Sanırım sadece gözleri gözüktüğü ve ağız ve burunlarını kapayan bir bezle yüzleri örtülü olduğu için peçe yazdım. O zaman için Marmara Üniversitesi için bu çok normal bir durumdu. Bir çok kez gördüm. İsteyen ciddiye almayabilir, çok da umrumda. Cevap veremeyince insan böyle ciddiye almaz işte
Marmara Üniversitesinden mezun birisi olarak sizin hayallerinize ortak olamayacağımı üzülerek bildiririm.. Siz öcü senaryoları ile etrafa korku salıp felaket tellallığı yapmaya devam edin..
Ama hadi varsayıyorum dediğiniz doğru olsun ve okulda peçelilerin olduğu ve o lafları etmiş oldukları gerçek olsun. Ne olacak yani?? Benim dönemimde de okulun bahçesinde başıaçık sözde laik gençler alenen sex yapıyorlardı ve hiç utanıp sıkılmadan biz modern çağdaş gençliğiz diyorlardı..
Şimdi o başı kapalılar bu yanlışı yaptılar diye dinden, başı açıklar da başka bir yanlış yaptılar diye çağdaşlıktan modernlikten mi vazgeçeceğiz??
Altı ve içi bomboş, konuyu hiçbir yere götürmeyen sadece muhalefet yapacağız diye ortamı geren mesajlar yazmayalım lütfen...
En son M.O.Dikmen tarafından Çrş 06 Şub 2008, 20:05 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Ülkemizde halkın egemenliğine dayalı demokratik sistem işliyor. Bundan rahatsızlık duyan, gücünü halktan almayan, kurumlardan medet uman marjinal gruplar her zaman vardı ve olacaktir. Bunların amacı insanlarımız arasına nifak tohumları sokmak, fitne ve fesat yaymak, halkımızı (laik-antilaik) kamplara bölmek. Bizler senelerce değişik biçimlerde karşımıza çıkan bu ve benzeri senaryolarla enerjimizi tüketirken, kişi başına düşen milli gelirimiz 3 bin dolardan öteye geçemedi. Halkı bütünleşmiş, birbirine kenetlenmiş, ekonomisi sürekli büyüyen, dünya ile rekabet halinde olan güclü bir Türkiye dış güçlerin ve onların içerdeki uzantılarının işine gelmez. Degisik kisveler altinda yasaklari savunmak, özgürlüklere set cekmek, gerginlik yaratmak dogru bir yaklasim degil ve ülkemize fayda saglamaz.
"Gel, Gel, ne olursan ol, gel!
İster kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol, gel!
Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir.
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel!"
umarım verilen karar,Anayasa mahkemesinden dönmez .üniversite kapılarında bekleyen veya okumak icin başlarını açıp degişik bicimlerle (peruk,sapka vb. ..) okuluna devam eden genc arkadaslarımız, diledikleri gibi okullarına giderler.. ancak bir hocamızın dedigi, "türbanlı ögrenciye hakettigi notu vermem" beyanatı bu kadarına pes dedirtcek türdendir.. ayrıca baska bir hocanın dedigi " türban sayesinde kopya olayları da artabilir" beyanatı ise cok cok komikti.. yani sırf başlarını baglıyor diye insanları -ki bu insanların kimi komsumuz, kimi akrabamız, kimi de arkadasımız veya eşimiz,kardeşimiz- cumhuriyet düsmanı ,laiklik karsıtı ilan etmiştik, şimdi de kopyacı ,not hırsızı ilan edecegiz nerdeyse..ve bunu yapanlar da Mustafa Kemaller yetistirecek olan hocalarımız..demokrasiyi ögretecek olan hocalarımız.... Atamızın cagdaş Türkiye hedefine bizleri ulastıracak hocalarımız.. umarım artık şekilselligi bırakıp,boş işlerle ugrasmayı bırakıp ,kimilerinin ayda insanlı üs kurmaya calıstıgı bir zamanda , onları yakalamaya ve de gecmeye calısırız.. tabii bu hocalarla mı??????? sanmam... ( bu degerli hocalarımızın beni yanıltmalarını ,Türkiyemizin gücünün daha da artması temennim nedeniyle cok cok istemekteyim..umarım hocalarımız hakkındaki fikirlerim yanlıstır ve ben mahcup olurum..)
O saydığınız ülkelerde dini siyasete alet eden siyasi partiler yok. Yargıdan kaçıp mecliste dokunulmazlık zırhının arkasına sığınan siyasetçiler yok. Siyasette rüşvet, iltimas, adam kayırma, sahtekarlık gibi kötü huylar yok. Daha ne olsun.
Nerde ne yokmus?
Amerika'da Ingiltere'de adam kayirma, rusvet, iltimas mi yokmus?
Gercekten mi?
Hani oralari gormemis olsam tamam dogrudur diyecegim ama....
Ne yazik ki diyemiyorum...
Yahu Bill Clinton cikti yalan soyledi
Yalan soyledigi kanitlandi
Hicbirsey yapamadilar...
Daha ne olsun
Bunlar bir de acikca ortaya cikanlar...
Turban, basortusu su bu hic bir sekilde problem cikarmaz Turkiye'ye
Korkanlar da zaten bir iki ciliz ses
O kadar yaygara cikmisti vaktinde secimlerden once
Ne oldu?
Abartilip durdular
Sagdan soldan gelen paralar kullanilarak o kadar otobusler tutuldu, mitingler duzenlendi
Ne oldu?
Parayi verenler kimdi acaba?
Artik tasfiye donemleri baslamistir Turkiye'de.
Ozgurluk baslamistir
Baski maski bunlar da havada kalir
Yillar once universitelere turban ile girebiliyorlardi
Simdi de girebilecekler
Olmasi gereken de budur
Nerde ne yokmus?
Amerika'da Ingiltere'de adam kayirma, rusvet, iltimas mi yokmus?
Gercekten mi?
Hani oralari gormemis olsam tamam dogrudur diyecegim ama....
Ne yazik ki diyemiyorum...
Dalga geçiyorsunuz herhalde. Oralardaki adam kayirma, rusvet, iltimas, yolsuzluk, talan vakalarını bizdekilerle karşılaştırmak dünyanın en alçak dağı ile en yüksek dağını karşılaştırmak gibi bir şey olur.
Bizde mutlak dokunulmazlık var. Milletvekili suçlu da olsa yargılanamıyor. Seçim propagandalarında söz veriliyor ama dokunulmazlıklar kaldırılmıyor. Halka yalan söyleniyor, laik demokratik cumhuriyetimizi yıkmaya yönelik sözler söyleyip sonra ben artık değiştim deniyor. Siyasetçiler Avrupa'da camilerde türk işçileri dolandıran işadamlarıyla işbirliği yapıyor.
Neler, neler... Bütün yolsuzlukları, talanı muhakkak sizde biliyorsunuzdur da, işte partizanlığın gözü kör olsun...
Ülkenin laik yapısıyla uğraşılacağına, halka söz verildiği gibi dokunulmazlıklar kaldırılsın.
Alıntı:
Yahu Bill Clinton cikti yalan soyledi
Yalan soyledigi kanitlandi
Hicbirsey yapamadilar...
Adam yargılandı ve yargılanması dünya televizyonlarında naklen yayınlandı.
Daha ne olsaydı.
Türkiye'de haklarında başlamış yargı süreci olsa bile seçildikten sonra başbakan, bakanlar yargılanabilir mi?
Beyaz Saray resmi sitesinden alıntıdır:
Alıntı:
In 1998, as a result of issues surrounding personal indiscretions with a young woman White House intern, Clinton was the second U.S. president to be impeached by the House of Representatives. He was tried in the Senate and found not guilty of the charges brought against him. He apologized to the nation for his actions and continued to have unprecedented popular approval ratings for his job as president.
Ülkenin laik yapısıyla uğraşılacağına, halka söz verildiği gibi dokunulmazlıklar kaldırılsın.
Bu değerlendirmeye iki itirazim olacak.
Birincisi, Yargitay eski Baskani Sami Selcuk’un dedigi gibi, Sanal bir Yasak olan, Basortu yasagini kaldirmak, laiklige dokunmak degildir.
Laiklik, sistemin istedigi sekilde giyinmeyenleri ezmek icin bir kisim tarafindan kullanilan bir aygit degil ; hepimizin dini ve gorusu ne olursa olsun, ortak bir seklide yasmamizi saglayan bir guvence olmalidir.
Ikincisi, su an yeni duzenlemeye destek veren iki partinin programlarinda, « basortu » yasaginin kaldirlmasi yer alir. O yuzden bu duzenlemeyi gecirmek bir bakima secim zamani halka verdikleri vaatleri yerine getirmek anlami tasir.
Sanırım sadece gözleri gözüktüğü ve ağız ve burunlarını kapayan bir bezle yüzleri örtülü olduğu için peçe yazdım. O zaman için Marmara Üniversitesi için bu çok normal bir durumdu. Bir çok kez gördüm. İsteyen ciddiye almayabilir, çok da umrumda. Cevap veremeyince insan böyle ciddiye almaz işte
Yani eğer söylediğiniz gibi değil türban, peçeli birisi o kampüsün içine girebilmişse, o derse girebilmişse ve siz bunu bir çok kez görmüşseniz e biz neyi tartışıyoruz günlerdir? Zaten türbanlılar da peçeliler de girebiliyormuş? Kafam karıştı benim...
Ya acaba görmüş olduğunuz atkı bere falan olabilir mi? Hani onları da takınca sadece gözler falan ortada kalıyor ya o açıdan...
Önce hepimiz ne olduğumuzu bilelim.Yaşadığımız coğrafyayı bilelim.Felaket bir coğrafya ama bu coığrafyada konuşan inanılmaz tipler,ve demokrasiden bahsederler....Üniversite öğrencisi daha hayatı ve gerçeklerini bilmeden konuşur 18-22 yaş arası,3 kitap okur bilmiş kesilir,onun haricinde çok daha yaşlılar vardır,eski marksistler,demokrasiyi bilmezer ama sonradan hayran olmuşlardır,üç kelime sonra sinirlenip,konuşmayı keserler ve de bazıları sırf hayali demokrasi uğruna Türkiyeyi bölerler,bazılarının saçları beyazdır,hadi bence onlar tamamen bitmiştir ama ya gençler..., onlar gibi düşünenler işte en büyük tehlike budur!Cumhuriyet için!!
Biilniz ki bu cumhuriyet din kurallarına göre kurulmadı ve asla öyle olmayacak!!!Bu milletin özü Türk'dür ve öyle kalacaktır!
Ben bu sitede yeniyim ama istediğimi yazarım,kurallar dahilinde!
Benim tek ideolojim ATatürk ve onu bugüne göre yorumlamaktır!Ama görmekteyim ki,ne namaz ve isamiyete ilgili tipler var ki,'''özgürlükçü''.İşte ben bunara çok ''GÜLÜYORUM''
Biilniz ki bu cumhuriyet din kurallarına göre kurulmadı ve asla öyle olmayacak!!!Bu milletin özü Türk'dür ve öyle kalacaktır!
Ben bu sitede yeniyim ama istediğimi yazarım,kurallar dahilinde!
Sayın Mustafa Bey,
Evet öncelikle kesinlikle kurallar dahilinde bu siteye birşeyler yazabilirsiniz. Fakat benim anlamadığım konu Türban. Ne alaka şimdi Cumhuriyetin din kurallarına göre kurulup kurulmadığı? Kimse öyle birşey söylemedi. Konu türban ve yükseköğretim kurumlarına türban ile girilmesi. Konuyu saptırmayalım... Türban ile yükseköğretim kurumlarına girince cumhuriyet din ile yönetilmeye başlanmayacak, korkmayın.
Konu türban ve yükseköğretim kurumlarına türban ile girilmesi. Konuyu saptırmayalım...Türban ile yükseköğretim kurumlarına girince cumhuriyet din ile yönetilmeye başlanmayacak, korkmayın
Cok dogru bir noktaya deginmissin Mehmet abi, simdi oyle bir kamuoyu olustuki, sanki seriat geliyor!!
Konuyu saptiranlar, iste bu ayrimi yapamayanlardir. Laiklik nedir? Laiklik elden gidiyor ne demek?
Laiklik, devlet ve din islerinin birbirinden ayri olmasidir hepsi bu. Dunya'nin en laik ulkesi olan fransa'da bile universitelere istediginiz gibi girebiliyorsunuz. Niye mi?
Cunku devlet'in soyle bir gorusu var : 18 yasini geçtiysen ve universiteye gidiyorsan, ben seni dini inançlarindan mahrum edemem. Yani dusunun simdi, laikligi Fransiz sistemine gore almadik mi biz? O halde neden felaket tellaligi yapiliyor?
Benim anlamadigim baska bir nokta, laik çephe, laikler diye tabirler kullaniliyor. Af buyurun ama laik olmak nedir? Laiklik kimsenin tekelinde degildir, bunu bilin
Kisiler laik olmaz, devlet laik olur. Zaten kendine laik diyenler kendi basina ayri bir devlet'te...hadi neyse
Laiklik din dusmanligi degildir, laiklik, devlet'in bir insanin gorunusune veya dinine gore ayrim yapmamasidir.
Ama bazi çevreler bunu hala anlayamamistir....Yazik.