaya açılırken bizimkiler yüzlerce şube açmasına rağmen hâlâ yarım yamalak şekilde yurtdışına açılmaya çalışıyorlar. Kahve Dünyası, Londra’da bir şube açtı, hepimizin ağzı açık kaldı. Türkiye’de bulunan sanki yerel markaymış gibi, oysa her gün alışveriş yaptığımız kahve zincirlerinden fazlası var eksiği yok. Ürünlerinin hepsi sağlıklı, içinde neler olduğunu iyi kötü biliyoruz. Yıllarca dondurulmuş hamburger yedirdiler, yıllarca ne olduğunu anlamadığımız türlü kahveleri içirdiler bize. Türk kahvesini görmezden gelip sanki toplum olarak macchiato ile büyümüşüz gibi davrandık. O yüzden ağzımızla kuş tutsak ikinci sınıf muamele görmeye devam ediyoruz. Çünkü hâlâ bizi ikinci dünya ülkesi görüyorlar. Nüfus fazla, tüketim fazla, o yüzden itibar görüyoruz. Nüfus biraz yaşlansın 30 sene sonra hepsi geldikleri yere geri dönerler.
Alıntı:
GÜNDE 130 KG MOZZARELLA
Şule Hanım; “Markanın büyük hayranıyım. Torino ve New York’taki şubelerine çok giderim” demiş. Şule Hanım gidiyor da acaba başka kaç kişi daha gidiyor çok merak ediyorum. Söylediklerine göre Eataly içinde bir de döner olacakmış. El âlemin adamı yakında bizim dönere de sahip çıkacak. O kadar güzel dönerci varken Eataly’deki döneri yiyecek halimiz yok. İşe Türk gözü ile bakmak istiyorum. 17 milyonluk metropolde, İstanbul’da kaç kişi mozzarella yiyor. Kaç kişi carpaccio yiyor, kaç kişi caciocavallo peyniri. Bunların hepsi Eataly’de olacak. Hatta birkaç kendini bilmez hiç olmayan bir şeyi isteyecek ve tezgâhtar tabiİ ki yok diyecek. Sonra “Ben Eataly’ye gittim falanca peyniri istedim yoktu“ diyecek. Aslında yediğinden değil yanındakine hava atmak için istemiştir. Tüm bunlar varken Eataly’nin performansını çok merak ediyorum. Gezdim, gezerken de çok gurur duydum. Ancak maliyetlere baktığımda açıkçası beni çok ürküttü. Zaten bunu Zorlu’dan başka açacak bir güç kimsede göremiyorum. Her gün 800 litre süt geliyor ve bu sütten 130 kilo mozzarella çıkıyor. Gerisini siz düşünün. Yakın zamanda içinde bulunan restoranları tek tek test edip sizlere aktaracağım. Ancak şimdilik mali boyutu ile ele aldım. Benden Eataly ile ilgili daha çok yazı okuyacağınıza emin olabilirsiniz.
Son bir detay. Üst kattaki peynir reyonunda servis yapan görevli Italyan.
Yani peynirinizi Italyanca istemeniz gerekebilir sayet Türkçe konusmuyorsa söz konusu peynir reyonu görevlisi, o zaman söyle yapiyoruz:
Ciao, vorrei 300 grammi di mozzarella per favore, grazie, arrivederci
Ben gittim gezdim 500 kişi çalışan lafı abartılı geldi bana 100 kişi olabilir ama part time çalışma usulü varsa belki 200 olabilir ayrıca günlük 70.000 TL kira aylık 2.100.000 eder içinde yürüyen merdiven olan bir market/restaurant/cafeterya dan bahsediyoruz ama zorlu küçük bir avm açıldığından beri pek çok sefer gittim bir cevahir kadar ziyaretçisi yok bu rakamı çıkarması zor gibi
Burç beyin Kanyon'daki Hakkasan'i gibi olabilir, orasi dahi kat kat fazla insan trafigi olan bir yerde dayanamamis, kisacasi su anda kira bedeva olsa dahi yinede korkunç maliyetlere katlanmak durumunda ve karsiliginda az bir talep, umariz cirosu gelisir.
Bazi reyon görevlileri ve ahçilar Italyan olduguna göre Türkiye ölçeginde gerçekten çok üst düzey kaliyor. Bunlara verilen maaslari düsünün!!!
Belki daha minik bir boyutta ve daha merkezi bir yerde açilsaydi mesela 1500-2000 m2 ve daha düsük personel gideriyle sürdürülebilirlik katsayisi bugünkünden daha yüksek olurdu?
Valla bence Eataly Hamburg'da 8000 m2 olarak açilsaydi burada bile kurtarmazdi ki su anda büyük kentlerden sadece New York, Chicago ve Dubai'de subesi varmis. Almanya'da bile günde 125.000 Euro ciro zor!
Ileride Londra, Moskova ve Paris'de de açilmasi planlaniyormus. Bak bu üç sehirde tutar, mesela Londra'da City'de, Paris'de La Defense'da, Moskova'da yeni gökdelen bölgesinde ama oralarda bile 8000 m2 olarak açmazlar herhalde daha makul bir boyut seçerler.
Bu anlamda da öglen yemegine araba ile gitmeyen yürüyerek gelen finans, banka, büyük sirket çalisanlarinin erisebilirligi önemli. Bu gibi yerlere gerçek ciroyu yaptiracak bahsettigim tip yerlerde çalisan vakti epey dar ama kalite beklentisi yüksek insanlar, saatlerce AVM gezmeye dolanmaya gelenler degil.
Alıntı:
Burç Cemiloğlu Hakkasan’ı çok sevdi, Kanyon’da açtı, 10 milyon dolar batırdı ve kapattı. Burç Bey’in çok sevdiği bir markaydı Hakkasan ve iş yapacağına inanıyordu. Serdar Bilgili Spice Market’i çok seviyordu, W Otel’in içinde açtı iki sene sonra kapattı. Süzer Ailesi, Bice’yi çok seviyordu. Süzer Plaza’da açtı, 3 milyon dolar harcandı, bir sene sonra kapattı. Şimdi say say bitmez...