Rahmetli babaannem cumhuriyet ilan edildiği ilk yıllar, çarşıda yürürken bir askerin önlerini çevirip hanım artık çarşaf giymeyeceksiniz çarşaf kalktı demesi üzerine nasıl sevindiğini anlatır Atatürk'ü şükranla anardı. Ölene kadar ne kuran okumaktan vazgeçti ne de gazete. Atatürk'ün onları çarşaftan çıkarmakla özgürleştirdiğini bilerek yaşadı. Daha önce de yazmıştım Türban takmayı özgürlük olarak yutturup Atatürk'ün verdiği özgürlüğü ellerinden alıyorlar. Nasıl ki Cadiilac garajında bekletilen 124 beklemekle cadillac olamıyorsa Türban konusunda da takan gerçek müslümandır sonucu çıkmıyor, bu sonucu çıkarmak isteyenler kendini aldatıyor. Burada tartışanlar zaten kadınlar değil erkekler. Erkekler diyor ki kadınlar türban taksın. Kadının başından saçından size ne. Siz kadın nüfusunun %19.4 ü olan ve hiç okuma yazma bilmeyen kadınların sorunlarına çözüm bulmaya çalışın çünkü eğitim alma hakkı en temel insan hakkıdır. Yine okula gitme çağında olan 1 milyon çocuğun okula gitmesini sağlamak için mücadele verin. ülkedeki kadın nüfusunun sadece % 3.9 u üniversite mezunu sadece %10 u da lise mezunu onlar kendi haklarını savunabilirler. Siz 12 yaşında okula gidip eğitilmesi gerekirken tarlada sanayide inşaatta evde çalıştırılıp yasal olarak sırtından para kazanılan çocuklarımızın haklarını savunun. Çünkü çalışma yaşı ülkemizde 12' ye indirilmiş.
kimse kimsenin vatanseverliğini ve dindarlığını sınama hakkına sahip değil. Siz bu kızlarımızın bu çocuklarımızın özgürlükleri için mücadele verin lütfen
saygılarımla
Sen eğer türbanlıları "gerçek milliyetçi, yegane asker ve şehit anaları" olarak o resimlerle lanse edersen, benim de cevabım böyle "resimli" (kanıtlı) olur tabii ki
Gerçek Milliyetçi Kim ?.
Yegane Asker kim ?.
Yegane Kahraman Kim ?.
Cumhuriyet Bekçilerini zamanında,Milletin Meclisinde ''Karabağda Zülüm Yapılırken'' Ermenistana buğday yardımı yaptığını,şimdiki ''Kürtçü Bölücü'' dediğiniz şahsiyetleri meclise taşıdığını, neden unutuyorsunuz.
İsraille Anlaşmaları İmzalayıp İmzalayıp birilerini suçlayıp ertesi gün (28 şubat) Atatürk'ün arkasına sığınmayı nasıl kendinize yakıştırıyorsunuz.Evet sizler Hainsiniz İhanet zincirinin içerisinde birer halkasınız.Güneydoğuda şehit düşmüş bu milletin,Anaları ''başörtülde olabilir Başörtüsüzde'' fakat bu insanlara yapılan saygısızlığı ne hikmetse anlamayıp,işi şehit rantiyeciliğine döküyorsunuz.
***Ayrca Beyaz Türk diye bir ırk yok,Dönme Sabatay takımı var,bunlarda genelde Türklüğü kendine zırh yaparak bazı merkezleirn hadim kadrosunda yer alır.Kısacası Vatan Hainlerinin ve Yerli İşbirlikçilerinin fazlası buradadır.Bu tipler '' İsraille Anlaşma imzalarlar,Midilli de Rakı içerek Sirtaki oynarlar,bunu da Halkların büyük zaferi diye nitelendirirler''
En son Müslüm Türkses tarafından Çrş 27 Şub 2008, 11:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Ancak asıl amacın "zamanla herkese türban taktırmak ve bu konuda psikolojik kampanya başlatmak" olduğu aşina, özellikle taşra üniversitelerinde.
şimdi.
diyorsunuz ki böyle bir baskının olmasına karşıyız. yani siz baskı yapmayı sevmiyorsunuz.
peki şimdi sizin yaptığınız şey baskı değil midir? "buraya başını açmadan giremezsiniz!" kaldı ki türban serbest olsun diyenlere bir bakın ne diyorlar? diyorlar ki; "özgür olsun!" yani herkez başını kapatsın demiyor kimse. yani sizin yaptığınızı yapmaya çalışmıyor kimse.
Bir gazetede yayınlanan bu fotoğrafı sizlerle paylaşmak istedim.
Ünüversitelerdeki bu görüntüler gerçekten görülmeye değer. Çünkü el ele vererek burda ağır yorum yapan bizlere bir ders vermektedir. Haydin ağır hitamları bırakıp KARDEŞÇE İYİLİK VE DOSTANE BİR ŞEKİLDE onların bu fotoğraflarını hep birlikte alkışlayalım .
Daha önce de yazmıştım Türban takmayı özgürlük olarak yutturup Atatürk'ün verdiği özgürlüğü ellerinden alıyorlar
özgürlük ha? bu ağzınıza hiç yakışmıyor. siz hiç "başını örteceksin!" diyen birini duydunuz mu?
ama ben "başını açacaksın!" diyenleri çok duydum, duyuyorum da. özgürlük terimini bunun savunucularına baırakın.
osman eskimez bey bu fotoğraftaki gibi görüntüleri üniversite okumuş herkes yüzlerce kez görmüştür( okulların içinde olmasada) ,dışarıda insanların arkadaşlıkları devam ediyor ve kimsenin kıyafete bakarak arkadaş seçeceğini sanmıyorum. Kurunun yanında yaşda yanar derler ya siyasetle ilgisi olmadığı halde, dini inançları gereği başörtülü binlerce insan mağdur ediliyor yıllardır. Ülkeyi bölme çabalarına alet olan başörtüsü karşıtları buun farkında değil ne yazıkki. Bu ülkede Alevi-Sünni Türk-Kürt Başörtülü-Başörtüsüz vb ayrımlar halk arasında yoktur çünkü bizim dinimiz ve kültürümüz bu şekildeki ayrımları dışlamıştır, Kimse başörtülüye karışmadığı gibi denize giren üstsüz turistlerede karışmıyor...
Erkekler diyor ki kadınlar türban taksın. Kadının başından saçından size ne
sayın serap hanım;
siz kimin kadınlar türban taksın dediğini duydunuz? bizim söylediğimiz, takanlara açsın denmesin. yalnızca bu. bunu alıp oraya buraya çekmek bu memleketi bölüyor. yani bu konuda asıl bölücülük yapanlar, konuyu alıp oraya buraya çekenlerdir. yani sizin de söylediğiniz gibi kadının saçından başından sizene! bu sizin için de böyle serap hanım. sizene! isteyen taksın isteyen takmasın.
Başörtülü kadınlarımızın çoçukları şehit oluyor başı açık kadınlarımızın çocukları şehit olmuyorlar gibi bir ayrımcılığı keşke bu sayfada hiç yapmasaydık
Murat kardeşim, Osman Yavuz beyin koyduğu resimler bir gerçeğin çok çarpıcı bir şekilde ifadesidir. O resimleri doğru okumak lazım.
O resimler diyor ki
''bakın biz bu vatan için ölüyoruz,yurttaşlık mükellefiyetimizi yerine getiriyoruz, bizde herkes gibi bu vatanın bekçileriyiz,yükümlüklerimizi, canımız çiğerimiz pahasına yerine getiriyoruz
Bizde hakkımızı herkes gibi eşit ve adil olarak kullanmak, haklardan eşit olarak yararlanmak istiyoruz.''
Vatandaşlık kavramı da bu değil mi zaten. Yurttaşlığın iki ana esası vardır; 1-) ulus devlet üyelernin yükümlülük ve sorumluluklarını yerine getirmesi 2-)Ulus devlet üyelerinin; medeni, siyasi,iktisadi ve toplumsal haklarını kullanma ve bu haklardan adil bir şekilde yararlanma esasına dayanmktadır.
Görüldüğü gibi çağdaş yurttaşlık: haklardan ortak yararlanma, birbirinin hakkına rıza gösterme, yönetimi paylaşma esasına dayanır. Oysa Ortaçağ zihniyetinde yurttaşlar, yükümlülüklerini yerine getirir ama yönetimden ve haklardan yararlanamaz. Yönetsel iradeyi ve hak dağıtımını bir monark,bir oligark,bir bürokrat yerine getirir.
Bu türden yasaklar, çağdaş yarttaşlık kavramını çiğnemekte, bir arada yaşama ülküsünü zedelemektedir. Bu bağlamda başörtülülere konulan yasak vicdanları kanatmakta, hak ve adalet duygusunu yok etmektedir.
Başörtüsü yasağı bir hak mahrumiyetidir. Tepkileri yargılamak yerine anlamaya çalışmak yerinde olacaktır.
Bir gazetede yayınlanan bu fotoğrafı sizlerle paylaşmak istedim.
bu resim aslında herşeyi ifade ediyor. şerkesim bu karedeki kardeşliği görmek istemiyor. bunu bozmak içinde laiklik tehlikede sözleriylede saf gönülleri yanına çekerek kaos ortamı oluşturmaktır.
doğuda oynanan kürtçülük oyunu batıda başartüsü oyununa dönmektedir. her bölgede kendi sosyal şartları ölçüsünde toplumu yıpratma çalışması devam etmektedir. tabi bunu yürüten ve finanse edenlerde kendini sözde ulusalcı gösteren bazı derneklerdir.