Eğitim özgürlüğü denseydi de gerginlik çıkacaktı. Bazı kesimler özgürlüğü devletin bölünmesi ile eşdeğer görüyorlar. Halbuki daha fazla özgürlük, daha fazla adalet gelirse devletin çimentosu sağlamlaşır.
Bunu bir öğretemedik bazılarına. Kürtçe serbest olursa devlet bölünür diyorlardı. Ne oldu? TRT kürtçe yayın yapıyor. Dinleyen yok. Özel kurslarda kürtçe dersler var. İlgilenen yok.
Buda aynı kategoride. Başörtülüler üniversiteye girerse devlet bölünürmüş.
Gül, türban yasasını onayladı
ANKARA (ANKA) – Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, türbanın yükseköğretimde serbest bırakılmasını içeren Anayasa'nın 10 ve 42. maddelerinde değişiklik öngören yasayı onayladı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Genel Kurulu'nda zorunlu referandum sınırı olan 367'nin üstünde rekor sayılabilecek 411 oyla kabul edilen 5735 sayılı yasayı onayladı.
Yasa ile Anayasanın 10. maddesi, "Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır" şeklinde değişti.
Anayasanın “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. maddesine ise "Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir" fıkrası eklendi. (ANKA)
Sn Cumhurbaşkanımız herhalde piyasalar bu karadan etkilenmesin diye kararını bu akşam verdi..Artık sıra sosyal demokratlar da....Başından beri söylediklerini yapacaklar..Tüm Türkiye yine gözlerini Anayasa Mahkemesine çevirecek...Bence Anayasa Mahkemesi bu yasayı iptal etmeyecektir...Ve o zaman sosyal demokratlar tahminimce darbe tellallığı yapacaktır..
En son Murat Dinç tarafından Cmt 23 Şub 2008, 00:11 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
İncelenmesi için 11 güne dahi ihtiyac yoktu. Hararetin düşmesi beklenmiştir. Sonuçta 2 maddeden oluşan bir değişiklik, incelemek için yarım saat yeterliydi. Zamanlama iyiydi. Tansiyonun düşmesi beklenmiştir.
Başörtüsü yasağını sürdürmek anlamsızdı. Gerginliklerden çok çekti bu millet. Umuyor ve diliyorum bürokratik elit ısrarcı olmaz. Aksi takdirde bu bu ısrardan kimseye fayda gelmez. Memlekete hayırlı olsun.
Youtube'de uzun zamandır, bir diziden alıntı yapılarak gönderilmiş şöyle bir vidyo var. Sizinle paylaşmak istedim:
Bu olay üniversitelerdeki başörtüsü yasağıyla ilgili değil ancak dizideki olayın gerçek yaşanmış bir hikayeden bire bir alındığının söylenmesi gerçekten insanın canını sıkıyor. Ben bunun doğru olduğuna inanmak bile istemiyorum.
Bir bez parçası nasıl oluyor da Türkiye'nin gündemini bu kadar meşgul ediyor O kadar çözülmesi gereken önemli sorunlar varken. Yazık yani. Şu yasak bir an önce kalksın da herkes rahat etsin.
En son Turkuvaz tarafından Cmt 23 Şub 2008, 00:17 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Vatandaşın gündemi ile basınımızın büyük bir kısmının pompalamaya çalıştığı gündemin bu kadar birbirine zıt olmasınının ve bu zıtlığın zaman zaman sabır sınırlarımızı zorlamasının üzerimizde olumsuz etki yaptığı yaşantımızdan ve olaylara verdiğimiz tepkiden açık açık gözükmekte.
Nedir Allah aşkına birbirimizden (yuttaşlar ve basın) istediğimiz? Konunun asıl muhataplarına (yuttaşlar olarak bizler) bakıyoruz eğitim özgürlüğünün önünün kesilmesini kimse istemiyor.
Maalesef bir kısım öğretim üyesi sayın hocalarımız da dahil, bazılarımız anayasa değişikliği maddesinin özgürlük sorunu olmadığını gözümüzün içine baka baka söyleyebiliyorlar.
Sayın hocalarımızın bilimsel bilgi ve zeka yönünden üst seviyede olduklarını söyleyebiliriz. Fakat ilmi yönden, aynı pırıltıyı gösteremiyorlar.
Sanki içlerinden bir ses onların zekasına galebe çalıp, düşünsel zekalarını kullanmalarına imkan vermeden dillerini esir almışcasına toplumumuzun çok büyük kısmının kabullenmediği söz ve fikirleri beyan edebiliyorlar.
Sayın hocalarımız kusura bakmasınlar, demokrasi ve özgürlüklerin nasıl gelişeceğini vatandaşlar gibi doğru olarak kavrayıp benimseyememişlerdir.
Çok şükür Cumhurbaşkanımız yasayı onayladı. Bundan dolayı elbette mutluyuz.
Anayasa mahkememizin sayın yargıçları da önlerine gelmesi muhtemel itirazları büyük bir titizlilikle inceleyip demokrasi ve özgürlükler önündeki engellerden birinin daha ortadan kaldırılmasına, karar ve açıklamalarıyla destek vereceklerdir.
Özgürlükler konusunda daha cesur kararlar alınması, vatandaşlarımızın (inanç olsun, düşüncesini açıklama olsun) önünde duran engellemelerin bir an önce kaldırılması, renkli sosyal yaşantımızla bilimin sonsuz ufuklarında beraberce yol almamızın bizlerin sayesinde oluşacağına inanıyoruz.
Bizler bilimden, ilimden özgürlüklerden korkmuyoruz. Sadece aydınlığa çıkmamızın önündeki karanlık yasakçı düşünceden korkuyoruz. Bundan sonra o korkularıda beraberce yeneceğiz. Karanlık yolları beraber aydınlatacağız. Belki biraz ıslanacağız fakat bereber ulaşacağız mutluluğa.