Ana Sayfa 882 bin Türkiye Fotoğrafı
Diyarbakır - Sur - Hz. Süleyman Camii ve 27 Şehit Sahabe
sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14  Sonraki
Ana Sayfa -> Diğer Şehirler
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Levent Ülgen
8 yıl önce - Pzr 19 Mar 2006, 19:30
Diyarbakır - Sur - Hz. Süleyman Camii ve 27 Şehit Sahabe




(+)



 

(+)



Levent Ülgen
8 yıl önce - Pts 20 Mar 2006, 18:03



(+)



 

(+)




(+)


[Mesaj birleştirildi - Erkan Cabuk]


Mehmet!

7 yıl önce - Pzr 15 Nis 2007, 20:50
Diyarbakır - Hz. Süleyman Camii ve 27 Şehit Sahabe


Hz. Süleyman Camii ve 27 Şehit Sahabe

Hz. Süleyman Camii, Nisanoğlu Ebul Kasım tarafından 1155-1169 yılları arasında yaptırılmıştır. Cami bitişiğinde Osmanlılar döneminde yapılan Halid Bin Velid'in oğlu Süleyman ile Diyarbakır'ın Araplar tarafından alınışı sırasında şehit düşen diğer sahabelerin yattığı Meşhed bulunmaktadır.

Diyarbakır’ın fethi sırasında şehit olan Halid Bin Velid'in oğlu Süleyman dahil 27 sahabe bu bölgede, 13 sahabe ise surların farklı bir yerinde şehit oldu. Yaralanan Sultan Sasa’nın da 6 ay sonra şehit olmasıyla birlikte bölgeye toplam 41 sahabe defnedildi. Diyarbakır’da mezar yerleri kesin olarak bilinen 30 sahabenin 27'sinin kabri bu camidedir.

27 şehit sahabenin kabirleri Türkiye'nin her yerinden ziyaretçi akınına uğramaktadır.


 

(+)



 

(+)



 

(+)



 

(+)




(+)



 

(+)



 

(+)



 

(+)




(+)



 

(+)



 


 

(+)



 

(+)


Hz. Süleyman Camii minaresinin virantepeden görünüşü.


En son Mehmet! tarafından Pzr 15 Nis 2007, 22:17 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Mehmet!

6 yıl önce - Pts 19 Ksm 2007, 15:25



(+) Hz. Süleyman Camii minaresi 16.11.2007




Işık Ordusu Diyarbakır’da

Mekke’nin fethedilmesinin üzerinden henüz 9 yıl geçmişti. Halife Hz. Ömer’in (radıyallahu anh) görev verdiği komutan İyaz bin Ganem ve Halid bin Velid, 8 bin kişilik İslam ordusu ile Kuzey Mezopotamya’ya doğru ilerliyordu. Ordunun içerisinde Sahabelerden oluşan bin kişilik bir kuvvet bulunuyordu.

Diyarbakır Kalesi önüne gelinmişti. Bizans İmparatoru Heraklius yönetimindeki bölgede kuşatma beş ay sürdü. İyaz bin Ganem, Mardinkapı’yı; Said bin Zeyd, Urfa Kapı’yı; Muaz bin Cebel, Dağ Kapı’yı; Halid bin Velid, Yenikapı’yı tutmuştu. (Radıyallahu anhum ecmain).

Onlar, her gönle Allah sevgisini anlatmak için yola çıkmış ışık orduları…

Bugünkü Dicle Üniversitesi’nin, surlar dışında bulunan kampüsünün olduğu yere kadar gelmişler. Buraya karargahlarını kurmuşlar. Yanlarında çölün susuzluğu, ekmeğin kıtlığı, karşılarında aşılması zor sur sıradağları var.

Surlar bütün çabalara rağmen aşılamaz. Kuşatma uzadıkça uzar. Aylar birbirini kovalarken, zaman kutlu ay Ramazan’a denk gelir. Savaşan askerler oruçlarını ihmal etmez. Onların komutanı olan Halit bin Velid de orucunu her gece çadırına bırakılan ekmekle tutar.

Bir gece sahura kalktığında, sahur için bırakılan ekmeği göremez. Ertesi gece de sahurda yiyecek bir şeyi yoktur. Üç gün devam eden bu durum karşısında, ordunun erzakı bittiği için kendisine sahurda bir şey getirilmediğini düşünerek, sahursuz oruç tutar.

Yemeksiz oruç tutuğuna göre, asker de aynı şekilde sahursuz oruç tuttuğunu düşünerek, kendisine her sahurda erzak getiren askere “Erzakımız mı bitti?” diye sorar. Asker erzakın yeterli olduğunu söyleyince ‘neden sahurda kendisine üç gündür bir şey bırakılmadığını’ sorar. Asker de her gece ekmek bıraktığını belirtir.

Durumdan şüphelenen asker, neler olduğunu anlamak için gece sahurda her zaman ekmek bıraktığı yere Halit bin Velid’in ekmeğini bırakır, olacakları gizlendiği yerden beklemeye başlar.


Allah İnanlarla Beraberdir

Sonsuzluğun sahibi, yarının tek hakimi olan Allah hep sevdikleri ile beraberdir. Gece çadıra gizlice bir köpek girer. Ekmeği kapıp uzaklaşır. Nöbetçi asker köpeği takip eder. Köpek ağzında ekmekler Diyarbakır’a doğru yönelir. Irmağı geçerek surların altından bir delikten içeri girer. Nöbetçi asker bu deliği keşfetmiştir. Durumu Hz. Halit bin Velid’e bildirir. Köpeğin surlar altından geçtiği delik az daha genişletilebilirse, içeriye askerin sızmasının mümkün olacağı anlaşılır.

Hemen bir plan yapılır. Gece askerler içerisinden seçilecek bir gurup köpeğin geçtiği delikten geçerek, surlardan içeri sızacak, surların kapısını açacak, İslam orduları da açılan kapıdan içeri gireceklerdir.

Plan güzel bir plandır. Lakin zordur. İçeri girmek, yakalanmak, öldürülmek vardır. Ancak onlar ölümü sevgiliye kavuşmak olarak algılamışlardır. Herkesin merak ettiği bu fedakar insanlar kim olacak diye beklenirken, Halid Bin Velid oğlu Süleyman’ın (radıyallahu anh) yanına bir gurup sahabe verir.

Buldukları küçük bir gediği biraz daha açarak girerler içeriye. Gedik küçüktür. Ancak, yapılacak iş için büyük bir adımdır. Gecenin rengine bürünmüş bu sevda erleri, surların kapısını açarlar. Ancak, kapı açılana kadar, Hz. Süleyman (ra) ve yirmi yedi arkadaşı sonsuzluk kervanına katılırlar.


Mehmet!

6 yıl önce - Pts 17 Mar 2008, 22:20

17.03.2008



(+)



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> Diğer Şehirler