Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Ordu - Çambaşı Yaylası
« önceki   123 ... 212223   sonraki »

ANA SAYFA -> Diğer Şehirler
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 2
emrullah
10 yıl önce - Pzr 20 Nis 2008, 19:46

Tarihte Çambası Yaylası (1071-2006)

"Yazın ederlerdi dağı yaylak, kışın ovasın eylemişlerdi kışlak."
Oğuz Atasözü




Yaylaların Türklerin hayatında önemli bir yeri vardır. Bu yüzden yurt kavramı, yaylak ve kışlak olarak iki yönlü oluşmuştur. Bazı dönemlerde devlet yönetim merkezlerimiz dahi bu gerçeğe uygun olarak yazlık ve kışlık olarak oluşturulmuştur.

Türklerin yayla sevgisinin ve buna bağlı hayat tarzının ön planında hayvancılık ve sıcakların getirdiği olumsuzluklardan kaçış gibi nedenler bulunmakla birlikte, asıl neden onun ruhunda yatan bağımsızlık duygusudur. Bu duygunun tatmini açısından zirvelerin ve geniş alanların her zaman ayrı bir yeri olmuştur.

Yurdumuzun bir çok bölgesinde bulunan yaylalarımız halen bizler için ruhumuzun ve bedenimizin dinlendirildiği alanlardır. Bu alanlardan bir tanesi de Çambaşı Yaylasıdır.

Çambaşı Yaylası, Karadeniz Bölgesinin en büyük yaylalarından birisidir. Ordu İlinin 61 km güneyinde ve deniz seviyesinden 1850 m. yükseklikte bulunan yayla 100 bin dönümlük bir alana ve 72 obaya sahiptir.

Çambaşı Yaylasının yayla olarak ne zaman kullanılmaya başlandığına dair kesin bilgilere henüz sahip değiliz. Ancak bölgedeki iskan hareketleri ile ilgili yapılan çalışmalardaki bilgilerden ve arşiv kayıtlarından yola çıkarak Çambaşı yaylasının tarihine ait bazı kesitleri ortaya koymaya çalışacağız.

Oğuz boylarının 1071 de Anadolu’ya girmelerinden hemen sonra tarih sahnesinde yer alan Danişmendliler (1071-1178) (1) , Orta Karadeniz üzerine yönelmiştir. Bölgede etkili olabilmek amacıyla önce Sivas’ı başkent yapmışlar daha sonrada başkentlerini Niksar’a taşımışlardır. Sınırlarını korumak amacıyla Mesudiye’nin 6 km. kuzey-doğusuna bir kale yapan Danişmendliler, Kommenos hanedanının kurduğu Trabzon Devletine(1204-1461) karşı Karadeniz yaylaları ve vadileri üzerinden seferler düzenlemişlerdir. Bazı yörelerde zaman zaman Karadeniz sahillerine yaklaşarak geri çekilmişlerdir (2). Yaylaya muhtemelen ilk yerleşimler bu seferler esnasında gerçekleşmiştir.


1178 yılında Danişmendlilerin varlığına son veren, Anadolu Selçuklu Devletinin de 14. yy başlarında yıkılmasından sonra Anadolu’da beylikler dönemi başlamıştır. Bu dönemde Danişmendlilerin mirasçıları tarafından Orta Karadeniz’de iki beylik kurulmuştur. Bunlardan biri Danişmendlilerin başkenti Niksar da kurulan Taceddinoğulları Beyliği diğeri ise Danişmendlilerin sınır kalesinin bulunduğu Mesudiye( Milas) Kaleköy’de teşkilatlanan Hacıemiroğulları beyliğidir. (3)

Hacıemiroğulları müstakil beylik haline geldikten sonra Trabzon Devleti ile mücadelelerine devam etmişlerdir. Mesudiye’den sık sık hareket ederek yaylalar üzerinden sahile doğru akınlar düzenlemişlerdir. (4)

Yaylalardaki Türk gruplarının sahile iniş mücadelesi yaklaşık 120 yıl sürmüştür. Bu süre zarfında önce güzleklere yerleşilmiş ve 1390 yılında ise Ordu yöresinin bir daha değişmemek üzere Türk yurdu haline gelmesiyle beylik merkezi sahile 4 km mesafedeki Eskipazar’a taşınmıştır.


Hacıemiroğulları Beyliği 1398 yılında Osmanlı hakimiyetini kabül etmiştir.

Osmanlı Devleti bölgeyi idaresi altına aldıktan kısa bir süre sonra bölge, idari yapılanmaya tabi tutularak tahrirleri yapılmıştır. 1455 yılında yapılan tahrirlere göre, Bolaman Irmağı’nın doğusundan başlayıp bu günkü Bulancak ve Reşadiye'ye kadar olan bölüm "Vilayet-i Canik-i Bayramlu me’a İskefsir ve Milas" olarak adlandırılmıştır. Yine bu tahrirlerde tespit edilen vergiler arasında yayla mahsüllerinden alınan vergilerin olduğunu görmekteyiz. Bunlardan bir tanesi de “revgan-ı yaylak” vergisidir. (5)

Bu dönemde yaylaya çıkanlardan her sürüden bir koyun ve her haneden 200 dirhem yağ alınmaktadır (6). Bu yaylak vergilerinin alındığına, 1485 ve 1520 yıllarında yapılan tahrirlerde de rastlamaktayız.

Yaylacılıktan alınan bu vergiler, yörede yaylacılığın uzun süredir yapıldığını göstermektedir.

Eskipazar ise bu dönemde Bayramlu adında bir kasabadır. Bayramlu Kasabası, topraklarından geçen civil deresi ve bataklıklardan dolayı yazları oturulamaz bir haldeydi (7). Bu yüzden halkın tamamına yakını daha sonra vereceğimiz bilgilerden de anlaşılacağı üzere Çambaşı yaylasına çıkmaktadır.

XVIII. yüzyıla kadar Türk nüfusun çıktığı yaylaya bu Yüzyıldan itibaren Türk olmayan nüfus da yoğun olarak çıkmaya başlamışlar ve buralarda kendilerine kiliseler inşa etmişlerdir.

Çünkü, XVIII. yüzyıla kadar Ordu yöresinde gayri müslim nüfusu yok denecek kadar azdı. 1455 Yılında yapılan tahrir kayıtlarını ihtiva eden ve aslı Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde bulunan Defterdeki bilgilere göre 1455 yılında Ordu bölgesinde 6651 hane Türk nüfusu bulunmasına rağmen, 526 hane gayri müslim nüfusu bulunmaktaydı (8). Ancak 1700’lü yıllardan itibaren sömürgeci ülkelerin, günümüzde de devam eden topraklarımız üzerindeki emellerinin bir uygulaması olarak bölgeye dışarıdan çok sayıda Hristiyan nüfus nakledilmiştir. Bunların bir çoğu daha sonraki yıllardaki faaliyetlerinden dolayı Lozan Antlaşmasıyla ülkeden çıkarılmışlardır.

XVIII. yüzyıldan itibaren Eskipazar önemini yitirmeye başlamış ve şimdiki Ordu şehri kurulmaya başlanmıştır. Bu yıllarda Ordu şehri baştan başa orman, mera ve bataklık idi (9). XVIII. yüzyılın sonlarına doğru Ordu Kasabasına taşınmaya başlayan kasaba nüfusu, çevredeki bataklıklardan ve çeltik tarlalarından dolayı oluşan sivrisineklerin ve yoğun rutubetli havanın ortaya çıkardığı hastalıklara maruz kalmaktaydı. Bu yüzden halk ve devletin yönetim organları yazları yaşanamayacak derecedeki Ordu Kasabasından kurtuluşu Çambaşı yaylasına çıkmakta bulmaktaydı.

İktisadi Uyanış Dergisinde, “Niyazi Baba ile Mülakat , Altmış Yıl Evvelki Ordu” adıyla 1949 yılında yayınlanan röportajda 1880’li yıllardaki Çambaşı yaylası şu şekilde anlatılmaktaydı.

“-Çambaşı !. Nasıl anlatayım? O zamanın Çambaşısını anlatmak meseledir. Hele yazın, denizden kum sayılır Çambaşında adam sayılmazdı. Oteli lokantası, bakkalı, berberi hamamı, pazarı ile 1800 hanelik koskoca bir kasaba.

-1800 hanelik mi?
-Belki daha fazla. O vakitler Çambaşı buradan daha mamurdu. Daha Mayıs içinde yaylaya akın başlardı. Şehir baştan başa boşalırdı. Hatta Hükümet bile Çambaşına naklederdi.

-Tuhaf mı buldunuz. Evet . Yazın Mayıs sonlarında , devairi resmiye, başlarında Kaymakam olmak üzere Çambaşına gider. Bütün Daireler, Adliye,Tapu, Jandarma, Nüfus, Tahrirat orada kurulur, işler orada görülürdü. Burada yalnızca bir kaymakam vekili kalırdı. Daha garibini söyleyeyim. Yazın hapishaneyi de boşaltırlar, mahkumları, maznunları, nezaret altında yaylaya götürürlerdi.

-Peki Hükümet ne zaman dönerdi yayladan?
-Halkın dönme sıralarında..Eylülün ilk haftasında.
-Hakikaten garip. Demek yazın şehir, hükümet de dahil tamamıyla boşalıp yaylaya göç ediyordu. Ne zamana kadar bu hükümetin nakil işi devam etti?

1300 senesine kadar. O seneden itibaren hükümet kasabada kaldı ve bir daha yaylaya çıkmadı.” (10)

Trabzon Valisi Kadri Bey tarafından Yaver-i Ekrem Derviş Paşa'ya gönderilen 5 Z. 1311 (09.6.1894) tarihli cevabi yazıda , pirinç ekiminin yasaklanıp yerine fındık dikilmesi gerektiğinin gerekçeleri anlatılmaktadır. Bu gerekçeler arasında hükümet görevlilerinin ve halkın hastalıklardan ve pis kokulardan dolayı on iki saatlik mesafedeki Çambaşı yaylasına çıktığı belirtilmektedir. Bu belge ile yukarıda verilen mülakattaki bilgiler örtüşmektedir. (11)

Çambaşı yaylası 1900’lü yılların başlarında da birçok cami, okul, han, kilise ve dükkanlarıyla bir yayladan ziyade Ordu şehrinin yazlık merkeziydi. Ordu merkezden ve diğer yerlerden 40 bin civarında kişi hayvanlarıyla yaylaya çıkmakta ve burada birkaç ay kalmaktaydı. Bu haliyle aynı zamanda önemli bir ticaret merkeziydi. O zamanın parasıyla yaklaşık 40 bin lira civarında bir alış- veriş işlemi gerçekleşmekteydi .

Bu durum 7 C. 1322 (19.8.1904) tarihli Dahiliye Nezareti tezkiresi ile Şuray-ı Devlete takdim edilmiş, Şuray-ı Devlet'te görüşülerek, Sadrazamın arzıyla padişaha sunulmuştur. Padişahın iradesiyle Çambaşı yaylasının gelişmesine yardımcı olmak amacıyla gelirinin daha da arttırılmasına yönelik iki ay süreyle panayır açılması kararlaştırılmıştır.

Osmanlı Arşivi'nde bulunan ve Çambaşı Yaylasında panayır açılmasına dair olan Şura-yı Devlet mazbatasının orijinal belgesi.

Şura-yı Devlet kararının
günümüz alfabesine aktarılmış çevirisi aşağıdadır:
Mülkiye Dairesi
1367
Dahiliye Nezareti’nden bi’t-takdim Şura-yı Devlet’e havale buyurulan 6 Rebiülahir 1322 tarih ve 1755 numaralı tezkire melfuflarıyla Mülkiye Dairesi’nde kıraat olundu.
Meal-i tezkirede Ordu kazası dahilinde ve merkez-i kazaya on saat mesafede kâin Çambaşı yaylası müteaddit cami ve kilise ve mektep ile bir çok hane ve dükkânları havi olduğu gibi her sene mevsim-i sayfda gerek kaza ahalisinden ve gerek mahall-i saireden otuz kırk bin ahali hayvanlarıyla mezkur yaylaya giderek birkaç ay pek ziyade şenlik peydâ etmekte ve otuz kırk bin lira raddesinde ahz u ihda vuku bulmakta olmasıyla bir kat daha mamuriyet ve tezyid-i servete medar olmak üzere mezkur Çambaşı yaylasında her sene Temmuz ve Ağustos aylarında panayır küşadı Trabzon Vilayeti Meclis-i İdaresi’nden vürud eden mazbatada istizan kılınmış olduğundan bahisle icra-yı icabı lüzumu gösterilmiştir.
Suret-i işar saye-i şerefyat-vaye-i cenab-ı hilafet-penahide servet-i mahalliyenin tezayüdüne hadim vesailden olmakla tervici muvafık-ı maslahat görünmüş olduğundan ifa-yı muktezasıyla vilayet-i müşarun-ileyhaya tebligat icrasının Dahiliye Nezareti’ne havalesi tezekkür kılındı. Ol babda emr ü ferman hazret-i men lehü’l-emrindir.
Fi 7 Cemaziyelevvel sene 1322 ve fi 8 Temmuz 1320
(Şura-yı Devlet reis ve üyelerinin imzaları ve mühürleri)
Osmanlı Arşivi'nde bulunan ve Çambaşı yaylasında panayır açılmasına dair padişahtan sadır olan iradesi. (Büyütmek için üzerine tıklayınız)
Osmanlı Arşivi'nde bulunan ve Çambaşı yaylasında panayır açılmasına dair padişahtan sadır olan iradesinin günümüz harflerine çevrilmiş çevirisi aşağıdadır:

Devletlü efendim hazretleri,
Dahiliye Nezaret-i Celilesinin Şura-yı Devlet’e havale olunan tezkiresi üzerine Mülkiye Dairesi’nden tanzim ve leffen arz ve takdim kılınan mazbatada Trabzon vilayetinde kâin Ordu kazası dahilinde ve merkez-i kazaya on saat mesafede kâin Çambaşı yaylası bir çok mebaniyi havi olarak her sene mevsim-i sayfda gerek kaza-i mezkurdan gerek mahall-i saireden otuz kırk bin ahali mezkur yaylada haylice ahz ü itada bulunduklarından mezkurûn bir kat daha mamuriyet ve tezyid-i servetine medar olmak üzere orada her sene Temmuz ve Ağustos aylarında panayır küşadına vilayet-i mezkureden ba-mazbata lüzum gösterilmiş ve suret-i işar servet-i mahalliyenin tezayüdüne hadim vesailden bulunmuş olduğundan ol vechile ifa-yı muktezasının nezaret-i müşarun-ileyhaya havalesi tezekkür kılındığı muharrer olmakla ol babda her ne vechile irade-i seniyye-i hazret-i hilafet-penahi şeref- müteallik buyurulur ise mantuk-ı alisi infaz edileceği beyanıyla tezkire-i senaveri terkım kılındı efendim.

Fi 14 Cumadelula 1322
Fi 15 Temmuz 1320
Sadrazam Ferit
Maruz-ı çaker-i kemineleridir ki,

Reside-i dest-i tazim olup melfufuyla manzur-ı ali buyrulan işbu tezkire-i samiye-i Sadaret-penahileri üzerine mucebince irade-i seniyye-i cenab-ı hilafet-penahi şeref-müteallik buyurulmuş olmakla ol babda emr ü ferman hazret-i men-lehü’l-emrindir.

Fi 25 Cumadelula 1322
Fi 26 Temmuz 1320
Serkatib-i Hazret-i Şehriyarî
Bende
Tahsin (12)

Mili Mücadele döneminde her türlü bölücü ve yıkıcı faaliyetin içerisinde yer alan gayrı müslim unsurlar bölgede de faaliyetlerini iyice arttırmışlardı.Tam da bu günlerde, 1337 Şaban 26 (1919.05.13) tarihinde Çambaşı yaylasında Rumlar tarafından bir kahvehaneden çıkartılan yangın sonucu yaylada, 200’den fazla ev ve iş yeri yanmış ve on bin lirayı aşkın zarar oluşmuştur. Adli tahkikat sonucu yangının kasıtlı olarak çıkartıldığı anlaşılmış ve bu durum Trabzon Vilayetince Dahiliye Nezaretine bildirilmiştir.

Çambaşı yaylasında Rumlar tarafından yangın çıkartıldığı, pek çok evin yandığı ve büyük zararların olduğuna dair belgenin orijinal hali.

Osmanlı Arşivinde bulunan ve Çambaşı yaylasında Rumlar tarafından yangın çıkartıldığı, pek çok evin yandığı ve büyük zararların olduğuna dair belgenin çevirisi:

Trabzon Vilayeti
Mektubi Kalemi
Umumi numara: 11311
Hususi Numara: 502
Bihi
Dahiliye Nezaret-i Celilesine
Vukuat

Devletlü efendim hazretleri,

Ordu kazasının Çambaşı yayla-yı çarşısında Yakof oğlu Timyos Efendi’nin kahvehanesinden mah-ı halin onüçüncü Cumartesi günü zuhur eden harikten ikiyüzü mütecaviz mebani muhterik olmuş ve on bin lira raddesinde zarar ve hasaratı mucip bulunmuş olduğu ve harikin mezkur yayla bekçilerinden Kahya’nın oğlu ile Kara Panayot namlarındaki eşhasın kasden ibka eylediklerine dair asar ve delaile tesadüf edilmesiyle tanzim olunan evrak-ı tahkikiyenin cihet-i adliyeye tevdi olunduğu Ordu Kaymakamlığı Vekaletinden işar olunmakla ol babda emr ü ferman hazret-i men-lehü’l-emrindir.

Fi 26 Şaban 1337
Fi 26 Mayıs 1335

Trabzon Valisi
Mahmut Galip (13)

Cumhuriyet döneminde de Çambaşı yaylası önemini korumuştur. II. Dünya Savaşı yıllarında patatese duyulan ihtiyacın artmasıyla yayla ayrıca bir önem kazanmış ve en lezzetli patateslerin yetiştirildiği yayla toprakları aynı zamanda bir ziraat alanı haline dönüşmüştür.

1950’li yıllara kadar at sırtında ve yaya olarak gidilen Çambaşı yaylasına bu yıllardan itibaren artık motorlu araçlarla da gidilmeye başlanmıştır.

1949 yılında Ordu Bayındırlık Müdürü olan Niyazi Başaran, Çambaşı yolu ile ilgili şunları söylemekteydi;

“...Ordu halkı , her sene Karagöl yaylasının eteğinde suyu, havası, ormanı bol, Çambaşı yaylasına çıkar. Burası Orduya 65 km. mesafedeydi. Bu yolunda bitmek üzere olduğunu ve pek yakınlara kadar tekerlekli vesaitin gönderileceğini müjdeleyebiliriz.

Çambaşı yaylasına nefsi Ordudan başka ilçe ve bucaklardan ve civar vilayetlerden de halk gelmektedir. Bu yolun açılması günden güne miktarı artan Ordu patatesini birdenbire çoğaltacaktır.” (14)

Yine Çambaşı yoluyla ilgili olarak 1952 yılında Kabadüz'de Nahiye Müdürü olan Fevzi Güvemli anılarında şu bilgileri vermektedir:

" Çambaşı yolu, Ordu'nun yıllar yılı müzminleşmiş bir derdiydi. Toplam 70 km olan yolun yarısı Kabadüz sınırları içinde idi. Bu yol engebeliydi ve işi kolay değildi. 25 Haziran 1953 günü Kabadüze kadar olan bölüm ve bundan çok kısa bir süre sonra da Çambaşı yolu motorlu taşıtlara açılmıştır." (15)

1970’li yıllara kadar geleneksel hayat tarzımızın bir gereği olarak çıkılan, yaylaya, bu yıllardan itibaren çıkışlar azalmaya başlamış sadece bu hayat tarzını bırakamayan yaşlılar ve köy çobanları çıkışlarına devam etmişlerdir.

Günümüzde geleneksel tarzda yaylaya çıkış neredeyse yok denecek kadar azalmıştır. Bunun yerine günü birlik ve belirli günlerdeki şenlikler vb. etkinlikler dolayısıyla çıkılmaktadır.

Temmuz ayında vosvos şenliği ve yayla şenlikleri adı altında etkinliklere ev sahipliği yapan ve turizm alanı kapsamına alınan Çambaşı yaylasında bugün, 523 hane ve iş yeri bulunmakta, yaz nüfusu ise bazı günler 15 bin civarını bulmaktadır.

Benzersiz güzellikleri ile biz Orduluların her zaman son kaçış alanımız olan Çambaşı Yaylası için vefa borcunu ödeme zamanı gelmiştir.

Yaylanın tarihi ve doğal dokusundan uzak olarak hızla artan betonlaşmanın önüne bir an önce geçirilerek, mevcut uygunsuz yapılar imar aflarıyla kalıcı hale getirilmemelidir.

Yaylanın ormanlarını oluşturan ve sadece Doğu Karadeniz’e has ladin(picea orientalis) ağaçları çeşitli böcek vs. sebeplerin ortaya çıkardığı hastalıklardan dolayı yok olmayla karşı karşıya kalmıştır. Yetkililerce bugüne kadar alınmış olan tedbirlerin etkilerini görmekteyiz. Ancak bu gibi durumlara ait önceden araştırmalar yapılarak önleyici tedbirlerin arttırılması gerekmektedir.

Teknolojinin gereği olarak ortaya çıkan ve etkileri araştırılmadan uygulamaya konan baz istasyonu vs. gibi cihazların yaylanın bulunduğu bölgelere zararsızlığı ispatlanmadığı müddetçe kesinlikle kurulmamalıdır.

Yayla ziyaretçileri beraberinde getirdikleri malzemelere ait atıkları yaylada gelişi güzel bırakmamalı, yoğun olarak kullanılan yerler ilgililerce denetlenmeli, ve önleyici yaptırımlar uygulamaya konulmalıdır.

En kısa zamanda Çambaşı Yaylasının geleceğine ait projelerin şekillendirileceği bir sempozyum yaylada düzenlenmelidir.

Aksi takdirde sığınacak başka bir yerimiz kalmayacaktır.

Dipnotlar:

1. Danişmendliler beyliğin kurucusu; Emir Danişmend Taylu et- Türkmani. (Danişmend Gazi)dir. Malazgirt Savaşında gösterdiği yararlılıktan dolayı Sultan Alp Arslan tarafından Niksar, Elbistan, ve Malatya kendisine yurt olarak verilmiştir. Danişmentliler Beyliğinin ağırlıklı nüfusunu Oğuz’un 24 boyundan biri olan Çepni boyuna ait Türkmenler oluşturmuştur.

2. Necati Demir, “Hacıemiroğlu Beyliği ve Karadeniz Bölgesindeki İskan Hareketleri”, Orta Karadeniz Sempozyumu 7-11 Eylül 2005, www.etu.edu.tr

3. Yaşar Celep “Osmanlı Öncesi Orta Karadeniz Çepnileri” Arşiv Dünyası, İstanbul 2006, sayı 8, s.31

4. Bahaeddin Yediyıldız Ordu İli Tarihçesi, Orta Karadeniz Sempozyumu, 7-11 Eylül 2005, www.etu. edu.tr

5. Bahaeddin Yediyıldız , Ünal Üstün, Ordu Yöresinin Tarihinin Kaynakları(1455 Tarihli Tahrir Defteri), Ankara 1992, s.21

6. Orhan Sakin, Anadolu‘da Türkmenler ve Yörükler, İstanbul 2006 s.75

7. Sıtkı Çebi, Ordu Tarihi ve 50. Yılda Ordu Şehri, Ordu 1973, s.34

8. Bahaeddin Yediyıldız , Ünal Üstün , a.g.e, Ankara 1992, s.XXIV

9. Namık Semih Mayda ,”Niyazi Baba ile Mülakat, Altmış Yıl Evvelki Ordu”, İktisadi Uyanış(Ordu Özel Sayısı), C.1, Sayı1, 6 Şubat 1949, s.57

10. Namık Semih Mayda ,”Niyazi Baba ile Mülakat, Altmış Yıl Evvelki Ordu”, İktisadi Uyanış(Ordu Özel Sayısı), C.1, Sayı1, 6 Şubat 1949, s.74

11. BOA.Y.PRK.UM. nr.30/8

12. BOA. İ.DH. nr. 1425

13. BOA, DH. EVM. AYŞ, 10/19

14. Niyazi Başaran, “ Güzel Ordu ve Yolları” İktisadi Uyanış(Ordu Özel Sayısı), C.1, Sayı1, 6 Şubat 1949, s.21

15. Fevzi Güvemli, Bir Zamanlar Ordu Anılar, Hazırlayan : İbrahim Dizman, Ankara 1999, s. 129.


Kaynak: www.ordu52.com




emrullah
10 yıl önce - Pts 21 Nis 2008, 17:32



(+)





(+)


emrullah
10 yıl önce - Sal 22 Nis 2008, 17:43

Yaylaya giderken ki Turnalık beldesi



(+)





(+)





(+)




emrullah
10 yıl önce - Pts 28 Nis 2008, 16:25



(+)





(+)





(+)


CanHayat ÖZYURT

10 yıl önce - Pts 16 Hzr 2008, 18:33
Çambaşı


Çambaşı Yolundan görünüm
2007 Ekimde çektiğim bir fotoğraf


(+)




sayfa 2
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
« önceki   123 ... 212223   sonraki »
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler