İşinize gelen msgları okuyorsunuz,İşinize gelmeyen msgları okumuyorsunuz.Alıntıda yapmışsınız.Dikkatlice okuyun ne yazmışım.Sonra'da kurduğum cümlelerden laf seçerek kendi kafanıza göre yorum yapıyorsunuz.Konuyu çarpıtmayın Lütfen.
Verdiğim gerçekler Örnektir.Kendi kafamdan mı uyduruyorum bunları ?.
özgürlük olsun diyoruz, laiklik diyorsunuz. ne alakası var? diyoruz; laiklik diyorsunuz yine. ya cevap verin diyoruz; laiklik diyorsunuz... cevap vermiyosunuz diyoruz; konuyu çarpıtıyorsunuz diyorsunuz.
türban diyoruz; malezya diyorsunuz, iran diyorsunuz. türbanın ne dezavantajı var diyoruz, sokakta kadının bacağına asit sıkan sapık var diyorsunuz.
sonra da bana kalkıp konuyu çarpıtıyorsunuz diyorsunuz... türbanın ünv.lerde serbest olması konusunda verdiğiniz örneklerin konuyu çarpıtmadığını düşünüyorsunuz. alkışlıyorum...
işinize gelenleri okuyorsunuz diyorsunuz, dikkat edin laf seçmiyorum, o cümlenizi komple alıntı yapıyorum. demeki neymiş? demek istediğimizi daha doğru cümlelerle yazacakmışız...
Arka sayfalarda defalarca konuşulmuş ve Türbanın üniverstelerde serbeste olması dahilinde diğer başlıklardada bir o kadar bu konular en ince ayrıntılarına kadar tartışıldı.
Alaycı bir uslubla bunlar kulaktan dolma bilgilerle yola çıkarak ithamlarda bulunuyorsunuz.Somut bir örneği ,dez avantajı dahi yoktur,arkasına saklanıyorsunuz diyorsunuz.Mersindeki Şiringalı örneği veriyorum,bunun ile ne ilgisi var diyorsunuz.Efendim çok ilgisi var.Siz sanıyorsunuz ki Türban serbest bırakıldığında arkasından hiç bir sorun olmayacaktır.Çatışmalar,Kutuplaşmalara yol açılıyor.Üniversteler 2'ye bölündü.Yaşanmış bir olayı diğer msg'ımda da altına deyinmeme rağmen inatla elinizde hiç bir somut kanıt yoktur diyorsunuz.
Bu durumda bende pest diyorum.Gören varsada açıklasın diyorsunuz.Diğer başlıklarda detaylıca bu konu en ince ayrıntısına kadar tartışıldı.Başlığı bir zahmet açıp okuyun ,sürekli yineleyip duruyorum.Zaman kaybı yaratılarak kısır döngü içerisinde dönüyoruz.
Sanırım özgürlüğü sınırsız bir unsur olarak nitelendiriyorsunuz.Geçtiğimiz sayfalarda deyindim.Özgürlüğünde belirli ölçülerde sınırı vardır yoksa Kaos ,Anarşi doğar.Bunlar kaçınılmazdır.Ana Yasa'ya nasıl karşı gelebiliyorsunuz ?! Sonra da Laik'likle ,Özgürlüğün ne alakası var diyorsunuz.
Demokrasinin temelini oluşturan Laik'liktir.Laik'lik hiçe sayılırsa Demokrasi olamaz,oluşturulamaz.Sonucu olarakta mezhepler oluşur.
Artık görün şu Buz Dağının arkasındaki yatan tehlikeleri.
Marmara Üniversitesinde her sabah onlarca gazeteci polis karşılıyor bizi okula girerken, böh desek kıyamet kopacak
Yok arkadaşım yok üniversitede kutuplaşma falan.
Ben 4 senedir kampüs dışında başörtülü olduğunu bildiğim, birlikte projeler yaptığım kantinde çay içtiğim arkadaşımla neden kaos yaşayayım bu saatten sonra?
Yaşasam şimdiye kadar dışarıda yaşardım.
Çıkarın kafanızı başörtüsünden de bakın etrafa diyorsunuz,
siz çıkarın başınızı kampüsten de etrafa bakın.
En son enes tarafından Prş 28 Şub 2008, 15:24 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Demokrasinin temelini oluşturan Laik'liktir.Laik'lik hiçe sayılırsa Demokrasi olamaz,oluşturulamaz.Sonucu olarakta mezhepler oluşur.
Mezhepler oluşur ? Bildiğim kadarıyla dünya üzerindeki tüm dinlerin bir çok mezhebi zaten var. Yanlışım varsa lütfen doğrusunu söyleyin de bilgileneyim!
Örn.
- Şafi
- Hanbeli
- Hanefi
....
Türban laikliği yok eder! Öyle mi? Buna sadece gülerim. Sokakta takılan türban laiklik tehdide değilde, üniversitedeki türban mı tehdit. Güldürmeyin beni ya.
Karşı çıkacağınız şey türban takan insanlar olmamalı. Karşı çıkacağınız şey türbanı siyasete alet edenlere olmalı! Buda yasakçı ve aptalca olan bir zihniyetle değil başka yöntemlerle çözülmeli.
Alıntı:
Artık görün şu Buz Dağının arkasındaki yatan tehlikeleri.
Ne tehlikesinden bahsediyorsunuz. Genç kızlar başını kapatınca mı tehlikeli oluyorlar.
Siz esas tehlikeyi görmemişsiniz. Bakın bir yetişen yeni nesile.
Alkol kullanma yaşı : 11 bknz
Sigara kullanım yaşı: 10-12 bknz
Evde huzursuzluk çıkarma, arkadaşına kaçma, çocuk pornosu vs. gibi başımızın belası tehlikeleri görmeyipte türbana tehlike dediğiniz için sizi alkışlıyorum
Bırakın gencecik kızların başındaki örtüleri ile uğraşmayı. Bunlardan nasıl kurtuluruz onu tartışın.
En son Uğur! tarafından Prş 28 Şub 2008, 16:19 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
- Başörtüsüne size ölümü hatırlattığı için karşıysanız, vazgeçiniz. Ölüm vardır ve gerçektir.
- Başörtüsüne din karşıtlığınız sebebiyle muhalifseniz, vazgeçiniz. Dinin teselli etme ve hayata anlam katma gücünü yok edemezsiniz.
- Başörtüsüne korktuğunuz için karşıysanız, korkunuzu analiz ediniz.
- Korkunuz dini bir veriden kaynaklanıyorsa, o veriyi tartışınız.
- Korkunuz dinin yanlış yorumlarından kaynaklanıyorsa, doğru yorum bulmak ya da oluşturmak için mücadele ediniz.
- Korkunuz küçük kentler ve Anadolu'daki mahalle baskısı ise insanlarla diyologa giriniz. Birlikte yaşama bilincini oluşturmak gibi bir misyon üstleniniz. Yasağı yasakla gidermek çözüm olamaz.
- Korkunuz Atatürkçülüğün tehlikede olmasından kaynaklanıyorsa hangi Atatürk'ü savunduğunuzu sorgulayınız.
- Korkunuzun sebebi özgürlüklerin kaybolması ise, ise herkese özgür yaşayacağı ortam sağlayacak çözümler üretiniz.
- Korkunuz laikliğin tehlikede olmasından ileri geliyorsa, laiklikle din karşıtlığını karıştırıp karıştırmadığınızı sorgulayınız.
- Başörtülü birini gördüğünüzde size 'dinsiz' denildiğini hissediyorsanız, vazgeçiniz. Çünkü bu sizin algınız olabilir. Niyet okuyarak hükme varmak, insanı realite körlüğüne götürür.
- Başörtülü bir kadını gördüğünüzde, 'dinde böyle bir uygulama yok' diye düşünüyorsanız, bırakınız onu konunun uzmanları söylesin. Bilimsel cahillik yapmayınız.
- Başörtüsünü ‘gericilik’ olarak değerlendiriyorsanız, asıl gericiliğin öğrenme hakkını engelleme olduğunu görünüz. Gericilikle mücadele cehaletle mücadeledir; dinle mücadele değildir.
- Başörtülüleri ‘kendilerini kısıtlayan insanlar’ olarak görüyorsanız, inandığı değerler için zevklerinden vazgeçenlere saygı duyunuz.
- Siyasî talebi olmayan bir genç kızın inançlarının gereğine göre yaşamasına karşı çıkıyorsanız, laikliğe de karşı çıkıyorsunuz demektir.
- Başörtüsüne ‘bazı siyasîler sahip çıkıyor’ diye karşıysanız, demokratlığınızı sorgulayınız.
- Eğer askerseniz ve sezgileriniz, Türkiye’nin geleceğini tehdit edecek bir tehlikeyi haber veriyorsa; üniversiteler sizin için birer sosyal psikoloji laboratuarı olacak. Böylece siz de deneyecek ve göreceksiniz: Kamu düzeni, provokasyonlara rağmen bozuluyor mu bozulmuyor mu?
- İnsan davranışlarının dilini, yalan söylenip söylenmediğini, niyetleri anlamayı ve korkuları yenmeyi gösterecek en iyi yol, deneme sınamadır.
- Deneme-sınama yöntemi her zaman risklidir, ancak radikalliği önlemek için bu riski göze almak gerekir.
- Türkiye kendi modernizmini geliştirmek dünyaya model olma şansını yakalayabilir.
Konunun tam yerinde paylaşılmasını uygun gördüğüm metni kopyaladım.
Bu konunun böyle 100 sayfayı geçmiş olmasının en önemli sebeplerinden birisi, bazılarımızın konuya çok yanlış açıdan bakmaları ve bunun doğurduğu kısır döngü tartışmalar.
Bakış açısındaki yanlışlıklar ve doğurduğu kısır döngü tartışmalar genelde şunlar:
1- Başörtüsü dinde yok şeklindeki yaklaşım: Dinde olup olmamasının hiç bir önemi yok, sonuçta o insanlar öyle giyinmek ve başlarını örtmek istiyorlar. Nasıl piercing, düşük bel pantolon,vs. giyenlerin neden öyle giyindikleri bizi ilgilendirmiyorsa, o insanların da neden başlarını örttükleri bizi ilgilendirmez. Dinde olup olmamasını tartışmak anlamsızdır.
2- "Geçen şurda baş örtülü birisinin şöyle yaptığını gördüm, mini eteklilere kezzap atıldı (bu haberin çarpıtma olduğunu hala bilmeyenler var)" şeklinde bir takım bireysel suçların örnek verilmesi : Hukuğun en temel kurallarından birisi : "Suç bireyseldir ve ceza o suçu işleyen bireye verilir. Bir bireyin işlediği bir suçtan ötürü o bireyin mensup olduğu tüm grup, dernek, vakıf, cemaat, vs. cezalandırılamaz". Az çok hukuk bilgisi olan herkes bunu bilir. "Geçen şurda baş örtülü birisinin şöyle yaptığını gördüm" şeklinde örnekleri tartışmak anlamsızdır. Bu suçları işileyenler bireysel olarak gerekli cezalara çarptırılırlar.
3- Siyasi simge diye konuya girenler: (Velev ki simge olsun ) Üniversitelerde bir çok komünist örgüt var. Bu örgüt üyesi öğrenciler bırakın siyasi simge kullanmayı, köklerine kadar siyasetin içindeler, rejimi değiştirip komünizm devrimi yapmak için aktif bir şekilde faaliyet gösteriyorlar, yani siyasi simge takmanın çok çok ötesindeler ve bu öğrenciler rahatlıkla üniversiteler girip çıkabiliyorlar. Üniveristede okuyacak öğrencileri tamamen siyasetten arınmış olması gibi bir kural uygulanmıyor. Siyasi simge mi değil mi şeklindeki tartışmalar 2 yönden anlamsız. Birincisi siyasi simge olup olmadığının tartışılması anlamsız. İkincisi siyasi simge olduğu ispatlansa bile yukarda izah ettiğim gibi gene yasaklanamayacağı için anlamsız.
Konuya böyle yanlış açılardan girilmezse, böyle kısır döngü tartışmalar doğmaz ve tartışma daha mantıklı bir zeminde devam eder.
İyi günler herkese.Bende bu konudaki görüşlerimi belirtmek istiyorum.Ülkede maalesef bana göre daha önemli konular varken bazı çevreler başörtüsüne takmış durumda.Ülkemiz, insanlarımız, bürokratlarımız şu anda büyük bi sınavdan geçmekte.Benim kanaatime göre sorun başörtüsü değil özgürlük.Bazı çevreler başörtüsünün siyasi bir simge aracı olduğunu söylemekte bu onların düşüncesi herkes düşüncesini özgürce açıklayabilir.Buna eyvallah derim.Bunun aksine bazı çevrelerde bunun dinin gereği olduğunu düşünüyor bende onlardan biriyim.Böyle olmasa bile türban insanlarımızın bir seçimi öylede olsa böylede olsa insanlarımız türbanı kullanıyor yani bu bir tercih meselesi.Asıl durumda işte bu noktada çıkıyor .Tercihlere saygımız var mı yok mu.İşte biz şu anda bunun sınavını vermekteyiz.Gördüğüm kadarıyla büyük oranda bu sınavdan kalmış durumdayız.Çünkü çoğu üniversitede özgürlükler tercihler engellenmiş durumda.Ve yine maalesef benim okuduğum üniversitedede durum aynı.
Lütfen özgürlüklere tercihlere saygı duyalım.....
sn ozan sana katılıyorum, dolayısıyla masalcıya katılmıyorum. Bence turban tamamen siyasi bir simge..dınımı yozlastırmayan bırıyım.sureklıde okuyorum. kafamdaki sorulara dogru yanıtlar bulmak ıçın. bence herkes dınının gereğini yapmak için okuyor ve biliyor. Dinimizi turbanla kullandırtmamalıyız. Dinimizi kullanan siyasetçilerimiz mesleğini yapıyor sadece. Ucuz siyaset yapan vekiller yüzünden, bizim (halkın) birbirimize düşmemiz gerekmiyor.
Herkes fikrime katılsaydı, yanılmaktan korkardım--Oscar WILDE
Siyaset bildiğim kadarıyla üniversitelerde yasak değil(bizim fakülteden biliyorum)Üniversitelerin çoğunda siyasetin en alası yapılıyor...Hatta gözümüze sokularak yapılıyor...Bizim okulun her yerinde pankartlar ve afişler var..Bildiriler dağıtılıyor..Ve bunları yapan kişilerde okulda sakalından saçından ve de giyiminden anlaşılabiliyor....O zaman onlara da yasak koyalım öyle mi..
sn.hilalacuner türban dini yozlaştırmaz... örtünmek dinimizde vardır. bunu yapınca dinimizi yozlaştırmış olmayız yani... eğer türban siyasi simge ise, hangi partinin simgesi? lütfen bunu açıklar mısınız. zira siyaset partiler üzerinden yapışıyor. hatta durun durun! ben ilk aklıma gelen partiyi söyleyeyim. parti ismi veremiyoruz ya bir ip ucu vereyim: ana muhalefet... türban üzerinden siyaset yapan parti bence o.
öyleyse türbanlıların hepsi o partiden.
kaldı ki; bana hangi partiyi söylerseniz söyleyin, türbanlıların hepsi o partiden olmayacak. nasıl bir siyasi simge öyleyse?
ayrıca siyasi simgeyle okula girmek yasak olacaksa, öyleyse önce rozetler yasaklansın!!! buna da ne alakası var diyin de ne kadar objektif yaklaştığınızı herkez anlasın.
ben fikirlerinden dolayı kimseyi asla suçlamıyorum. benim kızdığım tek nokta, akılcı ve objektif bakılmaması... eğer önyargılarınızı atamıyorsanız (illa ki bu konu da değil genel olarak söylüyorum) tartışmaya girmeyiniz! çünkü tartışacak kişilerin beyinleri önce tartışmaya açık olacak şekilde objektif olmalıdır.