Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 208
naims1
7 ay önce - Cum 11 Oca 2019, 12:06

Alıntı:
Ben bu işin geziyle fetöyle alakası olmadığını düşünüyorum çünkü Bü örgütler olmasa diğer örgütler vardı yanı sürekli birşeyler vardı benim düşüncem ne zamanki inşaat sektörü çoğaldı millet marketı manavı fabrıkayı üretimi bırakıp betona yöneldi işte o zaman patlak verdi. Sayın Baskan işte diyorki İstanbulu türkiyeyi kıyılarımızı ormanlarımızı kim bu hale getirdi betona gömdü? '' ben yaptım '' yahu heryere imar verdiniz beton blokları gelişmişlik olarak gösterdiniz herkez işi gücü bıraktı betona gömüldü zengin oldu ama patladı. Örnek vereyim Adana/pozanti ilçesinden bahsedeyim size biraz küçük yaylalık bir ilçe başladılar dağa taşa imar vermeye son 7 8senede bir inşaat başladı bu ilçede ilçenin manavı kasabı restoran işleteni kısaca ilçenin bütün esnafı müteahhit oldu başımıza kriz Bi patlak verdi binlerce ev bomboş duruyor satılmıyor da sonra herkez kan ağlıyor adamlar 1500 2000 TL ye Bi belge cıkartıyor sözde müteahhit alın size sonuç hüsran. Hem yaylayı yaylalıktan çıkardılar hem işlerinden uzaklaştır hemde paraları şimdi boş boş beton olarak yatıyor.


Ülkede iç isyan çıkmış hala inşaat sektörüyle kıyaslıyor.
Üstüne üç yıl sonra meclisin bombalanmış savaşa uçakları şehirlerin üzerinde alçak uçuş yapıp, vatandaşlar sokakta katlediliyor.

Nasıl oluyorsa inşaat sektörü, iç isyandan ve darbe girişiminden daha fazla ekonomiye zarar verebiliyor.

Allahım aklımıza mukayyet ol.

Yabancı sermaye iç isyan çıkmış ülkeye yatırım yapmaya gider mi diye sorayım.

Örneğin ben bir Japon işadamıyım 2017 yılında avrupada bir ülkeye yatırım yapıcam, alternatif ülkelerim Türkiye, Romanya ve Polonya...

Ülkelerin üç beş senelik geçmişini incelşyorun hem ekonomik hemde siyasi olarak öyle ya istikrarsız ülkeye o kadar milyon dolarlık yatırım yapmak istemem doğrusu, Polonya ve Romanya ab ülkesi istikrarlı görünüyorlar, türkiyeyi inceliyorum aslında ekonomik olarak içlerinde en potansiyeli yüksek ülke o ama adamlarda 2013 te isyan çıkmış, geçen sene darbeyi son anda önkemişler ülke siyasi olarak şu an karışık ve bu durumlar normal olarak ekonomik dengeleri de bozmaya başlamış.
Ben türkiyeyi bunlardan dolayı listeden çıkarırım ve rotayı polanya ve romanyaya çeviririm der japon yatırımcı veya bu ülkeye yatırım yapmak isteyen kimse.

O günlerde sana yatırım yapıp fabrika kurmak isteyeni o olaylar yüzünden başka ülkeye kaptırdın bile.

Bizde muhalefet hala politik ve ekonomik istikrarın önemini kavrayamadı gitti.

Kafayı takmışlar inşaata.

İnşaatta yaşanılan sorunlar bu yaşadıklarımız yanında devede kulak bile olmaz ve bunların verdiği zarar kadar ekonomiye zarar veremez.

Bunların durumu da, hastalığa yanlış teşhis koyan doktorun durumuna benziyor.


Rüştü BAKMAZ
7 ay önce - Cum 11 Oca 2019, 20:36

Aslında bunlar, yanlış teşhis koyan doktora değil de, evin sahibinin yemeğine zehir koyup sahip öldüğünde eve çökecek kahyaya benzemeyi bırak cuk oturuyorlar.

İspanya sürgünleri akıl hocaları,

milli mücadele sonrası tüm emekler verilip tüm zahmetler çekilip tüm bedeller ödendikten sonra mübadele adı altında ülkeye hiç nbr bedel ödemeden sokuşturulan ne idüğü gayet şaibeli tipler de saha elemanı.

Suriyeli sığınmacılara en fazla bu mübadele artıkları karşı çıkıyor.

Malesef genel mekanizma bu. Gereksiz yere alınganlık göstermek isteyenlere tümü bu klasmana giren Ertuğrul Özkökünden Meral Akşenerine, Uğur Dündarından Mine Kırıkkanatına örnek çok.

Kılıçdaroğlu gibilerin durumu biraz farklı. Yozdil gibi bu ana dinamoya yaranmaya çalışan çirkeflik uzmanlığı gibi kendince yetenekleri olan veya zamanı gelince ortada bırakılacak veya mağduriyet imbiklemek adına bir şekilde harcanacak vitrin malzemeleri..

Hepsinin ortak özelliği, ülkede ne yapılırsa yapılsın bir kulp bulmaya, itibarsızlaştırmaya, karalamaya, kötülemeye çalışmaları. Daha iyisi için ne bir geçmiş örnekleri, ne önerileri ne alternatiflerini bulamazsınız göremezsiniz. Sadece karalama kötüleme kanet okutturma.

Bunların yaptığı yanlış teşhise girmez. Zamanında katlettikleri ev sahibinin gerçek varisleri evi tekrar sahiplenemesin diye her melanete imza atan iç mihraklar...


güney 01

7 ay önce - Cum 11 Oca 2019, 20:54

Ülkemizin tek sağ duyulu milli mücadeleci herşeyi doğru yapan yaptığını düşünen abileri dolmuş yine. Temel mantık belli bir yerde kılıçdaroğlu akşenere bağlanır sonrasında bağdaştırılır anlamadığım nokta neden her eleştiri her farklı fikir bunlara bağlanır onu çözmüş değilim bu aslında fetöden çıkıp sallayan ondan önce onlarla bunlarla naralar atan sonrasında u ceken zeytinyağı misali örneklerinden ama herşeyi onlar bilir taaki fikir ayrılığı yaşanır bir bakmış bir u daha tuhaf gerçekten önce benimseyen sonrasında hiçbirsey yokmuş gibi takılan klasik tipler fazla kaale almamak gerek.



görkem 07
7 ay önce - Cmt 12 Oca 2019, 09:31

[quote]
Alıntı:
Aslında bunlar, yanlış teşhis koyan doktora değil de, evin sahibinin yemeğine zehir koyup sahip öldüğünde eve çökecek kahyaya benzemeyi bırak cuk oturuyorlar.

İspanya sürgünleri akıl hocaları,

milli mücadele sonrası tüm emekler verilip tüm zahmetler çekilip tüm bedeller ödendikten sonra mübadele adı altında ülkeye hiç nbr bedel ödemeden sokuşturulan ne idüğü gayet şaibeli tipler de saha elemanı.

Suriyeli sığınmacılara en fazla bu mübadele artıkları karşı çıkıyor.

Malesef genel mekanizma bu. Gereksiz yere alınganlık göstermek isteyenlere tümü bu klasmana giren Ertuğrul Özkökünden Meral Akşenerine, Uğur Dündarından Mine Kırıkkanatına örnek çok.

Kılıçdaroğlu gibilerin durumu biraz farklı. Yozdil gibi bu ana dinamoya yaranmaya çalışan çirkeflik uzmanlığı gibi kendince yetenekleri olan veya zamanı gelince ortada bırakılacak veya mağduriyet imbiklemek adına bir şekilde harcanacak vitrin malzemeleri..

Hepsinin ortak özelliği, ülkede ne yapılırsa yapılsın bir kulp bulmaya, itibarsızlaştırmaya, karalamaya, kötülemeye çalışmaları. Daha iyisi için ne bir geçmiş örnekleri, ne önerileri ne alternatiflerini bulamazsınız göremezsiniz. Sadece karalama kötüleme kanet okutturma.

Bunların yaptığı yanlış teşhise girmez. Zamanında katlettikleri ev sahibinin gerçek varisleri evi tekrar sahiplenemesin diye her melanete imza atan iç mihraklar...



Rüştü Bakmaz

Buradaki insanlar tarihi terminolojiye çok hakim değiller diye burada tarih profesörlüğü yapıyorsun. şu yazdığın yazı ile ihracat-üretim ile ne alakası var Allah aşkına. Bu kadar yanlış ve eksik bilgi düzeltilmeyi hakediyor.

Demişşin ki "mübadele sonrası" hiçbir bedel ödemeden gelenler. Uğur Mumcunun bir sözü vardı "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak"

Ben bir Mübadil torunuyum.Atalarım avanlı köyünden gelmişler selaniğin 20 km kuzey doğusunda kalıyor. 1924 mübadelesinde hani o herşey bittikten sonra gelenler. Yahu bu insanlar yağda balda yaşıyorlar ise Benim dedemin babası neden balkan savaşı şehidi?Onlarca akrabası ya şehit- ya gazi.

Bu insanların kahir ekseninin kökeni aydın-konya-karaman yörüğüdür. Aklınca 1492 sefarat yahudilerinin selaniğe göçüyle bu insanların tamamı Yahudidir demeye getiriyorsun. Yahu 1924 te ülkenin nüfusu 13 milyonken 600 bin insan gelmiş. Bunların ezici çoğunluğu köylü. Adamlar orda kuru can gelmiş,ineği,öküzü tarlası orda kalmış.Anadoluda da giden rum toprak ağalarının topraklarına iskan edilmişler. Antalyaya,Niğdeye,Samsuna,Bursaya,İzmire trakya ve diğer ege illerine git muhacır köylerinin yanındaki yerli nüfusa ait köylülere sor bakalım Neden "çullu muhacır" derler diye.İnsanlar pire limanından gemilere bindirilirken bir "çullarıyla" gelmişler çünkü anadoluya

Ne güzel istanbul. Osmanlı devleti 1480 lerde Karamanoğlu beyliğini tam olarak yıkmaya gücü yetmediği için Türkmen aşiretlerini zorunlu iskana tabi tutsun. Balkanlara-adalara-kıbrısa yerleştirsin. İleri seferlerde "akıncı" olarak bu insanlar viyana kapılarına kadar "bayrak" tutsunlar . "EVLADI FATİHAN" diye isimlendirilsinler "rumeli beylerbeyliği" diye ordunun 3 ana kolundan biri olsun.

Sonra 1914 e kadar neredeyse tüm balkanları kaybet, ki bunun içinde "selaniğin" tek kurşun atılamadan teslimi de vardır. Bu insanlar öz yurda-500 yıl önce terkettiği yurtlarına geri dönsünler.

Birde şu var elinde "meta veri" mi var insanların politik tercihlerini analiz ediyorsun. Bir mübadilim ama iktidar partisine gönül veren yığınla akrabam var.Politik olarak halk partisine de yakın çok akrabam var. Rahmetli dedem menderes,demirel,özal dan başka siyasi figur bilmezdi.


Misafir 727

7 ay önce - Pzr 13 Oca 2019, 12:27

Türkiye Rumeli muhacirlerinden çok şey kazanmıştır. Milli mücadele ve İstiklal harbinde de büyük yararlılıkları olmuştur. Cumhuriyet döneminde Türkiye'nin ihtiyacı olan kalifiye ve düzgün işgücünü sağlamakta da payları büyüktür. Mesela Bursa durup dururken sanayi kenti olmadı. İlber Ortaylı da bugünkü yazısında bunlara değinmiş.



Srcgrs

7 ay önce - Sal 15 Oca 2019, 09:13
Tekstilde Kenevir Ekim Heyecanı


Herkese merhaba. Geçen bir kaç günde sayın Erdoğan’ın bahsettiği ‘artık kenevir ekimine yeniden başlıyoruz’ açıklamasından sonra tekstilciler şöyle bir açıklama yapmış.
https://m.dunya.com/ekonomi/tekstilcilerden-cift- ...eri-437115

Sizce bu işin Türkiye ye katma değeri ne kadar olur bilen var mı?


Yakup

7 ay önce - Cum 18 Oca 2019, 12:56

Sanayi kentinden "göz kamaştıran" ihracat

Türk sanayisinin merkez üssü Kocaeli'nin 2018'deki ihracatı, bir önceki yıla kıyasla yüzde 12,5 artarak 14,1 milyar dolar olarak gerçekleşti




Alıntı:






Türk imalat sanayisinin yaklaşık yüzde 15'ini barındıran Kocaeli, nüfus ve yüz ölçümü bakımından 81 il arasında alt sıralarda yer almasına rağmen sergilediği ticaret performansıyla Türkiye'yi dünyanın en büyük ihracat ülkelerinden biri haline getirme vizyonuna en güçlü katkı veren kentlerin başında geliyor.
Avrupa pazarlarıyla iş yapmak için uygun bir konuma sahip olan ve elleçleme hacmi açısından Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın da sekizinci limanı konumunda bulunan Kocaeli, depolama, otoyol, demir, deniz ve hava yolu erişimi konusunda önemli lojistik avantajlar barındırıyor.
Ford Otosan, Hyundai Assan, Honda Türkiye ve Anadolu Isuzu gibi üreticilerin yanı sıra lastik sanayi, kord bezi, çelikord, plastik, kauçuk ve boya endüstrisiyle Taşıt Araçları Yan Sanayi Organize Sanayi Bölgesi'ne (TOSB) ev sahipliği yapan Kocaeli'nin ihracatının neredeyse yarısını otomotiv sektörü oluşturuyor.



Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) verilerinden derlenen bilgiye göre, Kocaeli'nin 2017'de 12 milyar 550 milyon 563 bin dolar olan dış satımı, 2018'de yüzde 12,5 artışla 14 milyar 128 milyon 478 bin dolara ulaştı.


İhracat liginde uzun bir aradan sonra Bursa'yı geçerek İstanbul'un ardından ikinci sıraya yükselen Kocaeli, bu dönemde 186 ülke ile 13 serbest bölgeye satış yaparken, genel ülke ihracatının yüzde 8,6'sını da tek başına karşıladı.
İHRACATIN DİNAMOSU OTOMOTİV SEKTÖRÜ
Kent ihracatına en fazla katkı veren sektörlerin başında, Ford Otosan, Hyundai Assan, Honda Türkiye ve Anadolu Isuzu'nun üretim tesislerinin yanı sıra çok sayıda tedarik sanayi firmasına ev sahipliği yapan otomotiv geliyor.
Geçen yıl kent ihracatının yüzde 48'ine denk gelen 6 milyar 780 milyon 298 bin dolarlık kısmı, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren firmalar tarafından yapıldı. Bu dönemde İstanbul ve Bursa'nın ardından en fazla otomotiv ihracatı yapan il olan Kocaeli'nin sektördeki dış satım performansı geçen yıla göre yüzde 19,6 artış gösterdi.



Ülkenin en büyük sanayi kuruluşu olan Tüpraş'ın yıllık 11 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip İzmit Rafinerisi ve yıllık yaklaşık 4,5 milyon ton siyah ürün işlenen Fuel Oil Dönüşüm Tesisi ile irili ufaklı madeni yağ ve boya tesisine ev sahipliği yapan kentin ihracatında kimya sektörü ikinci oldu. Kentin kimyevi madde ve mamulleri ihracatı, bu dönemde 3 milyar 629 milyon 795 bin dolar olarak kayıtlara geçti.
Çelik sektörü 835 milyon 718 bin dolarla üçüncü sırada yer alırken, bunu 821 milyon 976 bin dolarla demir ve demir dışı metaller, 561 milyon 217 bin dolarla elektrik-elektronik, 474 milyon 187 bin dolarla iklimlendirme endüstrisi takip etti.
LİDER İHRAÇ PAZARI BRLEŞİK KRALLIK
Sanayi kentinin 2018'de en fazla ihracat yaptığı ülke, 1 milyar 679 milyon 223 bin dolarla Birleşik Krallık oldu. Söz konusu dönemde bu ülkeye yapılan ihracat 2017'ye göre yüzde 15 arttı.
Dünyanın en büyük 5 ekonomisinden biri ve Avrupa Birliği'nin lokomotifi sayılan Almanya ise Kocaeli'nin bu dönemde en fazla ihracat yaptığı ikinci ülke oldu. Almanya'ya yapılan ihracat söz konusu dönemde yüzde 16,7 artarak 1 milyar 130 milyon 679 bin dolara çıktı.

Kentten yapılan ihracatın 2017'ye göre yüzde 21 arttığı Slovenya, 947 milyon 350 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. Bu ülkeleri, 875 milyon 121 bin dolarla Belçika, 818 milyon 172 bin dolarla İspanya takip etti.






KAYNAK: HABERTURK.COM.TR


Gercekten Güzel bir artis..

Insallah devami hep böyle olur…



Yakup

7 ay önce - Cum 18 Oca 2019, 16:04

Rusya'ya en çok meyve sebze ihraç edildi


Türkiye'den Rusya'ya 2018 yılında 3 milyar 453 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Rusya'ya ihracatın yüzde 39'unu yaş meyve sebze ürünleri oluşturdu.





Alıntı:







Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerinden yapılan derlemeye göre, Türkiye'den Rusya'ya geçen yıl 2 milyon 623 bin tonluk ihracat gerçekleştirilerek karşılığında 3 milyar 453 milyon 233 bin 741 dolar gelir elde edildi.
Türkiye'den Rusya'ya önceki yıl 2 milyon 457 bin tonluk ihracat karşılığında 2 milyar 729 milyon 452 bin dolarlık gelir elde edilmişti. Böylece geçen yılki ihracat önceki yıla oranla miktarda yüzde 7, değerde ise yüzde 27 artış gösterdi.
Söz konusu dönemde Rusya'ya yapılan ihracatta yaş meyve sebze ürünleri ilk sırada yer aldı. Bu ülkeye geçen yıl 1 milyon 30 bin tonluk yaş meyve sebze ihraç edilerek 659 milyon 526 bin dolarlık gelir sağlandı.
Türkiye'den Rusya'ya geçen yıl en fazla ihracat gerçekleştirilen sektörlerden otomotiv endüstrisi 453 milyon 572 bin dolarla ikinci, kimyevi maddeler ve mamulleri ise 377 milyon 10 bin dolarla üçüncü oldu.
Öte yandan, Doğu Karadeniz'den de Rusya'ya geçen yıl 1 milyar 563 milyon 562 bin dolar tutarında 1 milyon 342 bin ton ürün ihraç edildi. Trabzon'dan da söz konusu ülkeye 548 bin 896 tonluk ihracat karşılığında 951 milyon 505 bin 265 dolar kazanç sağlandı.
"Rusya'ya ihracatın yüzde 39'unu yaş meyve sebze ürünleri oluşturdu"
DKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Sektör Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Rusya Federasyonu'na 2018 yılında gerçekleştirilen toplam ihracatın miktarda yüzde 39, değerde ise yüzde 19'unu yaş meyve sebzenin oluşturduğunu söyledi.
Rusya Federasyonu'nun, Türkiye'nin önde gelen ticaret partnerlerinden biri olduğunu ifade eden Gürdoğan, "Yaş meyve sebze ihracatında da Rusya Federasyonu en önde gelen pazarlardandır. Bundan dolayı her yıl olduğu gibi 2018 yılında da Rusya Federasyonu'na en fazla ihracat gerçekleştiren sektör yaş meyve sebze sektörü olmuştur." dedi.
"İhracatımızın daha da üst noktalara ulaşmasını ümit ediyoruz"
Gürdoğan, geçen yıl gerek lojistik gerekse teknik engeller konusunda Rusya Federasyonu'na girişte yaşanan sorunlar nedeniyle yaş meyve sebze sektör ihracatının miktarda yüzde 1, değerde yüzde 3 gibi düşük artışla yılı kapattığını aktararak, 2018 yılı son çeyreğinde ise sorunlar nedeniyle sektör ihracatında önemli oranda düşüşler yaşandığını kaydetti.
Bu dönemde ihracat beklentilerinin daha yüksek olduğuna dikkati çeken Gürdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yeni yılda Rusya Federasyonu piyasasından daha da ümitliyiz. Yaşanan sorunların çözümü ile 2019 yılında sektör ihracatı daha üst noktalara ulaşacaktır. Rusya piyasasına en doğal ve en taze haliyle kaliteli ürün sunabilen Türk ihracatçılar olması nedeniyle Türk yaş meyve sebze ürünlerinin Rus tüketiciler tarafından en fazla tercih edilen ürünler olmuştur. Türk ürünlerinin 24 saat içinde en taze haliyle Rusya piyasasına sunulması her iki ülke açısından önemli avantajlar sağlamıştır ancak Rusya Federasyonu tarafından sürekli yaş meyve sebze ürünlerinin iade edilmesi 2018 yılında sektöre büyük darbe vurmuş ve ihracatçılarımız yılı çok büyük zararlarla kapatmıştır."
Bu yıl yetkililerden bu soruna kalıcı çözüm bulmalarını, ihracatçılara ve ihraç yükü taşıyan tır şoförlerine uygulanan vizelerin kaldırılmasını beklediklerini dile getiren Gürdoğan, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin karşılıklı kazan kazan ilkesi ile aynı dengede gelişmesi halinde Rusya Federasyonu'na yönelik ihracatın daha da üst noktalara ulaşmasını ümit ettiklerini söyledi.
Gürdoğan, yaş meyve sebze sektöründe Rusya Federasyonu'na yapılan ihracatta yaşanan sorunun, sektörün en önde gelen firmalarının faaliyet gösterdiği Trabzon ve Doğu Karadeniz'de de ihracatı etkilediğini belirterek, bundan dolayı geçen yıl Trabzon'dan ve bölgeden Rusya'ya yapılan sektör ihracatında düşüşler yaşandığını sözlerine ekledi.


KAYNAK: TRT.NET.TR


Rusyaya 3,5 milyar dolarlik ihracat yapiyoruz. Adamlar bize 15-20 milyar dolarlik gaz ihracat ediyor.

Cok dengesiz bir ticari hacmimiz var Rusyayla



hamdiozgun

7 ay önce - Pts 21 Oca 2019, 10:13

Ocak ayı ihracatımız ne yazıkki % 15-20 aralığında düşüşle gelecek , düşüşün ana sebebleri nelerdir? nasıl çözüm bulunacak bakalım görelim.

Bu arada ihracat Mart ayında tekrar artıya geçecek ama Ocak düşüşü iyice irdelenmesi gerekiyor. Sorun ana ihracat pazarımızda


Srcgrs

7 ay önce - Pts 21 Oca 2019, 11:00
Oyun İhracatımız


Türkiye’nin yaptığı oyun ihracatı son iki yılda %100 artarak 1 milyar doları aşmış durumda. Çok önemli bir gelişme. Çünkü bu sektörde çalışanlar yüksek maaşlı. Yani katma değeri yüksek bir sektör.

https://www.google.com.tr/amp/s/m.haberturk.com/y ...295898-amp



sayfa 208
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET