OECD'nin 16. büyük ekonomisi olan Türkiye'nin bu yıl, gayri safi yurtiçi hasıla açısından Belçika, İsviçre ve İsveç'i geçerek 13. sıraya yükselmesi bekleniyor
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 16. büyük ekonomisi olan Türkiye'nin, gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) açısından, 2006 yılında Belçika, İsviçre ve İsveç'i geçerek 13. sıraya yükselmesi bekleniyor.
En son yayımlanan OECD verilerinden derlenen bilgiye göre, 2005 yılında, GSYİH açısından, cari döviz kuruyla, 343.6 milyar dolarlık milli geliriyle OECD ülkeleri açısından 16. sırada yer alan Türkiye'nin milli gelir düzeyi, diğer üye ülkelere göre daha hızlı yükseliyor.
Ekonomik kriz sırasında, GSYİH açısından OECD ülkeleri arasında 20. sırada bulunan Türkiye, ekonomik krizden sonra toparlanarak, Polonya, Norveç ve Avusturya gibi ülkeleri solladı.
Hızlı büyüyor
OECD ortalamasına göre hızlı büyüyen Türkiye ekonomisi, bu yıl 2006 yılı programı verilerine göre, 382 milyar dolarlık GSYİH'ye ulaşacak.
Türkiye'nin bu yıl, 382 milyar dolarlık GSYİH rakamıyla, Belçika, İsveç ve İsviçre'yi de geçmesi bekleniyor. Bu yıl OECD'nin 13. büyük ekonomisi sırasına yerleşeceği tahmin edilen Türkiye'nin, 12. sırada bulunan önündeki rakip ülke ise Hollanda olacak.
ABD ilk sırada
OECD'nin son verilerine göre, GSYİH temelindeki milli gelir sıralamasında, ABD, 12 trilyon 420.9 milyar dolarlık milli geliriyle birinci sırada yer alırken, 4 trilyon 726.1 milyar dolarla Japonya ikinci sırada, 2 trilyon 790.6 milyar dolarla da Almanya üçüncü sırada yer aldı. GSYİH'si Türkiye'den büyük olan ülkelerden Çin, Brezilya, Rusya ve Hindistan OECD üyesi değiller.
’Cüce şubat’ın yıllık enflasyonu yüksek çıktı
Gıda ve konuttaki yüksek artış, şubatta yıllık enflasyonun yükselişe geçmesine neden oldu. Tüketici fiyatları yüzde 0.22 artarken, yılın ilk iki aylık dönemindeki toplam artış yüzde 0.97 oldu. TÜFE’de geçen yılın sonunda yüzde 7.72 olan yıllık artış şubat sonunda yüzde 8.15’e yükseldi. Üretici fiyatları ise bir önceki aya göre yüzde 0.26 artarken, ilk iki aylık artış ise yüzde 2.22’ye kadar yükseldi. Yıllık ÜFE artışı ise yüzde 5.26’ya kadar çıktı.
TÜRKİYE İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın Şubat ayında tüketici fiyatlarının (TÜFE) yüzde 0.22, üretici fiyatlarının (ÜFE) yüzde 0.26 oranında arttığını açıkladı. TÜİK’in verilerine göre, Şubat ayı itibarıyla yıllık enflasyon ise TÜFE’de yüzde 8,15’e, ÜFE’de yüzde 5.26’ya yükseldi. Gıda ve konut harcamalarında yaşanan yüksek artışlar enflasyonu yukarı doğru çekerken, giyim, ev eşyası, eğlence ve kültür harcamalarındaki düşüşler enflasyondaki artışı frenledi. Yılın 2 ayında fiyat artışları ise üreticide yüzde 0.97, tüketici fiyatlarında yüzde 2.22 olarak hesaplandı. Şubat ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 8.03, üretici fiyatlarında yüzde 5.04 oldu.
TÜFE: Yeni endekse göre, Şubat’ta aylık bazda TÜFE’deki artış yüzde 0.22, yıllık enflasyondaki artış da yüzde 8,15 olarak gerçekleşti. Geçen yılın Şubat ayında fiyatlarda, aylık yüzde 0.02, yıllık yüzde 8.69 artış olmuştu.
ÜFE: Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) ise Şubat ayında yüzde 0.26 oranında, yıllık bazda da yüzde 5,26 artış gösterdi. Geçen yılın Şubat ayında fiyatlarda, aylık yüzde 0.11, yıllık yüzde 10.58 artış olmuştu. Ocak’ta aylık enflasyon ÜFE’de yüzde 1.96, TÜFE’de yüzde 0.75, yıllık enflasyon ise ÜFE’de yüzde 5.11, TÜFE’de yüzde 7.93 olarak hesaplanmıştı.
Şubat'ta enflasyonun yüksek çıkması normal YTL hala çok değerli ve Cari işlemler açığı ürkütücü boyutta buna bağlı olarak ülkedeki enflasyonist ortam tetikleniyor,dış ticaret açığımız almış başını gitmiş reel faiz yüksekolduğu için spekülatif yabancı yatırımcılar.ilkeye dolar sokarak reel faizin nimetlerinden ve borsadan faydalanıyorlar,borsada suni bir şişkinlik var.Türk şirketleri bu kadar değerli değil bu sebepten anlamsız bir ytl değerlenişi söz konusu nerdeyse Doları geçeceğiz arkadaşlar bunlara bağlı olarakta olarakta ülkede piyasa çok kötü tıkandı,bu dediklerim aynen 2001 krizinden önce vardı sonrası malu felaket tellallığı yapmak istemem ama kriz geliyor hemde çok kötü bir biçimde dolar alın köşeyi dönün diyorum ben size............
2001 krizi gibi bir kriz olması şu an ülkede olması imkansız. Önce 2001 krizinin neden olduğunu bilmek gerek yorum yapmak için. Serbest kur politikası bu, serbst kur politikası farklıdır. Borsa yabancıların elinde, onların elinde olacak tabi para onlarda çünkü bizde para mı var. Ayrıca parayı 2001'deki gibi bir anda kimse çekemez, bu ekonomi kuzey ırak savaşı yaşadı kriz çıktı mı? Bütün paraların çekilmesi gerekn dönemdi. Serbest kur politikasını iyi bilmek gerek, bu politikada para çıkışınızı aniden yaparsanız, zarar edersiniz,ister ytl çıkarın ister dolar sistem hemen kendini dengeler, yabancı yatırımcı bunları bilerek geliyor. Serbest kur politikası devlet bütçesinin amartisörler üzerine oturtulması gibidir, aşırı büyük tepki olmadıkça sönümler ki ırak savaşı, mart tezkersinde bile sönümledi. Artık zincirleri kırmak gerek eski düzen yok, güven ortamı var, AB desteği var, ha derseniz 3. dünya savaşı çıkar o zaman bilemem işte.
Sizcede gerçekte güven ortamı varmı?evet fark var 2001 le sabit kur ile serbest kur farklıdır,ama finans sektörü inanılmaz bir şekilde büyüyor aynı oranda reel sektör küçülüyor zaten istihdam sağlayan reel sektör işsizlik oranı artıyor ve artacak ytl nin bu kadar değerli olması sizce normalmi bu ihracatçıyı baltalıyor,otomotiv turizm de yakın zamnda tekstil gibi ayaklanacak turizm ayaklandı bile,bir ülkede istihdam sağlayan sektörler ayaklanıyorsa demekki bazı şeyler iyi gitmiyor....dediğiniz gibi bir kriz lazım fakat kim bilirdi ki anayasa fırlatılacak 2001 de hersey olabilir ama umarım olmaz çünkü bir kriz daha bu ülke kaldıramaz...
Krizin anayasa fırlatılması ile ilgisi yoktu o sadece tetikledi. O zamanki kriz banka krizi idi, bankalar başı boş idi, şimdi hepsi denetimde ve olasi bir kriz olmaması için aktifleri, karları, rezervleri sürekli takip ediliyor. Uymayana TMSF yolu görünüyor. O zaman şöyle düşünelim, gelişmiş devletlerde kur hep yüksekti peki nasıl ihracat yapıyorlardı? Artık bunu tekstilciler de anladı, söylemiyorlar zaten. Sorun artık makro değildir, mikro sorunlar var artık, makro politikamız belli, önemli olan mikro sorunları ince ayarlarla aşmak tekstilde yapılan gibi. Sizce devletin mi batması iyidir yoksa 1000 tane tekstil firmasının mı? Beklenen yüksek denilen enflasyon hedeflerin altında bu arada, kim diyebilir ki 3 yıl önce bir hedef koyacaktık ortaya ve bu doğru çıkacaktı, bunu merkez bankası biliyor, nisana kadar enflasyon hafif şekilde artacak dedi eğer düşseydi sorun vardı nisandan sonra ise yüzde 5'e doğru yol alacak diye söylendi.
Gelişen ülkelerde hizmet sektörü daima büyür, daha hızlı büyü ve daha hızlı büyümelidir, hizmet olmazsa verimlilik olmaz, hizmet sektöründe çok büyük eksikliklerimiz var daha, reel sektörde bun aparalel büyüyor, ihracatı hizmet sektörü yapmıyor herhalde.
Cari açığın yüksek olacağı da söyleniyor zaten, bir kaç yıl yüksek seyredecek çünkü ülkede üretilmeyen malları almalıyız, geçen yıl 40 milyar usd dış ticaret açığının 20 milyar usdsi yatırım mallarından, 6.5 milyar usdsi aşırı artan petrolden. Bu yatırım malları daha aönce birkaç milyar usd civarıydı, yatırım demek uzun ve orta vadede atılım demektir. Petrolü hiç sormayın,6.5 milyar usd boşa gitti, bu kadar kötü bir durumda bile ekonomimiz sağlam ise ekonomi çok iyi yönetildi demektir bu.
Kışın zaten enflasyonun yükselmesi normal kış malları daha pahalı oluyor,ama anayasadan kastım anayasa fırlatılması krizi tetikledi diyorum bende ama yine böyle birşeyin tetikleyeceğini savunuyorum hala ülke ekonomisi ip üzerinde canbaz gibi rakamlar iyi olsada görünen o değil ben tek sektör için düşünmüyorum tekstil apayrı bir konu bir ülkede finans sektörü hariç bütün sektörlerdemi sıkıntı olur...(burda inşaatı saymayalım şu anda iyi gidiyor...) tekstil turizm ve otomotiv bunlar lokomotif sektorler...buradaki sorunları görmezden gelemeyiz bunun kimseye yararı olmaz ben ytl olduğundan %72 değerli diyorum bu herşeyi açıklıyor bence...Ülkemizde mikro sorunlar var tamam kabul ediyorum,ama kimse makro göstergeler iyi demesin şişirilmiş rakamlar,cari işlemler açığı,dış ticaret açığı... evet büyük ülkeler kur baskısı altında iyi işler yaptı ama ihracat ithlat farkında hep artı verdiler bu da istihdamı arttırdı...
Gelişen ülkede cari açığın yatırım kalemlerinden dolayı oluşması sizce çok güzel birşey değil mi? Yatırımı kim yapar, üretici, sanayici yapar elbette ki. Herkes makinalarını yeniliyor ki rekabet edelim diye.
Makro hiçbir sorun yok sıkıntılar tamamen mikroda yatıyor. Turizmdeki sıkıntı da öyle, petrol fiyatları arttı maliyetler yükseldi ve turist daha ucuz yerleri tercih etti iş bu kadar basit, daha dün cnbc-e de turizmciler birliği başkanı anlattı bunları, kdv indirimi ile aşarız dedi, 7 martta görüşecekler ve mikro müdahele ile aşılacak inşallah. olan nedir peki, petrol fiyatları yükseldi, bu turistleri leylek getirmiyor uçakla geliyorlar, gelen uçaklardaki maliyetler 80 avro arttı kişi başı millet de ucuz yerlere gitti. Peki ne olacak, kdv inecek, yurtduşına giden 8 milyon yerli turiste de yabancı turist fiyatından oda verecekler, o açığı dolduracağız ve arttıracağız turist sayısını, yurtdışına parasını yatıracağına yerli turist, buraya getirsin.
Yani demek istediğim artık makro yerine oturdu, mikro müdaheleler ile işi çözeceğiz, bu mikro müdahelerim Türkçesi de aslında halkın artık değişimi ve gelişimi görmesi demek, yapılan işler namuslu halka yarayacak artık. Mikroyu da konuşmaya başladık ya bizi kimse tutamaz.
Tamam dediklerin doğru fakat K.D.V. mikro ya girmiyor bilindiği gibi vergi bir devlet politiasıdır o politikalar da Makro ya girer diyorum ben.
Gelelim halkın bunu anlamasına evet halk bunu anlıyor artık ekonomi halka uzak değil fakat halk kendi cebinde bunu göremiyor.
Ülkemizde YTL hala çok değerkli bu da sürekli bizi baltalıyor,tamam petrol fiyatlarının yükselmesi bizimkilerin suçu değil fakat vergi indirimine gidilmesi şart bu da halkın cebine yansıması demek her sektörde vergiler çok yüksek,özelleştirmeler bu sene ülkeyi ayakta tuttu ama seneye ne olacak onu bilemeyiz...
Bizi baltalamıyor, zamanında yüzde 30-50-100 kar eden tekstilciyi, bir grup sanayiciyi baltallıyor. Ben halkım beni nenden baltalasın. Doların düşmesi demek benim için misal amerikadan bana gelen pentium işlemciye 100 usd ise buna artık 160 ytl değil de, 130 ytl veriyor olmam. kurun düşük olması tabana faydalı tabi sanayici de rekabet etmeyi öğrenecek, çok güzel şeyler oluyor sanayici işi öğreniyor artık, finans sektörü gerçek bankacılığı öğreniyor, bilgi birikimimiz artıyor,artık paradan para kazanma devri bitmiştir.
3 yılda bu kadar iyileşme bile fazladır, 2006 iyileşmenin açıkça hisedildiği yıl olmaya başlayacak, yılların yorgunluğunun 3 yılda temizlenmenmesi beklenemez. İyileşme tabandan tavana yayılamaz, tavandan tabana yayılır çünkü tabanın elinde sermaye yoktur.
Özelleştimelerin bütçeye hiçbir alakası yok, direk hazineye giriyor. bu yıldan sonra bütçeye girecek sanırım aslında özelleştirme geliri ile yatırım yapmak gerek, artık öyle olacak. Eğer bütçeye girseydi özelleştirme gelirleri evet o zaman ondan bütçe fazla verdi derdik.