Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 21
İSMAİL ÇELİK

3 gün önce - Sal 23 Şub 2021, 13:46

Alıntı:
Senin seviyene inmeyeceğim 100 yıldan bahsettiğim için okuma yazman yok.önce ilkokulu bitir sonra tartışırız inşaat mühendisi mimar Vs.cımbızla çekip bir yerine takılan tek takıntılı kişi. Ve sen biraz adab öğren. Saygısızlık uslüp bozukluğunu düzelt.


Afedersin ama yazımda ne bir saygısız söz var ne hakaret.100 yıl sonrada dediğin güzergahta dediğin şeye gene gerek olmaz ,siz İstanbul'u bir öğrenin önce.


Yakup

3 gün önce - Sal 23 Şub 2021, 13:48

Alıntı:


Hayir, metroda bisikletler icin vagon olmaliki yanina alabilsin..

Yurtdisini pek görmediniz herhalde..


İlk ve son vagondaki sahanlığa alınabiliyor ama metro istasyonları çok müsait değil. İnsanlar uzaylı gelmiş gibi bakıyorlar.


Bu da insanimiz ne kadar geri kaldigini göstermekte maalesef..


numan1
3 gün önce - Sal 23 Şub 2021, 13:50

İstanbul bisiklet fikri mantıklı değil . Kalabalıktan trene zor biniyoruz . Birde bisiklet bindirmeye kalkan birini ağız burun döverler . Devamlı kavga olur trende

Yavuz sultan selim köprüsü tren hattı açılırsa ozaman istanbul rahatlar .


Ustura Faysal
3 gün önce - Sal 23 Şub 2021, 14:10

Alıntı:
Hayir, metroda bisikletler icin vagon olmaliki yanina alabilsin..

Yurtdisini pek görmediniz herhalde..


Hala yurtdışı diyorsun bize Yakuuuup.

İstanbul'da metrolarda bir günde Danimarka nüfusu kadar yolcu taşınıyor Yakuuuup.

İstanbul'da Metro ve Metrobüslere biz zor biniyoruz Bisiklete nasıl yer ayıralım Yakuuuup

Danimarka'da km2'de 127, İstanbul'da 2900 (neredeyse 22 katı) insan var Yakuuuuuup

Olmaz Yakup olmaaaaaaazz. Israr etme bu kadar


bera52
3 gün önce - Sal 23 Şub 2021, 14:14

Arkadaşlara katılıyorum, bisiklet fikri İstanbul için bir ulaşım aracı değil maalesef. Belki Konya’da Kayseri’de belki Antalya’da bir yerlere ulaşmak için bisiklete binebilirsiniz fakat İstanbul için bisiklet sadece bir spor aracı olarak kalıyor. Şehir çok büyük ve engebeli. Bunu aşmak için çok büyük plan ve imar çalışmaları lazım.

Size bireysel bir tecrübemi anlatayım. Bir gün spor amaçlı Bebek’ten bisiklet kiraladım( ibb ye ait olanlardan) sonrasında nereye kadar gidebileceğimi görme amaçlı pedalladım.


Sahil hattını kullanarak Arnavutköy Ortaköy kısmına geldim ve trafik arttı. Bırakın bisikleti yayalar için bile yer çok kısıtlı nerdeyse. Beşiktaş meydanına geldiğimde araçlarla bir çok tehlikeye girdim. Karaköy civarında başka bir bisikletli ile karşılaştım ve kısa bir sohbet ettik. Kendisi bir klübe üye olduğunu ve İstanbul’da bazı sahiller dışında tecrübesiz biri için bisiklet sürmenin ne kadar tehlikeli olduğunu anlattı.

Sonrasında eminönü köprüsünden yenikapıda turumu sonlandırdım.

Bırakın araçları bazen yayalar bile bisikletlilere tepki gösteriyor. İstanbul’da bisiklet aşılması zor bir engel. Maalesef bisiklet yolu yapmak bile o kültürü aşılamıyor.



The_Turk
3 gün önce - Sal 23 Şub 2021, 14:18

İstanbul gibi bir yerde bisiklet imkansızdır. Hollanda’da da bisiklet çok. Hemde pek çok. Ama Hollanda bildiğin Konya ovası gibi düz. Ne yokuş bulursun ne iniş.

İstanbulda çok kısa mesafe olsada araba kullanan illaki vardır ama ana halterlerde değildir onlar.

Zaten İstanbul’da toplu taşıma kullananların çoğu belirli mesafeyi illaki yürüyerek gidiyor. Bu yürüne mesafesi dahi bisikletle olmaz. Hem coğrafi bakımdan hemde akşam gelince o bisiklet yerinde bulamazsın.


technocrat
3 gün önce - Sal 23 Şub 2021, 14:18

Alıntı:

Alıntı:
10 tane köprü olsa da trafik azalmaz arkadaslar..

Istanbula her yil yaklasik 350-400bin yeni arac kayit oluyormus..

Bu böyle oldukca yeni yol veya tüneller veya köprüler cözüm degildir..


Çözüm??


Planlama hatalarıyla dolu raylı sistem yatırımları yapmamakla başlayabiliriz. Metro istasyonuna ulaşmak dert. İstasyonların insanlara yakın olması lazım. Biz gidiyoruz yüzlerce metre yarıçaplı dev kavşaklara metro istasyonu koyuyoruz.

Kavşaklar, araçlar için tasarlanmış yapılardır. İnsanlar için değil.

En başta kavşağın kendisi, yoncası derken 100-150 metresindeki en yakın bölgeyi zaten heba ediyoruz.

Yetmiyor. Boş arsa varsa oraya da otopark konduruyoruz. 250 metre daha gitti.

Yapılaşma oradan sonra başlıyor. En değerli 400 metrelik yeri heba etmişiz.

Halbuki metro istasyonunun giriş çıkışlarının olduğu noktanın 750 metrelik yarı çapında tek bir nokta boşluk bile olmaması, yoğun nüfus hareketinin olduğu yüksek katlı apartman, ofis, avm, hastane vb. olması lazım.

Kozyatağı mesela her iki taraftan güzel bir örnek. Öncelikle bir kavşakta değil, dolayısıyla yer kaybı olmadan durağın çevresinin %75'i tam olarak bahsettiğim türde yapılaşmaya sahip. %25'i ise tam tersine bir örnek.

Carrefour AVM şimdiki yerinde değil de yol tarafında olsa, otoparkı kapalı olsa. (Optimum Outlet gibi) bu durumda metrodan daha fazla yararlanırdı. Diğer tarafta ise esas komik olan Hal var. Yine metronun kapsama alanında metro ile zerre alakası olmayan bir yapı.

Dediğim gibi Kozyatağı iyi bir örnek.

Daha kötüsü Göztepe mesela. Güneyinde devasa bir boş alan var. İstasyonun güney istikametinde en yakın yapı 730 metre sonra. Doğusunda 350 metre sonra yapılaşma başlıyor çünkü Göztepe köprüsü var.

Kuzeyde Medeniyet üniversitesi kampüsü yapılıyor. Hata biraz telafi edilmiş olsa da üniversitenin arkasındaki konut alanlarının metroya bağlantısı kopuk. Soyak'tan metroya varmak tam 1 km.

Buraya tek uygun alan Fikirtepe'nin Göztepe tarafına düşen yeni yapıları ve Medeniyet Üniversitesi'nin eski DMO arazisindeki kampüsü. Kozyatağı'nda %75 yoğun yerleşim var demiştik. Burada ise %20 dolayında. Ancak Fikirtepe tarafına yaya olarak ulaşmak yine güç.

Bir başkası ise Kartal. Hem kavşakta hem de etrafı bomboş. Hatta güneyinde eski bir maden ocağı var göle dönmüş durumda.

Böyle olunca insanlar metroya ulaşmak için ayrı bir gayret sarfediyorlar. Arabaya biniyorlar, minibüse otobüse biniyorlar. E hazır binmişken de metroya kadar olanına değil gideceği yere kadar olanına biniyorlar.

Sonuç olarak aynı güzergahta vızır vızır otobüs işlerken metro boş kalıyor. Ondan sonra açıp bakıyoruz, aa istanbul tramvayları metrodan fazla yolcu taşımış diyoruz.

Şu anki metro tasarımına göre herkesin bırak arabayı özel şoföre sahip olması lazım. O şoför eş ya da ana baba da olabilir. Sanırım şöyle bir isteği sadece İstanbul'da işitirsiniz: "Baba beni metroya kadar götürür müsün?"


Nezih90
3 gün önce - Sal 23 Şub 2021, 14:19

Alıntı:
The_Turk
mesajlar: 250
sitedeyim!
1 dakika önce - 14:18 (bugün)

İstanbul gibi bir yerde bisiklet imkansızdır. Hollanda’da da bisiklet çok. Hemde pek çok. Ama Hollanda bildiğin Konya ovası gibi düz. Ne yokuş bulursun ne iniş.

İstanbulda çok kısa mesafe olsada araba kullanan illaki vardır ama ana halterlerde değildir onlar.

Zaten İstanbul’da toplu taşıma kullananların çoğu belirli mesafeyi illaki yürüyerek gidiyor. Bu yürüne mesafesi dahi bisikletle olmaz. Hem coğrafi bakımdan hemde akşam gelince o bisiklet yerinde bulamazsın.


Bunun üstüne birde sürücülerin bisikletliyi dikkate alan bir sürüşleri yok. Yani sırf kültür değil, bu normalde trafik kuralları kapsamında ehliyet kursunda öğretilmesi gereken bişey. Adam daha normal trafik kurallarına uymuyor, yayaya bile tehlike oluyorken bisikletlilere dikkat etmesini beklemek biraz hayal oluyor maalesef.


Ergin Yağmuroğlu
3 gün önce - Sal 23 Şub 2021, 14:26

Bence 1.İle 3.köprüye kadar Boğaziçini kapatıp,otopark yapsınlar.Böylece İstanbul taşıt yoğunluğundan kurtulur😆😆😆😆

Yakup

3 gün önce - Sal 23 Şub 2021, 14:59

Alıntı:


Bunun üstüne birde sürücülerin bisikletliyi dikkate alan bir sürüşleri yok. Yani sırf kültür değil, bu normalde trafik kuralları kapsamında ehliyet kursunda öğretilmesi gereken bişey. Adam daha normal trafik kurallarına uymuyor, yayaya bile tehlike oluyorken bisikletlilere dikkat etmesini beklemek biraz hayal oluyor maalesef.


Ana damara bastiniz maalesef..

Sorun bizim insanimizda da var..



sayfa 21
« önceki   123 ... 20212223   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM