Türban sadece Üniversitelerde Eğitim Alanlar için serbest olmalı
9.1%
[60]
Türban bütün Eğitim Kurumlarında Eğitim Alanlar için serbest olmalı
1.2%
[8]
Türban Kamu Kurumlarında Hizmet Alanlara serbest olmalı
5.6%
[37]
Türban Kamu Kurumlarında herkese yasak olmalı
8.9%
[59]
Türban şu haliyle yasak olmaya devam etmeli
23.8%
[157]
Türban her yerde serbest olmalı
51.4%
[339]
Toplam Oy : 660
KültiginK
15 yıl önce - Pzr 20 Oca 2008, 22:33
Alıntı:
İnandığı veya adet olduğu, ya da siyasi simge olduğu için başörtü takamadığı için hakları ellerinden alınan madur gruplar( böyle olduğu iddia ediliyor) bugünlerde büyük provakosyonlara hazırlanıyorlar
Yok mu böyle bir mağduriyet? Bu nasıl insafsız bir yok saymadır. Yoksa ben mi yanlış anlıyorum, yanlış anlıyorsam lütfen düzeltin.
Alıntı:
Derinine düşünüldüğünde bu maneviyatı yükseltmek ve ahlaksızlığı kınamak değil, toplumu germek ve arkasından da bakın ahlaksızlığa prim verenler senin imanına değer vermediler şeklinde olacağını düşünmekteyim
Biz bu filmi çok seyrettik hocam. Ne zaman özgürlükleri genişletici bir yasa hazırlanmaya başlansa bu tür kışkırtcı eylemler hız kazanır. Ama bunu yapanlar tam aksine başörtüsü savunucu kesim değildir. Başörtüsü yasağının kalkmasını istemeyen şer odakalırıdır.Verdikleri mesaj, laik kesimedir, şunu demek istiyorlar '' bak baörtüsü yasağını kaldırırsanız bunlar bize karışır,şimdiden şımarmaya başladılar aman dikkat edin ne yapıp edip başörtüsü yasağını kaldırtmayın''. Hocam şapkadan tavşan çıkartmışsınız bravo.
Naçizane tavsiyem,bu sitede kimsenin böyle başlıklar açmaması.(
Bizler eğer fikirlerimizi paylaşmaktan korkarsak, gündemimizin en tepesine oturan ve toplumun artık kronik yarası haline gelen konularda hep sessiz kalmaya, sesimizin aslında çok değerli olduğunun görülmesini de engellemiş oluruz. Bu başlığı açtık, çünkü bu zamana kadar süregelen kişisel sürtüşmeler, karşılıklı hakaretler olmadan böylesi önemli bir konu hakkında tartışmayı yapabilecekmiyiz diye görmek istedik. Çünkü, gerçekten de böylesi önemli bir konuda "halk" olarak bizlerin de söyleyecek çok şeyimiz olduğuna inanıyoruz.
Alıntı:
Gereksiz zaman harcanıyor.Eninde sonunda inatlaşmaya yol açıyor ve dahada kronikleşiyor.
Görüşlerimizin ortak bir noktası aslında nereden bakarsak bakalım bu toplumun yani bizlerin sorunu. Bu nedenle gereksiz olmadığı bir gerçek. Ancak, şu zamana kadar görünen başka bir gerçek de, ne yazık ki, tartışmayı beceremediğimiz. Kendimizden başkasının yazdığı yorumlara saygı duymayıp, o yazılan cümleler içerisinden sürekli alıntılar yaparak, fikirleri ve kişileri küçümseyerek sürekli polemikler peşinde koşma çabası bizi yine kısır bir döngüye düşürüyor. Konumuzun özü gençlerin eğitim alma hakları ve toplumda hizmet alanların mağduriyeti olmasına rağmen, giderek bir islam, bir müslümanlık tartışmasına ve herkesin "ben islamı en iyi bilirim" dayatmasına doğru hızla gitmekte. Daha sakin ve daha olgun davranarak aslında bu konuda ne kadar değerli ve hassas fikirlere sahip olduğumuzu gösterebiliriz.
Konuyu, aslında sorun nerede? çözümü nasıl olmalı? ve çok hassas olan bu konuda devlet ne yapmalı? çerçevesinden alarak ve birbirimizin fikirlerine de saygı duyarak tartışmayı sürdüreceğimizi umuyorum.
Bir gerçeği kabul etmek lazım; Allah'ın bayanlara emrettiği "namazda mahrem yerlerini örtme" emri bu ortamda maalesef türban adı altında "siyasi" bir simge durumuna "düştü". Hükümet partisi dışında türban sorununu böyle hararetle savunan hiçbir parti yok. Ana muhalefetin tutumu belli, diğer muhalefet partisi de "özgürlüğe" engel teşkil ediyor diye hükümete destek oluyor.
Peki hükümet neden bu kadar bu sorunu kaşımaya devam ediyor, eğer başlarını kapatan kızların "okuma" özgürlüklerini savunmayı kendilerini amaç edinmişse bu hükümet büyük bir ayrımcılık yapmaktadır. Bugün Doğu bölgelerimizde ister başı kapalı veya açık olsun, babalarının zorlamaları yüzünden okuyamayan bir sürü kızımız var. Hükümet eğer "eğitim özgürlüğünden" söz ediyorsa bu olaya da el atsın.
Hükümet şunun garantisini verebilir mi acaba, kabul edilmesi düşünülen bu türban tasarısı veya her neyse sadece üniversitedeki kızları kapsayacak. O tarihten sonra mahalle baskısı olarak tabir edeceğimiz olaylar üniversitelerde yaşanmayacak mı? Başlarını kapatmayan kızlara "sen kafirsin Allah'ın emrini uygulamıyorsun" demezler mi? Olay üniversitelerde kalmayıp liselere ve belki ilkokullara inmeyecek mi?
Bugün kızlara neden takıyorsun diye sorulduğunda "Allah'ın Emri" diye cevap verenler bence Kuran-ı Kerim'deki ayetleri okumayıp aile baskısı veya dışarıdan duyduğu efsanalerden yararlanarak bu cevabı veriyor.
Çok tehlikeli bir durum daha var, insanlarımız bu konuda çok ciddi bir şekilde kutuplaşmaya doğru gidiyor. Türbanı savunanlar müslüman, savunmayanlar kafir sayılmaya başlandı, buna dayanarak laiklik ilkesini tahrip ediyorlar.
Atatürk'ün bu konuda ne düşündüğünü, ne düşünebileceğini bilmemiz imkansız onun için lütfen bu konuyu onun ismiyle karıştırmayalım, en azından eşi Latife Uşakizade'nin "Kıyafet Devriminden" önce çekilmiş resimlerini koymayalım. Burada "Bak Atatürk'ün eşi de türbanlıydı veya kara çarşaflıydı" demek isteniyorsa çok yanlış bir düşünce bu. Biraz daha ileri tarihlere gidersek Bayan Uşakizade'nin gayet modern kıyafetlerdeki resimlerini de görürsünüz.
En son Mert Varol tarafından Pzr 20 Oca 2008, 23:18 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Demekki milletin içi doluymuş ,3 günde 22.sayfaya ulaşmışsa bu başlığın ne kadar yerinde bir kararla açıldığını gösterir. Üstelik tartışmalar genel olarak çok seviyeli.Ufak tatlı atışmaalr konuya hareket katıyor tat katıyor,renk katıyor. Diğer türlüsü çok sıkıcı olurdu. Ben kendi adıma çok faydalandım kim ne düşünüyor gördüm,bazı yorumlar değme usta kalemlere taş çıkartacak cinsten. Bilgilendim doğrusu. Başörtüsü konusunda çok fanatik olmama rağmen en karşıtların satırlarını noktasına virgülüne varıncaya kadar okudum.Kızdınız mı derseniz hayır derim. Zaman zaman sürç-i lisan eylersek uyarın.
Bu forumda çoğu kişi zaten ya universite mezunu yada öğrencisi buyuk ihitmalle.hanginiz üniversitede mahalle baskısı olduğunu gördunuz.perukla gelen öğrencilerden bahsediyorum.başı kapalılar acıklara baskı yaparmış.onlarda çocuk ya hemen kapanırlar.kımsede başı acıkları dınsız diye tabir etmiyo.belki 3-5 densız diyebilir bunu genelleme yapmak yanlış.bu ulkede doğuda ki kız öğrencilerin okuması için çalışmalar yapılıyo.hukumet elinden geleni yapıyo bence.
O zaman referanduma gidip halka soralım.kendini milletin üzerinde görenlre ders olur.bu ülke yargıtay danıştayın yada genelkurmayın değil türk milletinindir.
Ataturk un güzel bir sözü:'' Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir''
Bencede bu konuya en büyük cevap bir referandurum olur çokta isabetli bir karar alınır hem halkın isteği beli olmuş olur hemde tüm söylemler ortadan kalkar ve Ben şuna inanmıyorum aile baskısı hadi oldu diyelim üniversiteye giden bir insana siz nasıl baskı yapbilirsiniz başını kapak istemiyorsa bir yolunu bulur açar Toplum çatışmaya girer diyorlar bence en kötü bu süreci böyle yaşamak oldu bazen tartışmalar öle bir hal alıyor ki sanki bu Devletin başka sorunu yok bence başörtü dinin gereğindedir ama bunu yapmayan kafir olmaz tabiki zaten öylebir seyde yok Allahla(cc) ile kulun kendi arasındaki sevabı veya cezasıdır.
Bakın ,milyar dolarlara sahip zengin işadamlarına bakın; onlar madem başörtü konusunda samimilerse niçin kendilerine ait özel sektör fabrikalarında tamamen başörtülü bayanlarla, namaz takkeli erkekleri çalıştırmazlar?
başörtülü bayan çalıştıran iş adamları var. nereye varmak istediğinizi anlayamadık.
Alıntı:
Başı açık olduğu halde niçin bazı köşe yazarları, başörtüsünün serbest olmasını savunurlar? Serbest olunca kendileri o zaman mı takacaklarmış?
başı açık olan bayanların başörtülü bayanın hakkını savunması, onun kapanmak isteyip de kapanamadığını mı gösteriyor.
niye farklı olan insanların birbirine destek vermesini mümkün göremiyorsunuz?
Alıntı:
Peki hükümet neden bu kadar bu sorunu kaşımaya devam ediyor, eğer başlarını kapatan kızların "okuma" özgürlüklerini savunmayı kendilerini amaç edinmişse bu hükümet büyük bir ayrımcılık yapmaktadır. Bugün Doğu bölgelerimizde ister başı kapalı veya açık olsun, babalarının zorlamaları yüzünden okuyamayan bir sürü kızımız var. Hükümet eğer "eğitim özgürlüğünden" söz ediyorsa bu olaya da el atsın.
haydi kızlar okula kampanyası bu hükümet döneminde başlatılmıştır.
ayrıca okutulan kız çocukları için aileye para yardımını da bu hükümet yapmaktadır.
eleştiriniz tamamen geçersizdir, iftiradır.
haydi kızlar okula kampanyası bu hükümet döneminde başlatılmıştır.
ayrıca okutulan kız çocukları için aileye para yardımını da bu hükümet yapmaktadır
konu doğrudur
bazı arkadaşlar konuda bilgi yanlışlığı var dediği için bunu kanıtlamk için
Haydi Kızlar Okula! Kız Çocuklarının Okullulaşmasına Destek Kampanyası Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti-UNICEF 2001-2005 Ana Uygulama Planı kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı ile UNICEF arasında imzalanan protokol gereği 17 Haziran 2003 tarihinde Van ilinde, UNICEF Genel Direktörü Carol BELLAMY ve Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin ÇELİK tarafından başlatılmıştır. Kampanya ilk yılında kız çocuklarının okullulaşma oranlarının en düşük olduğu 10 doğu ve güneydoğu ilinde başlatılmıştır. 2004 yılında 23 il daha eklenmiş,2005 yılında bu sayı 53 ile çıkarılmıştır. 2006 yılında ise kampanya 81 ile yaygınlaştırılmış ve faaliyetler yürütülmeye devam etmektedir.
Arkadaşlar bakın Basın Kulübü programında Türban - Başörtüsü kısırdöngüsünü memleketimizin başına dert eden 2 şahıstan biri konuyu detayları ile açıkladı. Daha evvel de yazdım, zamanında türban'ı üniversitelere devlet getirmişti. İnşallah türbanın ülkemizde doğuşunu ve tarihini bilmeden yapılan yorumlara bir son verir bu yazı.
Alıntı:
Türbanı öneren Kenan Evren çıktı.
YÖK eski Başkanı İhsan Dogramacı Basın Kulübü'nde açıkladı.
HABERTÜRK Genel Yayın Yönetmeni Melih Meriç'in hazırlayıp sunduğu Basın Kulübü'nde bu akşam türban tartışması var.
Programda konuşan YÖK eski Başkanı Prof. Dr. İhsan Doğramacı çarpıcı açıklamalar yaptı. Kimsenin okuma hakkından mahrum bırakılamayacağını savunan Doğramacı son derece ilginç bir bilgiyi de aktardı; türbanı öneren Kenan Evren'miş.
İhsan Doğramacı:
"Kenan Evren döneminde bunu devamlı tartışıyoruz. "İncitmeden nasıl başörtüsü konusunu çözebiliriz?" diye uykularım kaçardı. Kenan Evren bana bir gün dedi ki, "Kabine üyelerinin birisinin hanımı (Mehmet Keçeciler'in eşi) ne güzel gayet de çağdaş şapka gibi birşey giyiyor, ne kadar medenice, bari başını örtmek isteyen sadece başını bu şekilde örtse ne iyi olur" dedi.
Bu konuşmanın ardından lügat kitaplarına baktık. Avrupa'da Fransa'da 'türban' diyorlar. Bone gibi birşey. Başını kapatmak isteyenler için bu önerildi. Şuan başörtüsü unutuldu, türban gündeme geldi. Birisi saçının görünmemesini istiyorsa ve bunu medeni olarak yapıyorsa bence ona yasak yok.
Sayıları ne olursa olsun bir kısım okumaktan mahrum bırakılıyor, okumak dinin emridir. İkinci bir gerçekse, yürürlükte olan bir kanun varsa, beğenmeyebilirsiniz, değiştirilmesi için çalışırsınız ama beğenmediniz diye karşı da çıkamazsanız. O halde, kanımca eğer öyle bir yasa varsa onu değistirmesi için çalışmalı. Çünkü ben beğenmiyorum, buna göre hareket etmem demek anarşidir. Buna hiçbir yerde tolerans gösterilmez. acaba şu anda başörtü yasağı diye bir kanun var mıdır? Benim bildiğim kadarıyla mahkeme kararları vardır. Türkiye'deki mahkemeler, AİHM kararları var. Böyle bir kanun varsa ben bilmiyorum. Varsa düzenlenmeli. Aydın vatandaşa ihtiyacımız var. "
Darbe sonrasında BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI geldi ve "BAŞÖRTÜSÜ İRTİCA-İ BİR ÖRTÜDÜR, BUNUN YERİNE TÜRBAN KULLANILSIN" denildi. Zamanında bunu söyleyenler şimdi "TÜRBAN SİYASİ SEMBOLDÜR, BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI DEĞİLİZ" diyor. Biz bu ülkede ne darbe istiyoruz ne de başörtüsü üzerinden oy toplayan anamuhalefet partisi istiyoruz. Biz birbirine kenetlenmiş bir halk istiyoruz...
**Sitemizde kopyala/yapıştır yasak değildir. Yasak olan yorum yapılmayan kopyala/yapıştır tarzı mesajlardır. Lütfen site denetçilerimizinde devamlı belirttiği gibi "site kurallarını dikkatlice okuyalım" ondan sonra puan verelim..
En son M.O.Dikmen tarafından Pts 21 Oca 2008, 01:37 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
hepimiz insaniz, ve hepimizin tercihleri var ne olursa olsun. dinsel tercih de bir ozgurluk olmali nasil giyinme de. Malesef Turkiyenin varligindan ve islamin diger musluman ulkelerdeki olusumundan dolayi Turkiyedeki bazi kitlelerde korkular var. Bu korkularin bir cogu bence dogru da cunku dindar kesim emrin yukaridan geldigini ilan edip, boyle yasamayanlari kafir ilan etmesi de aslinda baskinin her iki taraf tarafindan yapildiginin en iyi kaniti. Yani nasil basi aciklarin cogunlukta oldugu yerlerde kapalilar kenara itiliyorsa, basi kapalilarin cogunlukta oldugu bolgelerdeki basi aciklar da karsi tarafin ayni baskisindan cikayetci. Once herkesin BIREYSEL TERCIHIN en onemli sey oldugunu anlamasi ve toplumsal baskinin ortadan kaldirilmasi gerekiyor bu konunun cozumu icin. Insanlarin kendi hayatlari icin yasadigini anlamasi ve baskalarinin hayatina karismamalarini ogrenmeleri lazim. Bu yasalarla garanti altina alinabilir ama uygulamasinin da cok siki olmasi lazim. Yani basi acik bir genc baski altinda ise bireysel hakkini nasil arayacak?!?
Tum bu sorunlar cozuldukten sonra...isteyen istedigi gibi giyinsin. Eger Rum Ortodox ogrenci okula cubbesi ile gelip hac takmak istiyorsa.....ben sahsen rahatsiz olurum aynen kapali kiz ogrenci gibi....ama hic olmazsa kendi haklarim da korundugu icin agzimi kapatirim
Amerikada is yerlerinde din, politika, irk , cinsel tercih uzerinde konusamazsiniz...ve ayrimcilik da yapamazsiniz bireylere. Yoksa hem siz hemde sirketiniz dava edilebilinir. Bence Turkiyede de boyle olunmali. Boylelikle ne bas ortusu sorunu kalir, ne Kurt sorunu, ne Hrant Dink gibiler cinayete kurban gider..