1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 13  |
 |
Selcuklular
13 yıl önce - Sal 20 Tem 2010, 16:04
Getiri götürürden fazla olacaktır her halukarda.
|
 |
gürkan okat
13 yıl önce - Çrş 21 Tem 2010, 00:24
Türkiye olarak gerçekten çok ilginç ve diğer ülkelerdeki sosyal profile tamamıyla ters bir ülkeyiz. Mevcut düzenden mutlu olması gereken muhafazakar kesim, değişim yanlısı ve yaşadığı sistemden memnun değilken; yenilikçi ve solcu geçinen CHP ve benzeri parti seçmeni ise genelde statükocu ve değişime kapalı bir profil çiziyor. Keza batının gözüyle baktığımızda sosyalist bir düşüncede olması gereken düşük gelirli kesim, içinde bulunduğu "güçlünün güçsüzü ezdiği ve bunun normal karşılandığı" mevcut sistemi savunuyor, bir gün onun da o güçlü insan konumuna gelebileceği umuduyla. İşçinin, çalışanın hakkını ise genelde gelir düzeyi yüksek ve "halktan kopuk" diyebileceğimiz insanlar savunuyor. Tam tersi olması gerekirken...
Benzer bir şeyin örneğini Emek sinemasının yıkılmaması için yapılan eylemlerde de görebilirsiniz. Muhafazakar yöneticiler ve onlara yakın işadamları burayı yıkıp modern bir alışveriş merkezi yapmak isterken; yenilikçi, solcu ve hatta kendini devrimci olarak gören insanlar da bu yıkıma karşı çıkıyorlardı. Nedeni tarihe ve şehrin kültürel bir parçasına olan hassasiyetleriydi hiç şüphesiz. Dedim ya ilginç ve üzerinde kafa patlatılması gereken sosyolojik bir konu aslında.
Konunun dağıldığının farkındayım. Ama forumda marmaray arkeolojik kazılarıyla ilgili ne zaman bir tartışma görsem aklıma hep bu çarpık sosyolojik durum geliyor. Tarihi hassasiyeti dolayısıyla ve yapılan kazıların İstanbul için ne kadar önemli olduğunun bilincinde bir insan ağzını açıp şuraya 2 cümle yazsa hemen "istemezükçü" oluyor. Sanki o insan metroyla hızlı bir şekilde bir yerden bir yere gitmek istemiyormuş gibi. Sanki trafikte saatlerce işkence çekmeyip, o inşaatların kazıların bitmesini herkesten çok istemiyormuş gibi. Sanki daha iyi bir ulaşım için bilgisini tecrübesini ya da fikrini bu forumda insanlarla paylaşmıyor, saatlerini günlerini forumda harcayarak fikir alışverişinde bulunmuyormuş gibi... Artık paranoya derecesine varmış bir "istemezükçü bunlar, hiç bir şey istemüyüler" düşüncesi hakim olmuş gidiyor. Eğer o da kesmezse suç arkeologlara, statükoculara, devlet kurumlarına, ergenekona, şöförler ve otomobilciler derneğine, bizim bakkal Osman abiye, artık o sırada akla kim gelirse ona atılıyor. Bir suçlu bulma isteğimiz her daim mevcut zira biz kesinlikle yanılmış olamayız. Her zaman biz haklıyız!
Bu inşaat başlamadan önce buradan tarihi eserler çıkacağı defalarca söylendi. 8000 senedir yaşanılan bir yerin göbeğinden tarihi eser çıkmayacağını düşünmek saflık olurdu zaten herhalde. Hazırlanan projenin 30-40 sene önceki şehir merkezi profili için olduğu, artık iş merkezlerinin kuzeye kaydığı, tarihi yarımadaya hiç bulaşmadan Üsküdar-Beşiktaş koridorundan kuzeye giden bir hat planlanmasının daha uygun olacağı, ulaşım master planının da buna göre hazırlanılması gerektiği de defalarca söylendi. Tarihi yarımadadan iş merkezlerinin peyderpey kaldırılacağı, burasının turistik bir alan haline getirilme çabasında olunduğu da herkesin malumuydu. Bütün bunlara kulak tıkayarak binlerce yıldır yaşanılan alanda başlanan inşaatta şimdi "arkeolojik kazılar bir türlü bitmiyor, hepsi yavaş çalışan arkeologların suçu" demek ne derece sağlıklı bir düşüncedir bilemiyorum. Ha diğer fikirlerin kendilerine göre doğruları ve yanlışları vardır, orası ayrı. Ama uygulanan projenin hataları olduğu da bir gerçek.
Tabi artık bu konuları tartışmak yersiz. İnşaatlar çoktan başladı, arkeolojik kazıların iyi kötü sonuna geliniyor. Geçmişte yapılan hatalara takılı kalarak bir suçlu aramak yerine yapılan hatalardan ders çıkartıp bir daha benzer hataları tekrarlamamak gerekiyor. Demek ki neymiş; tarihi yarımadaya bir daha bulaşmamak gerekiyormuş, bulaşırsan yıllarca sürecek kazılara da katlanmak zorundaymışsın.
|
 |
İSMAİL ÇELİK
13 yıl önce - Çrş 21 Tem 2010, 08:31
| Alıntı: |
| Demek ki neymiş; tarihi yarımadaya bir daha bulaşmamak gerekiyormuş, bulaşırsan yıllarca sürecek kazılara da katlanmak zorundaymışsın |
Burayı adam etmek istiyorsan araç girişi azalmalı bunun için toplu taşıma bunun en mühim ayağıda metrodur.Yani bu olmazsa olmaz.İkinci cümlenize katılıyorum.
Diğer husus sanki istimlak yapıp kazımı yapılacak Allah aşkına,işte bu vesileler ile bari tarih gün yüzüne çıksın.
Marmaray projesi işin aslı şehrin eski merkezi konumuna göre planlandı.Dediğiniz doğru şu an en yoğun geçiş 1.köprü güzergahından ve iddia ediyorum bu Marmaray yapılsada değişmeyecek.Ama herşeye rağmen Marmaray doğru ve faydası olacak bir projedir zaten inşaatta belli merhaleye gelinmiş artık geri dönüş olamaz.
Şimal bölgesi için İBB 2.tüp geçit alternatifine çalışıyor şu an.Benimde hep dile getirdiğim 1.köprünün güney yanına bir köprü yapıp hem köprüleri tek yönlü hale getirelim hemde metro geçişi yaparak en çok talebin olduğu güzergahı rahatlatalım derim her fırsatta.Vesselam.
|
 |
Mehmet Kasım
13 yıl önce - Çrş 21 Tem 2010, 12:46
| Alıntı: |
Bu inşaat başlamadan önce buradan tarihi eserler çıkacağı defalarca söylendi. 8000 senedir yaşanılan bir yerin göbeğinden tarihi eser çıkmayacağını düşünmek saflık olurdu zaten herhalde. Hazırlanan projenin 30-40 sene önceki şehir merkezi profili için olduğu, artık iş merkezlerinin kuzeye kaydığı, tarihi yarımadaya hiç bulaşmadan Üsküdar-Beşiktaş koridorundan kuzeye giden bir hat planlanmasının daha uygun olacağı, ulaşım master planının da buna göre hazırlanılması gerektiği de defalarca söylendi. Tarihi yarımadadan iş merkezlerinin peyderpey kaldırılacağı, burasının turistik bir alan haline getirilme çabasında olunduğu da herkesin malumuydu. Bütün bunlara kulak tıkayarak binlerce yıldır yaşanılan alanda başlanan inşaatta şimdi "arkeolojik kazılar bir türlü bitmiyor, hepsi yavaş çalışan arkeologların suçu" demek ne derece sağlıklı bir düşüncedir bilemiyorum. Ha diğer fikirlerin kendilerine göre doğruları ve yanlışları vardır, orası ayrı. Ama uygulanan projenin hataları olduğu da bir gerçek.
Tabi artık bu konuları tartışmak yersiz. İnşaatlar çoktan başladı, arkeolojik kazıların iyi kötü sonuna geliniyor. Geçmişte yapılan hatalara takılı kalarak bir suçlu aramak yerine yapılan hatalardan ders çıkartıp bir daha benzer hataları tekrarlamamak gerekiyor. Demek ki neymiş; tarihi yarımadaya bir daha bulaşmamak gerekiyormuş, bulaşırsan yıllarca sürecek kazılara da katlanmak zorundaymışsın. |
İstanbul'un ihtiyacı sadece 1 adet tüp geçit değil en az 2 tüp geçittir. Kuzeyden tüp geçit yapsan da güneyden de bağlmalısın ki tam çözüm olsun. Burası 15 milyonluk bir şehir. Artı olarak hangi planı yaparsan yap tarihi yarımadaya günde 1 milyon kişinin giriş çıkış yaptığı gerçeği değişmez. biraz kassan 500 bine düşersin ama o bile kalabalık bir sayıdır. metro yapman lazım. bunu görmek lazım.
şehrin en yoğun 2 noktası olan taksimle aksaray arasında metro ile gidemiyorsunuz ama sol tarafı orman olan Maslak Darüşşafaka'da metro var, Hacıosman'da var. Günde 2-3 bin yolcu taşıyan yerde metro var. neden? metro güneye inemediği için kısa kalmasın diye kuzeye uzatıyorlar.
En son Mehmet Kasım tarafından Çrş 21 Tem 2010, 16:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
gürkan okat
13 yıl önce - Çrş 21 Tem 2010, 15:50
| Alıntı: |
| İstanbul'Un ihtiyacı adece 1 adet tüp geçit deği en az 2 tüp geçittir. Kuzeyden tüp geçit yapsan da güneyden de bağlmalısın ki tam çözüm olsun. Burası 15 milyonluk bir şehir. Atı olarak hagi planı yaparsan yap tarihi yarımadaya günde 1 milyon kişinin giriş çıkış yaptığı gerçeği değişmez. biraz kassan 500 bine düşersin ama o bile kalabalık bir sayıdır. metro yapman lazım. bunu görmek lazım. |
Haklısınız. İstanbul tam anlamıyla metroya aç bir şehir. Sürekli gelişip büyüdüğü için de ne kadar metro hattı yaparsanız yapın, hep bir yenisine ihtiyaç olacaktır. Boğazdan 2 geçiş olması bir gereklilik evet. Ancak önceliği Yenikapıya vermek yerine kuzey geçişine verseydik, şimdiye çoktan bitmiş bir metro hattımız olacaktı. Yani burdaki konu önceliği hangisine vermemiz gerektiği. Yoksa Marmaray'ın işler duruma gelince yapacağı katkıyı görmemek delilik olur. 2013'te sırf Kazlıçeşme-Söğütlüçeşme açılıp diğer hatlarla kesiştirilse bile ulaşımda devrim olacak. Ama Yenikapıda batağa saplanıp kalacağımız aşikarken, İstanbul metro omurgasını oluşturabilmek için kazılara bel bağlamak ve önceliği buraya vermemiz yanlıştı, demeye çalıştığım o. Diğer güzergahlar yapılıp alternatif oluşturduktan ve boğazdan geçmek saniyeler süren bir eylem haline geldikten sonra buraya başlansa kazılar tahammül edilebilir olurdu. Üsküdar-Beşiktaş arasından Mecidiyeköy ve Levent ile buluşturulan bir hat, Anadolu'da da Kadıköy-Kartal hattı ve Söğütlüçeşmede banliyö ile birleşen bir hat, Yenikapıda başlanacak kazıların bitmesi için güzel bir sus payı olurdu halkımız için. Ama dediğim gibi olan oldu, Yenikapı bitince çok güzel olacak en azından onu düşünelim.
| Alıntı: |
| şehrin en yoğun 2 noktası olan taksimle aksaray arasında metro ile gidemiyorsunuz ama sol tarafı orman olan Maslak Darüşşafaka'da metro var, Hacıosman'da var. Günde 2-3 bin yolcu taşıyan yerde metro var. neden metro güneye inemediği için kısa kalmasın diye kuzeye uzatıyorlar. |
Bu konuda da haklısınız ama nazar değmesin ki Haliç köprüsü inşaatı başladı, geç de olsa güneye iniyor metro. Maslağın, Hacıosman'ın altı bomboş, Aksaray-Taksim gibi değil, 2013te buralardan da metroyla geçeceğiz inşallah. Hep kazılar, buluntular ve köprü işi bozdu ama sorunlar çözüldü, inşaatlar ilerliyor. 3 sene daha sabır. 
|
 |
Mehmet Kasım
13 yıl önce - Çrş 21 Tem 2010, 16:56
bütün istanbul metro ile döşenip tarihi yarımada metrosuz bırakılsa yinede tafik sorunu bitmek tükenmek bilmez. örneğin esenlerden emtro ile aksaraya gidiliyor ama aynı zamanda iett otobüsü gidiyor. neden? ihtiyaç çünkü. metroyu aksaraydan değilde sirkeciden başlatabilselerdi iettye gerek kalmayacaktı.
örnekler çok:
ikitelli sanayiden otogara iett var. kimse otogara gelip metro ile aksaraya gitmiyor. sanayiden direk iettye binip aksaraya gidiyor. aynı şekilde istoçta öyle.
bol örnek var böyle.
e6 ve çevresi esenler metroya 5 dakka ama kimse metroya gidip aktarma yapmıyor. iett ile e6'dan aksaraya gidiyor.
|
 |
Bulut Turhan
13 yıl önce - Cmt 24 Tem 2010, 20:43
imal bölgesi için İBB 2.tüp geçit alternatifine çalışıyor şu an.Benimde hep dile getirdiğim 1.köprünün güney yanına bir köprü yapıp hem köprüleri tek yönlü hale getirelim hemde metro geçişi yaparak en çok talebin olduğu güzergahı rahatlatalım derim her fırsatta.Vesselam.
| Alıntı: |
Bu fikrinizin aynısını yıllardır savunan biri olarak size katılıyorum.Hem köprünün debisi artar,hem raylı sitem ile kadıköy/kozyatağı -altunizade -mecidiyeköy gibi bir bir hat teşkil edilir.
Burası en yoğun bölge halihazırda. |
|
 |
DimH
12 yıl önce - Prş 10 Şub 2011, 22:27
Benim bir rüyam var. Tabii nasıl olur bilemem bu saatten sonra. Tarihi yarımadadaki bütün yeni yapıların yıkıldığı, sadece tarihi yapıların kaldığı (çünkü bir çok tarihi eser var burada) ama hepsi kıyıda köşede kalmış durumda. Burası inanılmaz bir cazibe merkezi olur.
|
 |
İSMAİL ÇELİK
12 yıl önce - Cum 11 Şub 2011, 09:52
| Alıntı: |
| Tarihi yarımadadaki bütün yeni yapıların yıkıldığı, sadece tarihi yapıların kaldığı (çünkü bir çok tarihi eser var burada) ama hepsi kıyıda köşede kalmış durumda. Burası inanılmaz bir cazibe merkezi olur. |
1)Eski eserler mutlaka korunmalı.
2)Eski eserleri kapatan v.s yapılarda yıkılmalı.
Bu hususta hemfikirim ama yeni herşeyi yıkmak mümkün olmadığı gibi ölü bir yer olur sandığınız gibi cazibe yeri olmaz.
|
 |
ahmetsever
12 yıl önce - Prş 23 Hzr 2011, 11:10
| Alıntı: |
Bu batıktan kaptan bile çıkabilir!
Yenikapı'dan bu kez 'yüküyle' birlikte 5. yüzyıla ait olduğu sanılan bir gemi çıktı. Arkeologlara göre böyle bir batık dünyada da ilk.
İstanbul Yenikapı’da devam eden Marmaray-Metro arkeoloji kazılarında yükü ve ahşap kalıntılarıyla dünyanın en sağlam batığı bulundu. Çalışanların dahi fotoğraf çekmesine izin verilmeyen batığı ilk kez Radikal görüntüledi. İstanbul’un denizcilik tarihi açısından çok önemli veriler taşıyan batığın 5. yüzyıla ait olduğu sanılıyor. Arkeologlara göre dünyada bugüne kadar bulunan batıklar için de bu bir ilk ve denizcilik tarihinde ezber bozacak.
Bir süre önce 8500 yıllık iskeletlerin de bulunduğu Yenikapı Marmaray - Metro arkeoloji kazıları 2004 yılından bu yana arkeoloji dünyasına önemli hazineler kazandırmaya devam ediyor. Kazılarda binlerce eserin yanı sıra bulunan 35 batıkla Bizans deniz ticaretine ait en önemli batık koleksiyonu oluştu. Ancak yaklaşık bir ay önce bulunan yeni bir batık, arkeologları en çok heyecanlandıran kalıntılardan biri oldu. 15 metre boyunda, yaklaşık 5 metre enindeki batık gemide yüzlerce amfora olduğu tahmin ediliyor. Geminin rotası ve yükü, kazı ilerledikçe netleşecek. “Batıkta neler bulmayı bekliyorsunuz?” sorumuza arkeologların “Bu batıktan kaptan bile çıkabilir” yanıtı, beklentilerin boyutlarını özetliyor. Arkeolog Mehmet Ali Polat bir aydır bu batık üzerinde çalışıyor:
“Ahşap ve yüküyle bulunmuş dünyada tek örnek. Buluntuların genişliği 5 metreyi buluyor. Bu bir küpeşte. Diğer küpeşte henüz açılmadı. Üstündeki amforalar kırık. Ancak alttaki tabaka olduğu gibi duruyor. Bulunan en büyük yük gemisi. Ahşapları sağlam. Dünyada hem geminin ahşapları hem de yüküyle sapasağlam bilinen başka bir örnek yok. Denizde kalsa bu kadar korunmazdı. Dalgalar ve tuz, batıktan geriye çok az örnek bırakırdı.”
Batığın arkeologları bu kadar çok heye canlandırmasının nedeni, çok iyi derecede buluntu vermesi. Arkeolog Sırrı Çömlekçi de bu duruma dikkat çekiyor: “Batıklar arasında Uluburun çok meşhurdur. Ancak Uluburun batığından geriye ancak yüzde 3 bir buluntu kalmıştır. Bu veri üzerinden sonuca ulaşılır. Dünyadaki diğer batıklarda da bu oran yüzde 5 - 8 arasındadır. Son bulduğumuz batık bize yüzde 50 oranında buluntu veriyor. Hem de yükleri sapasağlam. Bu açıdan Bizans denizciliği için çok önemli bir veri kazandıracak. Tamamen açtığımızda gemiyi bir bütün olarak görebileceğiz.”
Dünyada büyük yankı uyandırması beklenen batık için şimdiden pek çok üniversite kalıntıları görmeye gelmiş. Ancak kazı başkanının talimatı üzerine çekim izinleri iptal edilmiş.
Ezberler bozulacak
Marmaray- Metro Arkeolojik Kazıları Başkanı ve aynı zamanda İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan batıkla ilgili veriler tamamlandığında kamuoyuna açıklama yapacaklarını söylüyor. Kızıltan, kazılarda her biri birbirinden değerli buluntular elde edildiğini, ancak neolİtik dönem mezarlar ile son batığın İstanbul tarihi açısından ezber bozduğunu sözlerine ekliyor.
Kazı yaz sonuna kadar sürecek
Limanda fırtına sonucu battığı düşünülen geminin şu an bir küpeştesi ortaya çıkarılıyor. Birçok meyve çekirdeği de buluntular arasında. Geminin hangi limandan geldiği ve nasıl bir rota izlediği buluntulardan yola çıkarak tespit edilebilecek. Batıktaki kazının yaz sonuna kadar süreceği belirtiliyor.
|
Kaynak
|
 |
sayfa 13  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|