Hayır, teklifi veren Mhp, meclisteki oylamada destek veren Akp.
Teklifi AKP ve MHP birlikte vemişler.
Alıntı:
AKP ve MHP'nin hazırladığı başörtüsünün yükseköğretimde serbest bırakılmasını içeren Anayasa değişikliği teklifi, bugün TBMM Anayasa Komisyonu'nda görüşülecek.
AK Parti ve MHP'li 348 milletvekilinin imzasıyla Meclis Başkanlığı'na sunulan ve Anayasa'nın, "Kanun önünde eşitlik" başlıklı 10'uncu ve "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42'nci maddelerinde değişiklik içeren teklif, bugün TBMM Anayasa Komisyonu'nda ele alınacak.
Bu secimlerden sonra bakin cözülüyormu cözümüyomu , az sabir, su Tukiyenin ustune coken 80 anayasisi bir degissin bakin önunde engel kaliyormu , zaten cuntacilarin ve postal yalayanlarin en buyuk korkusuda bundan .
Konuyla tamamen kişisel önerilerimi paylaşıyorum, dilerseniz bana katılırsınız, dilerseniz katılmazsınız, ancak sorunu en iyi şekilde çözecek orta yol olduğuna inanıyorum:
Benim tercihimi tam yansıtan seçenek olmadığı için oy kullanmadım.
Bence tesettür, kamu çalışanları, ilk ve orta dereceli öğrenciler hariç herkese serbest olmalı. Sebeplerini ise açıklayacağım.
Öncelikle laiklik ve sekülerizm farklı şeyler değil, aynı şeyler.
Öncelikle ülkemizde yaygın olarak yanlış anlaşılmış anlamıyla değil, gerçek anlamıyla laiklik (sekülerizm)in ne olduğunu açıklayalım:
Laiklik, devletin tüm dinlere eşit mesafede, tarafsız ve hoşgörülü olmasıdır. Devlet hiçbir dinden yana taraf olmaz, hepsine eşit hoşgörü gösterir. Devlet Müslüman vatandaşlara, Hristiyanlardan farklı muamele yapıyorsa bu laikliğe aykırıdır. Aynı şekilde tesettüre inanmayan kişileri de inanan vatandaşlara karşı kayırması gene laikliğe karşıdır. Yani demek istediğim, belli hususlar hariç, örtünemezsin demek de laikliğe karşıdır.
Yani aslında laiklik kelimesini doğru kullanırsak, kişiler laik yani seküler olamazlar. Onlar laikçi, bunlar değil, tamamen bizim ağız alışkanlığıyla türetmiş olduğumuz kelimelerdir. İnsanlar laik olamazlar, devletler olur. Aynı şekilde devletlerin de dini olamaz, olmamalı, içinde yaşayan bireyler dilerlerse bir dine inanırlar.
Üniversitelerde isteyen istediğini giyer kime ne? Sonuçta herkes yetişkin,ve üniversiteler bir devlet dairesi değil. İsteyen bayanlarımız mini etekle gelsin, isteyenler tesettürle. Zaten üniversitelerde artık halen yasak olmasını anlamsız buluyorum. Bir zamanlar kutuplaşmayı önlemeye yardımcı olabilirdi, ancak bugün tesettürün üniversitelerde serbest bırakılması gerekmektedir.
İlk ve orta eğitim kurumlarında okuyan öğrenciler ise henüz reşit olma yaşına gelmemiş ve henüz kendi iradeleri doğrultusunda bu kararı yasal olarak veremezler. Ailesinin baskısı altında olup olmadığını hiçbir zaman bilemeyiz. Bu sebepten dolayı, tesettür bu eğitim kademelerinde serbest kalmamalıdır.
Bu konu ile ilgili olarak iki not düşeyim:
* Aynı şekilde 18 yaş altındakilerin kesinlikle din hanelerinde herhangi bir din yazmasına da karşıyım. İsteyen dilerse 18 yaşında gidip yazdırsın. Zaten din hanesi gibi laik ve demokratik bir ülkeye uymayan bu çağ dışı uygulama da en kısa zamanda kalkmalı
* Evet ailenin çocuğuna kazandıracağı en önemli şeylerden biri de bence inanç. Ağaç yaşken eğilir, aile tarafından bu inan. veirlmezse, istisnalar hariç, inanmayan bireyler ortaya çıkıyor. Ancak öğretmekle yetinsinler, kız çocuklarımız dilerlerse birer yetişkin olunca, başlarını üniversitelerde diledikleri gibi örtsünler.
Kamuda ise hizmet alanlara serbest olmalı, kamu çalışanlarına yasak kalmalı. Aynı üniversitelerdeki gibi, yetişkin bir vatandaş dışarıda dilediği gibi giyinebilir, kamu dairelerinde de hizmet alabilir. İsterlerse mini etekle gelsinler, isterlerse kara çarşafla. Ancak kamu çalışanlarına yasak olmalı, çünkü laik ve demokratik devlet, her türlü inanca eşit mesafede olmalı, ve bu çalışanına da aynı şekilde yansımalı. Aynı şekilde bir kamu görevlisinin haç veya herhangi bir dini sembol takmasına da izin verilmemeli.
Bir başka nokta ise, kamu çalışanının belli bir profile sahip olması. Dini sembollere izin verilmediği gibi, fazla açık seçik kıyafetlere, saç sakal darmadağın gelenlere, dilediği her şeyi giymek isteyenlere de müsaade edilmemeli.
Ancak türban sorununu en iyi çözebilecek partinin CHP olduğuna inanıyorum. CHP tabanı tarafından yaratılan "irtica geliyor!!" paranoyası devam ettikçe sorunun tam çözümü mümkün olmayacaktır. Tesettürün serbest bırakılmasının laikliğe karşı değil, aksine laikliği destekler ve daha özgürlükçü bir uygulama olduğunun farkına varılması gerekiyor.
burdan yeterli sayısı olan akepe ye çağrı bu işler son anda sıkyı görüp kıvırmakla sorundan nemalanıp oy devşirmekle samimi dindar halkı kandırmakla olmaz delikalıysanız erkekseniz çıkarın yasayı uygulayın görelim samimiyseniz ben ve bi çok kişi biliyoda zaten samimi olmadığınızı bilmeyenler belki görür mahkemelerde zaten şu an elinde ne duruyosun hadi görelim sonuç fısssssssssss
Benim kisisel dusuncem ve inancim, bas ortusunun ve her ne dini sembol olursa olsun her yerde serbest olmasidir. Ama, simdi burda birinin seytanin avukatligini yapmasi lazim. O da bana dustu.
Bas ortusunu, dolayisiyla islami giyim ve yasam tarzini okulda, kamu alaninda is'de vs. serbest birakalim ama... bu serbestlikten yanliz muslumanlar degil baska dine mensub kisi yada vatandaslarimiza da kendi dini sembollerini kullanma hakki dogacaktir. O zaman, soruyorum size. Ramazanda sigara ictigi icin dovulen, yemek yiyenin dusman gibi bakildigi bir Turkiye manzarasinda, kaciniz cocugunuzun sinif ogretmeninin boynunda hac'la okula gelmesine, evinden havrasina yuruyen musevi vatandasin yada banka veznesinde calisan memurun kipa takmasini icine sindirebilecek? Ve, bu vatandaslarin can ve inanc guvenligini devlet garanti altina alabilecek mi? Hersey gorundugu gibi basit degil.
Dine inanmam ancak ozgur iradeye dayali olarak, dayatma olmadan giyilen turban heryerde serbest olmali diye dusunuyorum. Sonucta bireysel bu bir ozgurluk. Kumsalda giyilen mayo/bikini her ne kadar dogalsa disarida giyilen turbanda bir o kadar dogaldir.