Turkiye'nin ilk buyuk olcekli bilgisayar fabrikasinin yatirimi su an Umraniye'de Casper sirketi tarafindan surdurulmektedir.
kaynak http://www.casper.com.tr
"20 MİLYON DOLARLIK YATIRIM.
Büyüme, gelişme ve başarı grafiği hiç durmadan yükselen Casper'ın, yaptığı yatırımlar da içinde bulunduğu sektörde, lider firma konumunda olduğunun göstergelerinden biridir.
Avrupa'nın en büyük üretim tesislerinden biri olması hedeflenen ve 32.000 metrekare alan üzerine inşa edilen İstanbul Ümraniye Genel Merkez ve Üretim Tesisleri 2006 yılı sonlarında faaliyete geçmeye hazırlanıyor:
Teknoloji sektörünün lokomotifi olmak için".
kaynakhttp://www.kobifinans.com.tr/article/articl ...56076/1/2/
"CASPER ORTADOĞU'NUN EN BÜYÜK PC FABRİKASINI KURUYOR
Casper, Ortadoğu'nun en büyük PC fabrikasını kurmak için harekete geçti. Casper Genel Müdürü Fakılı, "Hedefimiz dünya PC pazarında Türk markasını da söz sahibi yapmak" dedi.
Yüzde yüz Türk sermayesi ile 1991 yılında faaliyete geçen Casper, Ortadoğu'nun en büyük, Avrupa'nın ise üçüncü büyük bilgisayar fabrikasını kurmak için düğmeye bastı. İstanbul Ümraniye'de 32 bin metrekare alan üzerine PC fabrikası kurduklarını belirten Casper Genel Müdürü Altan Araş Fakılı, fabrikanın 2006 yazında üretime başlayacağını açıkladı. Fakık, "Hedefimiz bir Türk PC markası olarak Casper'ı dünyaya açmak. 20 milyon dolara malolacak fabrika ile sadece Türkiye'de değil dünyada da söz sahibi olacağız" diye konuştu.
Yılda 500 Bin Adet PC Üretecek
Fakılı, şöyle devam etti: "Burada yarım milyon adet PC üreteceğiz. 500 bin adetlik üretim kapasitesi ile Casper, dünyada da önemli bir yere sahip olacak. Avrupa'da 500 bin adet üretim kapasitesine sahip sadece üç firma var.
Ortadoğu'nun ise en büyük PC fabrikası olacak. Fabrikada ilk etapta 500 kişi çalışacak ancak daha sonra bu rakam binin üzerine çıkacak." Fabrikanın devreye girmesi ile birlikte çevre ülkelere ihracata başlayacaklarını belirten Fakılı, 2004 yılında 72 bin bilgisayar sattıklarını, bu yılki hedeflerinin ise öğretmen kampanyası hariç 110 bin adet olduğunu söyledi.
Öğretmenler Ucuz PC İçin Telefonları Kilitledi
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 'öğretmene ucuz dizüstü bilgisayar' adı altında başlattığı kampanyanın büyük ilgi gördüğünü belirten Casper Genel Müdürü Altan Aras Fakıh, "Gelen talepten dolayı telefonlarımız kilitlendi. Birçok kişi işlemini ilk günden başlattı. Bu kampanyada hiçbir şirket kâr amacı gütmedi. Tamamen sosyal bir proje olarak düşünüldü. Bu nedenle bilgisayarlar için maliyetinin bile altında fiyatlar çıkarıldı" dedi. Öğretmenlerin pazar şartlarının çok alünda bir fiyata notebook sahibi olacağını belirten Fakılı, şöyle devam etti:
Piyasadan % 40 Ucuz
"Öğretmenlere, disüstünü normal fiyatından yüzde 40 ucuza satıyoruz. MEB'in düşük konfigürasyon fiyatına biz daha üst bir modeli veriyoruz. Bu fiyata hiçbir yerde notebook bulamazsınız."
Kaynak: Vatan Gazetesi".
Şanlıurfa Valisi: Türkiye genelinde elektrik kesintileri yapılacak
Şanlıurfa Valisi Yusuf Yavaşcan, ''Ülke genelinde yaşanan doğalgaz sıkıntısı nedeniyle elektrik ve doğalgaz kullanımında tasarruf sağlamak amacıyla elektrik kesintileri yapılacak'' dedi.
Yavaşcan, yaptığı açıklamada, önümüzdeki günlerde Türkiye genelinde enerji üretim merkezlerinde periyodu belli olmayan elektrik kesintilerine başvurulacağını kaydetti.
Bir kaç gün içerisinde başlatılacak uygulama kapsamında Şanlıurfa'nın büyük bir bölümüne günde 1-1.5 saat elektrik verilemeyeceğini ifade eden Yavaşcan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
''Ülke genelinde yaşanan doğalgaz sıkıntısı nedeniyle elektrik ve doğalgaz kullanımında tasarruf sağlamak amacıyla elektrik kesintileri yapılacak. Kesintilerin ne kadar süreceği konusunda bilgi sahibi değiliz. Ancak ilimizi besleyen enerji nakil hatları üzerinden yapılacak kesinti nedeniyle vatandaşların gerekli önlemi alması gerekiyor.''
http://www.milliyet.com.tr/2006/01/30/son/indexeko_tam.html
Türkiye’nin ihracatı Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1.1 düşerek, 4.9 milyar dolar oldu.
Soğuk hava koşulları ve uzun bayram tatili ihracatı vurdu. Ocak ayı ihracatı, 2002 yılının Şubat ayından bu yana ilk defa düşüş gösterdi. İhracat, Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1.1 gerileyerek 4 milyar 944 milyon dolar oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin açıkladığı verilere göre, son 12 aylık ihracat yüzde 14.02 artışla 73.3 milyar dolar oldu.
Ocak ayında uzun bayram tatili nedeniyle geçen yılın aynı ayına göre 2 günlük ek iş kaybı olduğunu belirten yetkililer, günlük ortalama 290 milyon dolarlık ihracat hacminden hareketle bunun yaklaşık 540-550 milyon dolarlık ihracat geliri kaybı anlamına geldiğini belirtti.
Yetkililer, “Söz konusu işgünü kaybı olmasaydı Ocak ihracatı yüzde 10 artacaktı” değerlendirmesinde bulundu.
Devlet gelirlerinde Türkiye'yi, İstanbul ve Kocaeli sırtlıyor.
Devlet, sadece 13 ilde, yaptığı harcamadan fazla gelir elde edebiliyor. Bunlar arasında İstanbul tek başına Türkiye gelirinin üçte birini, Kocaeli ile birlikte ise yarısını karşılıyor.
Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye'de 81 ilden sadece Ankara, Antalya, Bursa, Hatay, Mersin, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Muğla, Tekirdağ, Zonguldak, Kırıkkale ve Yalova kendi kendine yetiyor. Bu iller, bütçeden aldıkları payın üzerinde devlete katkı sağlıyor.
A.A muhabirinin, bütçeden iller itibariyle yapılan toplam harcama ve gelir rakamları üzerinde gerçekleştirdiği incelemeye göre, geçen yıl Hazine'ye en fazla gelir İstanbul'dan geldi.
2005 Ocak-Aralık döneminde bütçeden İstanbul için 5 milyar 823,6 milyon YTL harcandı. İstanbul ise devlet kasasına 46,9 milyar YTL kazandırdı.
Kocaeli de TÜPRAŞ sayesinde Hazine'ye oransal olarak en büyük getiriyi sağladı. Devlet kasasından Kocaeli için 1 milyar 69,2 milyon YTL çıkarken, kentin getirisi 18 milyar 506,8 milyon YTL oldu.
Buna göre, 2005'te İstanbul tek başına, toplam 134 milyar 819,2 milyon YTL tutarındaki Türkiye gelirinin üçte birini, Kocaeli ile birlikte de yaklaşık yarısını karşıladı.
KAZANDIRAN İLLER
Geçen yıl bütçeden Ankara'ya da 10 milyar 40,1 milyon YTL harcama yapıldı. Başkent'in bütçeye aktardığı gelir de 16 milyar 710,7 milyon YTL olarak belirlendi.
İzmir için de bütçeden 2 milyar 983,4 milyon YTL kaynak çıktı. Bu paranın yaklaşık 3.5 katı (10 milyar 564,5 milyon YTL) devlet kasasına geri döndü.
En fazla kazandıran illerden Bursa da devlete 1'e karşılık 2 verdi. Kente, 1 milyar 368,5 milyon YTL kaynak aktarıldı. Harcamaya karşılık 2 milyar 759,5 milyon YTL getiri sağlandı.
BÜTÇESİ AÇIK VEREN İLLER
Oransal olarak bütçesi en fazla açık veren il ise Hakkari oldu.
Hakkari 2005 yılında Hazine'den aldığı 332,6 milyon YTL kaynağa karşılık devlet kasasına sadece 23,7 milyon YTL gelir kazandırdı.
Tunceli de devletten aldığı 10 liranın ancak 1 lirasını geri verebildi. Kente geçen yıl bütçeden 204,3 milyon YTL harcama yapıldı. Hazine'ye sağlanan gelir ise 23,4 milyon YTL'de kaldı.
Bingöl, Şırnak, Bitlis, Muş, Ardahan ve Siirt de bütçesi fazla açık veren iller arasında yer aldı.
Ford Otosan: Konutların şehir dışında olması, otomotivi olumlu etkiler
Ford Otosan Genel Müdürü Turgay Durak, ''ekonomide sürprizler olmaz, faizler düşük devam eder ve yine yüzde 5 oranında büyüme sağlanırsa, 2006 yılı otomotiv için iyi netice getirecektir'' dedi.
Durak, otomotiv ana ve yan sanayiinin geçen yıl 11.7 milyar dolarlık ihracat yaparak, kapasitesinin son noktasına yaklaştığını hatırlattı.
Başarılı ve verimli bir yıl geçiren otomotiv sektörünün, yüzde 10 oranında kapasite boşluğu olduğunu anlatan Durak, bu yıl özellikle Avrupa'daki müşterilerin aynı şekilde memnun edilmesi durumunda sektörün yüzde 10 kadar ihracatını artırıp, bu rakamı 13 milyar dolara çıkarabileceğini kaydetti.
Bütün şirketlerin bunu zorlayacağını, bunların arasında yer alan Ford Otosan'ın da 2 milyar 70 milyon dolar olan ihracatını 2 milyar 200 milyon dolar seviyesine çıkaracağını anlatan Durak, şöyle konuştu:
''Otomotiv ana ve yan sanayi, 2005 yılında 11.7 milyar dolarlık ihracat yaparak, kapasitesinin son noktasına epey yaklaştı. Ekonominin istikrarlı ve sürdürülebilir bir büyüme içinde olması, sektörün büyümesi için en önemli faktör. Ekonomide sürprizler olmaz, faizler düşük devam eder ve yine yüzde 5 oranında büyüme sağlanırsa, 2006 yılı otomotiv için iyi netice getirecektir. O zaman otomotivde yerli piyasa, bu yıl en az yüzde 5 büyür.'' Durak, Türkiye'deki otomotiv üreticilerinin 2006 yılında devreye girecek yeni ve büyük ihracat projesinin olmadığını belirtirken, 2007'nin sonunda TOFAŞ'ın devreye alacağı yeni modelin bir miktar istihdam artışı sağlayabileceğini bildirdi.
Bu yıl için sektörde önemli bir istahdam artışı görmediğini ifade eden Durak, ''iç pazar yüzde 5, ihracatta da yüzde 10 büyürken, her firma elindeki makina ve işgücünü daha verimli çalıştırıp, aynı elemanla üretim artışını sağlamaya çalışacaktır'' dedi.
''GEÇEN YIL 243 BİN ARAÇ ÜRETTİK''
Durak bu arada, geçen yıl Ford Otosan olarak ürettikleri 10 bini kamyon 243 bin aracın 163 binini ihraç ettiklerini ve 2 milyar doların üzerinde dış satım geliri elde ettiklerini söyledi.
Durak, iç pazara da bir kısmı ithal olmak üzere 130 binin üzerinde araç sattıklarını, bu faaliyetlerin sonucunda da 4 milyar 600 milyon dolar ciro yaptıklarını kaydetti.
KONUT KREDİ ORANLARININ SEKTÖRE ETKİSİ
Durak ayrıca, yeni konut inşaatlarının şehir dışında olmasının, otomotiv sektörünü olumlu etkileyeceğini belirtti.
Konut kredi faiz oranlarının düştüğü ilk zamanlarda insanların 3-5 ay kararsızlık geçirdiğini ifade eden Durak, konut kredi kullanımının artmasının yeni konutlar anlamına geldiğini bildirdi.
Yeni konutların genellikle şehir dışında yapıldığını belirten Durak, şöyle devam etti:
''Yeni konutların şehrin dışında olması, otomotivi olumlu etkiler. Bu konutlar yapılırken kamyon lazım, insanlar yerleşirken bizim ürettiğim hafif ticari araçlar lazım. İnsanlar oturmaya başladığı zaman şehire alışverişe veya işyerlerine gidecek. Bunun için ya kendilerine araba alacaklar ya da servis araçlarını kullanacaklar.''
http://www.milliyet.com.tr/2006/02/01/index.html
Yabancıların borsadaki portföyü 39 milyar doları aştı
Yabancı yatırımcıların İMKB’deki hisse senedi portföylerinin değeri ocakta 5.5 milyar dolar artarak 39.4 milyar dolara kadar çıkarken, yabancı yatırımcıların Borsa’daki payı da yüzde 67.7’yi buldu.
Dolarını geçen yıl ocak sonundaki kurdan YTL’ye çevirerek İMKB’de değerlendirilen yabancı yatırımcılar son bir yılda dolar bazında yüzde 66.9 oranında reel kazanç elde etti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın Ocak ayında tüketici fiyatlarının (TÜFE) yüzde 0,75, üretici fiyatlarının (ÜFE) yüzde 1,96 oranında arttığını açıkladı.
Enflasyon ocak ayında beklentilerin üzerinde gerçekleşti.
TÜİK'in 2003 baz yıllı verilerine göre, Ocak ayı itibarıyla yıllık enflasyon ise TÜFE'de yüzde 7,93, ÜFE'de yüzde 5,11 oldu.
Ocak ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 8,07, üretici fiyatlarında yüzde 5,45 oldu.
Ocak ayında gıda ve alkolsüz içecekler grubu yüzde 1.32, alkollü içecekler ve tütün ürünleri yüzde 4.66, ulaştırma grubu yüzde 1.52 oranında yükseldi. Yılın ilk ayında giyim ve ayakkabı sektöründeki fiyatlar ise yüzde 6.25 geriledi.
Ocak ayında zam şampiyonu yüzde 67.13 ile marul olurken, onu palamut ve mezgit izledi.
OCAK -YILLIK
TÜFE 0,75 7,93
ÜFE 1,96 5,11
Çekirdek enflasyon yerine açıklanan TÜFE göstergeleri, mevsimlik ürünler hariç Ocak ayında yüzde 1,23, işlenmemiş gıda ürünleri hariç yüzde 0,59, enerji hariç yüzde 0,62 oranında arttı.
TÜİK’e göre, TÜFE işlenmemiş gıda ürünleri ve enerji hariç yüzde 0,41, enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç yüzde 0,34, enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç ile fiyatları yönetilen/yönlendirilen diğer ürünler, dolaylı vergiler hariç yüzde 0,18 arttı. Enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç ve fiyatları yönetilen/yönlendirilen diğer ürünler, dolaylı vergiler hariç ile işlenmemiş gıda ürünleri hariç TÜFE’de de yüzde 0,17 oranında gerileme görüldü.
TÜFE
Yeni endekse göre, Ocak’da aylık bazda TÜFE’deki artış yüzde 0,75, yıllık enflasyondaki artış da yüzde 7,93 olarak gerçekleşti.
Geçen yılın Ocak ayında fiyatlarda, aylık yüzde 0,55, yıllık yüzde 9,23 artış olmuştu.
Bu arada, bu yılın Ocak ayında endekste yer alan 442 maddeden, 59 maddenin ortalama fiyatı değişmezken, 248 maddenin fiyatlarında artış, 135 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.
ÜFE
Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) ise Ocak ayında yüzde 1,96 oranında, yıllık bazda da yüzde 5,11 artış gösterdi.
Geçen yılın Ocak ayında fiyatlarda, aylık yüzde 0,41 gerileme görülürken, yıllık yüzde 10,70 artış olmuştu.
Öte yandan, Ocak ayında endekste yer alan toplam 762 maddeden, 235 maddenin ortalama fiyatı değişmedi, 304 maddenin ortalama fiyatı arttı, 223 maddenin ortalama fiyatı ise düştü.
2005 yılında gerçekleştirilen toplam 73.1 milyar dolarlık ihracatın yüzde 88.1’ine denk gelen 64.4 milyar dolarını, her biri 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan 9 il gerçekleştirdi.
2005 yılında gerçekleştirilen toplam 73.1 milyar dolarlık ihracatın yüzde 88.1’ine denk gelen 64.4 milyar dolarını, 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan 9 il tarafından gerçekleştirdi. 2004 yılında hiç ihracat yapmayan Tunceli ve Muş’un da ihracat yapan iller arasında girdiği geçen yıl Elazığ ve Çankırı ise yüzde 2007ün üzerindeki ihracat artışıyla dikkat çektiler.
Dış Ticaret Müsteşarlığı, Türkiye’nin 2005 yılına ilişkin iller itibariyle ihracat verilerini açıkladı. Buna göre Türkiye’nin 2005 yılındaki 73.1 milyar dolarlık ihracatının yüzde 88.1’ine denk gelen 64.4 milyar dolarlık kısmını ise 9 ilin gerçekleştirdiği belirlendi.
İHRACATIN YARIDAN FAZLASI İSTANBUL’DAN
2005 yılında İstanbul’dan yapılan ihracat bir önceki yıla göre yüzde 13.3 oranında artarak 41.4 milyar dolara çıktığı, toplam ihracat içerisindeki payının da yüzde 56.6 olduğu belirlendi. İstanbul’u 5.6 milyar dolarla izleyen Bursa’dan yapılan yapılan ihracat 2004 yılına göre yüzde 2.5 oranında arttı. Bursa’nın Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 7.6’sını gerçekleştirdiği belirlendi. İzmir’den yapılan ihracat ise yüzde 12.6 oranında artarak 4.6 milyar dolara ulaştı. İzmir toplam ihracatın yüzde 6.4’ünü gerçekleştirdi.
2005 Kocaeli 3.3 milyar dolar, Sakarya 2.7 milyar dolar, Ankara 2.6 milyar dolar, Gaziantep 1.6 milyar dolar, Denizli 1.4 milyar dolar, Adana ise 1.2 milyar dolarlık ihracat yaptı. Kocaeli’nin ihracattaki payı yüzde 4.5, Sakarya’nınki yüzde 3.7, Ankara’nınki yüzde 3.6 oldu. Gaziantep’ten yapılan ihracatın Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 2.2’sine, Denizli’nin ihracatının yüzde 1.9’una ve Adana’dan yapılan ihracatının da toplam ihracatın yüzde 1.6’sına denk geldiği belirlendi.
2005 yılında Trabzon, 961 milyon dolara kadar yükselen ihracatıyla 1 milyar dolarlık ihracat sınırına yaklaştı. 2005 yılında Hatay 733.1 milyon dolarlık, kayseri ise 701 milyon dolarlık ihracat yaptı.
MUŞ VE TUNCELİ İHRACAT YAPTI
2004 yılında hiç ihracat yapmayan Muş ve Tunceli de ihracat yapan iller arasına girdi. Muş 2005 yılında 41 bin dolarlık ihracatıyla en az ihracat yapan il oldu. Bu ili 42 bin dolarlık ihracatla da Gümüşhane izledi. 2004 yılında hiç ihracat yapmayan Tunceli ise 2005 yılında 85 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
İHRACATINI EN FAZLA ARTIRAN İLLER
Elazığ ve Çankırı’dan yapılan ihracatın 2005 yılında bir önceki yıla göre yüzde 200’ün üzerinde arttığı belirlendi.2004 yılında 13.3 milyon dolar olan Elazığ’dan yapılan ihracat 2005 yılında yüzde 258.8 artarak 47.9 milyon dolara çıktı. Çankırı’dan yapılan ihracat ise yüzde 209.8’lik artışla 1.1 milyon dolardan 3.4 milyon dolara yükseldi.
DOĞU İLLERİNİN İHRACATINDA BÜYÜK ARTIŞ
Şırnak’tan yapılan ihracat yüzde 137.8’lik artışla 249.6 milyon dolara, Mardin’in ihracatı yüzde 132.1’lik artışla 70.5 milyon dolardan 163.6 milyon dolara ulaştı. Batman’dan yapılan ihracat 2005 yılında bir önceki yıla göre yüzde 183.9 oranında artarak 15.5 milyon dolardan 44 milyon dolara çıktı. Hakkari’den yapılan ihracat ise yüzde 120.5 oranında artış gösterdi. 2004 yılında 16.9 milyon YTL düzeyinde bulunan Hakkari’nin ihracatı 2005 yılında 37.4 milyon dolara ulaştı. Siirt’ten yapılan ihracat yüzde 132.2, Bitlis’ten yapılan ihracat yüzde 148.4, Erzincan’dan yapılan ihracat ise 171.6 oranında artış gösterdi. Siirt’in ihracatı 2.5 milyon dolardan 5.7 milyon dolara, Bitlis’inki 1.2 milyon dolardan 2.9 milyon dolara, Erzincan’ınki ise 361 bin dolardan 982 bin dolara çıktı.
İHRACATI GERİLEYEN İLLER
2005 yılında bazı illerin ihracatının da bir önceki yıla göre gerilediği belirlendi. 2005 yılında Gümüşhane’nin ihracatı yüzde 64.3 oranında gerileyerek 119 bin dolardan 42 bin dolara düştü. Ardahan’ın ihracatındayüzde 48.5’lik gerileme yaşandı. 2005 yılında Ardahan’dan yapılan ihracat 432 bin dolardan 213 bin dolara indi. Bartın’dan yapılan ihracat yüzde 20.7’lik gerilemeyle 3.1 milyon dolardan 2.4 milyon dolara, Kars’tan yapılan ihracat ise yüzde 18.7’lik gerilemeyle 3.3 milyon dolardan 2.7 milyon dolara düştü.
Yozgat’ın ihracatı yüzde 25.5’lik gerilemeyle 12 milyon dolardan 8.9 milyon dolara, Karbük’ten yapılan ihracat ise yüzde 29.9 oranında gerileyerek 13 milyon dolardan 9.1 milyon dolara indi. 2005 yılında Sinop, Kırıkkale, Bayburt, Yalova, Niğde, Kırklareli, Düzce, Çanakkale, Malatya, Samsun ve Antalya’dan yapılan ihracatın gerilediği belirlendi.
Bir türkiye klasiği.. az önce hürriyet haberden ekranıma düştü,paylaşmak istedim..
SAYGILAR..
Doğrudan Yabancı Sermaye girişinin, 2005 sonu itibarıyla 9 milyar dolara ulaşması beklenirken, böylelikle Türkiye, en çok yabancı sermaye çeken 20 ülke arasına girebilecek.
Uzun yıllar boyunca yıllık ortalama 1 milyar dolar Doğrudan Yabancı Sermaye çekebilen Türkiye, özelleştirme ve makro ekonomi ile yatırım ortamındaki gelişmeler sonucunda 9 milyar dolarlık Doğrudan Yabancı Sermaye girişi sağlayabilecek.
Bu rakamla Doğrudan Yabancı Sermaye girişini, önceki yıla göre üçe katlayacak olan Türkiye, cari işlemler açığının finansmanında
sağlıklı bir kaynak bulmuş olacak. Doğrudan Yabancı Sermaye Girişi 2004 yılında, brüt 2.8 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.
KAMU DAHA AZ BORÇLANACAK
Bu arada kamu, 2006 yılında daha az borçlanacak. 2001 yılında Türkiye'nin toplam Kamu Kesiminin Borçlanma Gereği GSMH'sinin yüzde 16,4'ü düzeyinde bulunuyordu. Kamu Kesiminin Borçlanma Gereği, 2003 yılında yüzde 9,4'e düştü, 2004'te yüzde 4,7'ye, 2005'te de yüzde 0,9'a geriledi.
2006 yılı programında, toplam Kamu Kesimi Borçlanma Gereği yüzde -0,7 olarak öngörülüyor. 2006 yılı itibarıyla Yüzde - 0,7 olarak programlanan Toplam Kamu Kesimi Borçlanma Gereği, bu tür istatistiklerin tutulmaya başlandığı 1970'li yıllardan beri Türkiye de ilkkez negatife düşmüş olacak.
TÜRKİYE 2005'TE, İLK MAASTRICHT KRİTERİNİ TUTTURDU
2005 yılında Türkiye, ilk Maastricht Kriteri'ni tutturdu. Bu da yine Maastricht tanımlı kamu açıklarının GSMH'ye oranının yüzde 3'ün altına inmesi oldu.
Yetkililer, Türkiye'nin, AB'ne üye olmadan yıllar önce ve para birimine katılmadan önce Maastricht kriterlerini tutturmaya başlayan bir ülke olduğuna dikkat çekiyorlar. 2001 yılında Kamu Borç Stoğunun GSMH'ya net oranı, yüzde 90,5 iken, bu yıl sonu itibariyle yüzde 55-57 arası bir rakam bekleniyor.
FAİZLER YÜZDE 14'ÜN ALTINDA SEYREDİYOR
Borç stoğu ve Kamu Maliyesi ile ilgili olumlu gelişmeler, faizlerin düşmesini de beraberinde getirdi. 2002 yılında Türkiye Hazinesi'nin ortalama borçlanma faizi yüzde 62,7 iken, 2004'te bu oran yüzde 24,7'e düştü, 2005'te ortalama yüzde l6,3'e inerken, bu yılbaşından itibaren de yüzde 14'ün altına geriledi.
BORÇLANMADA RİSK PRİMİ DÜŞÜYOR
İç ve Dış borçların vadesi uzarken, maliyetler de düşüyor. Borçlanmanın vadesi 2002 yılı sonu itibariyle ortalama 9 ay iken, 2005'te iç piyasada 27 ayı geçmiş durumda bulunuyor. Dış borçlanmada vade açısından, avro'da on yıl düzeyinde, Dolar'da 30 yıllık borçlanmalar gerçekleştirilebiliyor.
Yetkililere göre, dış borçlanmada, Türkiye'nin risk primleri hızla aşağıya iniyor. Sosyal güvenlik reformnunu yasalaşmasının ardından, kredi derecelendirme kuruluşları tarafından beklenilen not artışının da risk primlerini indirmede önemli etkide bulunacağı belirtiliyor.
FAİZ DIŞI FAZLA HEDEFİ
2003, 2004, 2005 yıllarındaki Faiz Dışı Fazlaların ortalaması, yüzde 6,5'in üzerinde bulunuyor.
Ancak 2005 yılı Faiz Dışı Fazlası'nın, yüzde 6,5'in altında gerçekleşebileceği belirtiliyor. 2005 yılı Faiz Dış Fazlası'nın gerilemesinde, sosyal güvenlik sistemindeki açıkların yanı sıra KİT'lerdeki karın beklenenin altında olması ve KİT'lerin katkısının düşük olması gösteriliyor.
Türk Harb-İş Sendikası, geçen ay itibarıyla açlık sınırını 526 YTL 46 YKr, yoksulluk sınırını ise 1628 YTL 46 YKr olarak hesapladı.
Türk Harb-İş'ten yapılan yazılı açıklamada, 4 kişilik bir ailenin,tüketmesi zorunlu olan gıdalar için harcanması gereken ve ''açlık sınırı'' olarak da adlandırılan tutarın, bir önceki aya göre yüzde 3.1oranında artarak, 526 YTL 46 YKr'ye yükseldiği bildirildi.
Sendikaya göre, 4 kişilik ailenin gıda, giyim, sağlık, barınma ve eğitim başta olmak üzere, vazgeçilmesi mümkün olmayan 14 zorunlu harcama kalemini ifade eden ve ''yoksulluk sınırı'' olarak da adlandırılan tutar ise aynı dönemde yüzde 1.6 oranında artışla, bin 628 YTL 46 YKr oldu.
http://haber.mynet.com/detail_news/?mainPage=1&am ...5Subat2006