1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 26  |
 |
15temmuz
6 yıl önce - Çrş 09 Ksm 2016, 23:42
Tek parti
Şunu demek gerekirdi, milletin alfabeden tut a dan z ye kadar herşeyin değiştirilmesi elbetteki çok partili bir sistemle yapılamazdı,ikincisi millete rağmen dış güçlerin dayatmasıyla yapılan değişiklikler milletin kararına bırakılabilirmiydi,şimdi bile üç beş teröristi asamıyor,içeri atılan hainler için şer ocaklarından tehdit ve tepkiler geliyor. Evet bağımsızlık ve millet iradesi bu ülkede varolduğu müddetçe yıkılmadan dimdik kalabileceği.
|
 |
MeteHan!
6 yıl önce - Sal 17 Oca 2017, 09:06
Dolayısıyla başkanlık sistemi vardı. Cumhurbaşkanı aynı zamanda parti başkanıydı ve yürütmenin başıydı
|
 |
Mustafa Taşlı
6 yıl önce - Sal 17 Oca 2017, 14:04
| Alıntı: |
| Alıntı: |
Atatürk'ü koruma kanununun kaldırılmasını istiyorum.
|
Daha çok beklersin.
Başkomutan Atatürk ölümsüzdür. |
Ölümsüz birisinin korunmaya ihtiyacı olur mu ki acaba?
|
 |
Misafir 11f
6 yıl önce - Cmt 28 Oca 2017, 19:41
Yasama+Yürütme+Yargı = CHP
Halkın seçme hakkı yok. O dönemi övenler, şimdi halkın seçme hakkı var diye demokrasi yok diyorlar.
|
 |
Misafir 516
6 yıl önce - Cmt 28 Oca 2017, 20:06
Bu işin bencesi olmaz, halk partisinin diktatörlüğü yaşanmış bir gerçek. İnkar edin, bu millet asla sizi desteklemeyecek.
|
 |
yalcinn
6 yıl önce - Cmt 28 Oca 2017, 20:24
Tek partinin oldugu yerde diktatorluk olur . Bu gercek Ismet Inonu donemide boyledir , Hitler donemi de boyledir . Tek bir insanin ya da partinin iradesinde dayatmalar olur ! Biz beceremedik ama en guzel iktidarlar Koalisyonlarla olur .
|
 |
Baracudas Akif
6 yıl önce - Cmt 28 Oca 2017, 20:28
Biz hem toplum olarak hem de idari yapilarimiz itibari ile koalisyon kulturune alisik degiliz ! Bizi tek adam yonetecek . Demokrasi bizim icimizden cikmis bir olusum degil ve disardan aldigimiz icin de ozmuseyememisiz .
|
 |
Alperbatuhan
6 yıl önce - Cmt 28 Oca 2017, 20:30
Atatürk ü istisnaen söylüyorum chp den bir cacık olmaz.Atatürkün isteği çoklu partili döneme hızlı bir geçişti,ama bu cumhuriyete en büyük zararı veren İsmet bunuda engelledi.
Chp gözümde Atatürkü temsil etmiyor.Atatürkten sonra çizgisinden tamamen kaymıştır
İsmet zamanından bir seçim sandığı birazcık diktatörlük görün
|
 |
yalcinn
6 yıl önce - Cmt 28 Oca 2017, 20:42
Alperbatuhan`a duzeltme
Resimi muhtemelen google gorsellerde buldun ve ilgili habere goz atmadan hemen paylastin ! Ben haberi oldugu gibi paylasmak istiyorum . ARSLANKÖY'ÜN HİKAYESİ :
1946 seçimlerinden sonra İkinci Dünya Savaşı'nın "kazananlar kulübünde" yer alma şartı olarak çok partili hayata geçmek zorunda kalan CHP, 1947 yılında muhtarlık seçimleri yapmak zorunda kalmıştır. CHP ve Demokrat Parti'nin çekiştiği seçimlerde CHP'nin hile karıştırdığı, çoğu yerde eski adayların direk atandığı, köylülere oyları sebebiyle işkence yapıldığı ve jandarma yoluyla mevcut iktidarın iktidarını korumaya çalıştığı söylenmektedir.
KÖYLÜ KADINLAR SANDIK NÖBETİ TUTAR
Mersin'e 18 saat yürüme mesafesindeki Arslanköy'de de seçimler bir hayli hareketli geçer. Oylama tamamlandığında, sayımın ertesi gün yapılacağı söylenince, köylü kadınlar oy sandığının kilitli bulunduğu binanın önünde sabaha kadar jandarmalarla nöbet tutarlar. Oy sayımı yapılınca Demokrat Parti adayı Harun Yedigöz açık farkla öndedir.
Arslanköy'de de 9 yıldır muhtarlık yapan CHP'li Tahir Şahin ise, Demokrat Partili muhtar adayına yenileceğini anlayınca soluğu Valinin yanında alır. Vali'ye seçimlerde hile yapıldığını anlatır ve oylamanın yeniden yapılması kararını çıkarttırır.
KÖYLÜLERE ATEŞ EDERLER
Ertesi gün köye jandarmalarla dönen muhtar Tahir Şahin, oylamanın bittiği ve yeni muhtarın seçildiğini kabul etmez. Jandarma oylamanın yeniden yapılacağını söyleyerek sandığı istediğinde köyde kıyamet kopar. Köylü kadınların jandarma yüzbaşısına yalvarmaları sonuç vermez, asker dipçikleri yiyen kadınlardan biri çocuğunu düşürür. Olaylar büyüyünce Jandarma Yüzbaşı Sıtkı Dağgeçen "süngü tak ve ateş emri" verir. Kaçışan köylüler jandarmayı taşlamaya başlar.
DAVA ÜLKE GÜNDEMİNDE
Ertesi gün köye yüzlerce asker gelir ve olaylara karıştığı düşünülen herkes toplanır. Dava ülke gündemine biranda yerleşir. Olay Mersin'de yaşanmasına rağmen davaya Konya'da bakılır. 8 ay cezaevinde yattıktan sonra ilk mahkemeye çıkan kadınlar, yaşadıklarını anlatır:
"BİZ SAVAŞTA DÜŞMANLA BOĞUŞTUK NASIL DEVLETİMİZE İSYAN EDERİZ"
İlk sözlerden birini alan Ayşecik adlı kadın "9 çocuğum var, beşi bakıma muhtaç onları eve kitleyip geldim. Biz savaşta düşmanla gırtlak gırtlağa boğuştuk nasıl devletimize isyan ederiz" diye duruma isyan eder.
İsyanla yargılanan Fatma Keçeli bebeğiyle ayağa kalkar "Olaydan iki gün evvel kucağımda gördüğünüz bu yavruyu doğurmuştum. Lohusalık beni sarsmıştı. Değil odamdan, yatağımdan dahi çıkacak halde değildim. Bu durumda bir kadın nasıl olur da silahlı jandarmalarla boğuşur" der.
"REY DEMEK IRZ DEMEKTİR"
32 yaşındaki Zeynep Türkmen söz alır sonra: "Eski muhtar Tahir'in elinden yanmıştık bize etmediğini bırakmadı. O gün yüzbaşının eline ayağına kapandık. Dinlemediler hepimizi itelediler, üzerlerimize silahla yürüdüler. Biz köyümüzde silah seslerini Fransız işgalinde bile işitmemiştik."
Sonra sanık Elif Bozdoğan ayağa kalkar, bebeğini koltuğunun altına alır, bacaklarını iki yana açar ve hakime zor bir soru sorar "Hakim bey, rey demek ırz demektir. Soruyorum sana, cevap ver, ırzımızı mı teslim edek, oyumuzu mu teslim edek?" . Sonra parmağıyla boğazını gösterip, "idama kadar yolu var" deyip meydan okur.
Kadınlar ilk celsede tahliye edilirler.
En son yalcinn tarafından Cmt 28 Oca 2017, 20:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
hund
6 yıl önce - Cmt 28 Oca 2017, 20:43
İnönü istese Franco gibi ölene kadar ülkeyi yönetirdi,80 darbesinde n nemalanan kesimin CHP'ye sallamasi da ayrı komedi
|
 |
sayfa 26  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|