Süper bir hazine buldum. Fotoğrafı taradıktan sonra yaklaşlık 2 saattir kırıkları çizikleri temizliyorum.
Temiz hali ile kendime de bastıracağım, süper bir arşiv parçası. Yılmaz hocam sizede bir hediyelik ayarlıyorum bu baskıdan:)
Gültepe dolmuşları diye namı kalan deve renolar. Bu minibüsten pekçok hatta vardı, ama diğerleri değişik markalara ve modellere döndükçe sayıları git gide azalmıştı. En son sadece Gültepe hattının çoğunluk olarak filosu deve reno olarak kalmıştı. Ve bu haliyle uzun süre sadece bu hatta çalıştıkları için, adı Gültepe dolmuşları kalmıştı.
Ön tarafta Neşe Karaböcek yada behiye Aksoy olabilir plak zarfı var, demek ki minibüsümüz son sistem pikaba sahipmiş. Hemen yanında ışıklı GÜLTEPE yazısı görünüyor. O zamanlar hoş bir aksesuardı, şekerleme gibi yuvarlak harfleri vardı.
Ön panjurda ve tamponda göz resimleri var, Maşallah niyetine düşünülmüş, aman göze gelmesin nazar olmasın süslemeleri çok hoş. Ön camın içindeki püsküller, el işi boyama süslemeler ve çamurlukları bir araya getirdiğimizde, faytondan esinlenmeleri görüyoruz. Bu arada Atatürk ve Türk Bayrağı temalı bir aksesuarımızda göze çarpıyor.
İçeride şehirlerarası otobüslerdeki gibi perdeler var. Tüm yan camlar açılabiliyor, yazın püfür püfür.
Ben doyamadım izlemeye, umarım sizlerde beğenirsiniz.
Sanırım bu Reno dolmuşunun fotoğrafı, Gördüren sinemasının yanında çekilmiş... Çünkü Gültepe dolmuşlarının son durağı, sinemanın hemen yan sokağında idi. Resimdeki duvar sinemaya ait olsa gerek...
bu thames çalıkuşu buca hattının isim yapmış minibüslerinden biriydi 67-69 yıllarında şirinyerden geçerken eksoz sesi işçievlerinden duyulurdu o senelerde ben cocuktum yollar bu kadar kalabalık değildi ses yankı yapardı boru çat çat kornalar eksozlar modaydı çalıkuşunu çok iyi hatırlarım
Minibüsün sahibi Muharrem Girçek abimize buradan teşekkür etmek istiyorum.
Plak Neşe Karaböcek olmalı dedi, çünkü çok dinlermiş. Aracın rengi çikolata gibi kahve rengimiş, şimdilerde göremiyorum o rengi dedi. Bende hatırlıyorum o rengi. Benim dolmuş en bakımlı ve en havalı olanı diyor anlatırken Muharrem abi. Hattaki hiç bir dolmuş benimkisi kadar toplu ve temiz değildi, çok fazla hususi servise giderdim bu yüzden derken, o günlewre döndük hep birlikte. O zamanlar hatlı takjsi dolmuşlardan bilirim, HUSUSİ diye yazan ufak levhalar vardı. Özel anlaşmışsa bir yere, onu takardı. Zira hat - güzergah dışına çıkıyordu. Bu çikolata renkli minibüsümüz o senelerde hep tercih edilirmiş. Zaten herşey ortada, araç kendisini gösteriyor. Perdeleri dahi eksiksiz.
Muharrem abi dedim, bu 40 kişi alma efsanesi doğrumu?
Gülerek onayladı. Bana o aracı bulsunlar, 50 kişiden fazla yolcu aldığını herkese ispatlarım dedi.
Vallahi akla hayale sığmaz gibi dursada, adam kendisinden çok emin ve yalan söyleyecek bir durum yok. Ahh be kardeşim, bunları hurdaya atarken bir tanecişğini ayırmazmı insan ahhh ahhh ah...
Evet Fatih arkadaşımızın tahmini doğru. Burası Gördüren sinemasının yan sokağı. O yıllarda Gültepe - Çankaya minibüsleri orada son durak yapardı. Şimdi Çankaya - Çaymahalle minibüsleri aynı noktada son durak yapıyor.
Sinemanın yanında bulunan ve Gültepe Karakoluna çıkan hafif rampalı sokak depolama alanı olarak 50-60 senedir aynı usülde kullanılıyor.
Resim İBB 3D Uygulamasından alıntıdır
Hüdai abimizin eklemiş olduğu fotoğrafta sinemanın iç kısmı görülüyor. Soldaki duvarın arkası dolmuşların alanı. Bu arada benim bildiğim burası İzmir'deki en büyük yazlık sinemaydı.
Cem’in paylaştığı Reno marka Gültepe dolmuşu gerçekten de ender bir fotoğraf.
60’lı yıllarda Reno kullanmış olan birkaç arkadaşım var ama onlardan bir fotoğraf istemeye bir türlü vaktim olmadı. Belki zaman içinde ben de bir iki fotoğraf bulurum.
Dolmuşun durduğu yer Gültepe son durak. Yandaki duvar Gördüren Sineması’nın kapalı kısmının duvarı.
Gördüren Sineması’nın önden görünüşü. Yukarıda afişlerin asıldığı yerin izleri görünüyor.
Gördüren Açıkhava Sineması da büyük bir sinemaydı ama Zeytinlik’te 3 tane büyük açıkhava sineması vardı: Savaşan, Albayrak ve Ülkü açıkhava sinemaları. Ülkü ve Albayrak sinemalarından biri İzmir’in en büyük sinemasıydı belki.
Dolmuşun durduğu yerin hemen karşısında bir kahvehane vardı, buraya ‘şoförler kahvesi’ de derlerdi. Sabahları Alsancak yönüne giden dolmuşların durduğu yer yolun karşısındaydı.
Bir zamanlar, 1970 veya 71’de olabilir, Tepecik Hastanesi’nin yanında trafik polisi bir Reno’yu durduruyor ve içindeki yolcuları çıkarıyor, dolmuşun içinden 40’a yakın yolcu çıkıyor. Bu olayı İzmir gazeteleri haber yapmıştı.
Eski adıyla 'Gürçeşme Yoksullar Evi' , şimdiki adıyla 'Gürçeşme Zübeyde Hanım Huzurevi' önünde, Buca'ya doğru yol alan muhtemelen bir Buca dolmuşu, tarih 1974
1974'de tamamı İzmir'de çekilen filmdeki Reno dolmuşu...
Filmdeki hastanenin yeri hakkında bilgisi olan varsa, paylaşırsa çok iyi olur...
Sokak Şarkıcıları filminde görünen Sağlık Hastanesi, Alsancak'ta, fotoğraftaki Atatürk Kapalı Spor Salonu'nun sağında görünen binadır. Bu hastane 60'lı yıllarda İzmir'in ilk özel hastanesi olarak isim yapmıştı.
1969 yılında Atatürk Kapalı Spor Salonu'ndaki bir müsabakada kolum çıkmıştı ve ilk tedavi için bu hastaneye götürülmüştüm.