Ana Sayfa 882 bin Türkiye Fotoğrafı
Samsun - Hayvan Barınakları
Sayfa: 1, 2  Sonraki
Ana Sayfa -> Diğer Şehirler
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Çetin KOŞAR

6 yıl önce - Pts 07 Nis 2008, 04:05
Samsun - Hayvan Barınakları




(+)

Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin Kutlukent'teki
Sokak ve Evcil Hayvanları Geçici Bakım Evi


Samsun ili hayvanlara gösterilen hassasiyet bakımından önemli kentlerimizden birisidir. Bu konudaki tarihi geçmişi de önemlidir. Örneğin, Samsun Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, 20.06.1926 tarih ve 403 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan " 867 sayılı Ziraat Vekaletine Merbut Bazı Mektep ve Müesseselerin Sureti İdaresi " Kanunun ek 2.nci maddesine dayandırılarak çalıştırılmaya başlanmış, akabinde 01.02.1963 tarihli 170 sayılı Kanun Hükümlerine Tabii Enstitü, Kurumlar, Hayvan Hastaneleri ve İnekhanelere ait Görev ve İş Yönetmeliği düzenlemeleri çerçevesinde, ilk defa 1948 yılında, daha önce sığır vebası mücadelesinde serum deposu olarak kullanılan tek katlı, küçük ve ahşap bir binada "Samsun Veteriner Bölge Laboratuarı " adıyla faaliyete geçmiştir.



Türkiye’deki 10 adet Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüleri’nden biri de Samsun’dadır. (Adana, Ankara/Etlik, Ankara/Şap Enstitüsü, Elazığ, Erzurum, İstanbul/Pendik, İzmir/ Bornova, Konya, Manisa) Samsun Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü sitesi;
http://www.samvetar.gov.tr/default.asp


Öte yandan Samsun’un bu alandaki bir diğer şansı da OMÜ Veteriner Fakültesi’dir. Fakültemiz, 95/7515 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla, 14.11.1995 tarihinde kurulmuştur. Yüksek Öğretim Kurulu’nun 26.06.2001 tarihli Yürütme Kurulu toplantısı ile Fakülte bünyesinde üç bölüm ve 19 anabilim dalı oluşturulmuş, 24.12.2004 tarihli Yürütme Kurulu Kararı ile iki anabilim dalı daha kurularak anabilim dalı sayısı 21’e ulaşmıştır. Prof.Dr. Ö. Hakan MUĞLALI 03.07.2003 tarihinde kurucu dekan olarak atanmıştır. Başlangıçta Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü’nde tahsis edilen beş odalık küçük bir birimde fakülte kurulma çalışmaları başlatılmış olup, 12.01.2004 tarihinde Tıp Fakültesi’nden tahsis edilen binaya taşınarak eğitim-öğretim ve hizmet çalışmalarına başlamıştır.
http://www2.omu.edu.tr/akademikbirimler/veteriner/tarihce.asp



Samsun Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi,
Veteriner İşleri Şube Müdürlüğünün Görevleri


-Birim yöneticilerinin ortak nitelikteki yönetim görevlerini yerine getirmek,

-Veteriner hekim tarafından tedavi, aşılama ve kontrolsüz üremenin önlenmesi için kısırlaştırma müdahalelerini yapmak, sahipsiz hayvanların sahiplendirilmesini sağlamak,

-Alt kademe belediyeleri tarafından merkeze getirilen sahipsiz sokak hayvanlarını sağlık taramasından geçirmek,

-Ev ve süs hayvanları ile sahipsiz hayvanları kayıt altına almak ve ilgili işlemleri yapmak,

-Hastalık söz konusu olduğunda gerekli tedavilerinin yapılmasını sağlamak ve uygun kafeslere konması için çalışmalar yapmak,

-3285 Sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanunu gereğince ilgili birimlerle iş yerlerinde kaçak kesim denetimi yapmak,

-İl Hayvanları Koruma Kuruluna asil üye olarak katılmak,

-Hayvanları Koruma Kanununun 22. Maddesine göre işletme sahipleri ve belediyeler, hayvanat bahçelerini, doğal yaşama ortamına en uygun şekilde tanzim etmekle yükümlüdür maddesi doğrultusunda çalışmalar yapmak.


Büyükşehir Belediyesi Bakımevinde her ay 20-30 sokak ve evcil hayvan sağlık kontrolünden geçirilmekte, kısırlaştırılıp, aşılanıp tekrar toplandıkları doğal alanlara salınmaktadır. Üçbin sokak köpeğinin ÖMÜ Veteriner Fakültesinin de desteğiyle 5 yıllık bir plan dahilinde rehabilite edilmesi planlanmıştır.


_____________________________________________________________________-
Evrensel Hayvan Hakları Bildirisi

15 Ekim 1978'de Paris UNESCO evinde ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Bildirisi

1. Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler.

2. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.

3. Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.

4. Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üretme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır.

5. Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan bir türden olan bütün hayvanlar uyumlu bir biçimde türüne özgü yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme hakkına sahiptir.

6. İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek acımasız ve aşağılık bir davranıştır.

7. Bütün çalışan hayvanlar iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.

8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır. Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir.

9. Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır.

10. Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır.

11. Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur.

12. Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış bir soykırım, yani bir suçtur.

13. Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır.

14. Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.



.


En son Çetin KOŞAR tarafından Pts 07 Nis 2008, 11:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Levent Fidan

6 yıl önce - Pts 07 Nis 2008, 06:55

çok guzel bir haber, insallah boyle barinma evleri her ilimizde olur, çunki dinimizce degil

hayvan, çiçek lerin bile Haklari vardir ! yapanlar ve yaptiranlardan ALLAH (C.C) razi olsun


Çetin KOŞAR

5 yıl önce - Prş 16 Tem 2009, 05:14
Samsun İl Hayvanları Koruma Kurulu Toplantısı


(Tarih epey eski fakat konunun önemine binaen paylaşmak istedim.)

BASIN AÇIKLAMASI
"Bu gün 25 Haziran 2008 saat 11.00 da Samsun Valiliği Başkanlığında yapılan İl Hayvanları Koruma Kurulunda alınan kararlar;

Samsun Büyükşehir Belediyesinin Kirazlık mevkiinde Sokak Hayvanları için yapmış olduğu Rehabilite yerinin ruhsat alma işi görüşüldü. Bundan bir kaç gün önce Rehabilite yerine denetlemek için gittiğimizde kanunun barınak kriterleri için öngördüğü;

-Sanayii Bölgesine en az 500 metre uzaklığında ve deniz akarsu ve göl gibi sulak arazilere en az 500 metre uzaklığında olacak- bu maddelerine yer- konum itibariyle uygun olmadığını, Samsun Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı sıfatı ile bulunduğum kurul toplantısında söyleyerek, buraya ruhsat verilmemesi konusunda tek muhalif düşünce oldum. Barınak kriterlerine uygun bir yer Büyükşehir Belediyesinin bulmasını ve burada çalışma yapılmasının kanuna uygun olduğu fikrimizi beyan ettim.

İkinci gündem maddesi olarak görüşülen Pitbull gibi halkın gözünde tehlikeli olarak adlandırılan köpeklerin kısırlaştırılması hususunu görüştük. İl hayvanları Koruma kurulunda görüşülmesini istediğim ve gündem maddesi olarak koyduğum bu konu hakkında alınan kararlar sonucunda;

—Derneğim adına kurula sunduğum öneri kabul edildi. Önerim; mahalle muhtarlarına Valilik olarak bir yazı yazılması, muhtarların kendi mahallelerinde bulunan ve bu cins köpekleri bakan hayvan severleri yine bağlı bulundukları belediyeye yönlendirmeleri- belediyelerinde Sahipli Hayvan Kayıt Defterine bu köpekleri kayıt etmeleri gerekir. Kayıt altına alınan köpeklerin Çevre ve Orman Müdürlüğü'ne bildirilmesini önerdim. İl Çevre ve Orman Müdürlüğü' ne bildirilen bu köpeklerin kontrol altına alınması yani üremelerinin durması için Veteriner Fakültesinden yardım alınması konusunu önerdim ve kabul edildi. Bu konu hakkında İl Hayvanları Koruma Kurulu sekretaryası İl Çevre ve Orman Müdürlüğü' nün bir önerisi oldu. Bu çalışmanın bilbordlarda ve gazetelerde halkımıza bu konudan haberdar edilmesi.

—Üçüncü gündem maddesi olarak görüşülen konuda benim önerdiğim ve çok büyük önem arz eden Köylerdeki popülosyonun durması idi. Köylerde bilinçsizce üreyen köpeklerin, sebze satmaya şehir merkezine gelen köy halkının yavru köpekleri bırakması sonucu şehirdeki köpek sayısının günden güne artması sorunu idi. Bizler gönüllü hayvan severler hayvanların bilinçsizce üremeleri sonucunda sokaklarda ziyan olması ve halkımızın gözünde de PROBLEM olarak adlandırılmasından rahatsız olmamızı dile getirdim.

Bunun sonucunda köylülerin köpeklerini şehre kısırlaştırmaya getirmeyeceği düşüncesini, bu hizmeti köylünün ayağına getirmenin daha uygun olacağını söyledim. Önceden bir projelerinin olduğunu bildiğim ve destek verdiğim OMÜ Veteriner Fakültesinin öğretim görevlilerinden Doç.Dr. Murat Erdem GÜLTİKEN' in hazırladığı bir türlü Özel İdareden ödenek alınıp başlayamayan bu proje gündeme geldi. Projenin konusu KÖYLERDEKİ POPÜLASYONUN DURMASI.

Her fırsatta problemin şehirlerde değil de köylerde olduğunu savunduğum, ilk önce Samsun'a bağlı
Köylerdeki popülasyonun durmasını savunduğum bu husus konusunda;

— Bir mobil araç sayesinde ( BU ARAÇ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ'NDEN ALINACAK ) köyler kapı kapı dolaşılacak,
— Mobil araçta Veteriner Fakültesi'nden kısırlaştırma konusunda deneyimli cerrahlar bulunacak,
— İlaç ve malzeme konusunda Samsun Büyükşehir yardımcı olacak,
— Tarım İl Müdürlüğü bünyelerinde çalışan Veteriner Hekimlerden bu çalışma için bir kaç kişi görevlendirecek bu kişilerde kısırlaştırılamayan küçük köpek yavrularının kuduz aşısını yapıp kimliklendirecek.

Samsun Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı sıfatı ile bulunduğum ve üyesi olduğum İL HAYVANLARI KORUMA KURULU' nda görüşülmesi ve karara alınması konusunda yaptığım öneriler kabul edildi. Bunun sonucunda yukarıda belirtilen kararları aldık. Çok yakın bir zaman da olağanüstü bir toplantı yaparak bir organizasyon yapacağız. Eylül ayında başlayacağımız bu çalışma, Samsun'daki okullarda ve camilerde duyurulacaktır.

Yukarıda bahsettiğim tüm çalışmalar derneğim çatısı altında öneri olarak sunup başlattığım çalışmalardır.5199 sayılı kanun kabul edildiği tarihten itibaren olan ve sürekli toplanan kurulumuzda çok büyük ilerleme olduğu gözle görülmesi beni son derece mutlu etmektedir.

Ayrıca Samsun Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği olarak köylerdeki köpek ve kedilerin kısırlaştırmalarında ve köy halkının bilinçlendirilmesinde Mobil araçta bulunacağız. Tüm kurul üyelerinin işbirliği içinde yapacağı bu çalışmalar sonucunda Samsun Halkı fayda görecektir."

Hümeyra ULUBAY
Samsun Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı
Samsun İl Hayvanları Koruma Kurulu Üyesi
Samsun İl Hayvanları Koruma Kurulu Komisyon Üyesi


Çetin KOŞAR

5 yıl önce - Cmt 18 Tem 2009, 01:54
Samsun Doğa ve Hayvan Dostları Derneği Çatalarmut Hayvan Barınağı



Samsun Doğa ve Hayvan Dostları Derneği

İlimiz Samsun'da ikinci bir hayvan barınağı daha vardır. İçlerinde veteriner Hekimlerin de bulunduğu 60 doğa ve hayvan dostu tarafından kurulan Samsun Doğa ve Hayvan Dostları Derneğine ait bu barınak İlkadım İlçesi Çatalarmut Mahallesindedir. 1,500 metrekarelik tel örgülü alan içinde yaklaşık 200 köpeğin barındığı bu yer konusunda dernek ile belediye 2006 yılından beri mahkemeliktir.

İlginç olan konu ise 5199 sayılı kanunla "hayvanların rahat yaşamalarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak" gibi bir görevi olan belediyenin kendisinin yapması gereken işi yapan bir dernekle mahkemelik olmasıdır.



(+)

Samsun Doğa ve Hayvan Dostları Derneği (SDHD), doğa ve hayvan sevgisini artırmak ve eziyet gören ve yaşama zorluğu içinde bulunan tüm hayvanlara yardımcı olmak üzere başlattığı çalışmaları Avrupa Birliği’nin onayladığı ve finanse ettiği bir projeyle taçlandırdı.

Hazırladığı projesi onaylanan ve fon desteği alan SDHD Sokak köpeklerinin rehabilitasyonu, kısırlaştırılması, eğitilmesi ve topluma kazandırılması yönünde yoğun bir çalışma yürütmektedir. Samsun’lu gönüllülerin de katkısıyla bu hizmeti başarıyla sürdüren SDHD, hayvan sevgisini pekiştirmek üzere gençlere yönelik çalışmalar da planlamaktadır.



,


Çetin KOŞAR

5 yıl önce - Prş 30 Tem 2009, 15:08


Devlet Planlama Teşkilatının koordinasyonunda yürütülen "Sokak Hayvanları Rehabilitasyonu ve Topluma Kazandırılması Projesi" Avrupa Birliği ve Türkiye Hükümeti tarafından finanse edilmiştir.

Barınağın ilginç bir hikâyesi var. Başkahramanımız Sayın Sinan Karagöz. Derneği 2005 yılında kurmuşlar ama barınağın öyküsü 1993 yılında başlıyor. Sinan Karagöz'ün kendi öyküsü de tıpkı Metin Türk İmren gibi(O da ABD'ye gitmişti) 1980 yılıyla başlıyor.

12 Eylül öncesinin siyasi çalkantıları onu da yurdunu terk etmeye zorluyor. Avrupa'ya gidiyor. Almanya'daki farklı ortam onu bir süre oraya bağlıyor. İnsanlarla birlikte hayvanlarla da tanışıyor. Almanların hayvanlara olan sevgisinden etkileniyor. Bir Alman kızıyla evlenip orada bir yuva kuruyor. Ancak, "Bülbülü altın kafese koymuşlar yine vatanım demiş hesabı bu hayvan dostu, yüreği vatan sevgisiyle yüklü bizim de dostumuz Sinan bey daha fazla dayanamayıp 1992 yılında yurda dönüş yapar.

Sinan Karagöz 1993 yılında askere gider. Köpeği Doberman fuar içindeki işyerinde yapayalnızdır. Bir arkadaşı yalnız kalmasın diye bunun yanına kendi dişi dobermanını bırakır. Sinan askerden döndüğünde yedi tane köpek yavrusunu tabiri caizse kucağında bulur. İçindeki hayvan sevgisi bunları sokağa atmaya izin vermez. Bu sevgi ona pahalıya patlayacaktır. O bunun farkındadır. Hatta bir yıl sonra saydığında bu sayı 34'ü bulmuştur. Küçücük bir işyerinde onca hayvanı barındırmak mümkün değildir. En başta çevredeki insanlar rahatsız olmaktadırlar. Çareyi, o gün köy konumunda olan Çatalarmut'ta arkadaşının boş bir tarlasını kiralayıp küçük bir barınak yapmakta bulur.



Barınak yapılır ama eşten dosttan duyan, ışığı gören gelir kendi hayvanlarını da bırakırlar. Bunların arasına sokakta bulunup da getirilenler de katılınca iş yavaş yavaş çığırından çıkmaya başlar. Bireysel çabalarla işin içinden çıkamayacağını anlayan Sinan Karagöz, aralarında Veteriner hekim ve hukukçuların da bulunduğu 60 arkadaşıyla "Sokak hayvanlarının refahını sağlamak" amacıyla 2005 yılında "SAMSUN DOĞA VE HAYVAN DOSTLARI DERNEĞİ"ni kurarlar.

İş dernek kurmakla bitmiyor tabi. Bir proje hazırlanır. Projenin adı; "Sokak Hayvanlarının Rehabilitasyonu ve Topluma Kazandırılması"dır. Gecikmeden AB'nin yerel birimlerine proje sunulur. Zorlu geçen bir yıllık gözlem ve inceleme sonunda Türkiye'de bir ilke imza atılır. Sokak hayvanlarının bakımı için Avrupa Birliği fonlarında hibe alan ilk ve tek dernek unvanını alırlar.

Proje, Samsun, Kastamonu ve Erzurum illeri Kalkınma Proğramının bir parçası olarak Avrupa Birliği ve Devlet Planlama Teşkilatının koordinasyonunda yürütülmektedir. Proje bedelinin %20'ini kendi kaynaklarından harcama koşulunu da yerine getiren "SAMSUN DOĞA VE HAYVAN DOSTLARI DERNEĞİ" AB yardım fonundan 86.220 EURO hibe yardımını alnının akıyla hak eder ve alır.

Böyle bir barınak o gün Samsun'da tektir. İşin içine AB'nin fonları girdi ya derneğin görev ve sorumlulukları kanunda yazılı olanlardan daha da ağırlaşır. Koskoca kentin öbür ucundaki yaralı bir hayvandan dernek sorumlu tutulur. Sokaktaki köpeklerden bu dernek sorumlu tutulur. Kentin köpekleri yetmez, köylerden hatta tren vagonlarıyla diğer il ve ilçelerden gelen köpekler bile Samsun'un yolunu tutarlar. Öyle ya binlerce yüroyu(!) alırken iyi miydi? Şimdi de alın işte size istemediğiniz kadar köpek bakın bakabildiğiniz kadar. Dernek bu parayı aldığı için adeta cezalandırılır sanki. Neredeyse bu parayı aldıklarına da bu derneği kurduklarına da bin pişman hale gelirler....

Yeme içme, sağlık ve bakım giderlerinin yanında kısırlaştırma işlemlerinin de yapıldığı barınakta gün gelir fonlar erir gider ve değirmenin suyu iyice kesilir. Öte yandan barınağın kurulu olduğu köy de belediye sınırlarına dâhil edilince bu defa barınak kendine bir barınak bulmak zorunda bırakılır. İş mahkemeye intikal eder. Sinan Karagöz köpeklerinin sokağa atılmasına isyan ederek AÇLIK GREVİ'ne başlar. (The story continues.)

.


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> Diğer Şehirler