2013'te kişi başına gelir 10.099 dolar Hazırlıkları süren, Türkiye'nin 2007-2013 yılları arasında yol haritasını oluşturacak 9. Kalkınma Planı'nda hedefler netleşti. Buna göre Türkiye, 2007-2013 döneminde ortalama yüzde 7 büyüyecek, dönem sonunda kişi başına gelir de 10 bin 99 dolara çıkacak.
YPK'ya sunulan ilk taslakta, 2013 yılında kişi başına gelir 8 bin 723 dolar olarak öngörülürken, yapılan revizyonla birlikte bu rakam 10 bin 99 dolara çıktı. Buna paralel ortalama büyüme rakamı da yüzde 6,5'ten yüzde 7'ye çekildi.
Yeni hedeflerle birlikte, 2013 yılında satın alma gücü paritesine göre kişi başına GSYH'nın 15 bin 332 dolara, gayrisafi yurtiçi hasıla rakamının ise 797 milyar dolara ulaşması hedefleniyor.
ENFLASYON YÜZDE 3'E DÜŞECEK
Bu yıl için öngörülen yüzde 5'lik enflasyon hedefinin korunduğu Plan'da, 2013 yılı enflasyonu da yüzde 3 olarak belirlendi. Bu arada 9. Plan taslağı, Bakanlar Kurulu'nda imzaların tamamlanmasının ardından Meclis'e sevk edilecek.
hurriyet
Türkiye, AB ve aday ülkeler ile 3 Avrupa Serbest Ticaret İşbirliği (EFTA) ülkesinin yer aldığı 33 ülke için satınalma gücü paritesine göre yapılan gayrisafi yurt içi hasıla endeks sıralamasında Makedonya'nın ardından en yoksul ikinci ülke oldu. En zengin Lüksemburg'da 248 olan satınalma gücü paritesine göre kişi başına gelir Türkiye'de 31'de kaldı. Türkiye ile Lüksemburg arasında 8 kat gelir farkı olduğu belirlendi.
...
Geçen yıl 29 puanla en yoksul ülke olan Türkiye ise Makedonya'nın listeye bu yıl dahil edilmesiyle birlikte en yoksul ikinci ülke olarak sıralamada yer aldı.Türkiye'nin 2004 yılında 29 olan satınalma gücü paritesine göre kişi başına geliri 31 puana yükseldi.
AB'nin 25 ülkesinin ortalaması 100 kabul edilerek yapılan endekse göre ilk sırada 248 endeks değeriyle Lüksemburg yer alırken, sondan ikinci sırada yer alan Türkiye ile Lüksemburg arasında 8 kat fark olduğu belirlendi. ...
TÜRKİYE'DE KİŞİ BAŞINA GELİR AB'NİN 3'TE 1'İNDEN AZ
Lüksemburg, 25 AB ülkesinin ortalamasından yüzde 148 oranında daha fazla kişi başına düşen milli gelire sahip olurken, Türkiye'nin kişi başına gelirinin ise AB ortalamasının yüzde 69'un altında kaldığı belirlendi.
...
LETONYA AB'NİN EN YOKSULU
EFTA ülkeleri ve aday ülkeler ayrı tutulduğunda ise AB'nin en yoksul ülkesinin 47 endeks değeriyle Letonya olduğu görülüyor. 33 ülke arasında Güney Kıbrıs Rum Kesimi 83 endeks değeriyle 17'nci, Yunanistan ise 82 endeks değeriyle 18'inci sırada yer aldı.
İspanya 99, Güney Kıbrıs 83, Yunanistan 82, Slovenya 80, Çek Cumhuriyeti 73, Portekiz 71, Malta 69, Macaristan 61, Estonya 57, Slovakya 55, Litvanya 52, Polonya 50, Letonya ve Hırvatistan 47 kişi başına gelir endeksiyle AB ortalamasının altında kaldılar.
...
'Polylen ilk sinyal oldu diğerleri bizi izleyecek'
Polylen'in sahibi Cavit Çağlar, "Enerji fiyatları, kur aleyhimize işledi, sermayemizi kaybettik, gücümüz kalmadı. Şirketin faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldık " dedi.
Cavit Çağlar'ın sahibi olduğu 1967 yılında kurulan Türkiye'nin en eski polyester iplik fabrikası Polylen, kapısına kilit vuruyor. Üç yıldır YTL'nin değerli seyretmesi ve Çin rekabeti nedeniyle zor duruma düşen Polylen üç ay önce faaliyetlerine ara vermişti. Şirket yönetim kurulu geçen zamana rağmen üretimin devamını sağlayacak ekonomik ortamın bulunmaması ve çalışanların mevcut uygulamaya daha fazla tahammül göstermeyeceğinin de işçi sendikası Teksif ile yapılan yazışmalar ve görüşmelerden anlaşılmış olması nedeniyle fabrikayı kapatma kararı
aldığını borsaya duyurdu. SABAH'a açıklama yapan Cavit Çağlar, "Bütün sermayemizi yedik bitirdik. Bir işçinin bana aylık maliyeti bin dolar. Doğalgaza yüzde 50 zam geldi. Bizim derdimiz Çin değil. 49 ile teşvik verdiler. Teşvikli şehirlerde SSK priminin yarısı alınıyor. Enerji fiyatı daha ucuz. Ben nasıl dayanabilirim ki?" dedi. Çağlar, "Binin üzerindeki işçimizi haklarını ödeyerek işten çıkarıyoruz ve fabrikayı kapatıyoruz. Bugün bu fabrikayı kurmak isteseniz 200-250 milyon dolar eder. Bu bir sinyaldir. Bugün bu kararı aldık. Daha sonra sıradakilere bakacağız. Para kazanmazsak tabii ki kapatacağız. Ancak, Polylen'in kapanması önemli bir sinyaldir. Burası Türkiye'nin ilk polyster iplik fabrikası. Aylardır, bu ülkede dalgalı kur politikası tersine ve bizim zararımıza işledi. O dönem Merkez Bankası Başkanı bu şikayetleri dikkate almadı. Son dönemde YTL yüzde 20 değer kaybetmiş, iyi de ben zaten sermayemi kaybettim. Artık yeniden yeni pazarları bulma buradan pay kapma yarışına giremiyorum. Ben artık ne yapayım bu kur artışını" diye konuştu.
Sıcak,ak,kara ne derseniz deyin, daha önceden piyasalarımıza girmiş paraların çıkışı engellenemiyor.ABD Merkez Bankası FED'ın faizleri artırma olasılığı çok yüksek.Bu nedenlerle dövizdeki artış hız kesmiyor.Bu gün dolar 2003 yılından bu yana en yüksek değere ulaştı. (1.670) Artışın süreceği 1.800 lere varabileceği tahmin ediliyor.Dalgalı kurun bu şekilde dalgalanmaması gerekmezmi.?
Sevgili Arkadaşlar...
Doların veya Euronun yükselişi konusunda benimde zorlandığım konular oldu.Ekonomi ile (maliyet açısından) ilgili olabileceğini düşünüp,mesleğimle alakalı olan Demir-Çelik fiyatlarının yükselişine değinmek istiyorum.
Her döviz kurları yükseldiğinde Demir-çelik fiyatları da yükseliyor.Anlayamadığım bir nokta var arkadaşlar.Dövize endeksli ise eğer neden döviz düşünce fiyatlar düşmüyor
DKP SACın fiyatı 3 hafta önce 1 kg.=80 YKR. Şimdi ise 1 kg.=1,2 YTL.
Tam üç hafta önce iki anlaşmadan zarar ettim.Biri 38.000 YTL. Diğeri ise 21.000 YTL.
Anlaşmayı yapıp imzalar atıldığında tam malzemeyi alacağız ki fiyatlar çıktı.Tabi anlaşma yaptığımız için mecburen fiyatta oynama yapılamıyor.
Bir bakıyorsunuz döviz düşüyor.Ama fiyatlar hala aynı bu seferde işi yaptıran kişi veya şirket pahalı buluyor Erdemire veya Asil Çeliğe dönüp soruyorsunuz '' Efendim madem döviz bazında satın malınızı,neden öyle satmıyorsunuz ?'' onlarda hep aynı cevap;
''Türkiye Şartlarında üretim yapıyoruz,Dışardan getirmiyoruz ki dövize endeksliyelim''
Yahu ben anlamıyorum.Madem Türkiye Şartlarında üretim yapılıyor neden dolar yükselince demire de zam oluyor...Neden dolar düşünce zamlarda geri inmiyor...
NETİCE : YA BEN EKONOMİDEN ANLAMIYORUM YADA BİZİ UYUTUYORLAR...
Saygılarımla...
Mossad Ajanları gibi olsa bizimkiler sanırım paralar, çoktan tahsil edilebilinirdi.
Yanlış amlaşılmasın Cavit Çağlar'ın savunucusu değilim ama,Cavit Çağlar borcunu taksitlendirdi ve her ay düzenli olarak ödüyor yanlış hatırlamıyorsam,6 ay sonra bitiyor....
Hükümet yabancı sermaye ye uygulanan stopajı sıfırladı.Sıcak paranın çıkış hızından korkan
ekonomi yönetimi tatbik edilen stopaj muafiyeti nedeniyle oluşacak bütçe açığı için vatandaşa uygulanan vergi oranlarını yeniden ayarlamaya hazırlanıyor.
Gıda harcaması arttı açlık sınırı 571 YTL'ye çıktı
Haziran 2006 Yoksulluk Sınırı 1861.80
Alıntı:
Türk-İş'in hesaplamalarına göre, ”açlık sınırı” olarak da nitelendirilen 4 kişilik ailenin bu ayki gıda harcaması tutarı geçen aya göre yüzde 2.37 artarak 558 YTL 33 YKr'den 571 YTL 57 YKr'ye çıktı.
Araştırmaya göre, “yoksulluk sınırı” olarak nitelendirilen ve dört kişilik ailenin aylık zorunlu gıda harcaması yanında ulaşım, kira, giyim, yakacak ve kültür gereksinimleri için gerekli olan tutar ise aynı dönemde bin 818 YTL 66 YKr'den bin 861 YTL 80 YKr'ye yükseldi.
Gıda harcaması tutarındaki 6 aylık artışın yüzde 5.27 olarak gerçekleştiği belirtilen araştırmada, geçen yılın aynı döneminde ise bu oranın yüzde 2.50 olduğu bildirildi. Araştırmada, gıda harcamasında son 12 aydaki artışın yüzde 8.50 olduğuna dikkat çekildi.
“ASGARİ ÜCRETE ZAM ANLAMINI YİTİRDİ”
Mevsim şartları gereği bu dönemde ucuzlaması gereken meyve-sebze fiyatlarının arttığı, çalışanların aile bütçesinde önemli ağırlığı bulunan gıda harcamaları tutarının yükseldiği ifade edilen araştırmada, “2006 için hedeflenen enflasyon oranı temel alınarak ücretli-emekli gelirlerinde yapılan artışlar, son gelişmeler karşısında reel aşınmaya yol açtı. Örneğin net aylık asgari ücrete bütün bir yıl boyunca yapılan 30 YTL'lik zam, sadece Haziranda gerçekleşen fiyat artışları sonucunda anlamını yitirdi” denildi.
Araştırmaya göre, açlık ve yoksulluk sınırındaki değişimler, bazı aylar itibarıyla şöyle:
Ay
Açlık Sınırı
Yoksulluk Sınırı
Haziran 2005 526.78 1715.90
Aralık 2005 542.95 1768.57
Mayıs 2006 558.33 1818.66
Haziran 2006 571.57 1861.80 kaynak