Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Phileas Marka İlk Metrobüs Aracı Nihayet İstanbul'a Geldi!
« önceki   123 ... 75767778   sonraki »

ANA SAYFA -> ULAŞIM
kilitli
sayfa 76

Metrobüs hattına Phileas almak gerekli miydi?
Evet, fiyat farkına değer 36.4%  36.4%  [172]
Hayır, boşuna masraf 63.6%  63.6%  [301]
Toplam Oy : 473

bakioguz
13 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 13:54

Alıntı:
İbb'nin borcu da 5 Milyon $'ı geçmiş.


Habere göre borç 5 milyon $ değil, 5 milyar $'dır..


Tuncaaa
13 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 13:57

melih gokcek avantasi az diye almak istememistir otobus rampada kalir cikamaz diye degil.

Tuncaaa
13 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 14:13

Kapı sorunu çözüldü, metrobüsler yola çıkıyor


Şenol COŞKUNER / İSTANBUL 25 Nisan 2009
Kapı sorunu çözüldü, metrobüsler yola çıkıyor
Metrobüs alımı için 2003’te yapılan incelemede olumsuz rapor veren ekipte, bugün tanesi 1 milyon 200 bin Euro’ya Phieleas marka otobüsleri satın alan İETT’nin Genel Müdürü Mehmet Öztürk’ün de bulunduğu ortaya çıktı.

Öztürk, o dönem inceledikleriyle satın alınıp arızaları yüzünden garaja çekilen araçların aynı olmadığını iddia etti. Eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ali Müfit Gürtuna’nın 2003’te İETT uzmanlarının raporları doğrultusunda alımını reddettiği, ancak kendisinden sonra göreve gelen Kadir Topbaş’ın aldığı ve arıza nedeniyle garaja çekilen 50 metrobüsle ilgili tartışmalar devam ediyor. Garajda bekletilen metrobüslerle ilgili önce hibrid araçlarla ilgili izin belgesinin beklendiği açıklaması yapıldı, şimdi de kapıların kapanmasıyla ilgili bir sorun olduğu, bunun da giderilmek üzere olduğu iddia edildi. Adı sonradan metrobüs konulan otobüsleri incelemek üzere Hollanda ve Fransa’ya 2003 yılında ekip gönderdiklerini belirten İETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk, temaslarıyla ve yaşananlarla ilgili şunları söyledi:

Eksikleri vardı

"O dönemde ben Finansman Dairesi Başkanı’ydım. Ekibim inceleme çalışmalarını tamamlayıp döndüğünde bulguları inceledik. Araçların yolcu kapasitesi azdı, rampa çıkmakta zorlanıyordu. Normal otobüslerden tek farkı, şoförsüz kullanmaya imkán sağlayacak otomatik kılavuzlama sistemiydi. Ancak, sistem tam olarak çözülememişti. Araç, güzergáhındaki duraklara 15 metre kala tek şerit halinde çizilen beyaz fosforlu çizgiyi görerek durabiliyordu. Yağmur, çamur ve toz nedeniyle çizginin kapanması durumunda araç duramıyordu. ’Bu sorunu nasıl çözeceksiniz?’ diye sorduk. ’Halen araştırmalar devam ediyor’ dendi. Şoförsüz kullanılıp da duramayan araca 1 milyon 200 bin dolar fiyat verdiler. Astronomik geldi. Olumsuz rapor verdik ve proje iptal oldu."

1 Mayıs’ta seferdeler

Arızalarından dolayı garajda duran 1 milyon 200 bin Euro’luk Phileas marka otobüslerin o dönem inceledikleri araçlarla uzaktan yakından bir ilgisinin olmadığını belirten Öztürk, "Satın aldığımız araçların kılavuzlama sisteminde problem yok. Daha büyük, elektronik ve teknik sistemleri daha gelişmiş. Ayrıca hibrit sistemi kullanılarak yakıt tasarrufu sağlanıyor. Dizel bir araçla, hibrit teknolojisi kullanılan araç arasındaki fiyat farkı 180 bin Euro" diye konuştu.

Bayır çıkmada problem yok

Öztürk, kapıların açılıp kapanmasında yaşanan sorunlar nedeniyle araçları seferden çektiklerini belirterek, "1 Mayıs’tan itibaren tüm araçları sefere koyacağız. Sorunu dört kapının birlikte açılıp kapanması yerine sadece ön kapının açılıp kapanmasıyla çözdük. Yolcu binişleri sadece ön kapıdan olacak ve kapı kapatılırken şoför bir engel varsa yolcuları uyaracak. Bayır çıkmasında problem yok. Kalkış hızı normalde 1.2 ivme. Ancak yakıt tasarrufu yapmak amacıyla bunu 0,8 ivmeye indirdik. Bu nedenle araç yavaş hareket ediyor" dedi.

2003’te olumsuz görüş verenlerden biri olan İETT eski Genel Müdür Yardımcısı Cemal Acar ise Beşiktaş-Balmumcu-4.Levent güzergáhında tercihli yol yapmak için araştırma yapıldığını belirterek, "Metrobüs diye bir terminoloji yoktu. Hollanda’ya giden ekip, abartılan araçların, uzun körüklü otobüslerden pek farkı olmadığını, altyapı varsa elektro-manyetik bir iz üzerinden aracın şoförsüz gidebildiğini belirledi. Böyle bir araç toplu taşıma açısından uygun değil dedik. Yokuş çıkma performansı, trafik içinde yaratabileceği karmaşa, sürüş dinamiği, güvenliği, kontrolsüzlüğü ve manevra kabiliyetleri açısından dikkate aldığımızda ideal bir toplu taşıma aracı olmadığı kanaatine vardık. Beklediğiniz, güveni, performansı ve manevra kabiliyetini veremiyor. Veremez de" dedi.

Tanesi 1.2 milyon Euro’ya alındı

TANESİ 1 milyon 200 bin Euro’ya alınan Phileas marka otobüsler Hollanda’da üretiliyor. Eindhoven Kenti’nde üretilen otobüslerle ilgili Hollandalıların ve ulaşımla ilgilenenlerin yıllar önce otobüse taktıkları isim Phileasco. Bu isim marka ve fiyasko kelimesinin birleşimiyle türetilmiş. Eindhovenlılar otobüslerin tamamının çalışır halde olduğunu hiç görmediklerini belirtiyorlar. Otobüslerin ortalama yarısının hep arızalı olduğunu internetteki çeşitli forumlarda yazan otobüs meraklıları, Phieleas’tan 18 tane satın alan nüfusu 100 bini bulmayan Douai Kenti’nin de dolandırıldığını düşündüklerini belirtiyorlar.

Gürtuna: Maliyet çok yüksek

ESKİ İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, dünyanın hiçbir yerinde bu uzunlukta tercihli otobüs yolu olmadığını belirterek, "Bir yolu tecrit ettiğiniz zaman o yolun kapasitesini azami şekilde kullanmanız lazım. Bir kara yolunun saatlik kapasitesi 2-3 bindir. Raylı sistemin saatlik kapasitesi 70-80 bine kadar çıkıyor. Bunun yapımı maliyetli. İşletme maliyeti çok yüksek. Madem otobüsle yolcu taşıyacaksınız, o zaman neden 70-80 bin Euro’ya Türkiye’de üretilen otobüsü çalıştırabilecekken, tanesi 1 milyon 200 bin Euro’ya, 450 bin Euro’dan otobüs alıp çalıştırıyorsunuz" diye konuştu. Phileas marka otobüslerin alımıyla ilgili İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma başlattığını belirten Gürtuna, "Metrobüsler, Kamu İhale Kanunu’nun 22. maddesine göre alınmış. Buna göre, bir malı dünyada tek bir firmanın üretmesi durumunda alternatifiniz olmadığı için açık ihale yapmadan alabilirsiniz. Burada böyle bir şey yok ki. Bu otobüsün benzerini dünyada üreten onlarca firma var. Hiçbir açık ihaleye tabi olmadan alındı. İçişleri Bakanlığı Müfettişleri inceleme yapıp burada usulsüzlük vardır diye savcılığa suç duyurusunda bulundular, halen o dosyalar savcılıkta" dedi.


oturmuslar bakmislar aylardir vardiklari sonuc bu olmus


Öztürk, kapıların açılıp kapanmasında yaşanan sorunlar nedeniyle araçları seferden çektiklerini belirterek, "1 Mayıs’tan itibaren tüm araçları sefere koyacağız. Sorunu dört kapının birlikte açılıp kapanması yerine sadece ön kapının açılıp kapanmasıyla çözdük. Yolcu binişleri sadece ön kapıdan olacak ve kapı kapatılırken şoför bir engel varsa yolcuları uyaracak. Bayır çıkmasında problem yok. Kalkış hızı normalde 1.2 ivme. Ancak yakıt tasarrufu yapmak amacıyla bunu 0,8 ivmeye indirdik. Bu nedenle araç yavaş hareket ediyor" dedi.


aylarca dusunmusler demislerki yolcular onden binsin kapilar kapatilirken sofor bagirsin huoop kapi onlerini bosaltin alooo!

komedi valla.


Murat Caner
13 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 14:26

Tam bir fiyasko...

hatemmert
13 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 14:34

sadece on kapinin acilmasi cok kotu cunku ordaki yolcular metrobuse o tek kapidan binene kadar vakit kaybi olur bana kalirsa hic sefere cikarmasinlar daha iyi.O zaman capacitylerle beraber ortak calistirsinlar yoksa o yolcularin altindan kalkamazlar.



Mehmet Kasım
13 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 14:35

http://www.arkitera.com.tr/h40697-topbasin-metrob ...-dert.html

İstanbul'un trafik sorununa çözüm olmaması ve yerel seçim öncesi AKP'nin seçim otobüsü gibi çalıştırılmasıyla tepki çeken metrobüs projesinin, İstanbul için uygun olup olmadığına dair merak edilenleri, MMO İstanbul Şube Başkanı İlter Çelik ile konuştuk.

İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri'nin (İETT) test etmeden tanesi 1.2 milyon avroya aldığı 50 tane metrobüs aracı neden garajlarda bekletiliyor? Yerel seçimler öncesine 'hızla yetiştirilen' ve Başbakan Erdoğan'ın övgüler dizdiği raylı sisteme dayalı olması gereken projede, neden körüklü otobüsler kullanılıyor? Metrobüs projesinin karanlıkta kalan yanlarını konuştuğumuz Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı İlter Çelik, "Metrobüsün asıl sıkıntılarını henüz yaşamadık" diyerek, olacaklara dikkat çekiyor.

Metrobüs İETT'nin sırrı mı?
Metrobüs dediğimiz sistem nedir? Bize sunulan projeye ‘metrobüs' demek mümkün mü?

İstanbul'da devreye giren metrobüs sistemi hibrit dediğimiz; gücünün yarısını normal yakıttan yarısını da elektrikten elde eden araçların üzerinde gittiği raylı bir sistem. Bu araçlar normalde yokuş inerken elektrik akülerini doldurur, yokuş çıkarken de o elektriği kullanır. Yetmediği yerde de normal yakıtı tüketir. Garajına döndüğünde ise aküleri doldurulur. Bizdeki sistem ise kullanılan araçlarının körüklü otobüsler olduğu ve raylı ulaşım sistemi olmadığı için metrobüs değil.

Sizce Hollanda'dan satın alınan asıl araçların garajda beklemesinin sebebi ne?

Bu araçlar şu an deneme aşamasında ve bizim edindiğimiz bilgiye göre bunlardan bir tanesi Mısır'da, 3 tanesi de Fransa'da test ediliyor. 2003 yılında Ali Müfit Gürtuna döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bu proje sunulmuş ama kabul edilmemiş. Ankara'da Melih Gökçek de projeyi reddetmiş. Daha sonra İBB'den bir ekip Hollanda'ya gitmiş ve bu araçlardan 150 tane alınması gerektiğini rapor etmiş. İlk aşama olarak da tanesi 1.2 milyon avrodan 50 tane araç satın alınmış. Alımdan sonra bunların yokuş çıkamayacağı anlaşılıyor. İstanbul'un yolları, başka bir Avrupa şehrine benzemez, bu şehir çok yokuşlu ve inişli. Amsterdam'a benzemez. Ayrıca duyduğumuza göre; şarp istavrozlarında yani aracın gücünü tekerleklere aktaran sistemde bir dizayn problemi var ki bu çok ciddi bir sorun. Öte yandan bu araçların yolcu taşıma kapasiteleri belliyken, bizdeki yolcu yoğunluğu bu araçları zaten çalışmaz hale getirecek kadar fazla.

Metrobüs sıkıntı yaşatacak
Peki İETT tüm bunları bilmiyor mu? Size ya da uzman başka bir kuruma danışılmadı mı?

Kimseye danışılmadı. Muhtemelen kendi içlerinde oluşturdukları bir bilirkişi heyetiyle kendilerini denetliyorlar. İETT bu konuyu sır gibi saklıyor. Biz bu konuda uzman insanlarız ama bilirkişi heyeti gönderemiyoruz. Otomotiv konusunda en önemli bilgisi ve kürsüsü olan bir yer de İstanbul Teknik Üniversitesi, onlar bile durumla ilgili bilgi alamıyor. TÜBİTAK'ta bu araçlar konusunda uzman bir birim var ama onlara da bilgi verilmiyor. Dolayısıyla bu illegal bir durum, sanal bir ihale halini aldı ve biz ulaşamıyoruz. Bu konuda yaptığımız başvurular var. "Biz bu sorunları çözmek için araçları incelemek istiyoruz. Bunlar bizim meslek alanımıza giriyor, önerilerimiz olabilir" dedik. Ama olumlu cevap alamadık.

Özetlersek metrobüs tartışmasının püf noktaları, bu projenin asıl çıkmazları neler?

İstanbul'un bir kent ulaşım planı yok ve metrobüs gibi lokal çözümlerle bu karmaşa çözülemez. Biz, tüm dünyada olduğu gibi raylı sisteme dayanan bir ulaşım omurgasını doğru buluyoruz ve metro-metrobüs projelerini destekliyoruz ama metrobüs diye lastik tekerli bir araç kullanılmasına karşı çıktık. Bu işi hem çabuk olsun, göstermelik olsun, seçime yetişsin diye aceleye getirdiler ve hata üstüne hata yaptılar. Bilim insanlarına danışılmadan ve bilgi verilmeden yürütülmeye çalışılan bu projenin birçok çıkmazı var:

İETT araçlardaki sorunun kapı açılma sistemlerinde olduğunu söylüyor ama bizim aldığımız duyum daha önce de dediğim gibi gücü aktaran sistemde. İETT, sorunu küçük göstermek için bu açıklamayı yapıyor. Öte yandan o araçlar metrobüs yolcularını taşıyamaz. Metrobüsteki yolcu yoğunluğunu biliyorsunuz, yüklü yolcu bindiğinde o araçlar çok sık arızalanır ve zaten çok pahalıya satın alınan bu araçlar yine o kadar pahalı bir şekilde tamir ettirilip durur.

En önemlilerinden biri bu araçlar kullanılırken arızalandığında insanların gideceği bir yer yok. Bir tarafta tel örgü var öbür tarafta hızlı trafik. Ayrıca metrobüs trafiğin ters yönünde gidiyor ve bu da bir felakete yol açabilir. Yoldan çıkma sonucunda yaşanacak bir çarpışma çok şiddetli olur. Zaten metrobüsün yolu da sıkıntılı, çünkü normal şeritten çalıyor. Sırf bu yüzden emniyet şeritleri iptal edildi ve biz bunun bedelini daha yapım aşamasındayken iki tane motosiklet sürücüsünün ölümüyle ödedik. Böyle bir trafik çözümü olmaz. Trafiğe çıkan araç sayısında azalma yok. Metrobüsten kazandığını, öbür şeritleri daha da sıkıştırdığın için kaybediyorsun. Bu iş ortaya çıkınca İETT, bu araçları nisan ayında kullanacağını açıkladı ve o zamana kadar birşeyler yapmaya çalışıyor ama bizce asıl sorun zaten o tarihten itibaren başlayacak.


Arda Moltay
13 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 14:36

Esas sürprizi saklamışlar... Motorların bozulmasını önlemek için Phileas'ları önlerine at koşarak çalıştıracaklar... Kaç beygir gerekli olur acaba bir Phileas için? Çevre dostu da olur... Atların durakları öğrenmeleri biraz uzun zaman alabilir ama otomatik kılavuzlama sistemine onlar da alışacaktır...

ali_demirci
13 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 14:39

bence philsa lardan 100 tane daha alınsın.belki onlar bozuk çıkmaz.o zaman hersey düzelir.saygılarımla................

Semih Yaşar

13 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 14:45
metrobus


tartisma yanlis eksene kayiyor.proje dogru,secilen arac tipi yanlis.sadece elestiri yapmak icin projeyi kotulemek dogru degil. fakat bu projeyi rayli sistem gibi ekonomik isletebilmek icin troleybuse cevirmek gerek.

teme
13 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 14:52

Sizi mendeburlar siziii bakın sorun sadece kapıdaymış, az yaksın diye ivmesini de düşürmüşler daha ne istiyorsunuz !!!!


Bir konuda bu kadar yalan söylenir, önce 20 yıl garantili dediler, 350 kişilik dediler, rampa çıkmada sorun yok dediler, şimdi kala kala kapı sorunu kalmış onu da tam çözmüşler. Neden bu kadar pahalı diye sorulduğunda ama bunun her iki tarafında kapısı var diyorlardı,8 kapıdan kala kala tek kapıya kaldık iyi mi



sayfa 76
« önceki   123 ... 75767778   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM