Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Türban Sorununu Tartışıp Ele Almaya Çalışalım [SİYASET]
« önceki   123 ... 121314 ... 939495   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
kilitli
sayfa 13

Türban Konusu Sizce Nasıl Çözüm Bulur?
Türban sadece Üniversitelerde Eğitim Alanlar için serbest olmalı 9.1%  9.1%  [60]
Türban bütün Eğitim Kurumlarında Eğitim Alanlar için serbest olmalı 1.2%  1.2%  [8]
Türban Kamu Kurumlarında Hizmet Alanlara serbest olmalı 5.6%  5.6%  [37]
Türban Kamu Kurumlarında herkese yasak olmalı 8.9%  8.9%  [59]
Türban şu haliyle yasak olmaya devam etmeli 23.8%  23.8%  [157]
Türban her yerde serbest olmalı 51.4%  51.4%  [339]
Toplam Oy : 660

sinan84
15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 21:05



Zafer

15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 21:06



Emre Ahlatlı
15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 21:12

Alıntı:
Türban yasağı bir an evvel kalkmalı ki bundan rant sağlayanların suyu kesilmeli. Sürekli olarak ısıtıp ısıtıp gündeme gelmesi gündemi gizlemeye yarayan bu malzemenin ortadan kalkması gerekli
Rant olmasaydı da bu zulüm ne güzel devam edecekti demenin bir başka söyleniş şekli yukardaki ifade olmalı. Çok hayıflanmışlar çokk.. Oyunun bozulması nasılda rahatsız etmiş. Bu opurtunist yaklaşım, yasakcıların ne halde olduğunu sergilemesi bakımından ibretlik bir durumdur. Oysa ben beklerdim ki ''bu insanlık dışı uygulama bir an önce bitmelidir''.

Ayhan B.

15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 21:25

Alıntı:
Rant olmasaydı da bu zulüm ne güzel devam edecekti demenin bir başka söyleniş şekli yukardaki ifade olmalı. Çok hayıflanmışlar çokk.. Oyunun bozulması nasılda rahatsız etmiş. Bu opurtunist yaklaşım, yasakcıların ne halde olduğunu sergilemesi bakımından ibretlik bir durumdur. Oysa ben beklerdim ki ''bu insanlık dışı uygulama bir an önce bitmelidir''.

İbretlik mi valla kusura bakmayın ama meydanlarda ben bağırmadım türbanı kaldıracağız diye. Ben başından da karşı olduğum bir yasaktır. Ama ne diyebilirim böyle algılamaya. Kendi adıma oportünist yaklaşımlı olduğumu kabul etmiyorum. Nedeni şudur:
Alıntı:
Oportünizm çeşitli kılıklara bürünerek sosyalist hareket içinde ortaya çıkar. Oportünizmin kılığını, o ülkenin ekonomik ve sosyal bünyesi, gelişme derecesi -gelişme derecesi ile kopmaz bağları bulunan- proletaryanın bilinç ve örgütlenme düzeyi, dolayısıyla ülkenin içinde bulunduğu devrim aşamasının niteliği belirler. Kısaca denirse, dünyadaki ve ülkedeki hakim ve tali çelişkilere göre oportünizm biçimlenir, kılık kıyafetini ayarlar. Hangi devrim süreci içinde olursa olsun, hangi kılığa bürünmüş olursa olsun oportünizmin değişmez özelliği ideolojik mücadeleden kaçmaktır. Oportünizmin panzehiri ideolojik mücadeledir. Oportünizm devrimci teorinin karşısına hiç bir zaman açıkça çıkamaz.
Kısaca özetlersek, anti-sosyalist güçlerin, kılık değiştirip devrimci saflara sızarak, bilimsel sosyalist teoride sabotajlar yapmasına literatürde 'oportünizm' denir. Oportünizm bukalemun gibidir. Amacı için girmeyeceği kılık, yapamayacağı şey yoktur

Valla kusura bakmayın hayatım boyunca böyle davranmadım. En azından şeyhlerin önünde diz çöküp oturduktan sonra ağzıma "Ben Atatürk'çüyüm" lafını iliştirmedim. Esas ibretlik durum budur.
İnsanlık dışı uygulama demem gerektiğini söylediniz. Buna çıkmam birilerinin suyunun kesilmesinden çok suni gündem yaratılmaması desteğimdir. Ha bu arada belki tanımazsınız beni,türbanlı arkadaşlarım türbanlarını çıkarmak için okulun arka kapısından girerler lavaboda çıkarırlardı. Kapıyı açan da bendim.
Dediğiniz gibi kimse giyime kuşama karışmamalı. Ama size ufak bir sorum olacak;top sakallı kulağı küpeli diye dövülen olmadı mı?
Tüm bunlar,giyim kuşam,kılık kıyafet vs. bunlar bireysel özgürlüktür. Zafer beyin de dediği gibi. Takması için baskı resmi olarak olmasa da takmamaları için var. Garip bir durum...


Zafer

15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 21:47

Alıntı:
Başörtülü velileri içeri sokmadılar!

İlköğretim öğrencilerine yönelik Türkiye genelinde yapılan seviye tespit sınavı için çocuklarını sınava girecekleri salona getiren başörtülü veliler içeri alınmadı.

Üniversite kampusunda skandal. Dokuz Eylül Üniversitesi kampus girişinde yaşlı velilerin başörtüsünü çıkarmaları için baskı yapıldı.

Rektörlüğünü Prof. Dr. Emin Alıcı'nın yaptığı Dokuz Eylül Üniversitesi'nde(DEÜ) yaşanan skandal şöyle gelişti. Özel sınav için küçük çocuklarını üniversiteye götüren veliler, başörtülü oldukları için kampusa alınmadı.

Başı açık kadın veliler ile erkeklerin kampus alanına girmelerine ise izin verildi. Çocuklarını gözü yaşlı bir şekilde sınava göndermek zorunda kalan başörtülü veliler, "Biz memur değiliz, öğrenci değiliz. Çocuklarını sınava getiren sıradan vatandaşlarız. Kampusa sadece çocuklar alınsaydı bu kadar gücümüze gitmezdi. Bu problem çözülsün, ikinci sınıf vatandaş olmaktan bıktık" dedi.

TUDEM isimli bir özel firma tarafından 10 YTL karşılığında bugün Türkiye genelinde ilköğretim öğrencilerine yönelik seviye tespit sınavı düzenlendi. Öğle saatlerinde yapılan sınavın, DEÜ Dokuzçeşmeler Kampusu ayağında ise başörtüsü problemi yaşandı. Kampusa çocuklarını getiren onlarca başörtülü veli, kapıdaki güvenlik görevlileri tarafından içeriye alınmadı. Çocuklarını sınav salonuna kapalı olmayan tanıdık arkadaşları ya da tek başına göndermek zorunda kalan başörtülü kadınlar, sınav sonuna kadar merakla kampus kapısında ve parklarda bekledi. Kampusa alınan diğer veliler ise Hukuk Fakültesi'nin kantininde oturup çay içti.

Başı kapalı oldukları için çocuklarını ellerinden tutarak sınava götüremeyen bazı veliler, zaman zaman kampusun güvenlik görevlileriyle tartıştı. Güvenlik görevlileri, verilen emirleri uyguladıklarını söylemekle yetindi.

Kampus alanına başörtülü olduğu gerekçesiyle alınmayan velilerden biri olan Ayşe Bolat, "Bize, 'Başınızı açıp gireceksiniz, aksi halde giremezsiniz.' dediler. Çocuklarımız içeriye ağlayarak girdi. Böyle bir uygulamayla karşılaşacağımızı bilsek babalarıyla gönderirdik." diye konuştu. İlköğretim 3. sınıf öğrencisi olan çocuğunu sınava getiren Mürvet Şeker de, "Keşke hiçbir veli içeriye alınmasaydı, sadece çocuklar alınsaydı. Başı açık olanların alınıp bizim kapıda bekletilmemiz çok gücüme gitti. Böyle bir şey olacağını bilseydim çocuğumu sınava göndermezdim." şeklinde konuştu.

Başı kapalı olduğu için kampus alanına alınmayan dört velinin çocuğunu ellerinden tutarak sınava götüren başı açık veli Sevda Saygın da uygulamanın anlamsız ve haksız olduğunu dile getirdi, herkese eşit muamele yapılmasını istedi. Veliler, sınavı düzenleyen TUDEM'e de tepki gösterdi. Veliler, resmi kurum olmayan TUDEM'den hiçbir yetkilinin kendileriyle ilgilenmediğini de söyledi.

Problemi görüntülemek için Dokuzçeşmeler Kampusu'na giden gazeteciler de içeriye alınmadı. Bir görevli, gazetecinin kamerasını almaya çalıştı. Görevliler, olayın basına yansımasının ardından sınav sonunda başörtülü kadınların içeriye girerek çocuklarını teslim alabileceğini söyledi. Başörtülü veliler, "Şimdi mi aklınız başınıza geldi? Neden sınava girerken bizi almadınız? Keşke çocuklarımız gözü yaşlı, moralsiz bir şekilde sınava girmeden bunu yapsaydınız." diyerek kapıda beklemeye devam etti. Bazı veliler ise, "Biz anneyiz. Ne olursa olsun çocuklarımızın yanında olmalıyız." diyerek sınavdan çıkan çocuğunu alarak kampustan ayrıldı.

(Zaman)




Ibrahim
15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 22:50



Tankut Tan
15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 22:58

Alıntı:
Başörtüsü dinimizin bir emridir. Bu durum Kur'an'da ve hadislerde belirtildiği halde ve içtihat alimlerinin açık beyanlarına rağmen hala başörtüsü İslam'da var mıdır yok mudur tartışmasına girmek doğru değildir diye düşünüyorum

İslam'ın şartı 5. Bu gayet açık ve net.

İslamın'ın şartlarından 2.si namaz kılmak, namaz kılmadan önce abdest alınır ve belirtdildiği şekilde örtülünür. Bunda erkek ve kadınlarda farklı uygulama vardı. Evet İslam kadın ve erkeğe örtünmeyi emretmiştir namaz kılarken.

Hayatın geri kalan kısmında saç örtülecek diye kesin bir bilgi yok. Ben okuduğum kaynaklarda göremedim. İslam'ın emri tahrik edici olmamaktır. Olursan günahkarsın. Bu erkekler için de geçerli.

Tahrik edici olmamaktır esas, başı örtmek değildir. Ben başı örtülü ama mini etekli ya da yırtmaçlı giyimli ya da dar giyimli bir çok bayan görüyorum, özellikle son 2-3 senede. Eskiden başörtülülerin hemen hemen hepsi pardesü giyerdi. Şimdi ise pardesülü görmek mümkün değil. Erkeklere de bu şekilde kurallar vardır. Erkekler de bir bayanı tahrik edecek şekilde giyinir, saçını başını tararsa günahkardır. Tahrik edici parfümler kullanmak da günahtır.

Türkiye laik bir ülkedir. Kanun ve kurallar konulurken din esaslarına bakılmaz. Buna rağmen bir çok kanun ve kural İslam'a göre düzenlenmiştir. Örneğin dini bayramların resmi tatil olması gibi. Kadınların başının açık olmasının istenmesi ise İslam'a aykırı değildir. Kimse git tahrik edici giyin demiyor, başın örtülü olmayacak deniliyor. Tahrik edici olmayan bir bayan ya da bay, İslam kurallarını uygulamış olur.


Alper Minaz
15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 23:42



mustafa mavi

15 yıl önce - Pzr 20 Oca 2008, 00:00

Alıntı:
Günah olan nedir? Saçın yani kılın gözükmesi mi? durum onu gösteriyor o yüzden de iran da peçe takıyorlar. Yüzündeki kirpikleri bile gözükmesin diye... Çünkü günah onlara göre...
Peki Türkiye de türban takıyorlar, o da mı kılın gözükmesi haram diye... O zaman kaş ve kirpikler ne olacak? onlar kıl değil mi? Demek ki neymiş türban siyasi partiler tarafından simge olarak kullanılıyormuş. Sayın Başbakan da bunu teyit etti.

Peki üniversitelere türban girdi kızlarımız mezun oldu komiser olduğunda,, hakim olduğunda, savcı olduğunda türbanla nasıl olacak? Çıkarabilecekler mi? sanmıyorum. Kadın subaylarımız için de bu geçerli.

Durum tersine dönecek ve kaos yaşanacak. Türban takmayanlar takanlar tarafından ezilecek. Bu, ülkemiz adına çok ama çok tehlikelidir. Bu olaylar çözüm doğurmuyor. kamplaşmalar yaşanacaktır. Bu olaylar düşmanlarımızın işine gelecektir. 1980 öncesi durumlara geri dönmek istemiyorsak olmayan sorunlardan bahsedeceğimize irtica, terör, eğitim, işsizlik ve iç güvenlik sorunlarına yönelmeliyiz.


Tam 13 sayfayı virgülüne kadar okudum, eğer ki ben görmeden silinen mesajlar olduysa bilemem ama, bir gariplik vardı,genel itibarda saygı ön planda olup, aklı selim yorumlar yapılmış, gayet yapıcı eleştiriler ve çözüm önerileri yazılmıştı, hiç sivri mesaj görmemiştim, hiç baştan savma ve boşboğaz mesaj yoktu...

Ta ki üstteki mesajı okuyana kadar, bu mesajı görmesem rüyadayım sanacaktım,
Hele şükür dedim rüya değilmiş, gerçekmiş...


Cumhuriyetin ilk yıllarında Ankaranın ana caddelerinden köylüleri ve kılığı kıyafeti düzgün olmayanları geçirmeyen zihniyet, başörtüsünüde yasaklayan zihniyettir,
Asıl amaç halkın çok büyük çoğunluğunu baskı altında tutup sindirmektir...


En son mustafa mavi tarafından Pzr 20 Oca 2008, 00:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Figen

15 yıl önce - Pzr 20 Oca 2008, 00:02

Alıntı:
Türban takmayanlar takanlar tarafından ezilecek

Öyle olacağını düşünüyorsanız, o zaman şimdi de tam tersi mi söz konusu?



sayfa 13
« önceki   123 ... 121314 ... 939495   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET