Türban sadece Üniversitelerde Eğitim Alanlar için serbest olmalı
9.1%
[60]
Türban bütün Eğitim Kurumlarında Eğitim Alanlar için serbest olmalı
1.2%
[8]
Türban Kamu Kurumlarında Hizmet Alanlara serbest olmalı
5.6%
[37]
Türban Kamu Kurumlarında herkese yasak olmalı
8.9%
[59]
Türban şu haliyle yasak olmaya devam etmeli
23.8%
[157]
Türban her yerde serbest olmalı
51.4%
[339]
Toplam Oy : 660
ersingokdal
15 yıl önce - Pzr 20 Oca 2008, 00:10
hala anlayamamışsınız kıymetli arkadaşlar...konu başörtüsü değil konu kesinlikle başörtüsü değil,hatta başörtüsüne karşı olan insanları kesinlikle buradan protesto ediyorum.ben KEMALİST bir insanım her ATATÜRKÇÜ gibi.asıl sorun türban üzerinden baskı yapmaktır,türbanı simge yapıp siyasi bir ideoloji olarak görmektir,bunda amaç tamamen insanları bölmek ve iç karışıklığa götürmektir,yoksa bu ülkede kimse benim annemin-anneannemin-teyzemin başörtüsüne laf edemez,izin vermem...konu ve sorun tamamen TÜRBAN dır...
Sorunsuz yaşanmış demek belki de tam doğru değil. Sadece "kendi" düşünce ve felsefenizi(mizi) kabul ettirdiğiniz(miz) sürece "sorunsuz" gözükmüş. Ve bu ortaya çıkan "sorunu", engellemekle mi çözeriz sizce?
Ben başlığı tam okumadım. Ama bu konuda Atatürk'ün eğitimle ilgili bildiğimiz 6 ilkeyi neden koyduğunu ve Laiklik başta olmak üzere neden eğitimde bazı şeylerin yapılmaması gerektiğini, okuduğum bir kaynaktan aktaracağım.
Atatürk , eğitimde yenileşmeyi , milli birliğin ve laik toplumun temeli olarak görmüştür.
Atatürk' göre memleketi ve toplumu amaca ve mutluluğa eriştirmek için iki orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeride milletin geleceğine yön veren irfan ordusudur. İrfan ordusu olmadıkça muharebe meydanlarında kazanılan zaferlerin kalıcı sonuç vermeyeceğine inanırdı.
Atatürk'ün eğitim felsefesini Kemalist felsefenin 6 ilkesi oluşturmuştur. Bu ilkelerden laikliğin eğitimsel bağlantılarını detaylı açıklayacağım.
Devletin en önemli görevinin , kamu eğitimi olduğunan inanan lider , eğitim polikasını da Laiklik ve Halkçılık ilkelerine dayandırmıştır. Halkçılık eğitimin felsefesini, laiklikte eğitimin örgüt modelini oluşturmuştur.
Kemalist felsefeye göre , laiklik ilkesi gerçekleştirilmeden , toplumun herhangi bir kesiminde yenileşme yani kalkınma olanaksızdı.
Laiklik ilkesi dinin yanlızdan devletten değil, bilim ve sanattan da ayrı tutulmasını ön görmüştür.
Atatürk yeni bir kuşağa ortak değerler ve politik bilinç kazandırmanın tek yolu olarak eğitim ile ilgili kurumların birleştirilmesinde bulmuştur. Bu nedenle dinsel eğitime dayalı her okulu (klise eğitimi verenlerde dahil) kaldırmıştır. Çünkü O'na göre toplumsal olarak bütünleşme önce eğitimde bütünleşme ile olacaktı.
Öteki türlü bu tip eğitim gören insanlar, zamanla toplumda farklı gruplar oluşturur ve bu durum vatandaşlarda kazanilması istenen ortak davranış ve değerleri değiştirir. Ki osmanli zamanında birbirinden bağımsız toplumsal değerlerden bihaber 7 tip okul vardı. Bunlar yabancı devletler ve kliseler tarafından açılan okullar, azinliklarin açtığı okullar, dini eğitim verilen sübyan mektepleri, medreseler, askeri okullar , ilkokul düzeyinde sanat okulları ve zenginlerin gittiği özel okullardı.
Atatürk'ün 1924 'te çıkardığı Tevhid-i tedrisat kanunu yani eğitimin bütünleştirilmesi kanunu ile bu okullar kapatildi ve eğitimin herkese eşit verildiği ve Türk değerlerini anlatan eğitim sistemi belirlendi. Çünkü Atatürk diyor ki: iki parça yaşayan milletler zayıftır, hastadır."
Bu eğitim sistemi laiklik ilkesine göre 1950 yıllarına kadar uzandı.
1980 li yıllarda laiklik ilkesi büsbütün bozuldu ve kişilerce farklı algılandı.
Laiklik:
İnançlar karşısında devletin yansız davranmasıdır. Yansızlık inançlara ne karşı gelmektir ne de yandaş olmaktır. İnançlara elverişli ortam hazırlamaktır.
Laikliğinde kendi içinde 3 temel ilkesi vardır:
1- Her insan dinini ve inancını özgürce seçebilmeli.
Bu ilkenin olması için elverişli ortam olmalı. Kimse inancı için zorlanmamalı.
2- Devlet içine dinsel kurallar katılmamalı.
3- Devlet din işlerine karışmamalı :Türk ulusu sadece din olarak sadece müslümanlığı benimseyen bir toplum değildir. Ulus'un anlamını incelersiniz şunu görürsünüz :
Ulus ayrı soylardan ve dinlerden olan insanların ortak amaç için gönüllü olarak bir arada yaşamalarından oluşan bölünmez birliktir.
Laikliğin yozlaştırılması ile ulus kavramını da artık zedelenmiştir. Çünkü ulus tek din ve tek ırk birliği değildir. Türkiye için " müslüman ülke " kullanımı bu yönde yanlıştır. Çünkü hiç bir ülkenin dini kimliği olmamalıdır. Bu tip kimlikler ülkenin içindeki ulusa ve ülkeye zarar verir.
Devletin din işlerine karışmaması aslında oy toplama amacı ile dinlerin siyasal iktidar aracı olmaması içindir. Bunu araç yapan iktidar hem ulusa hem dinine zarar verir.
Ayrıca insanların ergenlik çağına kadar, bir dine ya da inanca zorlanması yanlıştır. Anne babaların ise çocuklarına din eğitimi vermesine kimse karışamaz.
Çözüm nedir derseniz?
Yabancı okulların , İmam hatip liselerinin, Anadolu liselerinin ve Fen liselerinin normal olan okullarla olan eğitim farkı yok edilmeli. Bu okullar kapatılmalıdır.Malesef günümüzde eğitim 1920 'lü yıllara geriledi. Birileri eğitim bütünlüğünü anlayamadi ve imam hatip, yabanci dil okulları ve normal okullar diye eğitimi 3'e ayırdı. İmam Hatip liselerindeki kız öğrenciler sonuçta dini olarak ne imamlık ne de hatimlik yapabilir.
Din ve Ahlak dersi kaldırılmalı. Dini eğitimi sorumluluğu ailede olmalıdır. Hiç bir eğitim sistemi dine ne yandaş ne de karşı tavırda olmalıdır.
Yukarıda anlattığım Laiklik ilkesi aslında üniversiteye kadar olan eğitimi daha çok irdelemektedir. Ve genel olarak eğitimi kapsayan bir ilkedir. Aslında Atatürk'ün 6 ilkeside eğitimi kapsamaktadır. Bu noktada:
Türban bence üniversiteye kadar yasak olmalı. Çünkü yukarıda anlattığım gibi Laikliğe göre kişi ergenlik çağına kadar dini baskı ve zorlama görmemeli. Üniversitede ise kişi zaten inancını kendisinin seçebileceği hür iradeli insandır.
Zaten üniversiteye kadar bu 6 ilke adam gibi eğitimde uygulansa idi, bugün ermeni yada rum kökenli millet vekilleri olsa düşüncesi bizi rahatsız etmez, türban tartışmalarının adı bile geçmezdi. Birileri taraf toplamaya çalışmazdı. Sünni- Alevi tartışmaları bile gündemde olmazdı.
Ya aile Din egitimi vereccek kadar bilgiye sahip degilse ne olacak?
Aile isterse çocuğuna din eğitimi verir, isterse vermez.
İsteyipte yeterli bilgisi yoksa, ilahiyat fakültesinin kitaplarını alır, yada oradan yardım alır. Hristiyansa , yahudi ise kendi inançlarına göre kaynak arar.
Kimse inançları için zaten zorlanamaz.
İsteyipte yeterli bilgisi yoksa, ilahiyat fakültesinin kitaplarını alır, yada oradan yardım alır.
Bu dediginiz egitimli ,nerde neyapacagini bilen aileler icin gecerli .Anadoluda okuma yazma bilmeyen ve cocugunu yönlendiremeyen okadar cok veli varki.Bu aileler cocugunu sadece devlet okullarina emenet edebiliyor.Ellerinden baska bir sey gelmiyor.Belki cocugunun dini egitim almasinida istiyor.
Okullardan din dersini kaldirmaniz bu insanlara biraz haksizlik olur gibi geliyor bana.
İnancı gereği başını Örten Birisi Üniversiteye giremiyor.
Bu çelişki değil midir..
Yada Şöle diyelim..
Moda gereği Küpe,Atkı,Peştamal takan birisi girebiliyorsa Neden Nedeni her neyse Baş örtüsü takan biri Üniversiteye giremiyor
Birileri Bu Turbana Çok Anlam yüklüyor..
Neden...?
Anadoluda şekli ibadete yönelik dini eğitim ailelerde veya okulda verilmez. Bu konuda yanlış bilgilendirilmişsiniz. Anadoluda bu ihtiyaç yaz aylarında mahalle camilerinde açılan kuran kursları ile giderilir. Buralardan yararlanmak ihtiyaridir. Genel din bilgisi eğitimi ile dinin şekli şartlarının yerine getirilmesi için gerekli olan bilgiyi ayırmakta yarar var. Din ve amaçları hakkındaki bilgilendirilmeler zorunlu olabilir ancak ibadet kısmını içeren bilgiler isteğe bırakılmalıdır. Ayrıca diğer dinler ile İslam dini içerisinde oldukça geniş yer bulan farklı mezhepler hakkındada objektif bilgiler verilmelidir.
çünkü türbanı istismar ederek ona anlam yüklemeye çalışan türbanlı insanlar fazlaca mevcut o kadar siyaset yapılmış ki türbanın üzerinde gerçekten inançları doğrultusunda türban takmak isteyen insanların da bu özgürlüğünden mahrum kalmasına neden olunmuş.