Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
neşetyıldız

9 yıl önce - Sal 11 Mar 2008, 13:34

Arkadaşım başlığı güzel açmışsın sağol ama, burada ismi yanlış yazmışsın acaba bilinçlimi yoksa bilmedenmi asıl isim M.Fethullah Gülen'dir.Burada belki arkadaşlardan bazıları kızacaklar hatta olumsuz oyda vereceklerdir ama ortada gerçekler var bunları gözardı edemeyiz, ben burada cemaatci değilim ,ama gerçeklere her zaman hangi görüş ve düşünce olursa olsun saygı duyarım, her görüşün temsilcileri vardır, herkesin görüşü kendini bağlar burada kısaca bu soruyu cevaplıyorum. M.Fethullah Gülen ve onun gibi düşünen insanlar ülkemiz ve dünya için büyük şanstır, bu şansı millet olarak iyi değerlendirmeliyiz, çünkü ülkemizi dünyada açmış oldukları okul ve kültür merkezleri ile en iyi temsil eden görüştür, her zaman ülkemizi uzaya taşıyacak bilim adamları yetiştiriyorlar, örümcek kafaları yok ediyorlar, yani bu hareket tehlike değil bir şanstır ister beğenin ister beğenmeyin gerçekler ortada, yorum sizlerin ülkemizin seçkin insanları pırıl pırıl bir nesilin kaynağıdır, ülkemiz için hayırlı hizmetler yapan bütün görüşlere buradan sevgilerimi yolluyorum.Taraflı olarak hiç bir yerlere varamayız.Tarafsız ve objektif bir insan olarak ülkemi ve milletimi çok seviyorum.

celal ayalp
9 yıl önce - Sal 11 Mar 2008, 13:47

site denetçileri başlıktaki "Fetullah" ifadesini "Fethullah" olarak değiştirirlerse en azından bir yanlışı düzeltmiş oluruz.

umutyolu
9 yıl önce - Sal 11 Mar 2008, 13:58

Alıntı:

İslam’a Karşı olan Muhafazakar (Conservative) Kuruluşlar

Bir çok muhafazakar Kuruluışlar Neo-Con’ların sağ kanadı olan düşünce kuruluşlarının parasal destekticisidirler. Toplam 83 adet araştırma fonu İslam aleyhine araştırma yapmak için gurup ve araştırmacılara yılda 4.5 milyon dolar para bağışı yapılmaktadır. Kuruluşlardan bazıları şunlardır: The Earhart Foundation, The Shelby Cullom Davis Foundation, The Smith Richardson Foundation, The Lynde and Harry Bradley Foundation ve The John M. Olin Foundation’dir Bu kuruluşlardan para alan kişilerin isimleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Araştırmacı--------- Miktarı, $---------Bağış yapan kuruluş

Alexander Alexiev------$75,000--------Shelby Cullom Davis Foundation
Hillel Fradkin---------$173,800--------Smith Richardson Foundation
David Cook-----------$150,000-------Smith Richardson Foundation
Nazeer Ahmed----------$50,000-------Smith Richardson Foundation
Zachary Abuza----------$65,000------Smith Richardson Foundation
Timur Kuran------------$164,000------Smith Richardson Foundation
Nelly Lahoud--------------$9,000------Earhart Foundation
Hussain Haqqani--------$100,000------Smith Richardson Foundation
Steven Emerson--------$250,000------Smith Richardson Foundation
Zeyno Baran------------$110,000------Smith Richardson Foundation
Sultan Tepe--------------$60,000-----Smith Richardson Foundation
Cheryl Barnard-----------$100,000-----Smith Richardson Foundation
Graham Fuller--------------$15,000----Earhart Foundation

Ibrahim Abu-Rabi-----------$20,000----Earhart Foundation

Fawaz Gerges-------------$143,000----Smith Richardson Foundation
Ahmad Mousalli------------$100,000+---Earhart Foundation


Bu araştımacılardan Türkiye’de iyi bilinen Sebataist (Yahudi asıllı) Zeyno Baran yoğun olarak Türki Cumhuriyetler üzerinde çalışmaktadır. Onun araştırmaları Petrol şirketlerinin menfaatini korumak ve Hazar Denizinden geçecek olan boru hattı üzerindeki gelişmeler üzerinedir. Cheryl Barnard’da ABD’nin Irak büyük elçisi Zalmay Khalizad’ın eşidir. Bu bayan Rand Corparatıon adına “IIlımlı İslam” raporu hazırlamıştır. Bu raporda Kur’an-ı Kerim ayetleri ve Hadisler üzerinde şüpheler ve oynamalar meydana getirerek İslamı dejenere etmek için yeni yöntemler tavsiye edilmektedir. Mesela, modernist yeni Müslüman liderleri meşhur edip Kökten dincilerle (Fundamentalist) mücadelede kullanmak, batı Demokrasisi değerlerini öne çıkarmak, Tarikatları desteklemek ve Müslümanların eğitimi üzerine odaklanmaktır. ABD yönetimi bazı “Müslüman liderleri” yukarıda tavsiye edilen yöntemlere uygun şekilde kullanmaktadır.

Ilımlı Islam adlı raporda adı geçen bazı liderler şunlardır; Eski Bosna Müftüsü Mustafa Ceric, UCLA’nın Islam Hukuku Profesörü Abou El Fadl, Türkiye’den Gülen Hareketi lideri Fethullah Gülen, “İslami anlaşmalar için öneriler” adlı kitabın yazarı Muhammed Shahrur ve Amerika İslam Yüksek Konseyi (ISCA) başkanı Şeyh Hişam Kabbani’dir.


Alıntı:

GÜLEN CEMAATİNDEN PAPAZ OKULU'NA 2 MILYON DOLARLIK BAĞIŞ GERÇEĞİ

Hardford Seminary web sitesinde 9 Kasım 2006’da ve yerel bir gazeteDE HARDFORT COURANT’ta 10 Kasım 2006 sözü edilen 2 milyon dolar bağış haberleri yayınlandı. Bu haber hala Üniversitenın web sitesinde linke tıkladığınızda haberin original metninde de

http://www.hartsem.edu/events/news_islamicchairgift.htm

görülececeği gibi Papaz Okulu, Dr. Ali Bayram’dan 2 Milyon dolar bağış aldıklarına dair memnuniyetlerini ve kendılerine teşekkürlerini beyan etmişlerdir.

Hardford Seminary Başkanı Türk ve dünya medyasında çıkan haberlerde meydana tepkiler üzerine 13 Kasım 2006’da bir basın açıklaması yaptı.

Yapılan basın açıklamsının orijinal metni Hardford Seminary’nin web sitesinde yayınlandı şöyle ki;

http://www.hartsem.edu/events/news_islamicchairgi ...tement.htm

“It is unfortunate that this important initiation of Dr. Ali Bayram is being misunderstood right at the agreement stage. Hartford Seminary and Dr Ali Bayram only signed an agreement at this moment. This agreement is to intend to carry out mentioned academic and scholarly activities if Dr Bayram succeeds in finding sponsors to support the idea.

Yukarıdaki basın açıklamasının son paragrafında Hatdfort Seminary ile Dr. Ali Bayram’ın bir anlaşma imzaladğı açıkça ifade edilmiştir. Dr. Ali Bayram’ın anlaşmada sözü edilen paranın kaynağını da kendisinin bulacağı sponsorlardan elde edip vaadini yerine getireceğine dair anlaşma imzalamıştır. Bu anlaşmayı her iki tarafta inkar etmemektedir.

"I will be in Turkey in a few days and pleased to discuss this matter at that time." Heidi Hadsell

Hatta Hardford Sminary Başkanı sayın Hadsell basın açıklamasının son satırında birkaç gün içerisinde Türkiye’de olacağını ve bu meseleyi burada tartışacağını yazmıştır.

Yukarıda linkini verdiğimiz basın açıklamasının 6. paragrafında AK Parti Hükümetininde Hardfort Seminary ile bir anlaşma yaptıkları görülecektir Şöyleki

“We are proud to host many Turkish students and scholars who have been studying Islam and Christian-Muslim relations at Hartford Seminary. In addition, the Seminary has a partnership with Turkey’s Ministry of Religious Affairs. The Minister, Mehmet Aydin, and other ministry officials recently visited Hartford Seminary, and we are finalizing a student exchange through which the ministry will endorse students from Turkey to come to the Seminary to study interfaith dialogue.”

Turkçe tercümesi:

Türk öğrencilerininin ve bilim adamlarının Seminary İslam-Hiristiyan İlişkileri Bölümünde yaptıkları çalışmalardan ötürü memnuniyetimizi arz ederiz. Diyanet İşelerinden sorumlu Devlet Bakanı Sayın Mehmet Aydın ile diğer bakanlık görevlileri Hartford Seminary'i resmi olarak ziyaret etmişlerdir ve yapılan ziyaret neticesinde Hartford seminary'e Türkiye'den öğrenci değişimi programı için bakanlık ile yapılan anlaşma neticesi hazırlıklar bitim aşamasına gelmiştir. Türkiye'den buraya gelecek öğrenciler dinlerarası diyalog üzerine eğitim alacaklardır.

Malumunuz kişi ve kuruluşlar masa başında anlaşma imzaladıklarında vaad edilen ödemeler ya peşin yada bir takvime bağlanarak ödenir. Burada da aynı şey yapılmıştır.

Hartford Seminary başkanının yaptığı basın açıklamasında henüz ellerine paranın ulaşmadığını fakat bu paranın verileceğne dair anlaşma imzaladıklarını açıkça beyan etmiştir.

Göreceğniz gibi ortada bir anlaşma var. Eğer sözü edilen bağış yapılmayacak olsa ve iptal edilmiş olsa bu üniversitenin başkanı neden apar topar Türki’ye ye gelmek istesin. ve Bız bağış almayı red ediyoruz yada Dr. Alı Bayram biz bağış yapmayacağız diye bir açıklamsı yok.

Dr. Ali Bayram’ın zaman gazetesınde yaptığı basın açıklamasının satır araları dikkatli okunduğunda herşey ayan beyan ortadaır.

“İslami kürsünün kurulup geliştirilmesini amaçlayan sponsorluk anlaşmamız lisansüstü öğrencilerin akademik projelerinin desteklenmesinden ve İslamiyet ile ilgili konferansların düzenlenmesine katkıdan ibarettir.”

Dr. Ali Bayram

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=454582

Sayın okuyularımız 15 Kasım 2006 tarihli Zaman gazetesinin köşe yazarı sayın Bülent Korucu köşesinden 1 dolar bağış yapacağını şımdıden ilan etmiş bile.

“ABD'deki İslam kürsüsüne bir dolar da benden” / Bülent Korucu

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=454536

Gülen Cemaati adına Fatih üniversitesi mütevelli üyelerinden Dr. Ali Bayram bu bağışın yapılmayacağını sğylemektedir. Aksine Papaz Okulu'una övgüler yağdırmıştır.

"Hartford Semirany 150 yıllık köklü bir üniversitedir. Misyoner okulu olarak kurulan Hartford Seminary son 50 yıllık mazisinde misyonunu değiştirmiş"

Dr. Ali Bayram

Ne demek misyonu değişmiş, Papaz Okulunun 150 yıllık tarihinde kaç Papaz müslüman oldu lütfen kamuoyuna açıklamalarını istiyoruz. yada bu okul 150 yıllık tarihinde kaç kişinin ebedi hayatını mahvetti. Yani müslüman kardeşlerimizden kaçının hiristiyan olmasına sebep oldu. Bu üniversiteye neden hala Evangelik Hiristiyanlar (Bush'un IRAK işgalinin arkasında bu hiristiyan mezhebinin büyük rolü olduğunu bütün dünya alem biliyor) para desteğı vermektedir.



TURKISH AMERICAN JOURNAL’da yayınladığımız Hartfort Seminary ile ilgi haber kaynağımız Hartford Seminary’in bulunduğu şehirde yayın yapan yerel bir gazete ve Üniversitesnin resmi web sitesi idi. Bu kaynakların linkleri aşağıdadır.



1.

http://www.courant.com/news/local/hcctgift1110.ar ...ines-local

Seminary To Get $2 Million For Islamic Studies Position

Faculty Chair Funding To Promote Understanding Of The Contemporary Faith
November 10, 2006
Courant Staff Report

2.

http://www.hartsem.edu/events/news_islamicchairgi ...tement.htm

Heidi Hadsell

Statement by Hartford Seminary President

November 13, 2006

Kaynak : http://www.turkishamericanjournal.com/News/Gulend ...Arkasi.htm


Alıntı:

Bu yıl ki zekatlarınız papaz okuluna!

Tam da Başbakan Erdoğan, İspanya Başbakanı Zatapero ve BM Genel Sekreteri Annan’ın İstanbul’da “Medeniyetler arası ittifak” toplantısında biraya geldiği gün patladı Gülen haberi. Günün mana ve önemine birebir yakışan habere göre Fetullah Gülen, yeğeni Ali Bayram vasıtasıyla ABD’deki papaz–misyoner okulu Hardford Seminary’ye 2 milyon dolar bağışta bulunmuş. 150 yıldır papaz ve misyoner yetiştiren okul da, Müslüman cepheden böyle bir yardım almaktan büyük haz duymuş!
Aslında haber, bizim için şaşırtıcı olmamakla beraber, bazı gerçeklere inanma noktasında tereddüt yaşayanlarda ciddi bir şok etkisi oluşturacak nitelikteydi. Eminim ki o şokun etkisi hala geçmiş değil.

Öyle ya, “kıtalararası hizmet seferberliğine” soyunmuş Gülen, papaz okuluna tamı tamına 2 milyon dolar hibe ediyor. Olacak iş mi, papaz okulu neresi, hizmet neresi!
İşte tam bu noktada papaz okulunun hizmetiyle, Gülen hareketinin hizmetinin kesiştiği noktanın şifreleri saçılıyor etrafa. Hizmet aynı, amaç aynı, yöntem aynı; bir tek görüntü farklıydı, o da yavaş yavaş tek tip olmaya doğru gidiyor. Artık farklı cephelerin aynı noktada birleşmesi tezgahından çıkıp, aynı cephenin insanlarının ortak mücadele serüvenlerine tanık olacağız!
Konunun detaylarına geçmeden önce bu haberin basına sızması veya sızdırılması konusunda akla gelen iki ihtimali paylaşmak istiyorum. Evvela bu bağışlar ne ilkti, ne de son. Gülen bu tip papaz okullarına bağışlarını uzun süredir yapıyordu, ancak Gülen’in Hardford Seminary’ye yaptığı bağış kazara basına sızdırıldı ve tam bir “fenersiz yakalanma” durumu meydana geldi.

İkinci ihtimal ise; Gülen’in uzun süredir yaptığı bu bağışların, artık gizlenmemesi gerektiği kanaatine varıldı, (Bu kanaate ulaşmada yeni stratejiler ve yeni yöntem tercihi etkili olmuş olabilir) tam da İstanbul’da Medeniyetler arası İttifak toplantılarına denk getirilerek, bunun yumuşak geçişle halka duyurulmasına karar verildi. Gelen tepkilere göre de, gelecek stratejisi ve “hizmet yöntemi” tayin edilecek anlaşılan!
Şimdi de, Ali Bayram’ın, yapılan icraatı nasıl savunduğuna geçelim dilerseniz. Kendi cümleleriyle hareket edelim ki, “kurusıkı iftira” suçlamasına maruz kalmayalım...
Ali Bayram, Zaman gazetesine yaptığı açıklamada, üniversiteye bağışta bulunulmadığını, sponsorluk anlaşması imzaladıklarını belirterek şunları söylüyor: “Üniversite yönetimi ile 1999 senesinden itibaren devam eden diyaloğumuz neticesinde okul bünyesinde bulunan İslami İlimler Fakültesi’ni büyütüp geliştirme ve bu fakülte öncülüğünde İslam’ın doğru tanıtılması için panel, konferans ve çeşitli akademik çalışmaların düzenlenmesinde ortak bir düşünceye varılmış, tecrübelerimizle ve gücümüzün yettiği ölçüde maddi olarak bu çalışmalara katkıda bulunacağımız ifade edilmiştir.”

Zaman gazetesinde yer almayan, fakat diğer gazetelerde yer alan demecinde Ali Bayram, “İslam’ın imajını düzeltmek için” böyle bir işe giriştiklerini ifade ediyordu. Yukarıdaki açıklamada da, “İslam’ın doğru anlatılması için” diye bir cümle sarfediyor Bayram. Yani Gülen ve ekibi, İslam’ın imajını düzeltmek ve İslam’ın doğru anlaşılmasını sağlamak için seferber olmuşlar ve milletten (zekat, kurban ve himmet adı altında) topladıkları paraları oluk oluk harcıyorlar. Öncelikle İslam adına hareket etme yetkisini kimden aldınız ve İslam’ın, düzeltilmeye muhtaç bir imajı olduğunu nereden çıkarıyorsunuz. Yani size göre İslam’ın bozuk ve parayla düzeltilmeye muhtaç bir imajı mı var! İslam, sizin bayraktarlığınıza verilecek ve 2 milyon dolarla imaj düzeltilecek kadar ucuz mu!

Devam edelim Zaman gazetesindeki açıklamalara...
“Açıklamada Hartford Seminary’nin 150 yıllık köklü bir üniversite olduğu ve misyoner okulu olarak kurulan kurumun son 50 yıllık mazisinde misyonunu değiştirerek semavi dinler ve din mensupları arası diyalog merkezi şeklinde çalışmaya başladığı bilgisine yer verildi.
Okula mali yardım yapıldığı iddialarına da açıklık getiren Bayram şunları söyledi: İslamiyet’in imajının maalesef günden güne kötüye gittiği ABD’de bu tür akademik çalışmalara büyük ihtiyaç vardır. Dinimizin doğru anlatılmasının ve özündeki barış mesajının iletilmesinin medeniyetlerarası diyalog ve hoşgörünün tesisine yapacağı hizmet tartışılmazdır.”

Bayram, bu açıklamalarıyla çok önemli gerçekleri de günyüzüne çıkarmış, daha doğrusu bizim yıllardır ifade ettiğimiz gerçekleri itiraf etmiş oluyor. Ne diyor Ali Bayram:
150 yıllık papaz okulu son 50 yıldır misyonunu değiştirmiş ve semavi dinler ve din mensupları arası diyalog merkezi haline gelmiş.
Sonuna kadar haklı, tam da dediği süre kadar önce Vatikan misyonerlik yöntemini değiştirmiş ve bu yöntemin adını da “dinlerarası diyalog” koymuştur. Çünkü artık doğrudan misyonerler Müslüman ülkelerde büyük tepkiyle karşılanıyor ve amacına ulaşamıyordu. Dinlerarası diyalog adı altında yeni bir din oluşturulup, hedefteki dinin mensuplarını kendi dininden görünen insanlar marifetiyle avuçlarının içine alacaklardı. Bunu yapmanın tek yolu da dinlerarası diyalog gibi bir kılıf bulmaktı. Buldular da. Özellikle son 10 yıldır Türkiye’de tahmin edemeyecekleri kadar verim aldılar.
Türk milleti artık uyanmalı! Çünkü ihanet ve tezgahlar yeterince alenileşti. Artık gizleme ihtiyacı duyulmuyor, yeni yöntemlere geçişler de bu şekilde yapılıyor.
Nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu ve zekat, kurban, bağış ve himmet adı altında sizlerden toplanan paraların nerelerde harcandığı görün artık. Tıpkı bir zamanlar altınınızı, bileziğinizi, evinizi, tarlanızı satarak kurduğunuz televizyonların Yahudi medya devi Murdoch’lara satıldığını gördüğünüz gibi.
Uyanmak ve titreyip kendinize gelmeniz için ne kadar da çok sebep var değil mi!

Kaynak : http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?haberno=602 ...2006-11-17


Alıntı:





Savunduğunuz veya dış görünüşüne baktığınız kişilerin önce kim olduğunu araştırın. Günlerdir irtica deyip durdum, kim araştırdı acaba irtica nedir ve Türkiye'de kimlerdir diye? İşte size irtica ve din adı altında menfaat elde etme provakasyonlar. İzleyin ve görün.

Papaz okuluna 2 milyon bağış ve o bağışla Türkiye'ye daha çok enjekte edilen "Ilımlı İslam" yakıştırması. Ilımlı İslam nedir? İslam zaten hoşgörü dinidir. İslamı terör olarak görenlere birde üstüne 2 milyon dolar vereceksiniz???


EK:

Alıntı:
Kendi gölgelerinden korkan senaristler yine işbaşında. Alışkanlık haline getirdikleri iftiranın nasıl bir günah olduğunu anlayamayanlardan her türlü yorum beklenir.


İftira mı değil mi okuyun ve seyredin lütfen.

Teşekkürler.



Murat Y
9 yıl önce - Sal 11 Mar 2008, 14:04

Haritada bulamayacağımız, hatta birçoğumuzun adını bilmediği ülkelerde, onun okulları sayesinde insanlar anadilleri gibi Türkçe konuşuyorsa, Türkiye için birşeyler yapmış demektir.

OkanDikmen

9 yıl önce - Sal 11 Mar 2008, 14:04

İlginç.. Hristiyanlar veya museviler çocuklarının okuduğu bir çok özel okula (Türk Okulu) ciddi miktarda bağış yaparken kimsenin sesi soluğu çıkmıyor ama..

İrticanın anlamını bilmiyormuşuz. Varsayın bilmiyoruz. İnanın bizim bilmememiz bazıları gibi içerisinde "islam" geçen her konuyu irtica zannederek hayali korkular yaratmaktan çok daha zararsızdır..


umutyolu
9 yıl önce - Sal 11 Mar 2008, 14:14

Alıntı:
İrticanın anlamını bilmiyormuşuz. Varsayın bilmiyoruz. İnanın bizim bilmememiz bazıları gibi içerisinde "islam" geçen her konuyu irtica zannederek hayali korkular yaratmaktan çok daha zararsızdır..


Siz irticanın ne olduğunu değil, bunun İslam'a nasıl bir zarar verdiğinin bile farkında değilsiniz. Eminim ne videoyu ne de yazıyı okudunuz. Papaz okullarının ne ile bağlantısı olduğunu ve 2 milyon dolar (bilinen) ile ne amaçlandığını idrak edin. Hayali korkular diye nitelendirdiğiniz kişi yıllardır ABD'de Evangalistlerin kilise okullarına bağış yapıyor.

Son din İslamdır ve son peygamber yüce efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) dır. Eğer siz bu adamın peşinden gidecekseniz ve kendinizi halen müslüman sayacaksanız buyrun yolunuz açık olsun. Bu kişi Türkiye'deki irticanın başındaki kişilerdendir.


Teşekkürler.



İSMAİL ÇELİK

9 yıl önce - Sal 11 Mar 2008, 14:22

Nurettin Veren dediğin adam,piyasaya yığınla borcu olup bu konuda Fethullah Gülen'den yardım isteyip(ihtimal himmet paralrını istemiştir)olumsuz cevap alınca ,denize düşen yılana sarılır misali birilerine sığındı adeta onlarda onu sadece kullandılar,geriye medyanın çamur at izi kalsın çalışması kaldı.

Mustafa Topsakal

9 yıl önce - Sal 11 Mar 2008, 14:24

Meyve veren ağaç taşlanırmış,Fethullah GÜLEN olmanın acı tarafıda bu demek ki.Eleştirilerin dozunda hiç acıma yok,Bu adam ülkemize önceki cumhurbaşkanlarından dahamı fazla zarar verdi. Görüşün ne olduğu önemli değil,çocuklarımız üniversitelerde okuyunca abilerden,ablalardan yararlanmalarını istiyoruz,onlar göz kulak olsunlar istiyoruz! başarılarına yardımcı olmalarını istiyoruz ama iş konuşmaya gelince mangalda kül bırakmıyoruz.

Necdet Kızılırmak

9 yıl önce - Sal 11 Mar 2008, 14:24
Fetullah Gülen Nereye Koşuyor?


Benim merak ettiğim husus ? Bu okul ve kursların, yurtların açılması için gerekli büyük miktarda paranın nereden bulunduğu.

yuksel77
9 yıl önce - Sal 11 Mar 2008, 14:39

Alıntı:
Benim merak ettiğim husus ? Bu okul ve kursların, yurtların açılması için gerekli büyük miktarda paranın nereden bulunduğu.


Google'dan ara bulursun. Ama milletin kanını emen müflis ve müfteri Nurettin Veren gibi kaynaklara değil milletin gönlünden akan kaynaklara bak ....



En son yuksel77 tarafından Sal 11 Mar 2008, 14:42 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


sayfa 3
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET