96 senesiydi sanırım, Eryaman'da oturan arkadaşlar anlatırlardı, o zamanlar kıyılarında sazlıklar olan, keskin pis bir kokusu olan, yazları sinekten geçilmeyen susuz göletinin (yeni adıyla göksu göleti) çevresini hayat kadınları mesken tutarmış. Gece arabalara doluşan kişiler pazarlık için buraya gelirmiş. İçki içenler, kafayı bulup kavga edenler, naralar, fuhuş... Nereden nereye, şimdi sevgilisiyle, eşiyle, çocuğuyla insanlar geliyor. Nefes alacak, kafa dinleyecek, huzur veren bir ortam oldu Ankara Büyükşehir Belediyesi sayesinde, bu bağlamda kutlamak gerekir belediyeyi Göl kenarında nargile keyfi yapanlar, mangal yapanlar, yürüyüş/koşu yapanlar Akıllıca tasarlanmış projeler bir göleti ne halden ne hale getiriyor işte. Tüm şehirlerimizde böyle projeler yapılması ve halkımızın faydalanabilmesi dileklerimle.