Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
altabulent

12 yıl önce - Cum 01 Hzr 2007, 12:22

hammade fiyat artışlarını unutmayalım arkadaşlar ve özelikle Enerjideki artışı!

Ithalatın 40 milyarlik bölümü yanılmıyorsam petrol ithalatından! Yani petrol daha ucuz olsaydı makas çok daha düşük olacaktı ve ihracatın ithalatı karşılama oranı çok daha yüksek (80% - 90% arası tamin ediyorum).

Bence Ihracatımız güzel ilerliyor fakat sorun konjonktürde.

Sadece enerji değil, çeliğin fiyatıda katladı! bunlar önemli hammadeler ve Türkiye bunları çok ithal ediyor mecburen makine veya araç üretmek için, inşaat için...

Ayrica insanlarımız biraz daha az lüks düşkünü olsa makas tamamen tersine dönecek! ülkeye giren her ferrari'yi, her hummer'ü veya herhangi yatch'ı devlet ithal etmiyor, insanlarımız ediyor.

Üstelik hala firmalarımız üretim makinelerini avrupadan ithal ediyor çünkü ülkemizdeki imalatçılara yeterince güvenmiyorlar halbuki yarı fiyatına yurt içinden alabilirler bazen. üreticilerimiz yurt içine satamıyorlar güven sorunu yüzünden fakat avrupaya fason çalışıyorlar ve bu makineleri firmalarımız kârını avrupaya bırakarak oradan alıyorlar. Bazen çok komik fakat bu böyle devam etmiyecek göreceksiniz.

Aslında ben iyimserim gerçekten. Yurt dışında yaşıyorum ve işim gereği Afrika ve orta doğuya sıkça gidiyorum. Her geçen zaman diliminde iş adamlarımız oraları keşf ediyor ve yerleşiyor ve ben buna şahit oluyorum. Artık kuzey Afrikada bir Türk ürünleri gerçeği var ve artık insanlar avrupadan pahalı mal almadan önce düşünüyorlar ve bazen Türk ürününe yöneliyorlar. Mesela Arçelik Tunus'ta bir numara sayılır. Misirda tanıştıgım bir mobilya üreticisine tavsiye ettim boya hattını Türkiyeden almasını ve adam geçenlerde Türkiyeye gitti bir teknik heyet ile ve yarı fiyatına alacak çünkü avrupalı fiyatına 500% katıyor.

Avrupalı artık üretemiyor eskisi gibi ve hala prestij sayesinde satıyor yoksa zor. Fransada haftalık çalışma süresi 35 saat ve vergiler çok yüksek, artı kiralar, enerji... Fransada çalıştığım firma bile hindistan'a kaydırma kararı aldı üretimi ve burada sadece yüksek teknoloji kalacak. Türkiyeye'de bir ticari firma açmayı düşünüyor çünkü ülkemize olan saygı ve güven arttı ve Orta Doğu'ya Türkiyeden ihracat yapılacak. Bunlar güzel gelişmeler fakat biraz sabırlı olmak gerekiyor.

Bence Türkiyemizin önü açık bu fırsatları iyi değerlendirirsek.

Saygilar


Tunc

12 yıl önce - Cum 01 Hzr 2007, 22:46

Alıntı:
Türkiye 2003 yılında ihracat rekoru kırarken, bu yıla da hızlı bir giriş yaptı. Ocak ayında ihracat yüzde 38 artışla 4.1 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu Ilk Mesaj 1 Subat 2004 Yilinda Selcuk Tarafindan Yazilmisti, İhracat artışı hız kesmiyor

Bildiginiz gibi 2007 yili  Mayis ayi rakamlarida aciklandi, ve Rekor ustune rekor kiriliyor..

Ihracatta Rekor Artış Hiz kesmeden artislara devam..
Mayıs'ta 9 milyar sınırı aşıldı. Yıllık ihracat 94 milyar doları geçti

Buna göre, Mayıs ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarak 9 milyar 160 milyon dolar oldu.

Yılın ilk 5 ayındaki ihracat 40 milyar 470 milyon dolara ulaştı. Yıllık ihracat ise geçen yıla göre yüzde 23 artarak 94 milyar 77 milyon dolar oldu.

Sanayi İlk Sırada
Mayıs ayı ihracatında yine sanayi ürünleri ilk sırada yer aldı. Sanayi ürünleri ihracatından Mayıs ayında 8 milyar 147 milyon dolar gelir elde edildi.

http://www.trt.com.tr/wwwtrt/hdevam.aspx?hid=177526&k=3



Fatih Can
12 yıl önce - Cmt 02 Hzr 2007, 09:54

Alıntı:
İşin o kısmı sadece teşbihti. Teşbihte hata olmasın. Demek istediğim ihracat gelirinden fazla ithlat gideri olması.


Bakınız hala ev ekonomisi ile şirket ya da ülke ekonomisi karıştırılıyor. Ülke ve ev ekonomsi benzemez, benzer derseniz yanlırsınız şimdiki olduğu gibi ve bu sizi kapalı ekonomi modeline sürükler bu da felakettir. Nasıl mı? Aşağıdaki tabloya bakınız, ihracatı karşılama oranı dediğiniz şey hangi yıllarda zirve yapmıştır?

1994-%78 -çillerin şubat krizi
2001- %76 - İçe kapanmacı politikanın beceriksiz banka krizi
2002- %70 - Sn. Cumhurbaşkanımızın Anayasa fırlatma krizi

Şimdi neden bu tablo ortaya çıkıyor demek gerekir, neden ithalat artmıştır. Çok basit ana nedeni iş yapmanızdır, iş yapmak için makine ve hammaddeye ihtiyacınız vardır. Bir ülkede ya ad şirkette yatırım yaparsınız karı bir kaç yıl sonra size döner belki daha da geç. Yani biz üretimi körüklemek istiyorsak ithalatın artması kaçınılmazdır, teknolojimiz de bu yolla gelişecektir. Nitekim bu sene ihracat açığının da düşmesi hedeflenmektedir, 5 yıl önceki yapılan tahminler tamamen uyumludur eğer bu sene ithalat artışı hızı düşmezse o zaman sorun vardır.

İthalattaki artışın ana sebepleri arasında iki kalem çok büyüktür, birisi 4-5 yıl önce 1-2 milyar dolarken şu an 15-20 milyar doları bulan makine teçhizat alımları yani yatırım, ikincisi petrol fiyatlarının 28 dolardan 70 dolara kadar çıkmasıdır. Bunun getirdiği yük 10 milyar dolar civardır.


Alıntı:
YIL  İHRACAT            İTHALAT           HACİM    DEĞİŞİM    DENGE      KARŞILAMA ORANI
1990   12.959.288   22.302.126    35.261.414                -9.342.838                            58%
1991   13.593.462   21.047.014    34.640.476     -2%     -7.453.552                            65%
1992   14.714.629   22.871.055    37.585.684      9%      -8.156.426                           64%
1993   15.345.067   29.428.370    44.773.437     19%    -14.083.303                          52%
1994   18.105.872   23.270.019    41.375.891      -8%     -5.164.147                          78%
1995   21.637.041   35.709.000    57.346.052      39%    -14.071.970                         61%
1996  23.224.465    43.626.642    66.851.107      17%    -20.402.177                         53%
1997  26.261.072    48.558.721    74.819.793      12%    -22.297.649                         54%
1998   26.973.952   45.921.392    72.895.344       -3%    -18.947.440                        59%
1999   26.587.225   40.671.272    67.258.497       -8%    -14.084.047                        65%
2000  27.774.906    54.502.821    82.277.727      22%     -26.727.915                       51%
2001  31.334.216    41.399.083    72.733.299    -12%      -10.064.867                       76%
2002  36.059.089    51.553.797    87.612.886      20%     -15.494.708                        70%
2003  47.252.836    69.339.692  116.592.528       33%     -22.086.856                       68%
2004  63.167.000    97.540.000  160.707.000       38%     -34.373.000                       65%
2005  73.122.000  116.048.000  189.170.000       18%      -42.926.000                      63%  

Kaynak:Dış Ticaret Müsteşarlığı


İşta bütün bu planlanlar tıkır tıkır yürüdüğü için şu an oluşturulmaya çalışılan krize rağmen ekonomimiz sapasağlamdır. En ufak bir tepki yoktur yapılmaya çaışılanlara. Bir de şu anki siyasi olayların 2002 yılında cerayan ettiğini düşünün.


Yılmaz Aysoy
12 yıl önce - Cmt 02 Hzr 2007, 10:51

Alıntı:
Yani biz üretimi körüklemek istiyorsak ithalatın artması kaçınılmazdır, teknolojimiz de bu yolla gelişecektir.



Ne mezunusun bilmiyorum ama bu cümle bana göre tamamen yanlış Fatih. Türkiye'de ithalat neden bu kadar artmıştır kısaca sana açıklayayım. Türkiye'de bir kobi gerçeği vardır. Bu kobiler mamül üretmez genelde yarı mamül üretirler. Siz kobilerin girdi maliyetleri tavana çıkarırsanız, örneğin enerji maliyetlerini avrupa birliği ülkeleri seviyesine hatta onun üzerine çıkarırsanız, vergi ve sigorta maliyetlerini düşürmezseniz ve bu kadar uzun süre düşük kur politikası izlerseniz kobileri bitirirsiniz. Kobileri bitirdiğiniz zamanda kobilerin üretmiş olduğu yarı mamülleri yurtdışından ithal etmek zorunda kalırsınız. Şu anda yapılan şeyde budur. Bunun gelişme ile ilgisi yoktur. Sadece bu ülkeyi sanayisizleştirme politikasıdır.


Fatih Can
12 yıl önce - Cmt 02 Hzr 2007, 11:35

Dediğiniz doğru ama rakamların detayına bakarak konuşmalısınız. Yüzeysel araştırma ve yorumlar bizi yanlışa götürür.

İstatistikler,ithalattaki ana artışın kalemlerinin makina techizat olduğunu söylüyorsa bize bu bizim üretimizi ve teknolojimizi körüklüyor demektir. Hemen üstteki tabloya bakalım,2005 yılıında 47 milyar dolar açık var, 2002 ve 2003 yılında ortalama 20 milyar dolar açık var.

Yıl 2002 petrol fiyatı 28 usd yıl 2005 60 usd maliyet 10 milyar usd, bunu bir yana koyalım
Yıl 2002 makina techizat ihracatı 2 milyar usd. Yıl 2005 20 milyar usd. Aradaki fark 18 milyar usd.

18+10 =28 milyar usd

2003 acigi 20 milyar usd

2005 acigi 47-28 = 21 milyar usd olmasi gerekirdi

Goruldugu gibi acik biraz enerji sanssizligimizdan ve kalani da yatirimdan dolayidir.

Yari mamul acigi buyuk oranda koruklemez cunku aldiginiz malin cogu yurtdisina deger katilarak satilir, bu durumda yari mamulun mamul hala gelip ic pazara satis miktari ile dis pazara satis miktarina bakmak gerekir ki bu makas da dardir.  

Bu noktada sunlara da bakmak gerekir neden yatirim mallari ithal ediliyor cokca, elbette ki her isin bir uzmani var ve bazi makineleri sizin uretmeniz imkansiz. Onemli olan deger katmaktir.

Kobiler konusunda su verilere de bakmak gerekir:

Acilan sirket sayilari ve iflas eden sirket sayilari.Acilan sirket sayilarinda buyuk bir artis oldugu verisine de burada girmeyecegim, nasil oluyor da kobiler kapanmis oluyor.

Peki bu yatirim artislari nereden geliyor? 49 ile tesvikle tesvikli bolgelerde sanayi tesisi acacak yer bulamayan sirketlerden geliyor, mali disiplin sonucu ekonomideki guvenin artmasindan geliyor. Reformlar makro ve mikro yapilir, her seyin bir zamani vardir ve enerji ve vergi maliyetlerini dusurmek de pat diye olmaz, pat diye yaparsaniz pat diye de dusebilirsiniz zaten vergiler de kademeli olarak indiriliyor ornek kurumlar vergisi. Su an kurulan istikrar ile 2008 yilinda enerji ve istihdam uzerinde vergi indirimi de olacagi kesin zaten.



Baraküda_Turgay

12 yıl önce - Cmt 02 Hzr 2007, 11:40

Fatih arkadaşımız sanırım piyasayı basından takip ediyor.

Bugün rakamlar doğru olabilir.Aynı şekilde GSMH da arttı biliyorsunuz..
Peki nasıl oluyorda,binlerce orta ve küçük ölçekli firma battı,bir çoğuda son demlerini yaşıyor.??

İşsizlik rakamları inanılmaz boyuttayken,insanlar normal hayatlarını sürdüremezken bunları görmeden nasıl büyüdük dersiniz.?
Evet birileri büyüdü.Ama onlar kobiler değil.Adı malum holdingler inanılmaz büyüdü.
Yılmaz arkadaşımın yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum.

Küçük esnafı yok etmek için kurgulanmış düzende rakamlarla konuşmak gerçeği yansıtmıyor.
Geçen bir yazımda yazdığım gibi''sabancı ile benim maaşı topla böl ikiye al sana GSMH bak nasıl arttı''olayıdır bu..
Lütfen daha gerçekçi olalım.Bugün her anlamda gelişen ve büyüyen yine büyük holding ve sanayicilerdir.
Kobiler,çiftçiler ve özel sektördeki çalışanlar her geçen gün bitme noktasına gelmişlerdir.Getirilmişlerdir.


Yılmaz Aysoy
12 yıl önce - Cmt 02 Hzr 2007, 12:03

Alıntı:
Fatih arkadaşımız sanırım piyasayı basından takip ediyor.


Evet galiba haklısın. Fatih arkadaşımız piyasayı basından takip ediyor ve piyasa gerçeklerinden haberi yok. Şimdi yurtdışından yarı mamül getirip katma değeri yüksek mal olarak tekrar ihraç edildiği konusuna geleyim.

Türkiyede yarı mamül ithalatı nasıl uygulanıyor piyasanın içinde birisi olarak söyleyeyim. Çinden ayakkabı Ambarlı veya Haydarpaşa limanına geliyor ama ayakkabıların bağları olmadığı için yarı mamül sayılıyor. Çünkü mamül olsa gümrüğü yüksek ve bu fiyatlarla ayakkabı satamayacaklar. Ayakkkabıların bağı ya Türkiye'de üretilip takılıyor veya Mersin gümrüğüne ayakkabı bağı diye yarı mamül olarak geliyor. Sonra getiren adamın fabrikasında (sözüm ona fabrika 4 kişi çalışıyor) işçiler ayakkabı bağı takarak üretim yapıyor. Buyurun size yarı mamül ithalatı.

Bir başka örnek. Bisiklet geliyor. Ama tekerleri yok. Tekerleri başka bir gümrüğe geliyor yine bir atölyede birleştiriliyor. Sonra iç piyasada bisiklet üreticilerinin canına okunarak satılıyor.

Şimdi makina ithalatı konusuna geleyim.
Benim en az 20 tane müşterim vardı. Bunlar Plastik enjeksiyon makinası, torna makinası, hidrolik presler, tel erezyon makinaları, Ağaç işleme makinalar ve buna benzer değişik makinalar imal ederlerdi. Evet fatih mesajında açılan kapanan şirketleri örnek vermişsin. Benim bu müşterilerim iflas etmediler. Şirketlerinide kapatmadılar. Ama şu anda üretim yapmıyorlar. Sadece Çinden gelen kalitesi oldukça düşük makinaların tamir ve bakımlarını yapıyorlar. İşte sanayisizleştirme derken demek istediğim buydu. Ama siz bol bol başbakanın ulusa sesleniş programını izleyip piyasayı bu bilgiler ışında takip ettiğiniz için bütün bunlar yine size hikaye gelecek. Piyasanın gerçeklerine bu kadar gözünüzü kapatmayın.

Haa bu arada Fatih Türkiye ihracatının %98'ni büyük şirketler ve holdingler yapıyor bunu bir araştır istersen.


sserhat
12 yıl önce - Cmt 02 Hzr 2007, 12:30

gelişiyoruz fabrikalar açıyoruz vesaire, bunlarla birlikte enerji ihtiyacımız artıyor. geçen yıl enerjiye 30 milyar dolar ödedik. enerjiyi kendimiz üretsek, hem enerjiyi elde etmek ucuzlar hem de yılda 30 milyar gibi paralar vermeye gerek kalmaz. ithalat ve ihracat dengelenir.

Fatih Can
12 yıl önce - Cmt 02 Hzr 2007, 12:36

Alıntı:
Fatih arkadaşımız sanırım piyasayı basından takip ediyor.


Bence sizler basindan takip etmediginiz gibi basindan duyduklarinizin onaylamsini da ilgili kurumlardan yapmiyorsunuz.

Benim yazdilarimin cogu kafamdandir cunku onlarca kez ekonomi ile ilgili butun devlet sitelerine  girer cikarim. Eger bilgi istiyorsaniz ya da aksini iddia ettiginz seyin kanitini istiyorsaniz linklerini bulup vereyim. Yarim agiz ile konusmakla olmaz.

"Yilmaz arkadasima katiliyorum" demek zaten bilimden, objektiflikten ne kadar uzak oldugumuzu gostermektedir. Istatistikte, rakamlarda katilma olmaz, yorum olmaz, yarim agizlar konusmaz rakamlar konusur.

Tablonun tamamina ve detayin ayni anda bakamayanlar da analiz yapamamaya mahkumdur.

Munferit ornekler ile biryere varilmaz, yari mamul sadece ayakkabi midir yoksa bagi midir? Turkiyede kobiler de dahil nitelikli is yapan onlarca firma vardir, sizin yaptigini is farkli birsey olabilir, bu ne isin icinizde oldugunuzu ne de isten anladiginizi gosterir zaten tepkiler de hep ayni cenahtandir.

Uretim yapmiyorlar diyorsunuz peki ben Tuikten yillara gore sanayide kapasite kullanim oraninini buraya koyunca ve en yuksek oranin son yillarda oldugunu gordugunuzde ne diyeceksiniz?

Bu cenah:

Inovasyon, yatirim, insana yatirim, reklam, dis dunya nedir bilmez.
Bui cenahin dogrulari sunlardir; calismayalim,gelistirmeyelim, kur artsin, faiz artsin paramiza para katalim. Bu cenah ne sabanci ne koc onlar az da osa kurumsallasmis holdingler, bu cenah yillarca milletin sirtindan kur doviz farki yiyenler.

Bu donemde bu tarz ayaga basmalar cok oldu,daha da olacak, liberalizm boyledir, calisan kazanir elmasi kizarir.

Calismadaki tembellik internete de yansimamali eger varsa bir suphe her kesin elinin altinda internet var girip gorursunuz istatistikleri, aksini kanitliyorsaniz bizi de utandirirsiniz ama burasi aglama duvari degil bir cok sirket iflas ettigi gibi bircok da acilacaktir ve bu iflaslari ben kayip olarak degil temizlenme olarak gormekteyim. Igneyi baskasina cuvaldizi kendine batirmazsan gercekleri de goremezsin.


İBRAHİM DİLBER
12 yıl önce - Cmt 02 Hzr 2007, 12:45
PEMBE TABLOLAR


*Dış ticaret açığı,cari açık,toplam borç stoku sürekli olarak büyüyor.
*İhracat artışı büyük oranda ithalata endeksli.Ürettiğimiz katma değer oranının yükselmesi lazım.
*Vergi indirimi bir tek kurumlar vergisinde gerçekleşti.O da holdinglere yaradı.İstihdam üzerindeki vergiyi hafifletmek istiyorlar mı bilmiyorum ama bildiğim bir şey varsa sosyal güvenlik açıkları sürekli büyüyor.Sosyal Güvenlik Reformu diye emeklilik yaşını 65'e,prim gün sayısını da 9000'e çıkartmayı tasarladılar.
*KOBİ'ler kan kaybediyor.Çiftçi zor durumda tarımda bile ithalat yapıyoruz.Son üç yılda sadece İstanbul'a 1 milyon göç olduğunu Topbaş bizzat itiraf ediyor.

Pembe tablolardan arınmak için rakamları iyi incelemek,objektif bir gözle halkı incelemek lazım.



sayfa 3
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET