Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 17
Mehmet Kasım
15 yıl önce - Cum 08 Ağu 2008, 18:04



Orhan Kınık

15 yıl önce - Cum 08 Ağu 2008, 23:14



gokhankgk

15 yıl önce - Cum 08 Ağu 2008, 23:27



berkerdeniz
15 yıl önce - Cmt 09 Ağu 2008, 16:52



Dogukan

15 yıl önce - Pzr 10 Ağu 2008, 18:07
Rektörler de küfür edermiş




Canas
15 yıl önce - Sal 12 Ağu 2008, 20:34
Üniversitelerde Senato Sistemi


Alıntı:
Bugün atılması gereken en temel adımlar, üniversitelerin gerçekten kendi kendilerini yönetebilecekleri birer özerk yapıya kavuşmalarının sağlanması ve üniversitelerin
siyasi iktidar kavgalarının arenası olmasını engelleyecek önlemlerin alınması.

Gelişmiş ülkelerde, üniversite yönetimlerinin nasıl oluşacağına ilişkin değişik örnekler bulunuyor. Bu köşede zaman zaman değindiğim bir örneği yinelemek isterim. Almanya’daki Düsseldorf Üniversitesi, 100 kişilik bir senato tarafından yönetiliyor. Rektör seçimi de, okulun bilimsel ve yönetimsel kararlarının belirlenmesi de bu senato tarafından gerçekleştiriliyor. Senato’nun 60 üyesini öğretim üyeleri, 30’unu öğrenciler, 10’unu da idari personel kendi arasından seçiyor. Avrupa’daki çoğu üniversitede, üniversite rektörünün kendi siyasi görüşü ne olursa olsun, onu öğretim üyelerine ve öğrencilere dayatmıyor. İktidar, bakan ve rektör değişiklikleri, üniversitelerdeki ortamı çok yoğun şekilde etkilemiyor.

Yine Batı’da uygulanan bir yöntem de, okulun idari olarak bir genel sekreter tarafından yönetilmesi. Bütün idari uygulamalar genel sekreterin yetkisi içinde oluyor bu modele göre. Bilimsel kararları ve temel kararları üniversite senatosu alıyor, uygulamasını genel sekreterlik yapıyor. Böylece rektörler ve bilim insanları idari sorunlarla boğuşmak durumunda kalmıyorlar...

Demokratik, özerk bir üniversite yapılanması, Türkiye’nin demokratikleşmesinin en önemli unsurlarından birisi olacak... Türkiye, AB’ye uyum projesi süreci içinde üniversitelerdeki cuntacı yapılanmadan mutlaka kurtulmak zorunda.


En son Canas tarafından Sal 12 Ağu 2008, 20:37 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Oguz Türkgenc
15 yıl önce - Çrş 13 Ağu 2008, 17:43



SERDARR1
15 yıl önce - Çrş 13 Ağu 2008, 17:49



umutyolu
15 yıl önce - Çrş 13 Ağu 2008, 19:00

Alıntı:
Lakin artik uzerinde durulmasi gereken Ergenekoncularin bile sikayet ettigi, bu sistemi nasil daha demokratiklestirebilecegimiz olmalidir.


Ergenekoncular??? Kimmiş bu şikayet eden Ergenekoncular? Bu cümle ile AKP dışında kalanları mı kastediyorsunuz? Yani 45.2 - 16.5 = 28.7 milyon insan??? Bu fırsattan istifade herkezi terörist yapmaya çalışıyorsunuz. Karşı çıkanlar Ergenekoncu oluyor yani?

***

Sezer ile Gül'ün yaptığı atamalarda önemli bir fark var. Bazı arkadaşlar halen bunu anlayamamışlar maalesef. Bakın bakalım basında yada ayarlı medyada Gül'ün bu atamaları neden böyle yaptığını ait gerekçesi hakkında açıklama var mı? Elbette yok. Çünkü bu atamaların aslında AKP'nin kadrolaşmasıdır. Sezer YOK'te atamadığı kişileri neden atamadığını gerekçeli kararların açıklamıştır. Hatta YOK kanunu veto ederken kendi benimsediği ve savunduğu unsurları bir tarafa bırakıp anayasayı esas almıştır. Sezer'in işi zaten anayasa idi. Gül'ün ise anayasa danışmanları sanırım önceki dönemi dikkate almıyorlar yada almak istemiyorlar. Yoksa ortaya bir gerekçeli karar sunardı. Bizde neden olduğunu bu gerekçeli kararlardan öğrenirdik. Geçmişte basın bile bazı adayların neden atamadığını bu gerekçeli kararlardan öğrendi. Bugün ortada dayatma var, gerekçe yok. Hepsi trilyonluk işadamlarının yatlarıyla gezmede yada otellerde keyif yapmakta. Gerekçeler nerede?

Teşekkürler.


.sevgi.
15 yıl önce - Çrş 13 Ağu 2008, 19:14

Alıntı:
Sezer ile Gül'ün yaptığı atamalarda önemli bir fark var. Bazı arkadaşlar halen bunu anlayamamışlar maalesef. Bakın bakalım basında yada ayarlı medyada Gül'ün bu atamaları neden böyle yaptığını ait gerekçesi hakkında açıklama var mı? Elbette yok. Çünkü bu atamaların aslında AKP'nin kadrolaşmasıdır. Sezer YOK'te atamadığı kişileri neden atamadığını gerekçeli kararların açıklamıştır. Hatta YOK kanunu veto ederken kendi benimsediği ve savunduğu unsurları bir tarafa bırakıp anayasayı esas almıştır. Sezer'in işi zaten anayasa idi. Gül'ün ise anayasa danışmanları sanırım önceki dönemi dikkate almıyorlar yada almak istemiyorlar. Yoksa ortaya bir gerekçeli karar sunardı. Bizde neden olduğunu bu gerekçeli kararlardan öğrenirdik. Geçmişte basın bile bazı adayların neden atamadığını bu gerekçeli kararlardan öğrendi. Bugün ortada dayatma var, gerekçe yok. Hepsi trilyonluk işadamlarının yatlarıyla gezmede yada otellerde keyif yapmakta. Gerekçeler nerede?

Gül'ün gerekçesi; YÖKte zerresinden eser bulunmayan demokrasi,özgürlük,eğitim ve bilimi getireceğine inandığı rektörleri ataması.Sadece "laiklik" sorunları çözmüyor maalesef!Anlaşılmayacak hatta açıklama gerektirecek bir durum yok,herşey ortada.



sayfa 17
« önceki   123 ... 161718192021   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET