Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Ayhan
14 yıl önce - Cum 04 Nis 2008, 23:36
Gaziantep'te Tarihe Yolculuk: Tarihi Gaziantep Camileri



Bu başlık, wowTURKEY Tarih Kenti Gaziantep Tanıtım Projesi kapsamında yeniden düzenlenmiştir. (11 Aralık 2008)



Gaziantep'te Tarihe Yolculuk: TARİHİ GAZİANTEP CAMİLERİ

Tarihi Gaziantep Camileri, Gaziantep kentinin siluetine sağladıkları görsel katkı ve fonksiyonlarına bağlı olarak yerine getirdikleri sosyal katkının yanı sıra kent içindeki konumları ve yapım tarihleri ile bağlantılı olarak kentin gelişiminin izlenmesine olanak sağlayan belgesel nitelikleri ile de kentin vazgeçilmez mimari değerleridirler.

Gaziantep kentinde, aynı niteliklere sahip diğer Anadolu kentlerinde olduğu gibi dini yapılar yerleşimin en küçük birimini meydana getiren mahallelerin merkezini oluştururlar. Özellikle Osmanlı Döneminde din adamlarının dini görevleri dışında en önemli görevlerinden birinin de devletin buyruklarını halka iletmek olduğundan, dini yapılar sadece ibadet amacıyla değil, yönetimsel konuların iletilmesi için de kullanılan bir toplantı mekanı olmuşlardır. Üstlendikleri bu fonksiyonlar ile dini yapılar gerçekten de her anlamda mahallelerin merkezini oluşturmuşlar, konutlar ve diğer yapılarda dini yapıların çevresinde gelişmiştir. Dini yapıların bu hiyerarşik düzendeki önemi, içlerinde yer aldıkları mahallelere ad vermelerinden de anlaşılmaktadır. 16. yüzyıl Antep Liva Defterlerine göre kenti oluşturan mahallelerin adlarına bakılacak olursa mahalleler ile sınırları içinde yer alan dini yapıların genelde aynı adı taşıdıkları görülür.

Hemen hemen hepsinin yapımında kesme taş kullanılan tarihi Gaziantep camileri, plan ve süsleme bakımından birbirinden farklıdır. Ancak camilerin plan oluşumlarında ve minarelerinde Arap mimarisinin etkisi görülmektedir. Genellikle dikdörtgen planlı olan ve son cemaat yeri bulunan iki nefli yapılar grubunda, duvarlarda kademeler yapan nişler kullanılmış ve bu nişlerin içine pencereler yerleştirilmiş, üstleri çapraz tonozlarla örtülmüştür. Nefleri payeler ayırmaktadır.

Bu tip yapıların en eski örneği Ahmet Çelebi Camii'dir. Hacı Nasır Camii'nin burmalı minaresi, Handan Bey, Eyüpoğlu ve İhsanbey Camileri'nin portal süslemeleri önemlidir. Handaniye Camii minaresinin şerefesi altında 16. yüzyıl İznik çinileri bulunmaktadır. Boyacı Camii ise minberindeki ahşap işçiliğinin, Gaziantep'in en eski örneği olması bakımından önemlidir.

Tarihi Gaziantep Camilerinin cephelerinde, farklı renkte taşların kullanımları ile oluşturulmuş kompozisyonların hakim olduğu bir düzenleme görülür. Bu düzenleme de yöreden çıkarılan sarı (havara ve kıymık), siyah (kara taş) ve kırmızı (kırmızı mermer) renkli taşlar kullanılmıştır. Yapılarda bezemenin hakim olduğu en önemli yapı elemanları minareleridir. Çoğunluğu kapalı şerefeli olan minarelerin ince bir taş işçiliğinin ürünü olan şerefe-gövde bağlantıları, gövdelerinde yer alan kabartmalar ve çini tabaklar ile şerefe korkuluklarında yer alan motifler bu düzenlemelerde kullanılan başlıca öğelerdir.

Osmanlı döneminde dini yapılarda meydana gelen en önemli değişimlerden biri de mescit olarak inşa edilen bir çok yapının gerekli değişiklikler yapılarak camiye çevrilmesidir. Bu dönem yapılarından Bostancı, Ömer Şeyh, Kozluca, Hacı Veli, Karatarla, Hacı Nasır, Karagöz ve Bekirbey camileri önce mescid olarak inşa edilmiş, daha sonra camiye çevrilen yapılardır.

Bölgede 1822 tarihinde meydana gelen deprem ve özellikle de Antep Harbi sırasında kullanılan top mermileri yapılarda oldukça büyük tahribata neden olmuştur. Savaş sırasında özellikle hedef alınmaları nedeniyle çoğu yıkılan minareler savaş sonrasında genelde aslına uygun olarak yeniden yapılmışlardır. Bu onarımlar sırasında en büyük değişiklikler ise camilerin üst örtülerinde gerçekleşmiştir. Orjinalde üst örtü olarak düz dam ve üzeri hasır malzeme ile kaplanmış kubbelerin kullanıldığı yapıların çoğunun üst örtüsü, kubbeleri dışarıdan algılanmayacak şekilde kırma çatı olarak değiştirilmiştir. Bu onarımlar sırasında plan şemaları özgünlüğünü korumuştur. Camilerin fonksiyonlarını günümüzde de devam ettirmeleri korunmalarındaki en önemli etken olmuştur. Gaziantep Savunması sırasında kentte yaklaşık 50 civarında caminin olduğu anlaşılmış, fakat bunlardan bazıları yıkılarak harabe haline gelmiş ve ancak 30 tanesi korunarak günümüze kadar ulaşabilmiş ve ibadete açık durumdadır.



Ağa Camii


(+)


Şehreküstü semtinde, Suyabatmaz Mahallesi, Şehitler Caddesi'nde bulunan Ağa Camii, Tunuslu Antep Kaymakamı Ferruh Ağa tarafından 1554 - 1559 tarihlerinde yaptırılmıştır. Cami üzerinde 1799 - 1800 tarihinde onarıldığını gösteren kitabesi bulunmaktadır.

Cami dikdörtgen planlı olup, iki sahna ayrılmış ve yığma sütunlarla altı bölüme ayrılmıştır. Bunlardan mihrap önü kubbe ile batıdaki iki bölüm ise beşik tonozla, diğerleri de çapraz tonozlarla örtülüdür. Caminin içerisinde herhangi bir bezeme unsuru bulunmamaktadır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54692



Ahmet Çelebi Camii

Ulucanlar Mahallesi'ndedir. Caminin kurucusu, peygamber soyundan Hacı Osman oğlu Şeyh Ramazan Efendi'dir. Bu eser medrese, cami, kastel olarak peş peşe sıralanmıştır. Cami, sonradan ilave edilen medreseyi yaptıran Ahmet Çelebi'nin adıyla anılmaktadır. Caminin kitabesinden 1672 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bahçesinde bulunan kastele 12'si kesme taştan, 32'si kayaya oyma 44 merdivenle inilir. Cami, ahşap işçiliğinin eşsiz örneklerini yansıtmakta olup, ayrıca kadınların da ibadet etmeleri için ayrı bir bölümü vardır.



Alaüddevle Camii


(+)


Uzun Çarsı'nın batısında Eski Saray Caddesi'ndedir. Halk arasında Ali Dola Camii de denilmektedir. Alaüddevle, Maraş'ta hakimiyet sürdüren Dulkadiroğlu Beyliği'nin son beyidir. Caminin yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber camiyi yaptıran Alaüddevle'nin, 1515 yılında vefat ettiği düşünülürse bu tarihten önce yaptırıldığı ortaya çıkmaktadır. Sadece minaresi yıkılmadan günümüze ulaşabilen cami, 1901 yılında giriş yüzü siyah ve beyaz taşlardan tek kubbeli olarak yeniden yapılmıştır.

Caminin mimarı Armenek, ustabaşısı da Kirkor'dur. Hıristiyan sanatında görülen kemer içindeki küçük sütunlu pencere ve üzerinde yuvarlak bir pencereden oluşan sistem burada da uygulanmaktadır. Mihrabın üçgen bir alınlık içine alınması, yine kiliselerden alınma bir özelliktir. Ayrıca yan duvar pencerelerinin etraf silmelerinin büyük ebatta yapılmaları ve içerideki mihrap süslemeleri ise barok özellikleri ihtiva eder.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54503



Alaybey Camii

Alaybey Mahallesi, Gaziler Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Caminin yapılış tarihiyle ilgili kesin bir bilgi yoktur. Ancak 1596 yılındaki mahkeme kayıtlarından caminin 1595 yılından önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Camiyi yaptıran kişinin alay beyi olan bir komutan olduğu bilinmektedir.

Camide kesme taş işçiliğinin güzel örnekleri bulunmaktadır. Üç ayağa oturan dört kemer gözlü olan son cemaat yeri çapraz tonozla örtülüdür. Dışarıda küçük bir avlusu vardır. Kuzeydoğu köşedeki minare çokgen gövdeli ve tek şerefelidir. Merdivenle çıkmalı minberi ve vaaz kürsüsü vardır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=79172



Ali Nacar Camii


(+)


Yaprak Mahallesi'nde, Alleben Deresi'nin akışına göre sol tarafında bulunmaktadır. Vesikalarda Ali adında bir marangoz tarafından yaptırıldığı görülmüştür. Müezzin mahfiline çıkan merdiven üzerinde 1213 Hicri tarihi yazmaktadır. Bu hicri tarihin caminin onarım tarihi olduğunda birleşilmektedir. Camii ve minaresinin, Antep Savunması'ndan etkilendiğini üzerindeki kurşun yaralarından anlamak mümkündür.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54505



Araban - İç Kale Camii

Araban Kalesi'nin içerisinde bulunan caminin, kitabesi ve vakfiyesi olmadığından caminin ne zaman yapıldığı konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber caminin, kalenin en parlak dönemi olan 12. - 14. yüzyıllar arasında Selçuklular tarafından yapıldığı, Memluklular ve Osmanlılar tarafından da kullanıldığı sanılmaktadır.



Ayşe Bacı Camii

İnönü Caddesi'nin güneyinde Savcılı Mahallesi sınırları içerisindeki bu cami, 1722 tarihli vakfiyesinden anlaşıldığı üzere, 18. yüzyıl başlarında Mehmet oğlu Hacı Ali tarafından yaptırılmıştır. Tek nefli, dikdörtgen planlıdır. Tamirat ve eklemelerle ilk halini kaybetmiştir. Sivri kemerli mihrap, zikzak istiridye motifleriyle çevrelenmiştir. Minaresi ise yakın zamanda yaptırılmıştır.

Ayrıca Ayşe Bacı'nın mezarı, caminin bahçesinde bulunmaktadır.



Bekirbey Camii


(+)


Bekirbey Camii vakfiyesine göre 1654'de Hacı Ali Oğlu Hacı Ebubekir tarafından yaptırılmıştır. Savaştan sonra son cemaat yeri ve minaresi yenilenmiştir. Cami, devrin özelliği olarak ak-kara taşlardan örülmüştür.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=55073



Bostancı Camii


(+)


Bostancı Mahallesi'nde, Bostancı Cami Sokak'ta bulunan caminin, hangi tarihte ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Ancak, Şeri Mahkeme sicillerinde adı, Bostancılar Mescidi olarak geçmektedir. Bu belgelerden, caminin yapılışının 1557 yılından önce olduğu anlaşılmaktadır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54502



Boyacı Camii


(+)


Hamdi Kutlar Caddesi'nde bulunan Boyacı Camii, bir rivayete göre Kadı Kemaleddin, bir başka rivayete göre ise Boyacı Yusuf tarafından yaptırılmıştır. Yapılış tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte minberinde bu kısmın 1357'de Memlüklüler döneminde bitirildiğine dair kitabe bulunmakta. Başka bir kitabede ise 1575 yılında onarımdan geçirildiği belirtilmekte.

Bu caminin en önemli özelliklerinden biri de dünyada eşine ender rastlanan bir minbere sahip olmasıdır. Bu minber bir ray vasıtasıyla duvara gömme olarak yapılmıştır. Cuma günleri bu raylar üzerinden çekilerek minber açılmakta, imam hutbeyi okuduktan sonra tekrar itilerek yerine konulmaktadır. Böylece yerden tasarruf edilmektedir.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=75918



Çınarlı Camii


(+)


Caminin, ilk olarak 16. yüzyılda yapıldığı bilinmekle beraber, kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir.

Caminin olduğu yerde, Kurtuluş Savaşı'nın en çetin mücadelesi verilmiştir. Caminin avlusunda eskiden beş adet büyük çınar ağacının bulunduğu söylenmektedir. Bu ağaçlar ve cami, Kurtuluş Savaşı'nda yıkılarak yakılmıştır. Bugün caminin, eski cami ile mimari bir benzerliği bulunmamaktadır. Cami, dikdörtgen planlı, son cemaat yeri dört ayak üzerine beş bölümden oluşmaktadır. Minare, caminin giriş cephesine bitişik olarak yapılmıştır. Minare tek şerefeli ve şerefe altı mukarnaslıdır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54509



Eyüpoğlu Camii


(+)


Kendi adıyla anılan Eyüpoğlu Mahallesi'ndedir. Caminin yapılış tarihi ve kimin tarafından yapıldığı veya yaptırıldığı konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır. 1586 tarihli Şer-i Mahkeme sicillerinden, bu tarihten önce yapıldığını anlıyoruz.

İçten çapraz tonozludur. Altı gözlü son cemaat yerinin gerisinde, duvarla çevrili dış avlusu mevcuttur. Mihrap, siyah vişne çürüğü ve beyaz mermerle çeşitli geometrik şekillerden oluşan süslemeyi ihtiva eder. Merdivenle çıkmalı minberi ve vaaz kürsüsü mevcuttur. Minaresi tek şerefeli olup şerefe altı mukarnaslıdır. Gövde ve petek kısımları, bilezik ve sağır kemerlerle süslenmiştir.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54504



Hacı Nasır Camii

Hacı Nasır adında bir kişi tarafından, bugünkü Tarihi Almacı Pazarı'nın olduğu yerde mescid olarak yaptırılmıştır. Hacı Nasır, 16. yüzyılda yaşamış olup, yapımı da 16. yüzyıla tarihlenmektedir. 130 - 140 yıl sonra Kamalakzade Hacı Mahmut oğlu Hasan Ağa tarafından, mescide minber konularak camiye dönüştürülmüştür. En önemli onarımını 1812 yılında geçirdiği, kapısının üzerindeki kitabesinden anlaşılmaktadır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=69833



Hacı Veli Camii


(+)


Hacı Veli Camii, 20. yüzyılın başlarında yapılmıştır. Kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir.
Cami, enine dikdörtgen planlı, önünde enine düz dam örtülü son cemaat yerine sahiptir. Avluya doğudan iki renk geçmeli iç içe iki yuvarlak kapı ile girilir. Son cemaat yeri yedi ahşap direğe oturan düz ahşap tavanlıdır. Son cemaat yeri batı tarafından basık kemerli bir kapı ile minareye çıkılır. Harim, enine dikdörtgen planlı olup çatısı ahşaptır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54811



Handan Bey Camii

Karagöz Mahallesi'nde olup Handaniye Camii de denilmektedir. Caminin, 1647 yılındaki kayıtlarda ismi Handan Bey olarak geçmektedir. Antep'te yaşamış Erzincanlı beylerin en fakiri sayılan Handan Ağa tarafından yaptırılmıştır. Gelir getiren bir de saraçhanesi olan cami, 1791 yılında yeniden yapılmıştır. Caminin onarımlarında bundan sonra saraçhaneden alınan gelir kullanılmaya başlanmıştır. Antep Savunması'nda cami, ibadet yapılamayacak duruma gelmişti. Daha sonra yeniden bir onarım geçirmiştir.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=69537



Hüseyin Paşa Camii


(+)


Gaziler Caddesi üzerindedir. 1719 yılında Hüseyin Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mahkeme sicillerinde mimar olarak Hüseyin oğlu Osman adı geçmektedir.

Dikdörtgen planlı camide, iki ayağın ve duvarların taşıdığı eşdeğerde altı kubbeli örtü sistemi uygulanmıştır. Son cemaat yeri de sivri kemerlere oturan üç kubbe ile örtülüdür. Duvarlarla çevrili dış avlusu mevcuttur. Mihrap geometrik taşlarla süslenmiştir. Mermer olan klasik minber, ahşap korkuluklara sahiptir. Minare çokgen gövdeli ve iki şerefelidir. Cami ile ilgili çok sayıda vakıf kurulmuş, bir çok vakıf tarafından da cami yararına vakfiyelerine şartlar konulmuştur.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=75818



İhsanbey Camii


(+)


Şehitler Caddesi üzerindedir. Cadde, adını Antep Savunması'nda şehit olanların bir bölümünün caminin güneyindeki bahçeye gömülmesinden almıştır. Eski kayıtlarda caminin ismi "Esenbek" olarak geçer ve ne zaman yapıldığına dair kesin bilgi yoktur.

Su ihtiyacını temin etmek için yer altından kanallar vasıtasıyla caminin altına su verilmiştir. Caminin avlu kapısının kuzeyinde kara taştan 25 merdivenle inilen ve yer altında bulunan büyük bir kasteli mevcuttur. Esenbek kastelinde ibadet ve abdest alma yerleri, tuvaletler ve çimecelikler vardır. Geçmişten günümüze bu kastel, Esenbek olarak anıla gelmiştir.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54511



Kabasakal Paşa Camii


(+)


Şehreküstü semtinde, Kocaoğlan Mahallesi'nde bulunan camiyi, Hacı Ahmet mescit olarak yaptırmış, Kabasakaloğlu Hamza Ağa da 1702 yılında bir minber eklemiştir. Vakıf kayıtlarında bilgi bulunamadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır.

Caminin, 16. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Kareye yakın dikdörtgen planlı bir yapı olup, çeşitli dönemlerde yapılan onarımlarla özelliğini yitirmiştir. Mihrap ve minberinde herhangi bir özellik bulunmamaktadır. Ayrıca cami içerisinde bezemesi de bulunmamaktadır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=80705



Kanalıcı Camii

19. yüzyılda yapılmıştır. Kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Cami, dikdörtgen planlıdır. Anıtsal girişi, kara taş ve keymik taşından iki renkli yapılmıştır. Caminin avlu cephesinde, dikdörtgen pencereler sıralanır. Mihraba paralel iki nef, iki paye ayağı ile dört bölüme ayrılmıştır. Mekanlar, çapraz tonozlarla örülmüştür. Camiye bitişik olarak yapılan minarede, zarif taş işçilikli şerefe yer alır. Şerefe altı mukarnaslıdır.



Karagöz Camii


(+)


Gaziantep'in eski yerleşim bölgelerinden Karagöz Mahallesi'nde olup, Suburcu Caddesi'nin bitimi ile Eskisaray Caddesi'nin başlangıcındaki köşededir. Minaresine dikkat edilirse Antep Harbi'nin izleri görülebilir.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54507



Karatarla Camii


(+)


Karatarla Mahallesi, Eski Saray Caddesi Kunduracılar Çarşısı'ndadır. Mescit olarak inşaa edilmiş, Gergeri Halil Çavuş adında bir hayırsever tarafından genişletilerek cami durumuna getirilmiştir. Yapılan bu değişiklik Hicri 1063 tarihli belgelerden anlaşılmaktadır. Gaziantep'teki camilerin minareleri içerisinde en zarif olanıdır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54506



Kılınçoğlu Camii

Kılınçoğlu Mahallesi'nde bulunan Kılınçoğlu Camii'ni Kılınçoğlu Hamza Bey, 1672 yılında mescit olarak yaptırmış, daha sonra da Osman Efendi isimli bir kişi tarafından minber eklenerek camiye dönüştürülmüştür.

Cami, dikdörtgen planlı olup kesme taştan duvarları kale surlarını andıracak biçimde kalın yapılması ile dikkati çekmektedir. Caminin üzeri ahşap bir tavan ve çatı ile örtülüdür. Mihrap ve minberinde dikkati çeken bir özelliği bulunmamaktadır. Yanında taş kaideli yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.



Kozanlı Camii


(+)


Kozanlı Mahallesi, Kozanlı Sokak'ta bulunan Kozanlı Camii'nin, 1647 ve 1654 tarihli Şer'i Mahkeme sicillerinde ismi mescit olarak geçmekte ve banisinin de Ali Bey olduğu belirtilmektedir.

Dikdörtgen planlı, kesme taştan yapılan caminin, ibadet mekanı ortadaki iki taş ayakla altı bölüme ayrılmıştır. Bu bölümlerin üzeri çapraz tonozlarla örtülmüştür. Caminin önündeki son cemaat yeri de birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmış iki payenin oluşturduğu üç bölüm halindedir. Son cemaat yerinin ortasındaki giriş kapısı, Gaziantep yöresine özgü siyah ve beyaz taşlardan yapılmıştır.

Mihrap, sivri kemerli ve mukarnaslı bir niş görünümündedir. Minare kalın, kısa ve kütlevi bir görünüşte olup burmalıdır. Tek şerefesinin altındaki mukarnaslı ve rozetli bir şeritle minarenin kalın görünümü hafifletilmek istenmiştir.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54201



Kozluca Camii


(+)


Yapılan araştırmalar sonucu caminin, 19. yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır. Sade bir plan tipine sahip olan cami, dikdörtgen planlı olup; cami minaresi, cami içerisindedir. Caminin yapım sistemi kesme taştır. Cadde cephesinden avluya giriş kapısı yuvarlak kemerli olup, üst kısmında orijinal demir parmaklıkları ve aynı cephede iki adet sivri kemerli pencere vardır. Caminin son cemaat yeri bulunmamaktadır. Caminin giriş cephesi kara taş ve keymik taşı ile iki renkli olarak yapılmıştır. Cami giriş kapısı yuvarlak kemerli, yan taraflarında sivri kemerli, demir parmaklıklı pencere, cami iç mekanında ise girişin karşısında mihrap ve mihrabın her iki yanında orjinal ahşap süslemeli minber ve bunların yanında ikişer tane sivri kemerli pencere bulunmaktadır.

Cami iç mekanı doğu cephesinde özgün iki adet dolap vardır. Caminin tavanı orijinal tekne tavan olup, özgün kalem işi süslemeler ve ahşap kirişleme (tomruk kiriş), bu kirişlerin altında kaplama tahtası mevcuttur. Minare, caminin kuzeybatı köşesinde mekanın içine yerleşmiştir. Minare, kesme taştan inşa edilmiş olup, planı onikigendir. Şerefe altında, orijinal mukarnas ve çini süslemeleri yer almaktadır. Şerefe korkulukları özgün ahşaptır. Cami tek katlı olup, yüksekliği 7m dir. Müştemilatlar tek katlı ve yüksekliği 3 metredir.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=59239



Kurtuluş Camii


(+)


Tepebaşı Mahallesi'ndedir. 1892 yılında kilise olarak yaptırılmıştır. Önceleri kilise ve hapishane olarak kullanılan bu yapı, sonra camiye dönüştürüldü. Bu tarih hazinesi eski ihtişamından hiçbir şey kaybetmemiştir. Gaziantep'in en büyük camilerindendir.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=27671



Nizip - Tahtani Camii


(+)


Tahtani Camii, Nizip'in en eski camisidir. Zaman içerisinde çok kez onarım geçirmiştir. Bu bilgilere tarih kitaplarından ve Alman Generali Moltke'nin anılarından ulaşmak mümkündür.

Nizip, Mekke’nin fetih tarihi olan M.S. 630 yılında Hz. Ali ve Bilal-ı Habeş’in vaki davetleri üzerine İslamiyet’i kabul etmiştir. Nizip’te ilk Ezan-ı Muhammediye Taşbaş Dağı’nda güzel sesli Bilal-ı Habeş tarafından okunmuştur. Peygamber Efendimizin sevdiği büyük İslam kumandanı Halit Bin Velit, Irak’ta Bizans ordularını yendikten sonra beraberindeki zevatla birlikte Nizip’e uğramış, Leylek Camii’nde istirahat etmişlerdir.

İslam halifesi Halit Bin Velit, çok sevdiği Hasan Medeni hazretlerini bu camiye imam tayin etmiştir. Büyük zat İmam Hasan Medeni’nin türbesi bu camii bahçesindedir. O zamana ait olan camii binası yıkılmış, 1761 yılında tekrar yapılmıştır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=58801



Nuri Mehmet Paşa Camii


(+)


Çukur Mahallesi, Suburcu Caddesi'nde bulunan Nuri Mehmet Paşa Camisi, Şer'i Mahkeme Sicillerinden öğrenildiğine göre Nuri Mehmet Paşa tarafından 1786 yılından kısa bir süre önce yaptırıldı. Caminin minaresinde 1785 ve mihrapta da 1834 tarihli iki yazıt daha bulunmaktadır. Bu yazıtlardan da caminin 18. yüzyılın ikinci yarısında Mehmet Nuri Paşa tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Cami değişik dönemlerde yapılan onarımlarla özgünlüğünü yitirmiştir. Gaziantep'in Fransız işgali sırasında zarar görmüş, işgalden sonra bir süre askeri depo olarak kullanılmış, Cumhuriyet'in ilanından sonra 1958 - 1968 yılları arasında müze olarak kullanılmış daha sonra onarılmış ve cami olarak ibadete açılmıştır. Cami avlusunun doğusundaki duvarla çevrili hazirede Mehmet Nuri Paşa'nın mezarı bulunmaktadır.

Günümüze kadar halkın ibadet yaptığı Nuri Mehmet Paşa Camii'nde, 12 Kasım 2007'de başlanan restorasyon tamamlanarak, Ekim 2008'de tekrar ibadete açılmıştır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=71686



Ömer Şeyh Camii

Ömer Şeyh tarafından, Yazıcık mevkiinde Turna Sokak'ın köşesinde inşaa edilmiştir. Kesin olarak ne zaman yapıldığı bilinmemekle birlikte 1559 yılı Şer'i Mahkeme sicili kayıtlarına göre bu tarihten önce en azından mescit olarak yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=55277



Ömeriye Camii


(+)


Düğmeci Mahallesi'nde bulunan bu tarihi cami, Gaziantep'in en eski camisidir. 1210 yılında tamir geçirdiği kayıtlarda yazmaktadır. Caminin kimin tarafından yapıldığı tam olarak bilinmemekle birlikte, Halife Hz.Ömer zamanında yapıldığı, ya da Hz.Ömer’in kızından olma torunu Emevi Halifesi Ömer Bin Abdülaziz tarafından yaptırıldığı söylendiği gibi, birincisinin yaptırıp ikincisinin onarttığı hakkında da söylentiler de vardır.

Caminin bir diğer adı da İki Ömer anlamında "Ömereyn" dir. Caminin taç kapısı ve mihrabı ak-kara taşlarla örülmüştür. Minare şerefesinin korkuluklarında, oyma taş işçiliğinin güzel örnekleri görülmektedir. Hatta minarenin bedeninde Gaziantep Savunması'nın dehşetli günlerinden kalan mermi ve şarapnel parçalarının izlerini görmek mümkündür.

Halk arasında anlatılan bir rivayete göre, bu cami her yıl tabana doğru çökmekte ve toprağa gömülmektedir. Tamamen battığı zaman kıyametin kopacağı gibi söylentiler vardır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=53695



Şeyh Fethullah Camii

Kepenek Mahallesi'nde bulunmaktadır. Halk arasında bu camiye "Aşağı Şeyh Camii" de denilmektedir. Caminin banisi, keramet sahibi ve ermiş bir kişi olan Şeyh Fethullah; Halife Hz. Ebubekir soyundan gelmektedir.

Cami 1564 yılında yaptırılmıştır. Harim, ortada sekizgen taş ayağa oturan ve yelpaze şeklinde açılan tonozlarla, askı kemerlere bağlanan bir örtü sistemine sahiptir. Bu tür örtü sistemi Şeyh Fethullah Camii'nden başka şimdiye kadar hiç bir camide görülmemiştir. Ortadaki sekiz köşeli taş ayağa rağmen bu cami, merkezi planlı camiler grubuna dahil edilebilir.

Gaziantep Savunması'nda şehit düşen Karayılan'ın (Molla Mehmet) mezarı cami bahçesindedir.



Şahveli Camii



Şirvani Camii


(+)


Gaziantep Kalesi'nin batısında Seferpaşa Mahallesi'nde bulunmaktadır. Eskiden tarihi Gaziantep camileri içerisinde minaresi iki şerefeli olan tek cami olduğundan, bu camiye halk tarafından "İki Şerefeli Cami" de denir. Şirvani Mehmet Efendi, camiyi yaptıran kişinin adıdır.

Rivayete göre Şirvani Seyit Mehmet Efendi, Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin'in soyundan gelmektedir. Caminin yapılış tarihinin 1677 yılından önce olduğu belgelerden anlaşılmaktadır. Bir efsaneye göre cami herhangi bir nedenle yıkılırsa onu yeniden yapacak kadar altın ve gümüşün temelinde gömülü olduğu söylenir.

Camide eskiden dervişlerin zikrettikleri bir oda ve ahşap işçiliğinin güzel örnekleriyle süslenmiş bir müezzin mahfili de bulunmaktaydı. Bir başka önemli bölüm ise Boyacı Camii'nde olduğu gibi minberin alttan kızaklı olması, duvarda yapılan özel bölmesine girip çıkabilmesidir.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=44258



Tahtani Camii


(+)


Gaziantep Kalesi'nin yanında Şekeroğlu Mahallesi Uzun Çarşı Caddesi üzerindedir. Caminin yaptıranı ve yapıldığı tarih hakkında kesin bilgilere rastlanmamıştır. Ancak 1557 tarihli bir belgede adından söz edilmektedir. 1563 yılında Maraş Valisi Osman Paşa tarafından tamir ettirildiği anlaşılmaktadır. Caminin ismi önceleri Tahtani olarak söyleniyordu. Bir söylentiye göre cami ağaçtan yapılmıştır. Bu nedenle halk tarafından camiye Tahtalı Camii de denmiştir. Bu cami yararına vakıflar bırakıldığı ve çeşitli amaçlarla kurulmuş vakıfların vakfiyelerinde Tahtani Camii'ne de kaynak sağlandığı kayıtlardan anlaşılmaktadır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54418



Tekke Camii


(+)


Tekke Camii, dünyada minaresinin altından geçilen iki camiden birisidir. Gaziantep Mevlevihanesi Vakıf Müzesi'yle bitişik olan bu cami, Gaziantep'in en küçük, bir o kadar da en güzel camilerinden biridir. Cami, 1638 yılında Mustafa Ağa adında bir Türkmen Ağası tarafından yaptırılmıştır.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54508



Kaynaklar: Müftülük, Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, Kenthaber


yasar_gul

14 yıl önce - Cum 10 Ekm 2008, 13:15

Yukarı Bayır dan çarşıya inerken rasladığım enteresan minare. İsmini bilmiyorum



(+)





(+)





(+)


Ayhan
14 yıl önce - Prş 11 Arl 2008, 02:49

Tekke Camii bahçesinde bulunan Mevlevihane:



(+)




Türkan Arpacı
14 yıl önce - Pzr 21 Arl 2008, 15:17



Adem yılmaz

14 yıl önce - Prş 08 Oca 2009, 23:28



(+)



(+)




sayfa 1
ANA SAYFA -> GAZİANTEP