Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6
MEHMET DURAN

14 yıl önce - Pzr 21 Eyl 2008, 11:03



M Alii
14 yıl önce - Cum 14 Ağu 2009, 22:26



erkanyure

13 yıl önce - Sal 20 Ekm 2009, 22:16

Alıntı:
Japon ve Danimarkalı iki fizikçi, CERN'nin inşa ettiği 'Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın kendi geleceği tarafından sabote edildiğine inanıyor

Kaynak


Yoksa bizden habersiz geleceğe yolculuğu gerçekleştirdilerde, "iyi sıhatte olsunlar"a mı karıştılar?


A. Edizer
13 yıl önce - Sal 20 Ekm 2009, 22:32



Süha
12 yıl önce - Çrş 20 Ekm 2010, 20:53

Alıntı:
Cenevre yakınlarındaki CERN Büyük Hadron Parçacık Çarpıştırıcısı ile maddenin bilinmeyen yönlerini ortaya çıkarmaya çalışan bilimciler, “paralel evren, maddenin üç (zaman ile birlikte 4) boyutunu aşan yeni boyutları, maddenin bugüne kadar bilinmeyen formları” gibi, ancak bilim-kurgu romanlarında rastlanabilen olguların varlığına ilişkin ipuçlarını, gelecek yıldan itibaren elde etmeye başlama umudunda.

Yeni kurallarıyla, “yeni bir fizik biliminin” eşiğinde olunduğu, CERN'de giderek daha fazla konuşulmaya başlandı. Yeni Fizik, evrenin, maddenin yapısı ve işleyişiyle ilgili bugüne kadar kabul edilen fizik kanunlarını alt üst edebilecek. CERN'deki bilimciler, sadece bilim-kurgu romanlarının değil, fizik biliminin de konusu olan bu olgulara ilişkin ilk ipuçlarını gelecek yıl elde etmeyi umuyor.

CERN'in bu ayki iç bülteninde yer alan bilgilere göre CERN'in Teori Grubu, evrenin, herhangi bir teleskopla elde edilemeyecek yönlerini keşfetmeyi amaçlıyor. Bültendeki ifadelere göre, yeraltındaki çarpıştırıcıda giderek daha yüksek enerjilerle gerçekleştirilen parçacık çarpıştırmaları sonucunda, evrenin yapı taşları giderek daha iyi anlaşılıyor. Dünyadan yüzyıllardır teleskoplarla yapılan evren gözlemlerinde, bugüne kadar evrenin yapıtaşlarının ancak yüzde 4'ü anlaşılabildi. Kalan kısımları, ışık yaymamasından veya ışığı hapsetmesinden ötürü görülemediği için, teleskopla keşfi de mümkün değil. Bu kısımlar, bugünkü bilgilerle açıklanamaması nedeniyle, “kara madde ve kara enerji” diye izah edilebiliyor. Parçacık çarpışmaları sonucunda, “paralel evrenler” olarak da adlandırılan bu yapıların niteliğinin öğrenilmesine de giriş yapılabilecek.

CERN Genel Müdürü Rolf Heuer'in, hafta sonunda personele yaptığı açıklamaya göre, bugünlerde, Ekim ayı ortasında gerçekleştirilen çarpışma enerjisi, hedeflenenin de ilerisine geçti. Son çarpışmada parçacıklar, 27 kilometre uzunluğundaki dairesel yeraltı tünelinde saniyede 5 milyon tur yaparak birbiriyle çarpıştı. Bu çarpışma enerjisine iki hafta sonra ulaşılması hedefleniyordu. Gelecek yıl ise, her şey yolunda giderse, devasa enerjilerle çarpışmalar gerçekleştirilebilecek.
Bu deneylerde tünelde hızlandırılarak ışık hızına yakın hızlara ulaştırılacak parçacıklar, kafa kafaya çarpıştırılacak. Böylece, 13,7 milyar yıl önce gerçekleştiği düşünülen ve evrenin ortaya çıkmasıyla sonuçlanan Büyük Patlama anında varolduğu düşünülen parçacıklar belirlenmeye çalışılacak. Sözkonusu çarpışmalar, bu nedenle Büyük Patlama'nın bir nevi, saniyenin çok küçük bir anında gerçekleştirilecek küçük bir modeli niteliğinde olacak. Hızlandırılan milyarlarca parçacığın çarpışma anı detektörlerce belirleniyor ve bu bilgiler, dünyanın dört bir yanındaki laboratuvarlara incelenmek üzere gönderiliyor. Detektörler, çarpışma sırasında parçalanan parçacıklardan ortaya çıkan alt parçacıkları belirliyor. Yapılan incelemelerle, bu alt parçacıkların neler olduğu anlaşılmaya çalışılıyor. Bu çarpışma, kafa kafaya çarpışan iki otomobilden fırlayan otomobil yedek parçalarının belirlenmesine benzetiliyor. Çarpışma ne kadar şiddetli olursa, alt parçacıkların o kadar daha iyi gözlemlenebileceği hesaplanıyor.

YENİ BOYUT

CERN teorisyenlerine göre oldukça yüksek hızlı çarpışmalar sonucunda, maddenin bilinen dört boyutuna (en, boy, derinlik ve zaman) ek olarak, varolduğu düşünülen ekstra boyutlarının keşfi mümkün olabilecek. Çünkü çok yüksek enerjili çarpışmalarda ortaya çıkacak yüksek enerjili parçacıklar, muhtemelen başka boyuta geçip, sonra bilinen dört boyuta geri dönecekler.

Paralel Evren'in veya paralel evrenlerin, bu ekstra boyut içerisinde gizli olabileceği ileri sürülüyor. Paralel evrenleri, içindeki farklı kütle çekimi etkisi nedeniyle ışığın bile yayılamaması nedeniyle, teleskopla gözlemlemek mümkün olamıyor.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/dunya/16092884.asp



Mehmet BERBER

12 yıl önce - Pzr 19 Arl 2010, 07:19

Alıntı:
CERN'den Türkiye'ye iyi haber

Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN), aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 5 ülkenin asil üye adaylık başvurusunu kabul etti. 18.12.2010 18:00
AA - CERN'ün, sosyal paylaşım sitesi Twitter'da yayımladığı açıklamaya göre, kurumun 157'inci kuruluna katılan delegeler, Türkiye'nin yanı sıra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail, Sırbistan ve Slovenya'yla da üyeliğe giden adaylık sürecinin başlamasını benimsedi.
Tüm aday ülkelerin, resmi görüşmelerin yapılacağı 3 yıllık bir sürecin ardından CERN'e asil üye olması öngörülüyor.
12 Avrupa Devleti tarafından 1954'te kurulan CERN'ün bugün 20 üyesi bulunuyor.

Kaynak: http://www.haberx.com/cernden_turkiyeye_iyi_haber ...,193).aspx

Kanımca Avrupa Birliği'ne üye olmaktansa CERN ve benzeri kritik Avrupa merkezli uluslararası kurumlara tam üye olabilmek daha önemli.

Hayırlı olsun


okayilkiz
12 yıl önce - Pzr 19 Arl 2010, 10:13



goktanpulcu
11 yıl önce - Pzr 27 Ksm 2011, 14:17

Alıntı:
CERN Dış İlişkiler Direktörü ve dünyanın en önemli 5 fizikçisinden biri kabul edilen Prof. John Ellis, geçen hafta İstanbul’daydı. Evrenin oluşumuna ve kendi varoluş problemlerimize cevap aradık. Onun şikâyetlerini de dinledik: “Tanrı parçacığı, fizikçilerin değil yayıncıların verdiği ad”

CERN Dış İlişkiler Direktörü ve dünyanın en önemli 5 fizikçisinden biri olarak kabul edilen Prof. John Ellis ile röportaj yapmak çok önemliydi. Sonucunda dünyanın da oluştuğu büyük patlamanın deneyini yapan ekipteki en önemli isimlerden biri olan Ellis’ten duymayı umduğum pek çok şey vardı. Mesela evrenin temelini oluşturan o meşhur parçacıklar bulunmuş ve kara delikler oluşmuş muydu? Evrene dair öğrendikleri, merakımızı gidermeye yetecek miydi? Ne yazık ki, henüz ne kara delikler ne de parçacıklar var ortada. Işık hızını geçen bir maddeden söz etmek de imkânsız. Ancak evren hızla genişliyor ve genişlemeye devam edecek, hatta ilerleyen zamanda bilmediğimiz galaksilere bile rastlayabiliriz... Prof. Ellis’e İstanbul’da Bilfen’de katıldığı kongre öncesinde, ayıplanmayı da göze alarak en nahif sorularımızı sıraladık...

Einstein’a göre hiçbir şey ışıktan daha hızlı hareket edemezdi. Ancak bilim adamlarının, atomaltı parçacıkların ışıktan daha hızlı hareket ettiğini ölçtüklerine dair haberler çıktı...
Henüz ışık hızının geçildiği kanıtlanmadı. Bu durumun tek bir çalışmayla değil, başka bağımsız çalışmalar sonucunda kanıtlanması da gerek.

Işık hızı geçilirse bunun teknoloji ve insan hayatına katkıları ne olacak? Mesela ışınlanma mümkün olacak mı? Sanmıyorum. Belki daha hızlı seyahat edebiliriz ama bunları konuşmak için erken.

Deneylerde evrenin nasıl oluştuğu bulunursa ikinci adım ne olacak?
Dünyanın oluşumuna ilişkin bütün adımları geri giderek, tek tek öğreneceğiz. Ama her şeyi başlatan parçacık bulunmadı. Geçen hafta çıkan verilerde ilginç sonuçlar var ama pek çok şey hâlâ belli değil.

Diyelim ki parçacık bulundu. Bu durumda insanlar başka bir gezegen yaratabilir mi?
(Gülüyor...) Kim bilir? 20’nci yüzyılın başında Kuantum fiziğini bulduk, şimdi elektronik endüstrinin temelini oluşturuyor.

Kara delik oluştu mu?
Hayır bulamadık.

Evren genişlemeye devam edecek mi yoksa bir noktadan sonra büzülmeye mi başlayacak?
Deneyler sonucu anlaşıldı ki evren genişliyor ve sonsuza kadar değişerek genişleyecek. Onu genişleten şeyin bir enerji olması gerekir. Bazı galaksileri yakından görmeye başlayacağız. Yeni bir Big Bang olmasınıysa beklemiyoruz.

Big Bang’den önce büyük bir boşluk vardı. Peki boşluğun bittiği yer, üzeri, dışı var mı?
Onu da bilmiyoruz henüz. Yakınlaşıyoruz ama henüz gelemedik.

Boşluğa ilişkin bir fikrinizin olmaması sizi rahatsız etmiyor mu?
35-40 yıldır CERN’de çalışıyorsunuz... (Gülüyor...) Öğrendikçe bilmediklerinin çok olduğunu anlıyorsun. Fizikçiler için bu çok büyük bir kamçı. Bu konuda fikri olacak kadar akıllı ve zeki olmak isterdim.

VATİKAN'LA DÜZENLİ GÖRÜŞÜYORUZ
Deney sonrası ortaya çıkacak parçacığa “Tanrı parçacığı” adı verilmesi, Tanrı fikrini öteliyor mu?
Biz fizikçiler tarafından değil kitap endüstrisi tarafından verildi bu isim. Tanrı parçacağı denmesinden utanıyoruz.

Vatikan çalışmalarınıza karşı çıkmıyor mu?
Onlarla iyi ilişkilerimiz var. Düzenli toplantılarımız oluyor. Aramızda çok farklı din ve mezheplere ait, din üzerine çalışan bilim adamları var ama aramızda din konuşmuyoruz. Bunlar bilimsel sorular. Bu deneyleri dünyanın daha iyi bir yer olması için yapıyoruz.

4 kitapta da evrenin oluşumuna ilişkin açıklamalar var. Onlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kitaplar yazıldığında insanların dünyayı anlayacak kadar bilgileri yoktu. Deney yaparken gerideki fikirlere ters düşmüyoruz.

Vardığınız nokta nedir?
Şu an fizik temelleri açısından dönüşüm yolundayız; daha önce hiçbir insanın yapmadığı deneyleri yapıyoruz. Evrenin nasıl işlediğini anlamaya başlıyoruz. Belki 15 belki 100 yıllık bir sürede bunların hepsi kullanılabilecek.

38 yıldır CERN’de çalışıyorsunuz, özel hayatınızı nasıl yönetiyorsunuz?
Sabahları saat 09.00 gibi işyerinde oluyorum. Akşam 19.00 gibi çıkmaya çabalıyorum. Ama çok okuyorum. Arkeoloji okuyorum, her tür müzik dinliyorum... Tenis oynuyorum.

JOHN ELLIS KİMDİR?
* 38 yıldır hizmet verdiği CERN’de birim liderliği, LHC-Large Hadron Collider kurucu üyeliği, gelecek dönemlerdeki deneylere karar veren kurul üyelikleri gibi birçok kritik bölümde görev aldı.
* 1982’de Maxwell Madalyası, 2005’te Paul Dirac ödülüne layık görüldü.
* 1985’ten beri Fizik Enstitüsü’nün seçilmiş üyesi.
* 2004’te yapılan bir araştırma sonucunda en çok atıfta bulunulan 2’nci teorik fizikçi olarak literatüre geçmiş.


Kaynak: http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/6917 ...-olacak-mi


Murat Dinç
11 yıl önce - Sal 13 Arl 2011, 17:29

Alıntı:
İsviçre'nin Cenevre kentinteki CERN laboratuarları, "Tanrı parçacağı" konusunda beklenen açıklamasını yaptı. Atlas Deneyinin Başkanı Fabiola Fianotti, "Tanrı parçacağı"nın izlerine rastlandığını ancak varlığıyla ilgili kesin açıklama için daha fazla deney yapılması gerektiğini söyledi.

Evrenin oluşumuna ışık tutması beklenen CERN'in Cenevre'deki merkezi saatler öncesinden doldu. Çok sayıda bilim insanı ve gazeteci, yapılan açıklamayı dinledi.

Higgs Bozonu'nu keşfetmek için yapılan Atlas deneyinin başındaki Fabiola Fianotti, yapılan deneyden elde edilen veriler hakkında TSİ 15.00'da başlayan sunumda bilgi vermeye başladı.

Dünyanın dört bir yanında canlı yayım yapan bloglardan Fianotti'nin açıklamalarını takip eden internet kullanıcıları, açıklamanın çok uzun sürdüğünü belirtirken, son derece teknik bilgilerden tek bir kelime bile anlamadıklarından yakındı. Dinleyiciler, Fianotti'nin aktardığı bilgileri içeren slaytların fotoğraflarını çekti.

BEKLENTİ HAYAL KIRIKLIĞINA DÖNÜŞTÜ

Fianotti, yaklaşık 50 dakika süren sunumunun ardından, "Higgs Bozonu'nu keşfetmeye çok yaklaştıklarını ancak belirleyici sonuçların elde edilebilmesi için deneylerin devam etmesi gerektiğini" söyledi.

İtalyan bilim insanı, Tanrı Parçacığı'nın "izini bulduklarını ancak elde edilen bulguların "keşif niteliği taşımadığını" söyledi.

Fianotti, istedikleri sonucu gelecek yıl almayı umduklarını, 2012'in beklenen cevabı sakladığını sözlerine ekledi.

BUGÜN NE BEKLENİYORDU

Bugün yapılacak açıklamayla, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı adlı dev cihazda yapılan deneyler sonunda, fiziğin en derin sırlarından birinin aydınlatılması yönünde önemli bir mesafe kat edildiğinin duyurulması bekleniyordu.

“Evreni inşa eden tuğla”, “yaradılışın meleği” ve “Tanrı parçacığı” olarak adlandırılan Higgs Bozonu, modern fizikte maddenin nasıl oluştuğu anlamak açısından çok büyük bir öneme sahip. 13.7 milyar yıl önce yaşanan Büyük Patlama’da oluştuğu düşünülen Higgs Bozonu’nun, galaksilerin, yıldızların ve gezegenleri ortaya çıkaran uzay enkazının kaynağı olduğu düşünülüyor.

HEYECANLI BEKLEYİŞTEN İLK KARELER / FOTO GALERİ

Higgs Bozonu, fizikçilerin Standart Model olarak adlandırdığı ve evrenin parçacık ve kuvvetler seviyesinde nasıl çalıştığını anlatan teorinin ana girdisini oluşturuyor.

Adını, “Tanrı Parçacığı”nı 50 yıl önce gündeme getiren İngiliz fizikçi Dr. Peter Higgs'ten alan Higgs Bozonu’nun, onlarca yıldan bu yana var olduğu kanıtlanabilmiş değil.

Ancak CERN’de çalışmalar yapan iki bağımsız ekip, Tanrı Parçacığı'nı sonunda bulduklarını öne sürüyor. Higgs Bozonu’nun varlığının onaylanması için yapılan testlerin yüzde 100 doğruluk içermesi gerekiyor.

İLK KEZ GÖZ ATILACAK

‘‘Higgs boson’’ diye adlandırılan parçacıklarla ilgili teori, 1960'lı yıllarda Edinburgh Üniversitesi teorik fizikçilerinden Peter Higgs tarafından ortaya atıldı. Atomların nasıl kütle kazandığına kafa yoran Peter Higgs, sonunda ‘‘boson’’larla ilgili teoriyi geliştirdi.

Peter Higgs'e göre evren bir çeşit enerjiden doğdu. Bu enerjiye fizikte ‘‘Higgs Field’’ (Higgs Alanı) dendi. Bu enerji, Büyük Patlama (Big Bang) sonrası ortaya çıkan parçacıklarla etkileşime girdi. Bu etkileşim sonucu ‘‘Higgs boson’’ diye anılan parçacıklar açığa çıktı. Söz konusu parçacıklar ise maddeye kütle kazandırdı. ‘‘Bosonlar’’ olmasa ya da farklı bir şekilde ortaya çıksalardı, belki de yıldızlar, gezegenler ve yaşam oluşmayacaktı.

Bosonlar, Büyük Patlama sonrasında ortaya çıkmışlardı ve artık mevcut değillerdi. Bu nedenle bilim adamları, 6 milyar sterlin harcayarak laboratuvarda ‘‘Big Bang’’ ortamı yarattılar.

İlk deney, Avrupa Partiküler Fizik Merkezi'nde 2000 yılında yapıldı. Bilim adamları, ilk kez ‘‘boson’’u görüntülediklerini iddia ettiler. Ancak emin olmak için deneyin yenilenmesi gerekiyordu. Bir başka deney Temmuz 2005’te yapıldı ve bilim insanları bu deneyde Higgs Bozonu olma ihtimali bulunan 60 adet parçacık tespit edildi.

CERN laboratuarının eski Teorik Fizik Başkanı Prof. John Ellis, Tanrı Parçacığı’nın varlığını gösteren bulguları kanıtladıktan sonra, Higss Bozonu’na ilk defa göz atılabileceğini belirtmişti.


http://www.hurriyet.com.tr/planet/19455431.asp


ali dostbey
11 yıl önce - Prş 16 Şub 2012, 02:26
Cern'de 8 trilyon elektron voltluk çarpışma...


Alıntı:

Bilim adamları Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın gücünü 8 trilyon elektron volta (TeV) çıkaracak.

"Yüzyılın deneyi" diye adlandırılan projede görevli bilim adamları, "Higgs parçacığını" bulmak için dünyanın en büyük atom çarpıştırıcısının enerji düzeyini yüzde 14 daha artıracaklar.

Teknoloji web sitelerinde yer alan haberlere göre, İsviçre ile Fransa sınırı yakınlarında yer altında bulunan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın gücünü 8 trilyon elektron volta (TeV) çıkaracak bilim adamları, böylece geçen senenin güç rekorunu da kıracak.

Higgs parçacığını bulmak için parçacıkları daha büyük kuvvetle çarpıştırmayı amaçlayan bilim adamları, 10 milyar dolar değerindeki BHÇ'nin ise bu yılın sonunda büyük olasılıkla Aralık'ta 12 ay süreyle kapatılmasının planlandığını belirttiler.

2 yıldır deneyi yürüten Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (Cern) bilim adamları, 13 Aralık'ta parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen ve "Higgs bosonu" adlı atomaltı parçacığının izini bulduklarını, ancak elde edilen verilerin keşif olarak nitelenemeyeceğini açıklamıştı.




sayfa 6
« önceki   123 ... 567 ... 101112   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET