Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Türban Konusunda Anayasa Değişikliği Tamamlandı
« önceki   123 ... 131415 ... 129130131   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 14

Başörtüsü üniversitede serbest olmalı mı?
Evet 54.5%  54.5%  [350]
Hayır 45.5%  45.5%  [292]
Toplam Oy : 642

gebzeli_ahmet
15 yıl önce - Pts 04 Şub 2008, 20:04



kemal55tr
15 yıl önce - Pts 04 Şub 2008, 20:11

Alıntı:
Hz. Peygamberimiz mi demistir o sozu?
Lutfen yanlis soylemeyin.


Hata yapmak biz kullara mahsus. Önemli olan farkına vardığın anda hatanı düzeltmek. Bende düzelttim. Uyarı için teşekkürler.


ahmetulu

15 yıl önce - Pts 04 Şub 2008, 20:32

Alıntı:
peygamberimizin "bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum" sözüne


Bu süreçte duyduklarımız ya da duyacaklarımız konusunda tarih kitapları ne yazacak çok merak ediyorum. Yukardaki cümle de vahim bir örnek ama daha neler duymadıkki. 367 saçmalığına şahit oldu Türk demokrasisi. Bu meclis Cumhurbaşkanı seçemez cümlelerini bile duyduk. Şimdi millet iradesinin çıkaracağı yasaya uymam deniyor ve mantığa uymayacak derecede ideolojik bakışı yansıtan ifadeler devam ediyor. Yeni anayasa yapamazsınız, başörtülü öğrenciye hak ettiği notu vermem vs. vs.. Daha neler duyacağız? Hiç alakası olmamasına rağmen siz şeriat devleti kurmayı amaçlıyorsuz ifadelerinin altında bir rektörler devleti ya da bir hakimler devleti kurma düşüncelerinin yattığını da görmekte zorlanmıyoruz artık. Çünkü alın yasayı da siz yapın, Cumhurbaşkanını da siz seçin, üniversitelerarası kurul da hükümet işlerini yapsın denilse sorun kalmayacak heralde.


Tankut Tan
15 yıl önce - Pts 04 Şub 2008, 23:42

Alıntı:
Yine aynı masal

Başı açıklar yapınca bireysel yanlış, başı kaplı olanlar yapınca toplu yanlış..

Ben masal anlatmam. Doğruları yazmaya çalışırım. Liselinin sevgilisine el sallaması bireysel yanlıştır, kendini bağlar. Ama toplu bir şekilde parti konvoyuna el sallamaları ise toplu bir hatadır. Hem topluca yapmışlardır, hem de siyaset olduğu için. Ben ortaokulda dev sol kağıdı dağıtanlar gördüm zamanında. Onların yaptığı da toplu hataydı, onların da mı başı kapalı oldu şimdi? İmam hatipler arka bahçemiz derseniz, imam hatip lisesini, imam hatip yetiştiren değil de, kızların kapalı gidebildiği düz liseye alternatif okullar yaparsanız böyle yasaklarla karşılaşırsınız. 90lı yıllarda imam hatip okuyanlar bilir ki imam hatip liselerinde meslek derslerinde kalma yoktur. Din derslerini herkes geçer.

Sayın başbakan da kabul etti, başörtüsü siyasi simge de olabilir. Bu yüzden başörtüsünün memurlar tarafından iş yerinde giyilmesine izin verilemez. Zaten insan hele memur kapalı yerde başına şapka da takamaz. Bu imkansız bir şey. Eğer bir kişinin dini imanı çok önemliyse ve başörtüsü olmadan kendini dinsiz imansız hissedecekse memur olmaz. Örneğin memur olmak bana ters geldiği için, sıkıcı geldiği için memur olmadım. Eğer benim şartlarıma uygun olsaydı memur olacaktım. Herkes memur olacak diye bir şey yok.

Bir de türban üniversiteden sonra her yerde serbest olmalı diyenlere şaşıyorum. Duyan da türban yasak sanacak. Türban yasak değildir. Ben yasak olduğunu ne duydum ne de gördüm. Sokaklarda türban giyenleri çeviren polis de görmedim.

Gelelim türban ile İslam dininin ilişkisine. Türban, İslam dininin birinci kuralı değildir. Türban takmadan İslam olunmaz diye bir şey de yok. İslam dini erkek ve kadına tahrik edici olmamayı emretmiştir. Bu gayet basit. Bunu hala anlamak istemeyenler var. Namazını kılan, orucunu tutan, zekatını veren, haram gıdaları tüketmeyen, kul hakkı yemeyen ve gıybet dedikodu yapmayan bir kadın başı açık da olsa dört dörtlük müslümandır. Aksini kimse iddia edemez.


hüseyin42
15 yıl önce - Pts 04 Şub 2008, 23:43

Alıntı:
Şimdi üniversitelerde serbest olacak sonra üniversitede türban takan kişi öğretmen,hemşire,avukat olunca ve ya kamuda çalışınca türban takmayı bırakacak mı;Hayır.Görüldüğü üzere yavaş yavaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni İslam Cumhuriyeti'ne dönüştürmeye çalışıyorlar.

İngiltere de heralde İslam Cumhuriyeti orada kamuda başörtülü bayanlar çalışıyor bildiğiniz gibi



En son hüseyin42 tarafından Sal 05 Şub 2008, 11:11 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Tankut Tan
15 yıl önce - Pts 04 Şub 2008, 23:46

Alıntı:
Şimdi üniversitelerde serbest olacak sonra üniversitede türban takan kişi öğretmen,hemşire,avukat olunca ve ya kamuda çalışınca türban takmayı bırakacak mı;

Benim bırakan arkadaşım çok. Memur oldukları için türban takmıyorlar. Yani yavaş yavaş bazı gerçekleri görmüş olan çok. Hatta bazısı çıkarmak zorunda olmadıkları yerlerde bile çıkarıyorlar. Bu da onların işlerine olan saygıları.


hüseyin42
15 yıl önce - Sal 05 Şub 2008, 00:03

Alıntı:
imam hatip yetiştiren değil de, kızların kapalı gidebildiği düz liseye alternatif okullar yaparsanız böyle yasaklarla karşılaşırsınız

Sıradan okullara da kapalı gidilebilseydi öyle bir durum ortaya çıkmazdı.
Alıntı:
Türban yasak değildir. Ben yasak olduğunu ne duydum ne de gördüm. Sokaklarda türban giyenleri çeviren polis de görmedim

elinizden gelse onu da yapmak istersiniz ya aynı Tunusta olduğu gibi (hemen kızmayın siz nasıl niyet okuyorsanız ben de böyle bir niyet okudum işte)
Alıntı:
Türban, İslam dininin birinci kuralı değildir. Türban takmadan İslam olunmaz diye bir şey de yok. İslam dini erkek ve kadına tahrik edici olmamayı emretmiştir. Bu gayet basit. Bunu hala anlamak istemeyenler var. Namazını kılan, orucunu tutan, zekatını veren, haram gıdaları tüketmeyen, kul hakkı yemeyen ve gıybet dedikodu yapmayan bir kadın başı açık da olsa dört dörtlük müslümandır. Aksini kimse iddia edemez.

Bu sizin tamamen şahsi yorumunuz. Ben de kendime göre farklı yorumda bulunabilirim aynı mantıkla gidecek olursak. Dört dörtlük müslüman dörtte üçlük müslüman diye birşey olmaz, müslümanlıkta takva vardır onun ölçüsü de İslamın emirlerine gönülden razı olup uygulamaya gayret gösterme derecesidir, bunun içinde önce temel ilmihal bilgileri öğrenilmeli ardından da en azından İmam Gazalinin İhyai Ulumiddin eseri okunmalıdır.
Alıntı:
Zaten insan hele memur kapalı yerde başına şapka da takamaz. Bu imkansız bir şey. Eğer bir kişinin dini imanı çok önemliyse ve başörtüsü olmadan kendini dinsiz imansız hissedecekse memur olmaz

Şapka başörtüsü kıyaslaması yanlıştır, şapka takmak dini emir değildir, başörtüsü ise emirdir yani şapka çıkarlınca dinsel açıdan günah olmaz, ama başörtüsü için aynı şeyi söylemek mümkün değildir.
Alıntı:
Memur oldukları için türban takmıyorlar. Yani yavaş yavaş bazı gerçekleri görmüş olan çok. Hatta bazısı çıkarmak zorunda olmadıkları yerlerde bile çıkarıyorlar. Bu da onların işlerine olan saygıları.

O onların kendi tercihi, herkesi aynı tercihi yapmaya zorlayamazsınız. Bunun saygıyla ilgisi yok.


Osman Yavuz
15 yıl önce - Sal 05 Şub 2008, 04:29

Alıntı:
Benim bırakan arkadaşım çok. Memur oldukları için türban takmıyorlar


Biraktirilan
Birakmak zorunda kalan
Yasaklar yuzunden takamayan

Diyecektiniz herhalde....

Alıntı:
Gelelim türban ile İslam dininin ilişkisine. Türban, İslam dininin birinci kuralı değildir. Türban takmadan İslam olunmaz diye bir şey de yok. İslam dini erkek ve kadına tahrik edici olmamayı emretmiştir. Bu gayet basit. Bunu hala anlamak istemeyenler var. Namazını kılan, orucunu tutan, zekatını veren, haram gıdaları tüketmeyen, kul hakkı yemeyen ve gıybet dedikodu yapmayan bir kadın başı açık da olsa dört dörtlük müslümandır. Aksini kimse iddia edemez.


Pardon hangi din egitimi mezunusunuz?
Ilahiyat?
Yabanci Islami Universitelerde fikh uzerine yapmis oldugunuz egitim, master, doktora vs mi var?
Da
dini bir konu hakkinda bu kadar kesin konusabiliyorsunuz?
Fikh uzerine hayatlarini harcamis insanlar sizinle ayni gorusu paylasmiyorlar iken, basortusunu bir emir olarak goruyorlar iken
Ki onlar omurlerini fikh, islam dinini ogrenmek icin gecirmisler iken
Sizin sahip oldugunuz fikh egitimi nedir de alimler ile karsit goruste olabiliyorsunuz?

Ve de
Bir insanin nasil dinine bagli olacagini siz mi biliyorsunuz?
Sizi biraz yargilasak
Acaba neler olurdu?
Baskalarinin size din dersi vermesini istemiyorsaniz
Once baskalarina din dersi vermeye calismayin belki de....


birol-atalay
15 yıl önce - Sal 05 Şub 2008, 04:44



sinan84
15 yıl önce - Sal 05 Şub 2008, 10:09

Alıntı:
Dinin pek çok dogması bilimin isbatları karşısında bu şekilde çöpe gitmiştir. Bugün artık ne dünyanın yedi günde yaratıldığına, ne Nuh Tufanına, ne de Havva ile Adem masalına inanmak mümkündür. ´Üniversitede yasak olmaz' diyenlerin, üniversitede yanlışlığı isbat edilmiş fikirlerin artık kullanılamayacağı nı ve öğretilmeye devam edilmelerine izin verilemeyeceğ ini anlamış olması gerekir. Bu nedenle coğrafya derslerinde düz bir dünya veya fizik derslerinde Aristo fiziği öğretmeye kalkan hocalara izin verilemez.



tek tek bircok seye örnek vermek istiyorum, herkese kisaca laf yetistirmeye caliscam laf ebesi olcam bu mesajimla bastan belirteyim yani...

simdi Dünya´nin yedi günde yaratildigini daha herhangi bir DIN kitabinda okumadim, her daim 6 (yazi ile ALTI) günde yaratildigi yazar... nitekim bunu astrofizikciler kanitlamistir... NASIL MI?
söyle ki;
biz DÜNYALILARA göre gün: Dünya gezegeninin kendi ekseni etrafinda 1 tur dönmesi olarak algiliyoruz ve bize göre 24 saattir bu... Peki Jüpiter´de yasiyor olsaydik, kac saat olurdu? (dünyevi saat ) ya da söyle diyelim: Jüpiterde 1 saat, Dünya´daki KAC saate tekabül ediyor? Kendi ekseninde dönme hizi her gezegenin farkli ne de olsa? kafa karistirici degil mi?
simdi peki UZAYIN, ya da daha spesifik bir ifadeyle TÜM EVRENIN 1 günü, dünyanin kac gününe esittir? biliyoruz ki, Evren ilk olarak (tahminen) 15-16 Milyar YIL (Dünya yili) önce olusmustur, o da nasil? BIG BANG, büyük patlama (ki isin dinsel boyutuna ineceksek, bu tek noktadan baslayarak olustugumuzu Kuran-i Kerim de belirtiliyor, ama vaaz verme niyetim yok, o yüzden parantez icinde deginiyorum)... önce tek zerre halindeydi, sonsuz yogunlukta... sonra güm diye patliyor ve tüm kainat o noktadan baslayarak GENLESIYOR... genisliyor, ki genisledigini de Kuran yaziyor, daha 1900lerin basinda ünlü bilimadamlari ihtilaf halindeydi (einstein falan evren sonsuz büyüklüktedir diye iddia etmisti), sonra Einstein´in ünlü formüllerini kullanarak uzayin GENISLEDIGINI bir RAHIP kesfediyor (kendisi hobby olarak biraz bilimle ugrasiyormus, ne kadar tezat deil mi )... tabii klasik bilimadami mantigi, gözümle görmeden inanma diyor, Hubble isimli baska bir bilimadami da teleskopla bir sekilde ISPATLIYOR ve Einstein "eyvallah, dogruymus" diyor...
dönelim büyük patlamaya... simdi patlama vakti bundan 15-16milyar dünya yilina esit... ve Evrenin 1 günü dünya günlerine oranla cok farkli bir sekilde hesaplanmis... GENLESME hizina bagli kalinarak hesaplaniyor... karisik hesap simdi buraya aktarmak istemiyorum, ama söyle anlatayim:
Evrenin ilk günü 8milyar dünya yilina yakin bir sayiya tekabül ediyor, 2ci günü bunun yarisi kadar... genlesmeden ötürü gün 1 arttikca, dünya yilina göre yariya iniyor... bu sekilde:
1ci gün 8 milyar yil
2ci gün 4 milyar
3 " " 2 milyar
4 " " 1 milyar
5 " " 0.5 milyar
6 " " 0.25milyar yil... toplami 15.75 milyar yil hemen hemen.... 3 assagi 5 yukari cünkü her gün biraz daha yaslaniyor evren...
hmmmm ilginc degil mi? baska metodlarla evrenin yasini 16 milyar yil fln demislerdi, kabataslak...
bana bu konuda muhalefet olacak olanlar olur: "efendim o evrenin yasi, dünyanin degil" hemen El-cevap: Evren zerreden patlamaya gecmesinden hemen sonra, toz bulutlari TESADÜFEN (ben tevafuk demeyi tercih ederim) belli noktalarda toplanmaya basliyorlar... uuuzzuuuuuuuuuuuuuuuuun bir sürec elbette, ama ISLERINE basliyorlar dünyanin ilk olusumu bundan 5milyar yil öncesine dayaniyor, ama bu isin bir de HAZIRLANIS safhasi var onu reddersek olay suna benzer:
ben bir makina tasarliyorum ve insaa edecegim, fakat pat diye önüme hazir islenmis celik düssün istiyorum... ve aciz bir mantikla demir-celik fabrikasini da kurdurmamisim dünyanin hicbir noktasina... hani "hazirlanisini" (hammaddenin hazirlanisini) istemiyorum ya, küt diye makinaya uygun ölcülerde celik parcalari istiyorum... böyle komik bir haldir öncesini reddetmek...
daha gecen günü internetsayfalarinda habere rastlamistim, adamlar cok yakin zamanda olusmus bir gezegenin fotolarini cekmisler... ama hepsi biliyor ki, o "pat" diye aniden ortaya cikmadi, "SEBEBLER" dairesinde toz bulutlari (moleküller atomlar zerreler) bir araya toplanip YOGUNLASMASI sayesinde olusmustur... Yoksayamayiz bunu...

kisacasi isin en karmasik uzun hesaplamalari buraya aktarmak istemedim, ama bugün Dünyanin (ve evrenin) 6 EVREN GÜNÜNE esit oldugunu BILIM kanitladi... ama Bilim üretemeyen Üniversitelerimizin BUNU duymus olmalarini ben sahsen beklemiyordum, ve ne acidir ki YANILMAMISIM... keske yanilsaydim da, hoca bunu duymus olsaydi da, böyle talihsiz laflar etmeseydi....

2ci hadise Nuh tufani....

bazi dindar bilimadamlari (avrupali ve amerikalilari kastediyorum, hristiyan yani) merak ediyorlar, onca yildir anlattilar bizi Nuh tufanini, acep gercek midir... gitmisler isin kaynagina, Mezopotamya bölgesine... izinler alip kazilara baslamislar... cünkü biliyorlar ki, eger bir SEL felaketi HAKIKATEN olmussa tarih icerisinde, o vakit o bölgedeki topragin altinda bilmem kac metreler arasinda, tertemiz kil tabakasi olmasi lazim... sulu camur tabaka... hakikaten 4-5 apayri sehirde (ama hepsi mezopotamya icerisinde, birbirine yakin sehir olarak görün, mesela Nigde, Nevsehir, Aksaray, Kayseri gibi birbirine yakin sehir olarak algilayin) yaptiklari kazilarda hep ayni noktada kil tabakasina rastliyorlar... ve bir kil tabakasi da birbirine benzer sekilde ayni KALINLIKTA oldugunu görüyorlar... ve ilk haberler dünyaca ünlü bilim dergilerinde manset olarak veriliyor:
"Incil aslinda HAKLI MIYDI?" manset budur... Nuh tufanini baz alip, böyle bir baslik atmislardi... sonra nitekim varilan sonuc su ki: Tufan TÜM DÜNYAYI kasip kavuran bir afet degildi, Mezopotamya bölgesine has bir BÜYÜK sel felaketi oldugudur... ama öyle böyle degil, cünkü ardindan toprak üzerinde COK büyük bir iz birakmis, tabakalari incelediklerinde aradan binlerce yil gectigini görüyor bilimadamlari.... ve binlerce yildan beri KALIN bir kil tabakasi birakmis... (kil diyip duruyorum da, Camur olabilir... uzun süre oldu okumadim o yazilari... isteyen olursa tekrar okurum ve detayli bilgiyi veririm, sehir isimlerinden tabakalarin kalinligi vesaire vesaire)

beni asil soke eden, JEOLOG bir biliminsaninin BUNU duymamis olmasidir, ya da acaba reddetmesi mi diyeyim ben yine de su-i zan yapmiyayim ve bunu "duymamistir belki de" seklinde yorumliyayim...

elin avrupalisi ve amerikalisi, "masal" diyip gecmiyor, ARASTIRIYOR ve görüyor ki, aslinda hakikaten GERCEKMIS... sasirtici sonuclar ancak HAKIKATI aramakla bulunur... "DOGMA" diye arastirmamak zaten sacmaligin daniskasidir... madem bir iddia var (tez, hipotez, teori ne derseniz diyin), yani 3 farkli kitapta da ayni iddia var, o halde bir arastir ve dogrusunu göster bize, eger yanlissa bu "DOGMATIK" bilgi (tufan, 6gün vs.vs.) o halde bizleri AYDINLATIRSIN, biz de "körü körüne" inanmayiz "dogmaya".... Bilimadami baska ne ise yarar? kendisi demis, SALT GERCEGI ariyoruz biz diye... alin size YOL... bu yolda bir arastirma yapin bakayim... acep bir hata var mi diye?

Hz. Adem ile Havva konusuna girmeyecegim, cünkü Bilim bu konuda ACIZDIR, hala bir teoridir gider Evrim diye... cünkü arastira arastira belli bir noktaya, belli bir UC noktaya gelmislerdir... ama o UC noktadan ötesini göremeyince ve de INATLA "DOGMALARDAN" uzak durmak istedikleri icin, ILAHI bir gücü Bilime katmayi istemedikleri icin (cünkü akillari gözlerine inmis oldugu icin... halbuki bütün o BILIMI YARATAN da ILAH´dir, ama "BEN bilimadamiyim, BEN profesörüm" diye gurur yapan bir insanin zaten ÜSTÜN güce boyun egmesi kolay degildir ve bu sebebten CIKIS YOLU arar) bir adamin ortaya attigi Teorinin pesinden 150 yildir gidilir ama hala ispatlanamaz.. o da Evrim teorisidir... Evrimin OLAMAYACAGINI bir sürü farkli yoldan ispatlanmis ve aklen ve mantiken ve de hatta FELSEFIK olarak da ikna edilmis olmasina ragmen, inatla "belki bu fosilde bulurum bir adet delil, böylece bilimin üstün oldugunu, Yaratmak diye bir seyin olmadigini ispat ederim" gibi bos heva ve heves pesindedirler... ve üstelik bu is icin 150 yildir milyonlarca dolar (kimbilir belki milyarlarca dolar) harcadilar ve harciyorlar... sonuc nedir: koca bir SIFIR ( 0 )... hala net bir netice yok... hersey sis bulutu icinde... kimse burnunun ucunu göremiyor bu teori yüzünden...

bu yüzden Ispatlanmamis bir seyin üzerinde direten insanlara (ya da bilimadami diyeyim, ayip olmasin) bu konuda bir laf söylenemez... taa ki inatlari kirilana kadar (cabalarin sonucsuz kalmasi sebebiyle)... o zaman artik birakirler ve o vakit Hz. Adem ve Havva konusunu konusulabilir bu insanlarla... o yüzden buna bir delil veya ispat göstermeyecegim... Inattan ötürü kabul edilmeyecektir... isi zaman birakiyoruz simdilik (aslinda Allah´a birakiyorum da, klasik laf oldugu icin "zaman" dedim)....

Bunun yanisira Dünyanin DÜZ olmasi konusunu KIMLER savunurdu hic bilmem, ama yine "O DOGMA" kitap olan Kuran-i Kerim´de dünyanin Düz degil, aksine YUVARLAK oldugu acik ve net belirtilmis... ama GÖREBILENE elbette...

Sorarim ben bu adama... Bilimle ters düsen sey, tahrif edilmis Incil´de ya da Tevrat´ta mi geciyor? o vakit o TAHRIF edilmis kitaplara muhalefet edersiniz... ama ben daha bugüne dek Kuran´in ve Bilimin ters düstügünü görmedim... Bilimin tek muhalefet ettigi, YARATILISTIR, o da hala Ispatlanamayan bir TEORI ile muhalefet ediyor 150 yildir... baska da muhalefet edebilecegi bisey yok... hatta Ruh gibi bir ögeye sahip insanlara RUH hastaliklarinda yardimci olamiyorlar... yani bu konuda cok gelisemediler... ben daha pek göremedim, Deli olarak Timarhaneye giren insanin ILACLARLA?! düzeldigini... PEK nadirdir... bu konuda daha cok yol almasi gerekir BILIMIN (Tibbin).... ama bu konuda dahi NET cevaplari vardir o "DOGMALARIN" ama görebilene ve uygulayana...

varacagim sonuc sudur ki: o DOGMALARI tanimadan onlari ASSAGILAMAK ya da KÜCÜK görmek ve bu sebeble de bu dogmalarin mensubu bir insana "EGITIM" vermeyecegini belirtmek apayri bir cahillik ve bagnazlik hatta bana göre fasistliktir... Bilimadami dedigin herseyi sorgulayan, ÖZGÜR düsünen bir adamdir, belli kaliplari olmayan adamdir... belli kalibi yoksa, özgür bakiyorsa olaya, neden bir dogmaya mensup insana "BELLI KALIPLARLA" bakiyor? neden kiramiyor o "kendince dogmasini"??? komik bir tezat degil mi... Bilimadami ÖZGÜRLÜKCÜ adamdir, herseyi sorgular, o sayede "gercege" ulasir... o halde HERSEYE ÖZGÜRCE baksin... Yasaklari SAVUNMASIN... komik duruma düsmesin....

buraya kadar celal beye lafebeligi yaptim...



bu noktada yine Tankut bey´e daha önce sormus oldugum soruyu TEKRAR soracagim... sorariz ki; PEYGAMBER dahi 4/4lük bir MÜSLÜMAN olamadigindan yakinirdi, Ashab (sahabeler) dahi 4/4lük IBADET edemedigini düsünüp, biz geceleri fosur fosur uyurken, onlar vakti zamaninda sabaha kadar aglaya aglaya ibadet ederlerdi ve yalvarirlardi AFFEDILMELERI icin... GÜNAHKAR olduklarini düsünürlerdi... geceleri 500 rekat namaz kilanlari mi dersiniz, ya da tüm gece boyunca, kiyamda; ertesi gece Rükuda; ondan sonraki gece de sirf SECDEDE olanlari mi dersiniz... hergün NAFILE ORUC tutani mi dersiniz... hurma cekirdekleri ile günde BINLERCE kez zikir cekenleri mi dersiniz (sahabelerin bazilarinin 4000 tane hurma cekirdegi ile zikir cektikleri rivayet edilir, binlerce kez derken 1-2 bin degil, 10binlerle ifade ediliyor).... daha anlatayim mi? ve onlar hala kendilerinin 4/4lük Müslüman olamadiklarini düsünürlerdi... nitekim onlarin bu seviyelerine daha hicbir EVLIYA, ALiM, ARIF yetisemedi yetisemeyecek de... cünkü ÖGRETMENLERI, MÜRSIDLERI direk olarak Peygamber´di... Ashab ise Mürid idi... Sonra bu Müridlerin de müridleri oldu ve kendileri Mürsid konumuna gectiler... onlarin da Müridleri de artik insanlari irsad edecek seviyeye gelince, mürsid oldu... bu vesileyle günümüze kadar, bir sürü ama bir sürü Fikih alimi, Hadis alimi, Tefsir alimi, Kelam alimi yetisti... hatta aralarinda ICTIHAT uzmanlari da cikti ve FETVA verebilecek konumlara geldiler...

(ufak bir dipnot paragrafin basinda, Peygamber bile kendini 4/4lük bir Müslüman olarak görmedigini söylüyorum, fakat bize göre EN HAKKIYLA Kuran´i yasayan ve anlayan ve anlatan tabii ki O´dur... sadece onlarin "penceresinden, perspektifinden, gözünden" kendilerini NE olarak gördüklerini anlasilmasina yardimci olmasidir.... nitekim kendini 4/4lük Müslüman olarak gören kisi, Hüsran´dadir ve KENDINI begenmis oldugu icin, tüm alimlere göre seytanin kuklasi olmus kisidir... sebebi APACIK: Seytan Iblis´ken neden seytan oldu? Meleklerden dahi üstündü, olabilecek bir sürü makama erismisti, fakat Adem (a.s.)´a Secde etmedi ve Allah´in APACIK bir emrine karsi geldi... ÜSTELIK de savunmasi neydi : " BEN daha üstünüm, cünkü Atestenim... O ise topraktandir, daha assagidir" diye savunmustu kendini... yani KENDINI begendi ve herseyden önce BEN dedi... "BEN"CIL davranmistir... ve insanlari kandirirken de AYNI silahi kullaniyor... biliyor bizlerin bir NEFSE sahip oldugumuzu ve bunu azdirarak bizleri Hüsrana götürmek istiyor... kendimizi BEGENMEMIZI istiyor, taa ki sacmalama noktasina varalim diye...)

yaa off, vaaz gibi oldu resmen... halbuki amacim bu degildi bircogunuz benden büyüksünüz ve koca koca insanlarsiniz, sizlere bunlari anlatmak haddime degil aslinda... ama dayanamiyorum bunlari anlatmak zorunda hissediyorum kimi zaman, af buyurun SIKTIM sizleri böylesi vaazimsi laflarla... ama yani bazi seyleri acikliga kavusturmak icin anlatmam gerekiyordu...


Tankut bey sorum suydu: üstteki paragraflarda anlattiklarimdan sonra, sizce giybet etmeyen, kul hakki yemeyen, oruc tutan, hacceden, namaz kilan, zekat veren ve de büyük haramlardan kacinan bir kimse HALA 4/4lük müslüman midir??? Eger ki HALA "evet 4/4lüktür" derseniz, size özelden anlatirim neden SADECE bu ibadetlerle 4/4lük olunmayacagini, olunamayacagini...




Alıntı:
Sayın başbakan da kabul etti, başörtüsü siyasi simge de olabilir.


Lafi herhalde bu kadar yanlis anlayamaz bir insan... olay sundan ibarettir: bir "Taraf" asiri derecede "SIYASI SIMGE, SIYASI SIMGE" diye diretiyor... ama 1 kere 2 kere degil.. HER SEFERINDE... üstelik COK UZUN SÜREDIR... bunun yanlis oldugunu, SIYASI SIMGE olamayacagini anlatmaya calisiyorlar... sebebi cok basit:
siyasi simge nedir mesela: Bozkurtlu türk bayraklari, 3 hilaller falan filan... kimin SIYASI simgesidir hepimiz biliyoruz...
ya da 6 tane ok, beyaz güvercin, sahlanan at, balpetegi ve üzerindeki ARI, hepsi birer parti simgesi, yani SIYASI simge haline getirilmislerdir...

FAKAT (ISRARLA) BASÖRTÜSÜ (diyorum) siyasi simge olamaz, cünkü Baykal beylerin partisi SECIMLERDE secim minibüsün üzerinde BASÖRTÜLÜ bir kadinin resmine de yer verdi... o da bu unsuru kullandi... Bahceli bey´e oy verenlerin arasinda da BASÖRTÜLÜ insan vardi... Tayyip bey´e oy verenlerin arasinda da ayni sekilde Basörtülü hanimlar vardi... herseyi gectim, KÜRTCÜLÜGÜ savunan, hepimizce bilinen bir partiye oy verenlerin arasinda da basörtülü vardi... (niye oy verdiklerini, nasil oy verdirdiklerini tartismiyoruz, sadece oy verilmistir, mutlak verilmistir)

simdi NASIL baglamis olursa olsun... sonucta kafasini ve saclarini örtüyor mu bu bayanlar? ÖRTÜYOR... ha igneyle tutturmus, ha fiyonk yapmis, ha boynunu acik birakmis, ha birakmamis... AMA ÖRTMÜS mü, EVET ÖRTMÜSTÜR... o vakit hepsi BASÖRTÜLÜ kapsaminda midir? EVET kapsamindadir... o halde Basörtüsü icin siyasi simge diyebilir miyiz??? (inatla türban demiyorum,basörtüsü diyorum farkettiyseniz, oraya da gelecegim).. DIYEMEYIZ... cünkü hicbir partiyi SEMBOLIZE ETMIYOR... hickimsenin TEKELi altinda DEGILDIR... bu kadar acik ve net iken, SIYASI simgeden sözedemeyiz...


ama INATLA, ISRARLA ve hatta artik benim gözümde BAGNAZCA (neredeyse gözü dönmüscesine) "siyasi simgedir!" diye bögürenlere 1 kere demistir... ama NE DEMISTIR?

"DIYELIM KI, simge olsun, yasaklayabilir misiniz??? eger "evet yasaklariz" dersek, o halde Ampul, 6 Ok, Bozkurt, 3 hilal, Sahlanan at, beyaz güvercin gibi seyler de yasaklanmali... isinize gelir mi gelmez mi???"

tabii ki de kimsenin isine gelmez... yani SIYASI SIMGE OLSAYDI BILE, savunulan sey yine SACMA oldugunu göstermek amaciyla söylenmistir "DIYELIM KI" lafi... bazi gazetelerde "Velev ki" seklinde de okudum lafi... hepsi AYNI kapiya cikiyor... bu bir kabullenme degildir, hayali bir varsayimdir...

dolayisiyla lafi carpitiyorsunuz ve acik acik "basbakan kabul etti, simgeymis... memur giyemez.. nokta" diye fasist bir tavirla DISLIYORSUNUZ insanlari.... artik ÖZGÜR bir dünyada yasiyoruz, NE YASAGINDAN BAHSEDIYORUZ... eskiden YAHUDI OLMAK yasakti (nazi döneminde) ve nasil bir FASISTLIK örnegi gösterdiklerini hepimiz biliyoruz... su anda da DINI bir unsuru yasaklayip, Nazi Fasistliginde bir adim atilmis oluyor... eger birgün bi kitap cikarsa "Aptallar icin Fasizm El kitabi" diye (Fascism for dummies),o vakit fasizme giris bölümüne bu YASAGI örnek olarak koyup konuya iyi bir giris yapilabilir...

Avrupa´dan bir örnek vereyim, üstelik bir zamanlar fasistlerin fasisti olmus olan bir ülke...
almanyadayim ve okulumda (üniversite) CARSAFLI insan da gördüm, sade bir basörtüsü takani da gördüm, takke niyetine RAPCI sapka takani da gördüm, hatta ve hatta o "posu" ya da "pusi" denilen siyah beyaz kareli atkimsi seyi takanlari da gördüm... yanlis anlasilmasin PKK´li degil onu takanlar, almanlar arasinda da moda oldu, alman gencleri de takiyor boynuna... garip ama gercek...
VEEE bilin bakalim kac tane profesör böyle "simgeler" giyen insanlari siniftan atti? HICBIRI atmadi... ATAMAZ DA... cünkü SIYASI SIMGE DAHI OLSA (ki degil) o sadece hangi partiye yakin oldugunu gösterir... ve bu sebeble yasak koymak sacma ötesi... ama siyasi simge olmadigina göre YASAGA hic gerek yok...
peki REJIMI tehlikede gördüler mi ? Fransada 5milyon müslüman var (cogu cezayirli), almanyada 2-3milyon Türk, 1milyon civarinda Türk olmayan müslümanlar oldugunu varsaysak (pakistan, arab, misirli vs.vs.) 3-4 milyon müslüman.... ama her ne hikmetse REJIMI tehlikede görmüyorlar... 3-5 kisi degil yani, MILYONLARLA ifade ediliyor Müslüman sayisi... o vakit bunlar neden "Seriat geliyor, amanin naapcaz" diye yaygarayi koparmiyorlar... cünkü öyle bir seyin olamayacagini cok iyi biliyorlar... böyle bir yaygara koparmanin da CAHILCE oldugunu pekala biliyorlar... o yüzden böyle SUNI gündemlerle milleti uyusturmuyorlar... ASIL dertleri örtbas etmiyorlar böyle bahanelerle... asil problemleri ile ilgileniyolar...

Nedir bunlar: Ekonomi nereye gidiyor, ne gibi önlemler alinmali, gelistirmeler yapilmali... dünyada diger ülkelerle politika ne durumda, nasil gelistirebiliriz, bilim alaninda ne kadar ileriyiz, ne kadar gelismisiz, daha iyi bir gelisim göstermek icin ne yapmaliyiz diye UGRASIYORLAR.... bu maddeleri uzun uzadiya yazmamin 1 sebebi var, Türkiye´de ASIL konusulmasi gereken konulara dikkat cekmek istiyorum, IGNELEMEK istiyorum yani...

hala görülemiyor mu, UYUSTURUYORLAR böyle komik SUNI gündemlerle... hepsi yapay... 2 gün sonra gececek... 22 temmuzun üzerinden kac ay gecti? 5? 6? YARIM SENE GECTI.... ne oldu? tüm o yaygara? "seriat geliyor, onlara oy vermeyin, oy verenler göbegini kasiyan adamlardir, bidon kafalidirlar... hödüktür vs.vs." kücük bir cocugun kopardigi hakaret icerikli yaygaradan tek farki, bu yaygarayi koparanlarin yaslari 70lere varmis olmasi... ama unutmustum, insan cok yaslaninca cocuklasiyordu... siyasete bir yas haddi koymali miyiz diye bir soru sorulabilir simdi de neyse isin icine biraz geyik muhabbeti katayim dedim...


Uyan artik Türkiye UYAN, öyle bir uyusturmuslar ki bizi bu CIGIRTKANLAR, burnumuzun dibindeki gercek sorunlarimizi göremiyoruz... cikaralim artik su "deli gömlegini"... kiralim artik bu üzerimize örülmüs ve TASLASMIS olan ÖRÜMCEK AGINI...




-----------------------


Apayri bir dipnot: Neden Israrla Basörtüsü dedigimi ve "Türban" kelimesini kullanmak istemedigimi burada ifade edecegim... Türban dedigimiz kelimeyi hindistanli ERKEKLERIN taktigi basörtüsüne verilen isimdir... (TÜM hintliler takiyor demiyelim de, belli bir INANISA sahip hint erkekleri diyelim)... yani Hintli ERKEKLERIN taktigi seyin ismini alip, benimle ayni inanisi paylasan kadinlarin giydigi örtüye vermek sacma... sacmadan öte, ÖZENTICILIKTIR... aslinda ÖZENTICILIK bile denmez... bunun literatürde adi bile yok... yani yüzyillardan beri Basörtüsü, Hicap gibi kelimeler kullanilmis ve üstelik de bu isimler GÖREVLERINI cok IYI bir sekilde yerine getiriyordu... nerden dogdu YENI ISIM ihtiyaci... madem illa FARKLILIK ariyolar, TÜLBENT diyin...
Tül: Örtü´ye es anlamli desek pek yanlis olmaz
Bent: Set gibi bir sey, kalkan da desek pek yanlis olmaz...
yani Tül ile bent cekiyorsun... neye? Kem gözlere yani örtü ile kalkan ediyorsun kendini, kötü niyetlilere ya da niyeti cabuk bozulabileceklere karsi gayet de mükemmel görevini görüyor kelime... nedir bu BASKA DIL merakliligi ? yüzyillardir dilimizde varolan kelimeleri kullanmaya caba sarfedelim...
Tülbent, Basörtüsü, Yasmak (bugün böyle bir sey de duydum ilk defa), Hicap (bu da arapcasi sanirim)... bunlar neyimize yetmiyor, ne kadar da zengin bir dil... ayni sey icin en azindan 3 farkli kelime türemis... biraz farsca, biraz arapca, biraz türkce... yüzyillardan beri iciceyiz zaten bu 3 dille, bir de latin kökenlileri iyice sokmayalim dilimize, kültürümüze sahip cikalim... yoksa dilimiz IYICE corba olacak



En son sinan84 tarafından Sal 05 Şub 2008, 11:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi


sayfa 14
« önceki   123 ... 131415 ... 129130131   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET