Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
hakan1616
14 yıl önce - Cum 11 Oca 2008, 18:20
TÜR » Otobüs Terminallerindeki Çığırtkanlar



Bursa otogarında karşılaştığım çirkin bir olayı ve bu konuyla ilgili düşüncelerimizi paylaşıp bu rezaletlere bir çare üretebiliriz diye düşünerek bu başlığı açtım.

Geçtiğimiz günlerde Bursa otogarına işim düştü. Bir bardak çay içerim düşüncesiyle fast-food bölümlerine doğru ilerlemeye başladığımda her zaman olduğu gibi önümü kesen garsonlar gene iş başındaydı. Beni kendi dükkanlarına yönlendirmeye-kendi masalarına oturtmaya çalıştılarsada ben bu çığırtkanlara izin vermedim.
Çünkü az çok biliyordum,
fast-food bölümlerinin dışında bulunan masaların şahıslara ait olmadığını,
Büyükşehir Belediyesi tarafından ''vatandaş oturup dinlensin'' maksadıyla o bölüme konulduğunu.
O masalarda hiçbir şey yiyip içmeden saatlerce oturup dinlenebileceğimizi.

El kol hareketleri eşliğinde bağlamacı sözlerle önümü kesen saçı sakalı birbirine karışmış, üzerinde önlük dahi olmayan, bozuk türkçeli bu garsonlardan kurtulduktan sonra özgür irademle bir masaya oturdum ve beğendiğim işyerinden çayımı istedim.

Bir taraftan çayımı yudumlarken bir taraftanda o masaların başında bekleyen garsonların hal ve hareketlerini, ''vatandaşın özgürcene karar verme hakkı'' nı nasıl gasp ettiklerini izlemeye başladım. Ve bir taraftanda düşünüyordum, Terminal otobüslerini geri almak için gazetelere boy boy açıklamalar yapan Terminal yönetimi neredeydi (ve zabıta memurlarımız) yaşanan bu rezillikten haberi varmıydı.?

Ben masamda çayımı yudumlarken bir anda arkamda bir bağrışma duydum, az önce ellerinden zor kurtulduğum garsonlardan birisi bir bey ile sözlü olarak tartışıyordu. Bu sözlü tartışmanın sebebini az çok anlamıştım. Bu vatandaş az önce benim düştüğüm duruma düşmüştü, önü kesildiği için garsonla tartışıp vatandaş olarak haklı olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Şahısın yanında olup ona destek çıkmak için ayağa kalktım ki bir anda birbirlerine vurmaya başladılar ve beş-on saniye içerisinde bir kalabalık oluştu. Çevre dükkanlardan gelen bu garsonun iş arkadaşlarının sayısı onbeş kişiyi çoktan bulmuştu.
Bundan sonrasını yazmama bilmem gerek varmı. Ama hepimizin başına gelebileceğini düşündüğüm için yazmak istiyorum.
Bu onbeş kişiye yakın işyeri çalışanı, suçlu! şahısı aralarına alarak dövmeye başladılar, hepsi bir taraftan mağduru yere düşürüp ölesiye vuruyorlardı. Kısa süre sonra jandarma gelip bana göre linç girişimi diyebileceğim kavgayı ayırdı. Linçten jandarmaların sayesinde kurtulan şahıs yüzü gözü kan içinde ayağa kalktığında gelen jandarmalara kimliliğini göstererek dediği ilk şey; kendisinin polis memuru olduğunu ve şikayetçi olacağıydı. O anda o memurun yanında silahının olmaması kendisi için bir şanstı bence.

Terminallerdeki çığırtkanlar sadece bununla sınırlı değil, çoğumuz biliyoruz ki otobüs bileti almak için bankolara yönlendiğimizde de hemen hemen aynı olaylarla karşılaşıyoruz tabii hepsi böyle kötü sonuçlanmıyor.
Sadece Bursa Terminalindemi var bu çığırtkanlar. Hayır gittiğim birkaç büyük terminaldede durum aynı. Çığırtkanların insanların ''özgürcene seçebilme hakkını'' gasp ettiklerine şahit oldum.

Sizin şehrinizdeki terminallerde de durum böylemidir?
Benim yaşadığım şehirdeki otogarda çığırtkanlar mevcut değil diyebilen kimse çıkarmı?
Alıntı:
Kabahatler kanunu:
madde 36.- (1) başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli türk lirası idarî para cezası verilir.
(2) bu fiilin bir ticarî işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye bin türk lirasından beşbin türk lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(3) bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.
rahatsız etme
madde 37.- (1) mal veya hizmet satmak için başkalarını rahatsız eden kişi, elli türk lirası idarî para cezası ile cezalandırılır.
(2) bu kabahat dolayısıyla idarî para cezası vermeye kolluk veya belediye zabıta görevlileri yetkilidir.


Yukarıdaki kabahatler kanunu maddeleri acaba yeterlimidir?
Sizce bu kötü olayların yaşanmaması için neler yapılabilir?
Nasıl çözüm önerileri verilebilir ve ne gibi yaptırımlar getirilebilir?
Wowturkeyin her kesimden okunulduğunuda hesaba katınca inanıyorum ki paylaşacağımız düşünceler zamanla bu rezaletlerin son bulmasında büyük rol oynayacaktır.


En son hakan1616 tarafından Cum 11 Oca 2008, 18:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


ersindonmez

14 yıl önce - Cum 11 Oca 2008, 19:25

Hakan Bey çok güzel bir konuya değinmişsiniz.Bence bunların önünü kesmek için gerekli mercilerin hiç acımadan cezalarını kesmesi gerekir.2-3 kere ceza yiyen kişi aynı hareketleri tekrarlamaya kalkışamaz diye düşünüyorum.Eğer ortada bir ceza var sa ve bu ceza kesilmiyorsa bu ceza gerektiren hareketleri yapanlar daha çok cesaret alırlar sonunda da kendilerini otogarın sahipleri zannetmeye başlarlar.

Tiyatrocu Yılmaz Erdoğan da bu sorunu Otogargara adlı oyununda trajikomik şeklinde dile getirmiştir.



Gökçe Aydın
14 yıl önce - Cum 11 Oca 2008, 19:45

Bu konuda ben maalesef umutsuzum. Şikayet etmenin bir faydası olduğunu düşünmüyorum. Şahsen şöyle çözüyorum bu sorunu : Hiç tartışmaya girmeden, cevap vermeden, göz teması dahi kurmadan hiç tepki vermeden yanlarından yürüyüp geçiyorum çığırtkanların. O zaman genelde birşey yapamıyorlar.

Özer Akyıldız
14 yıl önce - Cum 11 Oca 2008, 19:54

ne tesadüf ki bende bugün istanbul otogarına canım sıkıldığı için gezmeye gitmiştim otobüsleri izlerken bana gelip '' genç nereye'' diye soru soran kişi sayısnı hatırlamıyorum bile; hatta dahada ilginci bir tanesine verdiğim cevapta şöyle oldu ''ben bir yere gitmiyorum'' dedim oda bana '' olsun biz seni götürürüz'' dedi adama laf söylememek için zor tuttum kendimi. bu insanlardan ne köy olur nede kasaba bu insanlara mutlaka çare bulunması lazım

Serhat Atan

13 yıl önce - Pts 11 Ağu 2008, 05:52

Bi de şu her otobüsten inen insanın yanına gelip boş laf edenler olmasa..
Ayrıca alt katın gerçekten otogarlıkla bir alakası yok;başıboş;pis..

Bir de şu son mesajdaki İsviçre otogarını merak ettim;bakalım arkadaş resim çekip yollayacakmış..



Mustafa Noyan

13 yıl önce - Pts 11 Ağu 2008, 16:27

Önemli bir başlık olmuş, tüm terminallerimizde insanımızı ve kendi yolcularının bilet acentesi bulamayacaklarını varsayacak kadar cahil kabul eden bu tiplere tüm şehirlerimizde rast gelebildiğimizden, başlığı "Otobüs Terminallerindeki Çığırtkanlar" şeklinde değiştirerek İstanbul Ulaşım bölümüne alıyorum.

Akın Kurtoğlu

13 yıl önce - Pts 11 Ağu 2008, 16:31

Alıntı:
Bi de şu her otobüsten inen insanın yanına gelip boş laf edenler olmasa..

Otogardaki "çığırtkanlık" meselesinin acilen çözülmesi gerekir. Otobüsünüz otogara yanaşmış, yol yorgunluğuyla valizlerinizi almış, ters yönde yürümektesiniz (İniş peronlarından yazıhaneler istikametinde). Bu durumda bile hâlâ yanınıza koşarak gelen ve "Adana mı abi?", "Kayseri 10 dakka sonra kalkıyor", "Yolculuk ne tarafa, Antalya mı?" gibilerinden şahsınıza yöneltilen zekâ özür sınırını delen kalıplar insanı delirtiyor. Yahu, daha henüz otobüsten inmişim. Görüntüm malûm. Evime gitmek üzere ters yönde yürüyorum. Daha ne yol muhabbeti edersin benimle; ebleğim, şam şeytanım?!

"Merzifon mu?"... Oldu canım. Henüz şu anda Eskişehir otobüsünden indim ama, senin tatlı hatırın için eve girmeden bir de "Merzifon" yapalım bari. Bileti nereden tedarik edebiliriz aceba?

Akın KURTOĞLU


SERDARR1
13 yıl önce - Pts 11 Ağu 2008, 16:41

Aynı sorun benim başımada ne yazık ki gelmişti Bursa terminalinde Konya ya bilet almak için firma gişesine giderken , önümü kesen çıgırtkancı yada ismi neyse işte o , şahıs nereye gidecegimi sordu boşluguma denk gelip ağzımdan Konya lafı çıktı ve bavulumun bir ucu onda bir ucu bende çekişmye başladı , Bursadan doğuya gidecek bir firmaya bilet vemeye çalışıyordu tahminde otobüsü Konya terminalıne bile uğramıyordu ve sonunda bagırmamla bıraktı ama biraz daha münakaşa etseydık ben arkadaşımızın anlattıgı gibi banada linç girişimi olabilirdi.
Terminallerin yönetimleri bu konuya acil bir çözüm bulmaları lazım


Hüseyin C
13 yıl önce - Pts 11 Ağu 2008, 16:43

Ya hiç cevap vermiyorum ya da "biletim var" deyip geçiyorum.

Korkut Varol
13 yıl önce - Pts 11 Ağu 2008, 16:45

Alıntı:
Bu konuda ben maalesef umutsuzum. Şikayet etmenin bir faydası olduğunu düşünmüyorum. Şahsen şöyle çözüyorum bu sorunu : Hiç tartışmaya girmeden, cevap vermeden, göz teması dahi kurmadan hiç tepki vermeden yanlarından yürüyüp geçiyorum çığırtkanların. O zaman genelde birşey yapamıyorlar.


Ben de aynen bu şekilde davranıyorum. Muhatap olundu mu ortalık balçık maalesef..
Günahlarını almak istemem ama böyle bozulmuş ortamda bu çaycıların filan idare ile komisyon karşılığında göz yumma şeklinde bir ilişkileri olduğundan kuşkuluyum.



sayfa 1
ANA SAYFA -> ULAŞIM