Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İstanbul Deniz Fenerleri
123 ... 202122   sonraki »

ANA SAYFA -> İSTANBUL
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1
Kerim AK

9 yıl önce - Prş 31 Oca 2008, 13:55
İstanbul Deniz Fenerleri


Süt beyaz bir martıyım açıklarda

Gemilere ben yol gösteriyorum,

Buğday ve ilaç yüklü gemilere

Bir kanat vuruşta bulutlardayım;

Bir sürülüşte vatanım dalgalar.


Cahit Sıtkı Tarancı "Bahar Sarhoşluğu" isimli şiirinde, bir martının küçücük yüreğinden kopanları bir kahraman edasıyla bu şekilde yorumluyor. Küçük martı bir kahraman, çünkü o bir kılavuz. Denizlerdeki umutları karadaki umutlara bağlayan o yüzen evlere, vuslata gidecek yolu müjdeliyor. Bir başka müjdeci daha var ki, onlar, bu gaye için varolmuş deniz fenerleri.

Denizler ayrı bir dünyadır. Denizcileri, ağları, sandalları, yolcuları, martıları, hikayeleri, felaketleri ve bu felaketlerin uyarıcısı fenerleri ile apayrı bir dünya.

Hemen hemen bütün fener hikayeleri 'yalnız bir fenerci', 'yalnız bir gemi' ve yanar döner ışığı ile 'yalnız bir fener' üçgenini anımsatır bize. Kimbilir fenerlerin öyküsünü anlamlı kılan da, tüm yalnızlığını içine hapsederek, ışığını göndermeye devam etmesidir belki de...

Dünyanın yedi harikasından biri de Fener..

Bir efsanedir fenerler. Eski çağların yedi harikasından biri olan İskenderiye Feneri, deprem ve fırtınalardan artakalan son kalıntılarını da M.S. 1500 yılında kaybetmesine rağmen, ölümsüz ismiyle bugün dimdik ayakta.

İstanbul'u İstanbul yapan en önemli iki değer deniz ve boğaz..

Bir çift yanmada olan İstanbul, dünyanın en güzel doğa parçalarından biri. İstanbul'da yaşamın her alanına anlam ve değer katan Marmara Denizi hergün çok sayıda balıkçı teknesi, yolcu vapuru ve yerli-yabancı geminin oluşturduğu yoğun trafiği yaşıyor. Bu yoğun trafikte yol güvenliğini sağlamak, bu doğal güzelliğin devam etmesi adına yapılacak en önemli iş belki de. Çünkü o güzellikler varoluşa ait çok önemli bir şeyi barındınyor içinde. O da yaşam...

Fenerlerin öyküsünü anlamlı kılan, tüm yalnızlığını içine hapsederek ışığını göndermeye devam etmesidir.

Deniz trafiğinde kaza riskinin artış göstermesi üzerine, konunun öneminin anlaşılıp, Türkiye kıyılarına ilk kez fener konulması 1755 yıllarına rastlar. Daha sonra 1855'lerde Osmanlı Devleti ile Fransızlar arasında yapılan bir imtiyaz sözleşmesi sonunda Fener hizmetleri, "Fenerler İdare-i Umumiyesi Müdürlüğü" adı altında yürütülmüş ve ardından fenerler idaresi hükümetçe satın alınarak, 1 Ocak 1938 yılında Denizbank'a bağlanmış.
Devlet Limanları Umum Müdürlüğü Kıyı Emniyeti İşletmesi, 1944 yılında Devlet Denizyolları ve Limanlar Umum Müdürlüğü'ne bağlanmış ve adı Fenerler ve Cankurtaran Teşkilatı olarak değiştirilmiş. 1952 yılında Devlet Denizyolları İşletmesi Umum Müdürlüğü, Denizcilik Bankası T.A.O'na devredilmiş. Fenerler ve Cankurtaran Teşkilatı da adı geçen banka bünyesine bir işletme hüviyeti almış.
Daha sonra TÜDEK (Türkiye Denizcilik Kurumu) adını alan Denizcilik Bankası ayrı bir Genel Müdürlük haline getirilmiş. Türkiye Denizcilik Kurumu da 1984 yılında bir kanun hükmünde kararname ile Türkiye Denizcilik İşletmeleri (T.D.İ) olmuş, tersaneler de ayrı bir Genel Müdürlük altında toplanmış.
Son olarak 1997 yılında Bakanlar Kurulu'nun aldığı karar ile tüm seyir yardımcılarının, kurtarma yardım ve tahliyesi hizmetlerinin tek çatı altında toplandığı, "Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma işletmeleri Genel Müdürlüğü" kurulmuş ve bu da yine ayrı bir Genel Müdürlük haline getirilmiş. Batılıların "lighthouse" olarak adlandırdıkları bu ışık evleri, İstanbul kıyılarındaki ışık kütlelerine inat bir başlarına yanıp durmaktalar. Bebek'ten Ahırkapı'ya, Fenerbahçe'den Kızkulesi'ne, Yeniköy'den Rumeli'ye, Filburnu'ndan Paşabahçe'ye, Yeniköy'den Dikilikaya'ya kadar irili ufaklı değişik yapı ve çeşitte birçok fener, felaket getiren sığ suları haber veriyor denizlerin seyyahlarına...
Ülkemiz kıyılarında değişik tip ve özelliklerde 369 adet deniz feneri var, bunların 37 tanesi İstanbul boğazında..
İstanbul Boğazı'nda özellikle 1800'lü yıllardan sonra çoğalan gemi geçişlerinde kaza riskinin artış göstermesi üzerine fenerler inşa edilmeye başlandı. O günden bu güne irili ufaklı/devirli çarklı, çok sayıda ve çeşitte inşa edilen fenerlerden Yeşilköy, Ahırkapı, Rumeli ve Şile Fenerleri tarihi öneme sahip.

İstanbul kıyılarına ilk olarak fener yapılmasına boğaz girişinde meydana gelen önemli bir deniz kazasından sonra ihtiyaç duyulmuş. 1755 yılında Mısıra ticaret eşyası götürmekte olan Hacı Kaptan idaresindeki bir kalyon, geceleyin Kumkapı'da karaya oturmuş. Olayı haber alan zamanın padişahı III.Osman, Sadrazam Said Paşa ile Kumkapı'ya gitmiş ve kalyon ve gemicilerin kurtarılmasını izlemiş. Bu arada gemicilerden birinin, "Eğer burada sur ferinde bir fener yapılıp, her gece kandiller yanarsa böylece uzağa giden gemiler ışığı görüp yollarını bulurlar ve kazaya uğramazlar" demesi üzerine, III.Osman'ın talimatıyla Kaptan-ı Derya Süleyman Paşa tarafından Ahırkapı'da ilk fener yaptırılmış, Marmara Denizi'nden seyirle İstanbul Boğazı'na giriş yapan gemiler ilk önce tarihi Yeşilköy Feneri'yle karşılaşır. Böylece gemiler Boğaz giriş rotalarını tespit etmiş olurlar. 1856 yılında Fransızlar tarafından taş kule olarak inşa edilen bu fener, ilk önce Ayastafonos olarak adlandırılmış. Yeşilköy Burnu'nda bulunan fenerin ismi daha sonra bulunduğu semte uygun olarak değiştirilip, Yeşilköy Feneri adını almış.
Bugün hala eski güzelliğini koruyan Ahırkapı Feneri beyaz renkli ışığı ile gecenin karanlığında, yeryüzüne inmiş bir yıldız gibidir, önünde Marmara Denizi'nin engin maviliği, ardında İstanbul'un surlarını aşan kozmopolit bir yaşam...
Boğazın Marmara girişindeki Yeşilköy ve Ahırkapı fenerleri gibi, Karadeniz girişinde de Rumeli ve Şile fenerleri durmaksızın yanıp sönmektedir.
Türkiye'nin En Büyük Feneri Şile'de
1859 yılında yaptırılan bu fener aynı zamanda Türkiye'nin en büyük feneridir. Deniz seviyesinden 60 metre yükseklikteki kayalıklar üzerine 110 cm. kalınlığında taşkule şeklinde inşa edilmiştir.
Şile Feneri'nde ışığın görünüş mesafesi 20 deniz milidir. İlk dönemlerde ışık kaynağı 3 fitilli gaz lambası olan fener, 1968 yılında elektriğe çevrilmiştir. Arkasına Şile'nin şehir yaşamını alan bu fener 8 adet göz şeklindeki gelip geçen gemilere adeta göz kırpıyor.
Bu görevin gelecekte de devam etmesi için Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü yeni projeler geliştiriyor ve fener bakılmlarını rutin ve ihbarlara göre yapmaya devam ediyor.
Kıyılarımızda ki tüm fenerlerin fotoğraflarını bu başlıkta paylaşabilmek ümidiyle...





(+)





(+)





(+)





(+)




Karani Eseroğlu
9 yıl önce - Prş 31 Oca 2008, 20:35

Karaburun deniz feneri..




Burç

9 yıl önce - Prş 31 Oca 2008, 20:37



(+) Rumeli feneri





(+) Şile Feneri





(+) Fenerbahçe feneri

foto:kemalsoylemez




(+) Yeşilköy feneri

foto:kemalsoylemez




(+) Yeşilköy feneri

foto:kemalsoylemez



ömer şahap uzunay
9 yıl önce - Cum 01 Şub 2008, 03:27

Çok güzel ve ilgi çekici bir konu. Fener resimleri eklenirken eğer biliniyorsa; tarihi, ayırt edici özellikleri vs. de eklenirse çok daha kapsamlı olur.

Bu konuyla ilgilenenler için bildiğim bazı kitap isimleri ise ;

--- Yalnızlığın Işıkları Deniz Fenerleri ; Aykut Tankuter, Novartis Kültür Yayınları 2003

--- Bir İstanbul Penceresinden Deniz Fenerleri ; Bekir Dildar, Finansbank'ın katkılarıyla 2006

--- Kara Deniz Beyaz Işık Rumeli Feneri ; Ali Soysal, Denizler Kitapevi

--- Anadolu Feneri "Tarihten Gelen Işık" ; Ali Soysal, Denizler Kitapevi

*** www.denizfenerleri.net








Burç

9 yıl önce - Cum 01 Şub 2008, 11:19



(+) Ahırkapı feneri
(Sarayburnu)
foto : simon

Daha fazla fotoğraf ve bilgi için, Ahırkapı feneri ile ilgili başlık :
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=6314





(+) Anadolu Feneri


Daha fazla fotoğraf ve bilgi için, Anadolu feneri ile ilgili başlık :
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=52341



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
123 ... 202122   sonraki »
ANA SAYFA -> İSTANBUL