sayfa 14  |
 |
yılmaz büktel
15 yıl önce - Prş 07 Şub 2008, 19:14
| Alıntı: |
| Ulaşımcı uyumaz, ulaşımcı acıkmaz, ulaşımcı yorulmaz |
hooop bu söylem, sanat tarihçiler için geçerlidir. Hatta sanat tarihçilerin sloganıdır. telif isterem
|
 |
:BARIŞ:
15 yıl önce - Prş 07 Şub 2008, 19:42
| Alıntı: |
| hooop bu söylem, sanat tarihçiler için geçerlidir. Hatta sanat tarihçilerin sloganıdır. telif isterem |
Şener şen'in izci uyumaz, vs. sözlerinden getirmiştir sanırım Mehmet abi o sözü
|
 |
Mehmet F.
15 yıl önce - Prş 07 Şub 2008, 19:49
yok ben gizli sanat tarihçisiyim
bugün Türk Üçgenini öğrendim mesela
|
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Prş 07 Şub 2008, 21:23
1984 senesinde sabah 7:20 seferinde kapıları aşırı yolcu yığılmasından ötürü kapan(a)mayan Leylandların ön kapısında, vücudumuzun yarısı içeride diğer yarısı ise dışarıda Şişhane Bayırı'nı tırmanırken, Meyyit Yokuşu'nun oralarda otobüsün sert ve uzun bir kavis çizmesi sırasında, merkezkaça yenik düşmemek için vücudumuzun kalan kısmının da dışarıya çıkmasını engellemek için demirlere sıkı sıkıya tutunurken, diğer taraftan Kalafatyeri'nden esen sert rüzgârlarla tipi halinde yağan karlar sırtımıza vurur, aracın içini doldururdu. Ömer Hayyam'a kadar ön kapı kapanmazdı ve sabahın o ayazını yiye yiye Taksim'e ulaşırdık. Karda kapısı açık bir otobüste ayakta ve zor koşullar altında seyahat etmek kadar zor birşey pek yoktur. Şimdi, Pazar günü velev ki kar yağsa bile (Allah sağlık verdikten sonra) gitmemek için bir sebep yok ortada... Vakıa, Salacak'taki çay bahçesinin, kapısı açık bir Leylanddan daha sıcak ve hiç değilse kapalı bir mekân olduğu kesin...
Gerçek İstanbullu Ulaşımcı; kar yağarken ve araçlar ıhıl-mıhıl çalışırken dahi bir yerden biryere ulaşmaya çabalayan kişidir! (...Diyorum ve Pazar günü sabahı çiseleyen hafif yağmurdan tırsarak Salacak'a gelmekten vazgeçiyorum... )
|
 |
ümit 806
15 yıl önce - Prş 07 Şub 2008, 21:31
| Alıntı: |
| Vakıa, Salacak'taki çay bahçesinin, kapısı açık bir Leylanddan daha sıcak ve hiç değilse kapalı bir mekân olduğu kesin... |
Yine de bugün bir yerde kapıları açık ve soğuk bir leyland olduğunu duysak sanırım hiç düşünmeden yanına gideriz eheh.
|
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Prş 07 Şub 2008, 21:39
Galiba bu gidişle başka çaremiz kalmayacak. Eski otobüs uğruna; atık bir otobüs şasisinin üzerine biz kendi aramızda para toplayarak, birebir Leyland görüntüsü yaptırtıp kırmızı-kreme boyatarak oturtacağız... Gidişat bunu gösteriyor. Pazar günü detayları konuşuruz. Hem de gerektiği zaman dizilere kiraya verme şansımız da olur...
Birçok teknik detayı ve diğer özellikleri daha dün gibi aklımızda... Hiçbirşeyi gözden kaçırmadan orijinaline taş çıkartacak bir Leyland ortaya çıkartmak o kadar da zor değil aslında...
|
 |
:BARIŞ:
15 yıl önce - Prş 07 Şub 2008, 21:40
Motorunu ne yapacaz, ikarus motoru olurmu ona
|
 |
Seyhun
15 yıl önce - Prş 07 Şub 2008, 21:41
Şu Çaycuma'daki otobüs ne oldu.. Zannedersem " Bussing " idi..
Üstadlarım öğreniyorum sizler sayesinde..
|
 |
yılmaz büktel
15 yıl önce - Cum 08 Şub 2008, 01:38
Evet Leyland nereden çıktı şimdi. severim köftehorları ama vidası bile yok. troleybüslerin italyada benzerlerini buluyoruz hiç olmazsa ama bu leylandlar Türkiye için özel üretim olduğundan benzerlerini bile bulmak mümkün değil.
oysa orada, çaycuma'da, bir bussing var uzakta üstelik can kardeşimizin dediğine göre belki de çalışır durumda. bu can kardeşimiz geliyor mu buluşmaya?
|
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Cum 08 Şub 2008, 01:42
Çaycuma'daki U47D'yi satın alalım, Leyland'ın da benzerini yaptıralım (imitasyonunu ) Hatta bir troleybüs bile yaptırtabiliriz... Çizimler, bilgiler elimizde, iş biraz maddiyata bakar sadece, o kadar... Ondan sonra bütün ulusal gazetelerin arka sayfalarında sitemiziin ismi ve bilhassa ortayaş kuşağının gözdelerinin yanyana duran fotoğrafları yayınlanmaya başlar... 
|
 |
sayfa 14  |