Domatesin,mandalın fiyatıyla bu işler hesaplanıyorsa bir yanlışlık var demektir.Ben de 10 kalem şey yazayım buraya bakalım enflasyon yüzde kaç çıkacak.
Burada isinize yarayacak bilgiler Mevcut...
Alıntı:
ENFLASYON NASIL HESAPLANIYOR?
Ekonominin temel göstergelerinden biri olan enflasyon, üretim ve tüketime yönelik yüzlerce rakamın analizi sonucunda ortaya çıkıyor. Devlet İstatistik Enstitüsü, Toptan Eşya Fiyat İndeksi için üretilen ürünün niteliği ve alıcısına bakmaksızın yurt içi satışa konu olan maddeleri kapsamına alıyor. Tüketici Fiyat İndeksi ise sadece tüketilen mal ve hizmetleri kapsıyor.
Enflasyon hesabı 1994 yılında geliştirilen bir modele göre yapılıyor. DİE, 1994 yılında, Türkiye’deki 236 yerleşim yerinde, toplam 26 bin 256 ailenin harcamalarını bir yıl süre ile büyüteç altına aldı ve bu ailelerin neye, ne kadar para harcadıklarını belirledi. Yapılan hesapta ilk sırada, yüzde 31.1 ile gıda, ikinci sırada yüzde 25.8 ile konut ve kira harcamaları yer aldı.
Tüketici Fiyatları İndeksinin Hesaplanması
İndeksin hesaplanması için temel yıl bilgileri esas alınarak her ay;
• 410 maddenin fiyatları (747 madde alt çeşidi) 35 değişik yerleşim yerinden,
• Toplam 6390 işyerinden ve 2988 kiracı haneden,
• Meyve, sebze, balıklar ve normal benzin, süper benzin, motorin gibi fiyatı çok sık değişen akaryakıt ürünlerinin fiyatları her hafta olmak üzere ayda dört kez,
• Diğer maddelerin fiyatları ayın 10. ve 20. gününü içine alan haftalarda olmak üzere ayda iki kez 370 Enstitü elemanı tarafından derleniyor.
• Derlenen fiyatların ilk kontrolü Bölge Müdürlüklerinde, ikinci kontrolü ise ilgili şubesinde görev yapan 39 uzman tarafından yapılıyor. Kontrol, analiz ve hesaplama çalışmalarında en gelişmiş bilgisayar yazılımları kullanılıyor.
• Derlenen madde fiyatları, o maddenin temel yıl fiyatına oranlanmakta ve madde ağırlıklarıyla değerlendirilerek TÜFE hesaplanıyor.
Fiyatların Tüketici Fiyat İndeksine Etkileri
Hanehalkı Gelir ve Tüketim Harcamaları Anketinden elde edilen tüketim harcama değerleri ağırlık olarak kullanılıyor. Hanelerin harcamaları içinde ekmek, peynir, et, süt, yumurta, otomobil, benzin, kira, elektrik, okul taksitleri gibi mal ve hizmetlerin fiyatlarında meydana gelen değişim bu ağırlıklar ölçüsünde indeksi etkiliyor.
• Örneğin ekmek ve tahıllar harcama grubunda indekse seçilen maddelerin en ağırlıklılarından biri olan ekmeğin Türkiye indeksi içindeki ağırlığı %4.01 dir. Sadece ekmeğin fiyatı % 100 arttığında ve tüm diğer maddelerin fiyatı sabit kaldığında Türkiye indeksi % 4,01 yükselmektedir.
İndeks kapsamında temel tüketim maddeleri dışında konut, kültür, eğitim ve eğlence için yapılan harcamaların da bulunduğu göz önüne alındığında temel tüketim maddelerindeki fiyat artışlarının tek başına enflasyonun göstergesi olmadığı anlaşılıyor. Farklı gelir grubu ve tüketim yapısı içinde olan hanehalklarının bir bölümüne yönelik olarak yapılabilecek bir enflasyon değerlendirmesi diğer grup hanehalkı için doğru olmayabilir.
Toptan Eşya Fiyatları İndeksi
Toptan Eşya Fiyatları İndeksi (TEFE) toptan satışa konu olan ürünlerin toptan fiyatlarındaki değişimin bir göstergesidir. TEFE’de her bir iktisadi faaliyetin indekste kapsanması ve indeksin tüm ülkenin üretim yapısını yansıtması gerekir.
TEFE için her ay;
• 678 maddenin fiyatları tüm Türkiyeden,
• Toplam 1287 üretici firma, birlik, kooperatif ile toptancı sebze-meye ve balık hallerinden derleniyor.
Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında 8 milyon dolar fazla veren cari işlemler dengesi Ağustos ayında 1.254 milyar dolar açık verdi ve böylece cari denge 4 yıl sonra ilk defa bir Ağustos ayında açık vermiş oldu.
Reuters'ın anketinde Ağustos ayında cari işlemler açığı için verilen tahminlerin ortalaması 1.188 milyar dolar, medyan ise 1.175 milyar dolar oldu.
Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre yılın ilk sekiz ayında cari işlemler açığı yüzde 47.4 artışla 15.791 milyar dolar oldu hükümetin yıl sonunda Gayrisafi Milli Hasıla'nın (GSMH) yüzde 4.4'üne denk gelecek şekilde 15.4 milyar dolar olarak belirlediği yıl sonu öngörüsünün üzerine çıktı.
var mi bir yigit icinizde, cari işlemler dengesi'ni açık vermesinin ne demek oldugunu aciklayabilecek?
Türkcesi yok mu?
Cari işlemler dengesi ne demektir?
Dış ödemeler dengesinin en önemli bölümüdür. Yıl içinde yapılmış mal ve hizmet alışverişlerinden doğan ödemeler ve döviz giriş-çıkışını gösterir.Döviz dengesinin bilimsel karşılığı cari işlemler dengesidir. Yani, döviz dengesi yurtdışına sattığımız mal ve hizmetlerden kazandıklarımız ile yurtdışından satın aldığımız mal ve hizmetlere yaptığımız harcamalar arasındaki farktır.
Döviz geliri döviz harcamalarını geçiyorsa cari işlemler dengesi "fazla" veriyor demektir. Döviz dengesinin fazla vermesi ülkeye döviz girmesi anlamına gelir. Döviz harcamaları döviz gelirini geçiyorsa "açık" var demektir. Döviz dengesinin açık vermesi durumunda ya döviz rezervlerimiz azalır, ya da açığın finansmanı için yurtdışından borçlanmamız gerekir.
Cari işlemlerin ilk bölümünde ithalat ve ihracat yer alır. Bir de görünmeyen işlemler bölümü vardır. Burada borç faiz ödemeleri, turizm ve dış turizm gelir ve giderleri arasındaki fark, işçi gelirleri ve kar transferleri vardır. Cari işlemler dengesi sürekli açık vermesi ekonomik sıkıntıların habercisidir.
Cari işlemler açığı, nihai olarak yüksek reel faiz getirisinin cezbettiği sıcak para akımlarının ve kaynağı belirsiz döviz girişlerinin yarattığı döviz bolluğunun ithalat talebini uyarmasına dayanmaktadır ve burada temel sorun bizzat cari işlemler açığının finanse ediliş biçiminden kaynaklanmaktadır. Buradaki en büyük tehlike ise, Türkiye’nin reel sektörün cari işlemler açığı bağlamında gerek duyduğu döviz miktarından çok daha fazlasını borçlanmakta olduğudur.Türkiye yüksek hızda büyüdüğü ve yüksek cari açık verdiği için borçlanmamakta; bunun tersine, büyük hacimli sıcak para girişlerinin yarattığı borçlanma neticesinde cari işlemler açığı doğmaktadır. Bu koşullar altında, dış borçlanma temposunun dizginlenmesi ve cari işlemler dengesinin düzeltilmesi öncelikle sıcak para akımlarının kontrolünden geçmektedir.
Merkez Bankası yarınki toplantıda da en azından .50 puanlık bir indirime gitmezse, "hükümetin izleyeceği ekonomi politikasına izleyeceği para politikasıyla yardımcı olur" şeklindeki işlevini yerine getirdiğinden kuşku duymaya başlayacağım. Zira günlerdir Hazine, 14.5 ile borçlanma yapıyor. Merkez Bankası biraz daha cesur olsaydı faizin bugünlerde 13'lerde geziyor olması gerekirdi. Fakat TCMB, enflasyon düşüşlerine paralel faiz düşürmeye bile cesaret edemedi.
Merkez Bankası yarınki toplantıda da en azından .50 puanlık bir indirime gitmezse,
MB PPK toplantısı 10 ekim'de yapıldı.
Alıntı:
"hükümetin izleyeceği ekonomi politikasına izleyeceği para politikasıyla yardımcı olur" şeklindeki işlevini yerine getirdiğinden kuşku duymaya başlayacağım
.
(25.4.2001 tarih, 4651 sayılı Kanun ile değiştirilen şekli) Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler.
Banka, Hükümetle birlikte enflasyon hedefini tespit eder, buna uyumlu olarak para politikasını belirler. Banka, para politikasının uygulanmasında tek yetkili ve sorumludur.
Banka, fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla Hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekler.
Alıntı:
Zira günlerdir Hazine, 14.5 ile borçlanma yapıyor. Merkez Bankası biraz daha cesur olsaydı faizin bugünlerde 13'lerde geziyor olması gerekirdi. Fakat TCMB, enflasyon düşüşlerine paralel faiz düşürmeye bile cesaret edemedi.
Merkez Bankası bu yılın ilk altı ayında art arda yaptığı indirimlerden sonra enflasyona ilişkin riskler ve beklentileri yönlendirebilecek gelişmelere vurgu yaparak, son üç ayda kısa vadeli faizlerini değiştirmemişti. Faiz bir sonuç'tur. Dolayısıyla bu sonucu yaratan nedenler ne? Neleri değiştirirsek, sonucu da değiştirebiliriz? Kalıcı faiz düşüşü için kur riskinin azalması, bunun için cari işlem açığının kontrol altına alınması gerekiyor, serbest dalgalı kur rejimine geçildi, kurun düşüşü ile enflasyonu düşürmede başarı elde edildi. Faizleri düşürmede kamu açıklarının azaltılmasının önemi büyük zira bu açıklar kamu kesimi borçlanma gereğini artırıyor. Türkiye'nin kamu borcunun milli gelire oranı da önemli. Türkiye'nin kredi notu ve yapılan yatırımlar, Türkiye'nin ülke riski, vadelerin kısa olması ve bunun sonucunda finansal sektörde operasyon riskinin yüksek olması, finansal sektörün büyümemiş olması gibi birçok konu faizlerde kalıcı düşüşü engeller. Faiz düşürmek için tüm bu hususlar dikkate alınmalıdır.
"Gölge nereye düşerse düşsün bir bedenin varlığını gösterir" (Bir Latin atasözü)
En son Selen tarafından Sal 11 Ekm 2005, 10:08 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
1. Bankamız bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Repo–Ters Repo Pazarı’nda uygulamakta olduğumuz kısa vadeli faiz oranlarının 11 Ekim 2005 tarihinden itibaren aşağıdaki gibi düşürülmesine karar verilmiştir:
a) Gecelik Faiz Oranları: Borçlanma faiz oranımız yüzde 14.25’ten yüzde 14’e düşürülürken, borç verme faiz oranımız yüzde 18.25’ten yüzde 18’e düşürülmüştür.
b) Diğer Vadeler: 1 haftalık borçlanma faiz oranımız yüzde 14.25’ten yüzde 14’e düşürülmüştür.
c) Geç Likidite Penceresi Faiz Oranları: Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00 – 16.30 arası gecelik vadede uygulanan Bankamız borç verme faiz oranı yüzde 22.25’ten yüzde 22’ye düşürülürken, yüzde 5 olan borçlanma faiz oranımız değiştirilmemiştir.
d) Açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla gecelik ve bir haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanının faiz oranları yüzde 16.25’ten yüzde 16’ya düşürülmüştür.
2. Yukarıdaki kararın gerekçesini açıklayan “Enflasyon ve Görünüm” başlıklı rapor, 10 Ekim 2005 tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında yapılan değerlendirmeleri de göz önüne alacak şekilde 2 iş günü içinde yayımlanacaktır.
*****************************************************
"Enflasyon ve Görünüm" Raporu Yayımlandı; (10:25)
http://www.tcmb.gov.tr/yeni/duyuru/2005/DUY2005-49.pdf
Yılın ilk 9 ayında bütçe 8.2 milyar YTL açık verdi...
Konsolide bütçe yılın ilk 9 ayında, 8 milyar 193 milyon YTL açık verirken, bütçedeki faiz dışı fazla tutarı ise 27 milyar 42 milyon YTL'ye ulaştı.
Maliye Bakanlığı, Eylül ayı ile Ocak-Eylül dönemine ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı.
Buna göre, geçtiğimiz ay, 11 milyar 710 milyon YTL bütçe harcaması yapılırken, 10 milyar 272 milyon YTL gelir elde edildi. Böylece Eylül ayında bütçe açığı 1 milyar 438 milyon YTL, faiz dışı fazla da 1 milyar 436 milyon YTL olarak gerçekleşti.
9 AYLIK UYGULAMA
Ocak-Eylül döneminde ise konsolide bütçeden 103 milyar 718 milyon YTL harcama yapıldı. Faiz hariç bütçe giderlerinin 68 milyar 483 milyon YTL olduğu bu dönemdeki bütçe gelirleri de 95 milyar 525 milyon YTL olarak belirlendi.
Bu şekilde Eylül sonu itibarıyla bütçe açığı 8 milyar 193 milyon YTL, faiz dışı fazla tutarı da, 27 milyar 42 milyon YTL olarak hesaplandı.
Açıklamaya göre, bütçe açığının düşürülmesi konusundaki olumlu performans bu dönem de sürdü. 2003 yılının ilk 9 ayında 29 milyar 825 milyon YTL, 2004 yılında ise 21 milyar 80 milyon YTL olan bütçe açığı, bu yıl 8.2 milyar YTL'nin altına çekildi.
Faiz dışı fazlada da hedeflere uyumlu bir gelişme sağlandı ve 2003 yılına göre yüzde 61.5, 2004 yılına göre de yüzde 12.2'lik bir artış kaydedildi. Faiz dışı fazlada, Eylül sonu itibarıyla 2003 yılında hedefin yüzde 82.5'u, 2004 yılında ise hedefin yüzde 92'si gerçekleşirken, bu yıl gerçekleşme oranı yüzde 99'a ulaştı.
NEREYE, NE HARCANDI?
Maliye Bakanlığı açıklamasına göre, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.8 oranında artış gösteren konsolide bütçe giderleri içinde en büyük payı yine faizler aldı.
Devletin 35 milyar 235 milyon YTL faiz harcamasında bulunduğu bu dönemde, cari transferlere 25 milyar 373 milyon YTL, personele de 24 milyar 244 milyon YTL gitti.
Eylül sonu itibarıyla bütçe ödeneklerinin yüzde 66.6'sı kullanılırken, açıklamada, ''Ocak-Eylül dönemi bütçe giderlerinin yıl sonu gerçekleşmesine oranının 2003 yılında yüzde 72.3, 2004 yılında ise yüzde 71.5 olduğu gözönüne alındığında, mali disiplinin güçlendirilmesi yönünde çok önemli bir mesafe alındığı görülmektedir'' denildi.
Açıklamada, bütçe harcamalarına yönelik şu tespitler de yer aldı:
''Faiz giderlerindeki iyileşme Ocak-Eylül 2005 döneminde de devam etmiştir. Mali disiplinin sağlanması, yüksek faiz dışı fazla elde edilmesi ve ekonomik programın uygulanmasında gösterilen kararlılık sayesinde, Ocak-Eylül 2003 döneminde 46 milyar 565 milyon YTL, Ocak-Eylül 2004 döneminde ise 45 milyar 176 milyon YTL faiz ödemesi yapılmış iken, bu yılın aynı döneminde 35 milyar 235 milyon YTL'lik faiz ödemesi gerçekleştirilmiştir.
Mal ve hizmet alımları, tarımsal destekleme ödemeleri, sosyal güvenlik kurumlarına transferler, yatırım giderleri ve sermaye transferleri de harcama programımıza uygun gerçekleşmiştir.''
BÜTÇE GELİRLERİ
Ocak-Eylül döneminde, konsolide bütçe gelirlerinde de 2003 yılına göre yüzde 33.1, 2004 yılına göre ise yüzde 19.7 oranında artış sağlandı.
Bütçe gelirlerinin 77 milyar 817 milyon YTL'lik bölümünü vergi gelirleri oluştururken, bütçeye vergi dışı gelirlerden 14 milyar 998 milyon YTL, sermaye gelirlerinden 174 milyon YTL, bağış ve yardımlardan 933 milyon YTL, katma bütçe öz gelirlerinden de 1 milyar 603 milyon lira girdi.
Yılın ilk 9 ayında bütçe gelirlerinde hedefin yüzde 75.5'i, vergi gelirlerinde ise yüzde 73'ü gerçekleştirildi.
Maliye Bakanlığı açıklamasında, bütçede geçen yıllara göre belirgin iyileşmeler kaydedildiği belirtildi ve yıl sonu hedeflerine ulaşılması için bundan sonra da bütçe uygulamalarında mali disiplin anlayışına sıkı sıkıya bağlı kalınacağı ifade edildi.
MB verilerine göre, cari açık 8 aylık dönemde yüzde 47.4’lük artışla 15.8 milyar dolara çıkarak rekor kırdı.
NTV-MSNBC
Güncelleme: 13:51 11 Ekim 2005 Salı
ANKARA - Türkiye’nin cari işlemler açığı 8 ayda rekora ulaştı. Merkez Bankası verilerine göre, cari işlemler dengesi Ağustos ayında 1.2 milyar dolar açık verdi. Böylelikle 4 yıl aradan sonra ilk defa, cari denge açık vermiş oldu. Ocak-Ağustos döneminde cari açık, yüzde 47.4 artışla 15.8 milyar dolara ulaştı. Son 12 aylık dönemde cari açık ise 20.6 milyar dolar seviyesine geldi.
CNBC-e’nin 22 kurum arasında yaptığı ankette Ağustos ayında cari açığın 1.1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmesi bekleniyordu. Ankete göre, yıl sonunda cari açığın 22 milyar dolara yaklaşacağı öngörülüyor.
Cari işlemler dengesi, Temmuz ayında 1 milyar 497 milyon dolar açık vermişti. Cari dengedeki açık, yılın ilk yedi ayında ise 15 milyar 30 milyon dolar seviyesine gelmişti.
Cari işlemler açığı, 2004 yılının tamamında ise 15.6 milyar dolar ile rekor kırmıştı.
'Cari işlemler'de 1.2 milyar dolarlık ağustos ayı sürprizi
RADİKAL - ANKARA- Türkiye'nin tarihinin en yüksek düzeyde aylık dış ticaret açığını verdiği ağustos ayında cari işlemler açığı ise 1 milyar 254 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye 2000 yılından bu yana ilk kez bir ağustos ayında cari işlemler açığı verirken yılın ilk sekiz ayındaki açık 15 milyar 791 milyon dolarla 2004 yılının tümündeki 15 milyar 660 milyon dolarlık açığı aştı. Ağustos sonu itibarıyla son bir yıllık toplam cari işlemler açığı ise 20.7 milyar dolara ulaştı.
Merkez Bankası'nın verilerine göre geçen yıl ağustosta 8 milyon dolar fazla veren cari işlemler hesabı bu yıl ağutosta, dış ticaret açığının yüzde 67.5 oranında büyüyerek 3 milyar 801 milyon dolara yükselmesi nedeniyle 1 milyar 245 milyon dolarlık açık verdi. Ağustosta turizm gelirlerinin yüzde 14.7 oranında artarak 3 milyar 198 milyon dolara yükselmesi de cari işlemlerin fazla vermesine yetmedi.
Ağustosta ilk açık
Türkiye özellikle turizm gelirlerinin yüksekliği nedeniyle genellikle ağustos aylarında cari işlemler açığı vermiyordu. En son Ağustos 2000'de 747 milyon dolarlık cari işlemler açığı verilmiş izleyen yıllarda ise hesap sürekli fazlayla kapanmıştı. Ağustostaki bu gelişmeyle birlikte Türkiye'nin yılın ilk sekiz ayındaki cari işlemler açığı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47.4'lük artışla 15 milyar 791 milyon dolara çıktı. 15 milyar 660 milyon dolarla cari işlemler açığı rekoru kırılan 2004 yılının tümündeki açık rakamı da bu yıl ilk sekiz ayda aşılmış oldu.
Merkez Bankası verilerine göre bu yılın ocak-ağustos döneminde dış ticaret açığı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40.1 artarak 21 milyar 751 milyon dolara çıktı. Bu gelişmede ithalattaki yüksek oranlı artış ve bavul ticareti gelirlerinin azalması etkili oldu.