Hayır, kesinlikle domuz eti yemedim, yemem de (Bilmeden yediysem Allah affetsin)
83.0%
[729]
Evet, yedim ve severek yemeye de devam ediyorum
17.0%
[149]
Toplam Oy : 878
Abdullah Egemen
10 yıl önce - Cum 10 May 2013, 16:23
Salt din yasaklıyor diye ve de kendince protest olma çabası içerisinde olupta domuz eti yiyen arkadaşlarım ; domuz eti insan bedenine zararlıdır ve sizin beğenmediğiniz ve hor gördüğünüz islam dinide bu sebepten yasaklamıştır zaten.Aslında islam ile ilgili birazcık araştırma yapsa idiniz yasaklanan her bir şeyin insan bedenine ve ruhuna nasıl zarar verdiğini görebilirdiniz.Ben asla sizin inancınızı sorgulamıyorum istediğinize inanın yada istediğinizi yiyip için lakin bir insan olarak sizi zararlı şeylere karşı uyarmayı kendime borç biliyorum.İşte bununla ilgili bir video üstelik Hristiyan'lardan.Sağlıcakla kalınız...
Aşırı et tüketimi kişinin genetiğini bozar, bazı besinler yine kişinin genetiğini değiştiriyor. Domuzda kıskançlık geni olmadığından domuz eti yiyenlerde kıskançlık geni de zayıflıyor. Köyümdeki avcılarda domuzlarda aile kavramının olmadığını duymuştum.
Bırak domuz etini domuzun kendisini bile görmek istemiyorum.Geçen yıl yediğim bir etin içinden domuz eti çıktı gıda zehirlenmesine uğradım ve geçici körlük geçirdim.Sonrada yemin ettim bir daha yememeye.
Aşırı et tüketimi kişinin genetiğini bozar, bazı besinler yine kişinin genetiğini değiştiriyor. Domuzda kıskançlık geni olmadığından domuz eti yiyenlerde kıskançlık geni de zayıflıyor. Köyümdeki avcılarda domuzlarda aile kavramının olmadığını duymuştum.
yahu hala bunlara inanalar var. koyunlar keçiler eşlerini kıskanıyorlarmı? hiçmi ağıl görmediniz? erkek keçi ve koyunlar önüne gelenin üstüne çıkarlar erkek dişi fark etmez..
İslam'da haram olduğuna dair Hadis gösterdim. Senin kendi kafana göre uyguladığın dinde haram değilse, o tabiki senin bileceğin bir iştir.
Ben sana 1000 tane yalan hadis göstereyim.
Adamlar domuz yiyoruz diyorlar, sen eşeği tartışıyorsun.
Haram değildir kardeşim eşek eti.
Eşek sütü kanseri iyileştiriyor.
Eşek Sütü Faydaları aslında saymakla bitmez.. Çünkü yapılan araştırmalara göre eşek sütü anne sütüne en yakın süt olarak tespit edildi ve onaylandı.
Eşek sütü faydalarını çok geç farketmiş bir ülkeyiz aslında. Çünkü eşek sütü faydalarından yararlanan bir çok ülke vardır. Eşek sütü faydalarından yaranlanan ülkeler Amerika, Şili, Brazilya, Fransa, İtalya, İngiltere, İspanya, Çin..
Eşek sütü faydalarını en yakından takip eden ülke İngiltere'dir.
Siz biraz da olsa Eşek sütü Faydalarından Bahsedelim..
* Eşek sütü astım hastalığına iyi gelir.
* Eşek sütü bronşit hastalığına iyi gelir.
* Eşek sütü anne sütüne en yakın süt olarak bilinir.
*Eşek sütü içeriğindeki mineraller sayesinde vücuda direnç veriyor, bağışıklık sistemini güçlendirir.
* Eşek sütü kanser hastalığına karşı direnç sağlar.
* Eşek sütü ile vücudunuzu yıkadığınızda yada bir bez pamuk yardımıyla sildiğinizde cilt hastalıklarına çare olur.
* Eşek sütü siroz'a iyi gelir.
* Eşek sütü balgam söktürür.
* Eşek sütü ateş düşürür.
* Eşek Sütü içerisinde bulunan yüksek kaliteli omega 3 sayesinde kalbi korur.
* Eşek sütü içerisinde bulunan yüksek kalsiyum sayesinde kemik gelişimini arttırıyor ve kemik erimesini engeller.
* Eşek sütü yağ yakımını hızlandırıyor ve vücudu formda tutar.
* Eşek sütü küçük yaştaki çocuklara ve bebeklere içirilebilir. Çünkü inek sütü gibi alerji yapmaz.
yahu hala bunlara inanalar var. koyunlar keçiler eşlerini kıskanıyorlarmı? hiçmi ağıl görmediniz? erkek keçi ve koyunlar önüne gelenin üstüne çıkarlar erkek dişi fark etmez..
Koyun ve keçiler dişisini kıskanır, bir dişiye sahip olmak için yaptıkları mücadaleyi herkesin malumudur. Domuzda ise böyle bir mücadele söz konusu değildir.
Fransiz filozoflarindan Savorin de beslenmenin mizac üzerindeki bu tesirine cok önem vererek, "Bana ne yedigini söyle, senin ne oldugunu haber vereyim." demistir.
Yani Domuz etini savunan arkadaşlarda biraz dini tavsiyelere karşı alerjik reaksiyonları sözkonusu olduğunu düşünüyorum. Din ne dediyse mantıksızdır ön yargısından kaynaklanan bir algılama görüyorum. Her şeyi mantığıyla çözdüğünü düşünen kimseler tam da bu noktada kendi tuzaklarına düşüyor. Toptan karşı çıkma.
Bir hatırlatma ve uyarı: Domuz Allahın bir yaratığıdır, asla nefret gözüyle bakılamaz. Mutlaka onun da bir var oluş gayesi hikmeti vardır. Domuz eti Yahudilerde de haramdır. Hatta ilk incillerde domuz eti haram kılınmıştır.
Ayriyeten Barnabas incilinde de domuz etinin haram kılındığı bildirilir. Pavlusun ayzdığı hristiyanlığın daha kolay yayılması için domuz eti kavramının çarşılarda satılan her şeyi yenebileceği ifadesi eklenmiştir.
AYRICA Prof Selahattin Saim oğlunun yazısından bir bölümü aşağıya aktarıyorum.
ZEHIRLI MADDELER
Domuz eti cok yaglidir. Yenildigi takdirde, bu yag kana gecer. Böylece kan, yag tanecikleriyle dolmus olur. Kandaki bu fazla miktardaki yag; atar damarlarin sertlesmesine, tansiyon yükselmesine ve kalb infarktüsüne sebep olur.
Ayrica, domuz yagi icerisinde "sutoksin" denilen zehirli maddeler mevcuttur. Vücuda giren bu zehirli maddelerin disari atilmasi icin, lenf bezlerinin fazla calismalari icab eder. Bu durum, bilhassa cocuklarda lenf dügümlerinin iltihaplanmasi ve sismesi seklinde kendini gösterir. Hasta cocugun bogaz bölgesi anormal bir sekilde siserek, adeta domuza benzer. Bu sebeple, bu hastaliga "domuz hastaligi" (skrofuloz) adi verilir. Hastaligin ilerlemesi halinde, bütün lenf bezleri cerahatlanarak siser. Ates yükselir, agri baslar ve tehlikeli bir durum ortaya cikar.
FAZLA MIKTARDA KÜKÜRT
Domuz etinde bol miktarda bulunan sümüksü bag dokusu, kükürt yönünden cok zengindir. Bu sayede, vücuda fazla miktarda kükürt alinmis olur. Bu fazlaliksa; kikirdak, kas ve sinirlere oturarak eklemlerde iltihaplanma, kireclenme ve bel fitigi gibi cesitli hastaliklara yol acar.
Domuz eti devamli yenirse, vücuttaki sert kikirdak maddesinin yerini, domuzdan gecen sümüksü bag dokusu alir. Bunun sonucu olarak, kikirdak yumusar; vücut agirligina tahammül edemeyerek altinda ezilir. Böylece, eklemlerde bozulmalar meydana gelir. Domuz eti yiyenlerin elleri peltelesir, yag tabakalari tesekkül eder. Mesela yiyen kimse sporcuysa; yorgun, tembel ve hareketsiz olur. Bazi futbolcular bu sebeple mesleklerinden olmuslardir.
ASIRI BÜYÜME
Domuzda büyüme hormonu da cok fazladir. Dogdugu zaman birkacyüz gram olan domuz yavrusu, alti ayda yüz kiloya (!) erisir. Bu kadar süratli gelisme, büyüme hormonunun fazlaligi sebebiyledir.
Domuz etiyle fazla miktarda alinan büyüme hormonu, vücutta doku sisliklerine ve iltihaplanmalara yol acar. Burun, cene, el ve ayak kemiklerinin anormal bir sekilde büyümesine ve vücudun yaglanmasina sebep olur.
Büyüme hormonunun en etkili yönü, kanserin gelismesine zemin hazirlamasidir. Nitekim domuz kesim isiyle ugrasanlar, erkek domuzlarin belli bir yastan sonra kansere yakalandiklarini ifade ederler.
DERI HASTALIKLARI
Domuz etinin ihtiva ettigi histamin ve imtidazol denilen maddeler, deride kasinti hissi uyandirir. Ekzama, dermatit, nörodermatit gibi iltihabi deri hastaliklarina zemin hazirlar.
Bu maddeler ayrica; kan cibani, apandisit, safra yollari hastaliklari, toplar ve damar iltihaplari gibi hastaliklara yakalanma ihtimalini artirir. Bu sebeple doktorlar, kalb hastalarina domuz eti yememelerini tavsiye ederler.
BIR HATIRA
Alman hekimi Prof. Dr. Reckeweg "Domuz Eti ve Insan Sagligi" adli eserinde bir hatirasini söyle anlatir:
"Tedavi maksadiyla bir ciftci ailesinin biraz sapa yörede bulunan ciftligine gitmistim. Babada müzmin antroz (dejeneratif eklem hastaligi) ve kalca eklemi iltihabi vardi. Ayrica karacigerinden de rahatsizdi. Annenin bacaklarinda varis ve eziyet verici kasintisi olan ekzama vardi. Ailenin kizlari ise, kalp yetmezligi ve romatizmadan rahatsiz idi. En sagliklilari görünmesine ragmen ogullari da anjin sonrasi kalp yetmezliginden ve kan cibanindan müsteki idi. Evin öbür kizi ise müzmin bronsitten muzdarip idi. Ogullarindan bir digeri de, "domuz killanmasi" ve müzmin plörite yakalanmis olup, devamli tekrar eden fistül ifrazatindan rahatsiz idi.
Yukarida sakinlerinin hastaliklarindan uzun uzadiya bahsettigim ciftlik evinde muayene sirasinda garip bir olaya sahit oldum. Ailenin arasinda iri cüsseli bir domuz hic istifini bozmadan asagi dogru sarkan kalin bir agac dalina abanarak sirtini kasiyordu.
Hastalara "Oradaki domuzu görüyormusunuz? Onun kasinmasina ve iltihaplara yol acan maddeleri, etiyle beraber siz de yiyorsunuz. Iste bu maddeler, sizdeki hastaliklarin yegane sebebidir." dedim.
Yukarida kendilerinden bahsettigim, Kara Ormanlar havalisinde oturan benzeri ciftlik sahiplerinden verdigim nasihati dinleyenler, domuz eti yemekten vazgecerek hastaliklarinin cogundan kurtuldular. Simdi o ciftliklerin etrafindaki otlaklarda Islam ülkelerinde oldugu gibi kücük koyun sürüleri yayiliyor."
DOMUZ ETI VE TRISIN
Domuz eti ile insana bulasan tehlikeli hastaliklardan birisi de Trisin [oku: Trischin] hastaligidir. Domuzlar bu hastaligi trisinli fare yemek veya trisinli domuz eti ile beslenmekle alirlar. Fakat Trisin domuzlarda agir bir hastalik yapmaz. Halbuki insanlarda, cok tehlikeli ve öldürücü bir hastalik meydana getirir.
Domuz etiyle alinan Trisin kurtcuklar, mide ve bagirsak yoluyla kana gecer. Böylece de, bütün vücuda yayilirlar. Trisin kurtcuklari özellikle cene, dil, boyun, yutak ve gögüs bölgelerindeki kas dokularina yerlesirler. Cigneme, konusma ve yutma adelelerinde felcler meydana getirirler. Yine kan damarlarinda tikanikliga, menenjit ve beyin iltihabina sebep olurlar. Bazi agir vakalar, ölümle sonuclanir. Bu hastaligin en kötü tarafiysa, kesin bir tedavi seklinin olmamasidir.
Trisin hastaligi, bilhassa Avrupa ülkelerinde yaygindir. SIKI veteriner kontrolleri yapilmasina ragmen, Isvec, Ingiltere ve Polonya'da Trisin salginlari görülmektedir.
Yurdumuzdaysa, yerli hristiyanlarin disinda Trisin hastaligi görülmemistir.
Koyun ve keçiler dışışını kıskanır, bir dışiye sahip olmak için yaptıkları mücadaleyi herkesin malumudur. Domuzda ise böyle bir mücadele söz konusu değildir.
Peki 'damızlık' boğa ya da koç ya da teke diye bir şey duymadınız mı? Demek dışı hayvanlar kıskanmıyor, baksanıza tek erkek bütün sürüye hakim. Daha bugune kadar bogaya boga kan davasi da duymadim.
Demek öyle bir durum ki, erkek damızlık hayvan kıskanıyorsa dışışını sorun yok. Dişinin kıskanıp kıskanmaması da önemsiz sayılmış.
Ben çelişki görüyorum burda.
İnternetten araştırın, domuz, geyik, inek, koyun, keçi hayatı boyunca 'tek eş' seçen varlıklar mı diye.
Hiç biri değil.
Eğer domuz kıskanmıyorsa, diğerleri de kıskanmıyor.
Hem, bir hayvanın dışışiyle ilişkisi onun protein, besin değeriyle, tadıyla ne alaka?
Dinen caiz dersiniz, yemezsiniz, olur biter. Ama illa da bu 'dışışını kıskanmayan hayvan' mitolojisi ortaya atılacak.
Erkek domuzlarin disleri daha buyuk disiye gore, ve birbirleriyle disileri elde etmek icin dovusuyorlar. Buna ne dersiniz?
Demek dışı hayvanlar kıskanmıyor, baksanıza tek erkek bütün sürüye hakim. Daha bugune kadar bogaya boga kan davasi da duymadim.
Demek öyle bir durum ki, erkek damızlık hayvan kıskanıyorsa dışışını sorun yok. Dişinin kıskanıp kıskanmaması da önemsiz sayılmış.
Burada anlatmaya çalıştığımız erkekler arasındaki mücadelenin domuzlarda olmamasıdır. Erkekler arasındaki mücadele yaban domuzları için yiyecek bulma konusundadır. Bu mitoloji değil, aksine gerçektir. İnternetten araştırmaya gerek yok, doğayla içiçe yaşayanlara sorarsanız söylerler. İnternetten ahkam kesmek kolaydır..
Alıntı:
09:14 (bugün)
Din bir şeye karşı çıkıyorsa dine alerjisi olanlar hemen dinin karşı çıktığıyla aynı safa geçiyor. Mesala içki mesala domuz eti. Kardeşim bu ne alerji bu ne reaksiyon. Din iyi ki domuz pisliği yemek haram diye açık açık söylememiş...
Nedense gürültü dinin el attığı konularda kopuyor..
aslinda hep domuz etini hadislere baglayip yok gunah yok su yok bu diyerek yemedik...bence asil neden saglik acisindan ve domuz etinin diger etlere gore bozulma suresinin cok daha kisa olmasindan.tamam bizim kitabimizda yazan haram olmasi peki diger kitabi gonderen ayni Tanri degilmi..bunu tartisma konusu olarak soylemiyorum..
bu arada evet domuz eti asiri yagli ve tadi agir, pisirilidinde kokusu keskin bozuk bir sirkeden beter..kirmizi ette bu berbat koku yok oda hayvanlarin yedigi seylerden kaynaklaniyor olmasindan..bu arada ben sadece bacon olarak yedim ne ham nede sosis olarak agzima koymadim koymamda zaten burada %90 yemeklerin icinde kullaniliyor hatta domuz kanindan puding bile yapiliyor black puding deniliyor..belkide zamanindan kalma olarak domuzun yasam alani koyununkinden cok daha kolay oldugu icin buralarda cok daha yaygin..istiyen yer istemeyen yemez herkesin kendi istek ve arzusuna kalmis bisyer..
sanki yedigimiz hatta aldigimiz ekmek cikulata vb seylerin icinde domuz yagi yok mu??
yedigimiz sosislerin (dana diye aldigimiz) icinde sanki sirf dana eti mi var???
saygilarla
Fransiz filozoflarindan Savorin de beslenmenin mizac üzerindeki bu tesirine cok önem vererek, "Bana ne yedigini söyle, senin ne oldugunu haber vereyim." demistir.
Beslenme şekli elbette beyin gelişmesini de etkiler.
Bu bilimsel olarak doğrudur.
Fakat Fransız filozofun sözü biraz iddialı olmuş...
"Bana ne yedigini söyle, senin ne oldugunu haber vereyim."
Bu sözü "domuz eti"ne dayanak olarak kullanırsan iyi ama...
Biz anadolu halkı ot yemeklerini, koyun ve sığır etini çok severiz.
Bu sözü nasıl uygulayacağız kendimize ??