Bafra İlçesi Osmanlı İmparatorluğu devrinde Trabzon iline bağlı Canik Sancağına ait bir yerdi. Salname kayıtlarına göre 1854 yılı sonlarında kaza merkezi olduğu anlaşılmaktadır.
İmparatorluk zamanında 1876 harbinden sonra Kırım'dan Bafra'ya çok sayıda Türk gelmiştir. Daha sonraları çıkan Balkan ve I. Dünya savaşları Türk halkının azalıp, fakirleşmesinin, azınlık olmalarına rağmen Rum ve Ermenilerin iktisadi hayatı ellerine geçirip zenginleşmelerini sağlamıştır.
Bundan dolayı cesaretlenerek Rum- Pontus imparatorluğunu kurma hevesine kapılan Ermeni ve Rumlar Mavri Mira Cemiyetini burada kurmuşlardır. Fakat 1919'da Milli Mücadelenin başlamasıyla bu amaçları gerçekleşmemiş, daha sonra Batı Trakya'daki Türklerle değiştirilmişlerdir.
Bafra, Cumhuriyetin kurulmasından bu yana Samsun ilinin büyük bir ilçesi olarak yerini muhafaza etmiştir.
Meydanlar kentlerin kalbinin attığı yerlerdir. Aynı zamanda meydanlar kentlerin çehresidir. Bafra Cumhuriyet Meydanını ülkemizdeki diğer Cumhuriyet Meydanlarından ayıran tek özelliğinin boş bir alan yerine içinde havuzu olan bir park olarak düzenlenmiş olmasıdır.
“Kent meydanları, genellikle kent ulaşımının düğüm noktalarında bulunan, önemli prestij yapıları ile çevrili açık ve geniş mekânlar. Kent meydanları, kentlinin ev dışında sosyalleştiği yaşam merkezleridir. (Yılmaz Ergüvenç)
(+)
“Meydanlar, kentlere, kasabalara, köylere kişiliğini kazandırır. Randevular meydanlarda verilir, kitleler meydanlarda bir araya gelir, kutlamalar ya da protestolar meydanlarda yapılır. Kentlerin tarihleri biraz da meydanlarında yazılır. Günümüzde yüksek yapıların arasına, dar sokaklara sıkışan insanlar için bir nefes alma alanıdır aynı zamanda.
Eski yerleşim bölgelerinin meydanları çevrelerinde mutlaka birkaç tarihi eseri de barındırır. Bu bir dikilitaş, bir çeşme, bir heykel, bir saat kulesi veya yüzyıllık bir çınar ağacı olabilir.” (arkitera.com)
Kentlerin ana meydanlarından başka bir de önemli kavşakları vardır. İlçemiz Bafra için önemli bir nokta da şu meşhur BEŞYOL kavşağıdır. İlçenin batı yönünden çıkış kapısıdır adeta. Beş hatta benim sayımıma göre altı adet yolun kesiştiği bu noktanın sembolü de ünlü BEŞYOL ÇEŞMESİ'dir.
Ancak o da biz insanlar gibi hayatın yükünü omuzlamış gidiyor. Ne lüzumu vardı kocaman tabelayı sırtına yüklemenin... Bir de etrafını saran seyyar satıcı esnafı kardeşlerimizden bir yol bularak kendisine rahatça ulaşabilseydik...
Beşyol'un ortasından dört bir yanın fotoğrafları
(+)