1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 8  |
 |
Canas
15 yıl önce - Çrş 16 Oca 2008, 15:10
Bu baslik altindaki tartismayi daha derinlestirmek icin su detayi onemli buluyorum. Cumhuriyetin ilk doneminin iki partisi olan, Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi (17 Kasim 1924 - 5 Haziran 1925) ile Serbest Cumhuriyet Firkasi (1930) arasinda ciddi farklar vardir.
Oncelikle Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi, direkt olarak Kazim Karabekir’in tabiriyle, Gazi’ye Muhalefet etmek icin kurulmustur. Kurucularinin arasinda bulunan Rauf Orbay ise CHF’nin ve Cumhuriyet’in gelisimini, 1908’de Jon Turk ihtilali ile gelen ozgurluk ortamindan sonra 1913’te vucut bulan tek parti diktasina benzetmistir. Bu yuzden TCF, « Gazi »nin kontrolunde olmayan, tam anlamiyla bagimsiz bir muhalefet partisiydi.
Ataturk ve Inonu’nun baslangictan beri bu partiye pek iyi bakmadigini dusunuyorum. Bu ara gelisen Seyh Sait isyaninda TCF’nin parmagi olmus oldugu resmi ideoloji tarafindan dile getirilmistir. Bu iddayi, sahsen, gerceklerden uzak buluyorum. Bir kere Kazim Karabekir Pasa, Kurtulus Savasi’nin hemen basinda Ermeni Komitacilara karsi Dogu Anadolu’yu savunmus, Anadolu’da kurulmasi muhtemel bir Ermenistan Devleti tehlikesini berteraf etmis kisidir. Ayni kisinin, 3 sene sonra, Dogu Anadolu’da (Ugur Mumcu’nun tabiriyle) ayrilikci bir Kurt-Islam ayaklanmasi cikarmasi ihtimalini pek olasi bulmuyorum.
Seyh Sait isyani, ulkeyi tek basina yonetmek isteyen CHF’ye, TCF’yi kapatma imkani tanimistir.
Buna karsilik Serbest Cumhuriyet Firkasi’nin hikayesinde Ataturk’un tutumunun daha degisik oldugunu dusunuyorum. Her seyden once, Ataturk bu partinin kurulmasi icin Fethi Okyar’a israr etmistir. Nuri Conker gibi Ataturk’e cok yakin bazi isimler partinin kuruculari arasindadir. Ben Ataturk'un 1930 senesinde Ingiltere- Fransa tarzi bir Demokrasi’yi ulkeye getirmeyi, arzuladigini dusunuyorum. Lakin bu sefer ise Ataturk, « Ataturkculeri » gecememistir.
Kuruldugu andan itibaren SCF yerlesik CHF elitleri tarafindan hucuma ugramistir. Olaylarin kontroldan cikmasindan endise eden Ataturk, kendi eliyle kurdugu partiyi kapatmak zorunda birakilmistir.
Ben Ataturk’un hakikaten bir arayis icerisinde oldugunu dusunuyorum. Ozellikle, Ataturkculugun 6 okundan biri olan Devletcilik konusunda Inonu’yle tartistigini ve de ulkenin ekonomi politikasidan memnun olmadigi bir cok kaynakta mevcuttu. Bu konu ile ilgili en somut ornek ise Ataturk’un, Inonu yerine gorusleri daha liberal olan Celal Bayar’i, Basbakan atamasidir. O yuzden ben, Ataturk'un ozellikle 1929 Buhrani’ndan sonra ekonomide degisik fikirleri savunucak bir baska parti dusuncesine sicak baktigini dusunuyorum.
En son Canas tarafından Çrş 16 Oca 2008, 17:16 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
|
 |
yasar_gul
15 yıl önce - Çrş 16 Oca 2008, 17:47
Değerli Arkadaşlar...
Aklımda oluşan veya şu günlerde çıka gelen olaylar zincirinin beni düşünmeye sevk ettiği doğrultuda Kaygılanmakta olduğum durumları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bu gün haberleri gözden geçirirken konu ile alakalı bir haberi okuduğumda tek partili dönemin daha mantıklı olabileceği düşüncesine kapıldım.
Eğer çok partili bir dönemde muhalif partiler sırf muhalefet olmak uğruna herşeye engel oluyorlar ise ve muhalif olma uğruna Ülkemizi çeşitli sıkıntılara sokacak ise VARSIN OLMASIN LAR!!!
Cumhuriyet tarihinde ki tüm muhalif güçlerin Ülkenin geleceğini riske sokacak oyunları oynadığını hepimiz biliyoruz.Öyle çirkin olayların altında isimleri geçiyor ki adeta bizi gerilere sürüklüyor.
Yukarıda kaynağını verdiğim haber şayet doğru ise YAZIKLAR OLSUN derim. Ülke için ne yapabiliriz diye düşünemeyen KUŞ BEYİNLİLER acaba iktidar partisini nasıl yıkarız da koltuğa konarız mantığı gütmektedirler.
Bir arkadaşımız diğer sayfalarda bir söz demişti '' Her Millet layık olduğu şekilde yönetilir'' Altına imzamı atıyorum !!!
|
 |
Mehmet Tecirli
15 yıl önce - Çrş 16 Oca 2008, 18:04
Endişelenmenize gerek yok Yaşar bey,O toplantıya katılanların hemen hepsi bu millete inanmayan tek parti zihniyetine mensup kişilerden oluşmaktadır. İçlerinde birden çok parti lideride var aldıkları oyları biliyorsunuz, hepsini toplasan % 1 etmiyor. Onların ne darbe yapmaya gücü yeterr,nede bu milleitn bileğini bükmeye. Çağımızda tek parti dönemine ,darbe dönemine yer kalmamıştır.
|
 |
yasar_gul
15 yıl önce - Çrş 16 Oca 2008, 18:36
| Alıntı: |
| Bahsi geçen haber'i okuyunca, garip olan tek şeyin sansasyonel bir başlık olduğunu düşünüyorum! |
güzel bir noktaya değinilmiş ancak orada ki isimler sanırım daha da sansasyonel beni de şaşırtan o oldu Bir tek Fazıl Say eksik
Ayrıca muhalifleri susturmak ne haddimize yahu aksine elimizde bayrak peşlerinden gideriz
|
 |
Canas
15 yıl önce - Çrş 16 Oca 2008, 18:50
Burada cok partili bir rejimin neden daha evvel olusmadigini tartismanin daha hayirli oldugunu dusunuyorum. Sunu soylemek gerekir ki mevcut hukumetin temsil etmedigi fikirler de var. Bunlarin da Demokrasi icerisinde temsil edilmesi lazim. “Ulusalcilik” ta bunlardan biri. Bir cok vatandasimiz Kanalturk’u seviyor, Cumhuriyet ve Yeni Cag gazeteleri okuyor; Mumtaz Soysal’in, Tuncay Ozkay’in ya da ADD’nin fikirlerini begeniyor. Ben bu insanlardan biri degilim ama onlarin da en az benim kadar kendilerini ifade etme hakki oldugunu savunurum.
Ulusalciliga ters bakmamin nedeni; Demokrasinin kurallarina uymamasi. “Bu Hukumeti devirmek icin her yol mubah” zihniyetine karsiyim cunku “her yol” mubah degil. Mesela “Darbe” cagirmak, mubah olmamali.
Haberde “Darbecilik”ten uzak duracaklarini soylemisler; inanmak istiyorum ama pek inanasim gelmiyor. Yine de Ulusalcilarin parti kurmasini destekliyorum, bunun Turk Siyaset Alanina derinlik kazandirmakla beraber CHP’nin de politikasini rahatlaticagini, Sosyal-Demokrat bir dusuncenin yayilmasina imkan verebilecegini dusunuyorum.
Onun icin amacimiz, Ulusalci tek parti yerine Liberal tek parti getirmek degil; bir cok fikrin ozgurce tartisabildigi bir ortam saglamak olmalidir.
|
 |
M.O.Dikmen
15 yıl önce - Çrş 16 Oca 2008, 19:21
| Alıntı: |
Birilerinin iktidar olma çabalarına verilen isim : "AKP'yi devirme planı" olmuş sanki.
|
Çok doğal..
Çünkü o "birileri" iktidar olmak için halka kendi projelerini (pek olduğuna inanmıyorum ya hadi neyse) anlatacaklarına hükümetin yaptığı olumlu icraatları çarpıtarak medyada ve meydanlarda felaket tellalığı yapıyorlar.. O zamanda bunun adı "iktidar olma çabası" değil "hükümeti devirmeye çalışmak" oluyor.. Kendim ettim kendim buldum da denilebilir..
En son M.O.Dikmen tarafından Çrş 16 Oca 2008, 19:24 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Mehmet Kasım
15 yıl önce - Çrş 16 Oca 2008, 19:33
"Bu ordu bir şey yapmıyor, millet bu orduyu yıkar yeni bir ordu kurar"
Bu sözler kanaltürkün sahibi Tuncay Bey'e ait. Kendini aydın, çağdaş, demokrat diye nitelendiren bir çok insanın teveccühünü kazanmış, milyonları bulan eylemler yapmış.Şimdi bu gibi insanlar demokrasiyi mi savunuyor yoksa kendilerine yarayacak bir sistem mi?
Canas ne güzel anlatmış. Bizzat Mustafa Kemal İnönü'den memnun değildi. Ekonomisinden siyasetinden pek çok şeyinden memnun değildi. Şimdilerde Atatürk'e karşı olanların bir çoğu İnönü'nün yaptıklarını Atatürk yaptı zannederek karşı oluyor. İkisini aynı kefeye koyuyor.
Kazım Karabekir Paşa;
1-Mustafa Kemal'e milli mücadelenin oluşum kongrelerinde en çok destek veren
2-Doğuda ayrılıkçı kürt hareketini engelleyen
3-Milli mücadelede eşsiz başarılara imza atan
3-Doğu Kolordu Komutanı olan ve 1919-1920 li yıllarda o bölgenin hakimi olan bir adam.
Ama cumhuriyetin ilanından sonra her şey değişiyor ve partisi kapatılıyor. Burada Şeyh Sait isyanı falan demeyin. PARTİ KAPATILMAK İSTENDİĞİNDE GEREKÇESİ BULUNUR. YADA GEREKÇE OLUŞTURULUR.
Bunu şimdi bile görüyoruz.
NOT: BU DÖNEMİ KAFAMDA İKİYE AYIRIRIM. 1923'e kadar olan Mustafa Kemal ve bu tarihten sonraki Atatürk. Arada farklar var. Uygulama ve uslup farkı.
|
 |
yasar22
15 yıl önce - Çrş 16 Oca 2008, 19:38
| Alıntı: |
Tek Partili Dönem Cumhurriyet hayatimizin karanlik sayfasidir!
Farkli seslerin susturuldugu, hürriyetlerin yok sayildigi, insanlarin korkutuldugu ve yargisiz infazlarin gerceklesdigi o meshur Istiklal Mahkemelerinin gölgesinde kalan bir baski rejimidir!
Elitiz yapinin altincagi halkin ise zülüm yillari!
Cok partili siyaset Osmanlida baslamis cumhurriyet ilk döneminde tek partili sisteme gecilmis ve nihayet geri dönüs sanirim 1940 larin sonunda dis baskinin zoruyla demokrasiye gecmisiz! |
Bir arkadaşımız Atatürk'ü de karanlık sayfaların adamı olarak tanıtmış.Bunu okuduğum an yuh dediğim bir yazı.
Burada tek parti dönemine özellikle Atatürk hakkında olumsuz yazı yazanlara bir sorum var.Hepimizin dedeleri, nineleri var.Geçmişte yaşayana dedelerini, dedelerinin dedelerini sorgulasınlar; desinlerki ''Sevgili büyük büyük dedem, niye vatan işgal edildiğinde vatan savunmasında bulunmadın? Bulunduysan niye önderlik etmedin?Sen önderlik etseydin o karanlık sayfaların yaşandığı tek parti dönemi olmaz mesela sen padişah olurdun hatta halife bile olurdun.Karanlık, baskıcı günler yaşanmaz, ülke yine şeriat kanunlarıyla yönetilir, demokrasi, özgürlük diye bağıranları kılıçtan geçirilir, ülkeyi yönetmeye çalışırdın.Yada sen önderlik yaparak düşmanı kovduktan sonra Lozan gibi bir anlaşma yapar ama daha fazla toprağı elde eder, sonra İstanbul'da işgal altında yaşayıp düşmana aslanlar gibi direnen padişah efendimizi başa geçirir, medeniyetler itifakı bile kurardın.''
Şimdi dersiniz o günkü koşullarda olmamış, ortaya çıkamamış, önder olamamışlar.Atatürk askeri okula gitmiş, eğitimini almış, bizimkilere öyle bir şans verilmemiş.Unutmayınki Atatürk ve diğer silah arkadaşları torpille değil, kendi özverileriyle askeri okullara girmişler, mezun olunca yükselmişler, çeşitli cephelerde savaşmışlar, sonunda da bu ülkeyi kurmuşlar.
Atatürk'ün muhakkaki yanlışları olmuştur.Sonuçta oda bir insan.Fakat bu hatalar ona ülkenin karanlık sayfalarının yöneticisi vasfını yakıştırmaya neden olamaz.Bu arkadaş büyük büyük dedesine bir sorsun bakalım benim sorumu, önce onu yargılasın öyle büyük cevherden niye yararlanamadığımızı?
|
 |
Mehmet Kasım
15 yıl önce - Çrş 16 Oca 2008, 19:54
Yaşar kardeşim dedelerimiz,nenelerimiz hepsi kahramanca savaştı. Ve bu ülke birikte kuruldu. Ama olay kurulduktan sonra değişti. Bak arkadaş nasıl yakalamış Osmanlının son dönemlerinde çok partili hayat vardı. Cumhuriyet niye bu çok partili hayatı devam ettiremedi. Çünkü karşı olanlar yalıtıldı, pasifize edildi.İzole edildi de odan.
Mustafa Kemalde bu milletin bağrından çıkmış bir OSMANLI PAŞASI olarak padişahın izni ve desteğiyle Samsun'a çıkıp milli mücadeleye KATILDI. Sonra da lideri oldu. O çıkmasaydı yine millet mücadele edecekti.
İşte tartıştığımız konu bu:
Milli mücadeleyi yapan meclis ne zaman kuruldu :1920
Cumhuriyet ne zaman:1923
Aradaki 3 sene ne idi sistem ?
Meclis demek devlet demektir ve bir yönetim sistemidir.
|
 |
weysell
15 yıl önce - Çrş 16 Oca 2008, 22:03
Ben gerçekten de bu bölümdeki bazı mesajları okurken dehşete düştüm ve hala şoktayım. Yani bazı arkadaşlarımız Atatürk ün tek partili sistemi savunduğunu yazmış. İnanamıyorum!... Tek partili bir sistemde demokrasiden nasıl söz edilebilirki! Herzaman başımızda kalacağını bilen bir parti zaten birşeyler yapmak için çabalamaz. Benden başkası yok zaten deyip atını koşturur. Birdefa rekabet olmaz. Hem Atatürk ün isteği ile Serbest Cumhuriyet Fırkası Fethi Okyar başkanlığında kurulmadı mı? Peki neden ? Cumhuriyet Halk Fırkası'na karşı biriken tepkileri dağıtmak için. Yani o zaman dahi tek partili sistem fazlasıyla zararlı imiş. Arkadaşlar unutulmasın ki tek partili sistemin diğerbir adı da diktatörlük rejimidir. Demek ki bugüne kadar bize öğretilen tarih yanlış ve Atatürk ün savunduğu düşünceler bize yanlış aktarılmış. Atatürk ün böyle bir düşünceyi savunduğunnu ve böyle bir hata yapabileceğini nasıl düşünürsünüz. Bence tarihi tekrar gözden geçirmelisiniz. Gerçekten inanamıyorum size!...
|
 |
sayfa 8  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|