Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük kent merkezlerindeki kamu lojmanlarının bulunduğu rayiç değeri yüksek arazileri satmak için düğmeye basıldı.
Hükümet, Kamu Konutları Yönetmeliği'nde değişiklik yaparak, lojman arazilerinin satışı için yasal zemin hazırladı. Yönetmeliğe göre, kamu kurum ve kuruluşlarının lojmanları ile Ankara Namık Kemal Mahallesi'nde bulunan ve çeşitli bakanlıklara ait lojmanlardan Hazine'ye ait değerli araziler satılacak.
Satış işlemini bir an önce gerçekleştirmek için Kamu Konutları Yönetmeliği'ni değiştiren hükümet, bu lojmanlarda kalanların Maliye Bakanlığı tarafından başka lojmanlara yerleştirilmesini hükme bağladı.
kızılay devlet mahallesi gibi merkezi yerlerdeki lojmanların alanları kafe,kitapçı vs gibi sosyal alanlara dönüştürülebilinir...
Evet, mesela o lojmanı alan yıksa ve caddeler oluştursa, birkaç katlı apartman yapıp en alt katlarını da AVM'lerdeki dükkanlar gibi yapsa yani kısaca AVM'yi caddeye getirse çok güzel olur diye düşünüyorum.
Evet, mesela o lojmanı alan yıksa ve caddeler oluştursa, birkaç katlı apartman yapıp en alt katlarını da AVM'lerdeki dükkanlar gibi yapsa yani kısaca AVM'yi caddeye getirse çok güzel olur diye düşünüyorum.
Mevcut binalar da buna uygun olur bence. Binalar parça parça satılırsa en iyisi. Komple satılırsa, hepsini biri alıp, doğrudan kocaman bir alışveriş merkezi filan yapabilir. Teker teker satılırsa, her binayı alan binada gerekli bakımları, gerekli çıkmaları filan yapar güzel bir bölge oluşur. Oradaki binaları yıkıp yeniden bir şeyler yapmaya kalkışırlarsa o bölgede yeşillik anlamında bir kıyım olur.
Böyle bir alandaki binalar yıkılıp, yeniden yapılmaya kalkarsa ağaçlardan sokakların görünmeyeceği şekilde yeşillik olan bu bölgede ağır inşaatlar yapılırken yeşil alan filan kalmaz.
Evet, mesela o lojmanı alan yıksa ve caddeler oluştursa, birkaç katlı apartman yapıp en alt katlarını da AVM'lerdeki dükkanlar gibi yapsa
işte bu çürümüş zihniyet nedeniyle ankara bir adım ilerleyemiyor, bölgenin en güzel binalarını yık avm yap.. korumak, gelecek nesillere taşımak akıllarına gelmez, sonra da "ben ulus'ta iki tane turist gördüm, turist var ankara'da" muhabbetleri. istanbul'a bir bakın, o örnekleri inceleyin biraz, Akaretler'e bakın mesela, aradaki zihniyet farkını görün
işte bu çürümüş zihniyet nedeniyle ankara bir adım ilerleyemiyor, bölgenin en güzel binalarını yık avm yap.. korumak, gelecek nesillere taşımak akıllarına gelmez, sonra da "ben ulus'ta iki tane turist gördüm, turist var ankara'da" muhabbetleri. istanbul'a bir bakın, o örnekleri inceleyin biraz, Akaretler'e bakın mesela, aradaki zihniyet farkını görün
Çürümüş, kokuşmuş zihniyet tam da bu ifadeleri kullanan zihniyettir.
Ankara'nın gelişmişliğini görmeyen bu gelişmemiş beyinler, kendileri Ankara'mızı kötülemektedirler. Maksatları Ankara'nın gelişmesiymeş gibi görünüp aslında kente en büyük zararları vermeye çalışanlar bunlardır. Ankara bugün Türkiye'nin en yaşanabilir şehir olmuş, bunların çürümüş, kokuşmuş, gelişmemiş zihniyetleri bunu idrak edebilir mi...
Edemezler, bunu idrak edebilmek asgari seviyede bir insan zekasına sahip olmayı gerektirir.
Ankara her alanda ödüller alan, araştırmalarda ipi hep göğüsleyen, bir sürü yatırım çeken, pek çok istatistik çalışmasında rekorlara sahip bir şehirken bu oksijen israfı zihniyet bunları görmezden gelir. Ankara onlar için hep geridir, hep kötüdür. Ankara'da ne yapılsa beğenmezler, Ankara'da ne yapılsa Ankara, İstanbul'la filan yarışamaz. Halbuki Ankara pek çok konuda İstanbul'a farkını atmıştır.
Bir şehrin gelişmesini gözlemlemek, o konuda yorum yapmak için öncelikle o şehrin şu anda ne olduğunu bilmek gerekir. O şehrin aldığı ödüllere bakmak gerekir, o şehrin araştırmalardaki konumuna bakmak gerekir. Bunları bilmeden yorum yapan kimseler kendi çürümüş zihniyetlerinin farkında olmadan bir de başkalarının zihniyetlerine çürümüşlük yakıştırırlar. Bu tip oksijen israfı bünyelerin, yorum diye ortaya attıkları beyin kırıntısına sahip olmadıklarını kanıtlayan saçmalardan seçmeler tadında zırvalamalarını engellemek lazım esasında. Ama tabi engellemektense bunları görüp şükretmek bunlar dışındaki insanlar için daha güzel, daha faydalı bir yol.
konudan fazlasıyla sapmışsın, o bölge restore edilse, yeşillik korunsa, trafiğe kapatılsa, kafeler dükkanlar açılsa mı daha iyi ? yoksa yıkılıp yerine apartmanlar yapılsa mı daha iyi ? sen de yukarıda binaların korunmasını savunmuşsun, ama baktın ki kankiton acayip şeyler söylemiş, savunma ihtiyacı hissettin, konuyu gargaraya getirdin tabi..olur olur
Haberlerde izlemiştim, Saraçoğlu Mahallesi diye geçen Kumrular Sokak taki 2-3 katlı lojmanlar yıkılmayarak başka şekilde değerlendirilecekmiş.
Aslında Kumrular Sokak ta tünel açılarak, oranın araç trafiği yer altına verilse üstü tamamen yayalara açılabilir. Ama tünel açarken çınar ağaçlarına zarar vermeden çalışmaları lazım, bu da ne kadar mümkün olur bilmiyorum.
Fatih Bey in bahsettiği Beşiktaş-Akaretler sıraevleri gibi Kumrular daki lojmanlar otel, kafe, mağaza gibi butik işletmelere devredilse çok güzel olur. Mesela Gaziosmanpaşa da İran Caddesi nden çıkarken aynı mimaride birkaç bina var sırayla, onlar eskiden lojmanken şimdi çeşitli işletmeler tarafından kullanılıyor. Aynısı Kumrular yayalaştırılarak da yapılabilir ama nerde onu yapacak yiğit.
konudan fazlasıyla sapmışsın, o bölge restore edilse, yeşillik korunsa, trafiğe kapatılsa, kafeler dükkanlar açılsa mı daha iyi ? yoksa yıkılıp yerine apartmanlar yapılsa mı daha iyi ? sen de yukarıda binaların korunmasını savunmuşsun, ama baktın ki kankiton acayip şeyler söylemiş, savunma ihtiyacı hissettin, konuyu gargaraya getirdin tabi..olur olur
O bölgedeki yapılar zaten apartman, yani apartmanları yıkıp yerine yeniden apartman yapmak özünde bir şeyi değiştirmez ancak mevcut halinde onarılıp yenilenmesi tercih edilir bir şeydir. Bunu zaten yazdım.
Diğer konuya gelirsek orada kendisine "çürümüş zihniyet" demeyi yakıştırdığın arkadaş çoğu konuda senin "kankiton" olabilir.