Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
burakerkıral

15 yıl önce - Pzr 17 Şub 2008, 16:21



umutyolu
15 yıl önce - Pzr 17 Şub 2008, 16:22

Alıntı:
Benim merak ettiğim, AB'nin ve ABD'nin bu işte ne çıkarları var da Sırbistan'ı karşılarına alarak Kosova'ya destek verdiler?

Sırbistan bunların kuyruğuna basacak bir hareket mi yaptı?


Bana kalırsa Sırbistan değil ama Rusya'ya karşı bir hareket mevcut. Sırbistan bunun bedelini ödüyor. Ayrıca Sırpların Rus destekli etnik temizlik ve soykırım faaliyetleri ve halen saklanan savaş suçluları bunda bir hayli etkili olabilir.

Teşekkürler.


Tarık Aydemir

15 yıl önce - Pzr 17 Şub 2008, 19:13

Alıntı:
KOSOVA TARİHİ VE BAĞIMISIZLIK SÜRECİ

Yıllardır bağımsızlık bekleyen Kosova, 14’ncü yüzyılda Sırp İmparatorluğu’nun merkeziydi. Barış içinde geçen 500 yıllık Osmanlı İmparatorluğu döneminin ardından yeniden Sırp hakimiyetine girdi. 1990’lı yılların sonunda Sırp güçlerinin katliamlarıyla kan gölüne dönen Kosova, NATO operasyonu sonrasında 9 yıldır Birleşmiş Billetler gözetimindeydi. İşte Kosova’nın hep mücadeleyle geçen hareketli tarihi...

Balkanların tam göbeğinde yer alan Kosova, 14’üncü yüzyıla kadar Sırp İmparatorluğu’nun merkezi oldu. Slavlarla Arnavutların birlikte yaşadığı bu bölge, 1389’da Sırpların büyük bir yenilgiye uğradığı Kosova Savaşı’nın ardından Osmanlı hakimiyetine girdi.

Sırplar bu yenilgiyi hiç unutmadı, savaşın kaybedildiği tarih Sırp milliyetçiliğinin milatlarından biri oldu. Osmanlı yönetiminde Arnavutların çoğunluğa sahip olduğu Kosova, I. Dünya Savaşı’ndan hemen önce 1913’te yeniden Sırpların kontrolüne geçti, ardından Yugoslavya’nın bir parçası oldu.

1974’e gelindiğinde Kosovalı Arnavutlara özerklik tanındı ama dönemin Yugoslavya lideri Slobodan Miloşeviç 15 yıl sonra, hem de Osmanlı yenilgisinin 600’ncü yıldönümünde Kosova’nın özerkliğini geri aldı. Miloşeviç’in hamlesi Kosova’yı savaşa götüren sürecin de başlangıcı oldu.

1991’te ilan ettikleri tek taraflı bağımsızlık yankı bulmayınca Arnavut liderler önce pasif direniş başlattı, ardından da Kosova Kurtuluş Ordusu Sırp hedeflerine yönelik saldırılar düzenledi. Saldırıları, büyük ve şiddetli bir Sırp askeri harekatı takip etti.

1992-1995 yıllarındaki Bosna savaşıyla kan gölüne dönen Balkanlar, yaklaşık 3 yıllık biraradan sonra yeni katliamlara tanıklık etti.

Sırpların saldırılarında yaklaşık 10 bin Kosovalı Arnavut hayatını kaybetti. Arnavut nüfusun yarısı, yaklaşık 800 bin kişi, Arnavutluk, Makedonya ve Karadağ’a sığındı. Bir bölümüyse çatışmalar sona erene dek Türkiye’deki kamplarda kaldı.

ETNİK TEMİZLİĞE GÖZ YUMULDU
Bosna’daki katliamlara seyirci kalan uluslararası toplum, bu kez Kosova’da etnik temizliğe doğru giden gelişmelere göz yumdu.

Yapılan görüşmelerde Miloşeviç’in geri adım atmamasının ardından Mart 1999’da NATO uçakları Sırp hedeflerini vurmaya başladı. 1999 yazında Kosova’dan çekilen Sırp güçlerinin yerini 100 bin NATO askeri aldı. Kosova, artık Birleşmiş Milletler kontrolündeydi.

Savaş sona ermişti ancak idari anlamda belirsizlik yıllarca sürdü. 2001’de düzenlenen seçimlerin ardından oluşan parlamento, 2002’de “Balkanların Gandi’si” olarak bilinen “İbrahim Rugova’yı” başkan olarak seçti. Ancak, hala yönetim Birleşmiş Milletler’de, egemenlik haklarıysa Belgrad’daydı.

Bu dönemde Sırbistan’da çalkantılı bir süreçten geçiyordu, 2001’de Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’ne teslim edilen Miloşeviç, 2006’da yargı süreci tamamlanmadan öldü.

Yeni sırp yönetimi, 2004’te Kosova’ya geniş özerklik tanınmasını önerdi ve bu pozisyonunu uluslararası toplumun arabuluculuğunda, Kosova’nın nihai statüsünün belirlenmesi için 2005’te başlatılan görüşmelerde de korudu.

Ancak yıllarca bağımsızlık peşinde koşan Kosovalı Arnavutlar özerkliği yeterli görmedi. Ocak 2006’da kansere yenik düşen İbrahim Rugova ise, ömrünün büyük bölümünü adadığı mücadelesinin bağımsızlık ilanıyla sonuçlandığına tanık olamadı.

Taraflarla yaptığı temasların ardından Birleşmiş Milletler’in Kosova özel temsilcisi Martti Ahtisari, Nisan 2006’da Kosova’ya uluslararası denetim altında bağımsızlık öngören planını açıkladı.

Rusya ve Sırbistan’ın plana muhalefetinin ardından, Sırplarla Kosovalı Arnavutlar arasında uzlaşma için yıl sonuna kadar süren yeni bir müzakere süreci başlatıldı.

Son fırsat olarak gösterilen müzakereler 2007 Aralık’ında uzlaşma olmadan sona erdi.

Ve, yaşadıkları ekonomik sıkıntıları siyasi belirsizlikten kaynaklandığına inanan Kosovalı Arnavutlar, daha fazla beklemeyerek bağımsızlık adımı atmaya karar verdi.

Kosova, geçen kasım ayındaki seçimi kazanarak başbakanlık koltuğuna oturan Kurtuluş Ordusu’nun eski komutanı Haşim Taçi ve başkan seçilen Fatmir Seydiu liderliğinde bağımsızlığını ilan etti.

Kaynak


Engin

15 yıl önce - Pzr 17 Şub 2008, 19:15



umutyolu
15 yıl önce - Pzr 17 Şub 2008, 19:34



hüseyin42
15 yıl önce - Pzr 17 Şub 2008, 19:44

Alıntı:
Ama bence barış gücü çekilir çekilmez Sırbistan bölgeye geri girecek. Hatta bunu barış gücüne rağmen de yapabilir. Nitekim batı, Bosna'daki katliama seyirci kalan Hollanda askerlerine madalya verebilen bir garantör.

Batının iki yüzlülüğü konusunda çok haklısınız ama umarım böyle bir şey meydana gelmez.
Alıntı:
Benim ihtimal verdiğim diğer bir olasılık Karadağ ve Kosova'nın kenara ayrılıp sadece Sırbistan'ın AB'ya alınmak istenmesi...

Böyle bir olasılık olabilir tabi ki Kosovanın ayrılması bu nedenle mantıklı ama Karadağın AB`ye alınmasının AB açısından ne mahzuru olabilir ki Karadağ da sonuçta bir Sırp ülkesidir, üstelik Bosna-Hersek ve Arnavutluğu birbirinden ayıran bir ülke.


azizbaskan

15 yıl önce - Pzr 17 Şub 2008, 20:14



Barbaros
15 yıl önce - Pzr 17 Şub 2008, 20:16



Mehmet Tülüce
15 yıl önce - Pzr 17 Şub 2008, 20:20



umutyolu
15 yıl önce - Pzr 17 Şub 2008, 20:39



sayfa 2
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET