Ana Sayfa 892 bin Türkiye Fotoğrafı
Mehmet!

6 yıl önce - Prş 03 Oca 2008, 12:51
Yaşlısına Evde Bakanlara Maddi Destek


Yaşlısına Evde Bakanlara Maddi Destek

Hükümetten çok yerinde bir reform daha.

Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, yaşlı aile fertlerini huzurevine göndermeyip yanında bırakanlara maddi destek sağlayacaklarını söyledi.

Çubukçu, "Önümüzdeki dönemde özürlülere yaptığımız gibi yaşlılar için de evde bakım hizmeti modeli geliştiriyoruz. Yaşlısına bakana bir maddi destek sağlayacağız. Bunun da planladığımız şekilde aileyi merkez alan ve güçlendiren hizmet modelimizde önemli bir yer oluşturmasını ümit ediyoruz" diye konuştu.

İlgili Haber


Burç

6 yıl önce - Prş 03 Oca 2008, 12:52

Ama elektriğe 2 kuruş zam yapılacak...

Sefer GİRİŞEN

6 yıl önce - Prş 03 Oca 2008, 22:00

Çok yerinde bir uygulama olur.Özellikle küçük yerleşim yerlerinde ve kırsal kesimlerde yaşlıların durumu ne olursa olsun kimsesizler veya güçsüzler yurduna verilmesi çok nadir bir durumdur.Fakat maddi imkansızlıklar yüzünden gerektiği gibi bakılamıyorlar.Bu ailelere maddi destek verilmesi umarım en kısa zamanda gerçekleşir.Eğer kaynak bulunamıyorsa elektriğe 2 değil 5 kuruş zama da razıyım.

Rabia Aydın
6 yıl önce - Prş 03 Oca 2008, 22:09

Parayı duyan anne babasını yanına almaya yönelir. Ama Devlet parayı öderken anne babanın bakılıp bakılmadığını takip te etmesi gerekir. Yerinde bir uygulama. Başarılı olması dileğimiz. Bizim Avrupalılardan ne eksiğimiz var. Oralarda yıllardır uygulanıyor. Üstelik devlet eve hemşire gönderiyor!

Hasan Köseoğulları

6 yıl önce - Prş 03 Oca 2008, 22:39
Yaşlısına Evde Bakanlara Maddi Destek


Benim Köyümde,Kasabamda Beyaz Melek'deki kötü örnekleri görmek çok zor,hatta imkansızdır. Zaten bu kötü örnekler daha çok Büyük Metropollerde ve Şehirlerde görülmektedir.Tabii burdaki herkeside şuçlamayalım,Buralardada Anne , Baba , Dede ve Ninelerine son hallerine kadar bakanlarımızda vardır.Bu kötü örneklerin görülme olasılığı az olmakla beraber,Yaşanan olaylar yüreklerde burkulmalara,sızlamalara yol açmaktadır.
Acaba bizim çocuklarımızda bu kötü ,örneklemi hareket ederler.Eeee,Taabiiki bu çocular büyüklerini örnek olarak görmekte ve onlar gibi yaşam şekillerini kurmaya çalışmaktadır.Hani Atasözü der ya"Ne ekersen onu biçersin".Bu söz tam bu durumu yansıtmakta.
Kırsal kesimde Yaşlılara daha iyi bakılmakta onlara degil bir kötü söz söyleme yada hareket yapma ,Saygıda asla kusur gösterilmemektedir.
Bilmiyorum biz böyle gördük böyle yaşıyoruz.İnşallah Çocuklarımızda iyi örneklere göre davranırlar.Haa birde Anadoluda bir deyiş var:" EDEN BULUR"..Anne ,Baba ve diğer büyüklerine yaşlılıkda ,Hatta normal yaşamlarında kötü muamele eden çocuklar,Aynı muameleyi kendi çoçuklarından görürler.
Yinede Allah Devletimize zaval vermesin .Bu kötü duruma düşen Yaşlı ve bakıma muhtaç kişileri HUZUREV'lerinde barınma ,bakılma imkanı saglamaktadır.Azda olsa kötü davranışlara rastlansada,genelde bu kişiler iyi bakılmakta.Gerek devlet kuruluşları, Gerekse Belediyeler ve Hayırsever kuruluşlar bu konuda ilği alaka ve tüm yardımlarını esirgememektedirler.
Ne diyelim ...ALLAH ELDEN AYAKDAN DÜŞÜRMESİN..AAMİİİİNN....


Eren Kurus

6 yıl önce - Prş 03 Oca 2008, 22:54

Bakalim bu iste yesil kart hesabina donermi Kimbilir kac kisi anne baba vefat ettikten sonra hala para almaya devam edecek.

Necmettin K.

6 yıl önce - Prş 03 Oca 2008, 22:56

Bu tarz yaklaşımlarla yaşlı bakımının daha iyi olacağını iddia etmek çok basitinden sadece gülünç gelmektedir.

Yaşlılarına Devletin vereceği para ile bakacaklar varsa vay onların ve de baktıkları yaşlının haline.

Ankarada ,Sakarya Caddesindeki Dalyan balıkçısından denizlerimize ve balıkçılığımıza nasıl yorum yapılabilirse, yaşlılarımıza da ancak böyle bir yorum yapılabilir.

Öncelikle yaşlı bakımı gerçekten yüksekokul veya tıp fakültesi diploması değil ama ihtisas gerektiren bir olaydır. Özellikle palyatif bakım sadece doktor-hastabakıcı ikilisi ile de yetinilmeyip diğer sosyal bilim ve psikyatrların da destek olacağı bir bakım türüdür.

Yaşlı bakımında ,yaşlının kendisine psikolojik yardım gerekmiyorsa bile, bakıcı aile ve çocuklarına ki, bunlar özbeöz çocukları ve torunları bile olsa yardım gerekiyor.

Kaldı ki kurumlarda yaşlı ve hasta bakımı, evde aile yanında bakımın enaz birkaç misli daha pahalıdır. Örneğin çocuklara yuvada bakım ile yaşlılara yurtta bakım için bina tesisler, personel, barınma ve bakım imkanları ve diğer ihtiyaçlar gerekmektedir.

Ailede bakım hiçbir yan tesis veya sisteme ihtiyaç duymazken , çoklu bakımlarda bu durum maliyeti kat be kat artırmaktadır.

Bir de yaşlılara evde bakanlara maddi destek ifadesini ben acizane kendim çok ilkel ve de insani duygulardan münezzeh bulmaktayım.

Başka bir ifadeyle, yaşlısına candan bakmayana maddi detsek vererek onların aile içinde bakımını sağlayalım demek, neredeyse Van valiliğinin evde Vankedisi besleyene 50 YTL yardım vereceğiz gibi algılamaktayım.

Devkete ait yaşlı bakım evleri gerçek kapasitelerinin çok altında bir sayıya hizmet etmektedirler. Bir de yaşlıları evde bakım adı altında kurum yerine eve bağlamanın ciddiyetini kavramakta zorluk çekiyorum.

Yine başka bir ifadeyle profesyonel bir futbolcuya, kavgalı olduğu takım ve antrenörle parası için oynamayı teklif etmek gibi birşey aklıma geliyor. Gerçekten yaşlısına bakacak olsaydı , hiç sokağa veya devletin yaşlı bakım evine bırakırmıydı?

Aynı soruyu sizlerin şahsına değiştirerek sorsam; çocuklarınızdan kovularak ayrıldığınızı, sizi istemediklerini, onlara yük olduğunuzu, fazladan bir boğaz olduğunuzu söyleyenlerin yanına giderek, onların Devlet yardımından faydalanmasını istermisiniz?


Necmettin K.

6 yıl önce - Cmt 05 Oca 2008, 00:10

Alıntı:
Hükümetin, acil eylem planında bir yenilik yaparak aile statüsünü geliştirme, aile kurumunu güçlendirme ve aile üyelerinin bir bütün olarak yaşam standartlarını yükseltme hedefi koyduğunu bildirdi.

Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün yaptığı çalışmalara da değinen Çubukçu, genel müdürlüğün 2006 yılında gerçekleştirdiği Aile Yapısı Araştırması"nın 5 yılda bir tekrarlanması için girişimlerde bulunduğunu kaydetti.


Aile kurumunu güçlendirmeden bahseden bir Devlet yetkilisinin, güçlendirmek kavramına bakışını değerlendirmemiz gerekmektedir.

Geliri olan aile güçlüdür, ya da geliri az olan aileye biraz katkıda bulunursak o aile kurumu güçlendirilir gibi bir anlayış hatalıdır. Belki bu satırları ve yapıcı eleştirilerimizi okuyan bir yetkili konuyu ilgilelere ulaştırır inancıyla şunları dile getirmek istiyorum:Aile kurumunu güçlendiren faktörlerde maddiyat en son gelen unsurlardandır.

Mutlaka insanların büyükşehirlerde ekonomik olarak güçlü olması, ailesine daha hakim olmasına ve kendi ihtiyaçlarını başkalarına bırakmadan karşılamasına imkan sağlayacaktır. Ancak aile kurumunu güçlendiren en başta unsurlar ise; Güven, Sadakat, fedakarlık, samimiyet, Açıklık, Hoşgörü ,Saygı ve Sevgidir.

Aile bireylerinin yaşam standartlarını yükseltmek için mutlaka ek gelire , ya da Devletin bütçesinden iyaşe vermesine gerek varmıdır? Bakın ben sizin standartınızı yükseltmek için biraz para veriyorum, alın harcayın bunu, ihtiyaçlarınız karşılanınca standartınız yükselecek demek çok yanlış geliyor.

Bunun yerine, "Ey vatandaşım! Siz haysiyetli ve merhametli, ana ve babasını seven bir insansınız. Ben de Devlet olarak sizin gibi insanları seviyorum. Keşke benim vatandaşımın % 100'ü sizin gibi olsa. Ben de sizlere Devletin sosyal imkanlarını sunuyorum ve sizleri asla kimselere muhtaç bırakmayacağım." diyen bir anlayışı tercih ederim.

Evde yaşlısına bakan aileye para yardımı yerine , onurlu insanlara sadaka babından yardım etmek yerine onlardan vergi kesmemeyi tercih etse bence daha onurlu bir davranış olur kanaatindeyim. Bu ülkede birçok çalışan ve emekli grubundan gelir vergisi alınmamaktadır. Böyle ailelerin çalışanlarından da gelir vergisi kesilmemesi yoluna gidilebilir.

Şimdi, ne farkı var, ne değişti, birinde doğrudan yardım, diğerinde dolaylı destek diyebilirsiniz. Fakat , yaşlısına baktı diye alacağı asgari ücreti bankaya çekmeye giden vatandaşın moralini bir de ona sorun. Ama maaşından vergi almayarak onu onure etmenin farkını farketmeyenler anlayamazlar.

Asgari ücret kadar yardım yapan devlet, yaşlısının fizik tedavi ve kaplıca tedavisi gibi masraflarını karşılasa, onlara yılda 10 veya 15 gün süreyle tatil yaptırsa, ya da daha farklı sosyal yardımlar yapsa daha bir ciddi davranış olurdu diye düşünmekteyim.

Para yardımı yapan devletin bir başka kurumu, yani Üniversite hastaneleri ise aynı yaşlılardan farklı para almadan öğretim üyelerine muayene yaptırmamaktadırlar. Para yardımı veya gelir vergisi kesmemenin yanında keşke istediği hekime muayene olma hakkı tanısa daha makbule geçer.

Kayınvalidem rahmetlinin yaşaması için tıppın tüm gerekleri yapılmıştı, ama ben yine de kendisini mutlu etmek ve bir evlat olarak vazifesini yapmış olmanın vereceği rahatlığı düşünerek, ülkenin en ünlü isimlerine çok yüksek ücretlerle muayene ettirmiştim.

Paranın yerine başka destekleri yapmış olmalarını muhakkak istemekteyim. İnşaallah bu mesajım birileri tarafından dikkate alınır.


Ayseni Toker

6 yıl önce - Cmt 05 Oca 2008, 01:37

Umarım bu da suistimal edilmez, yıllarca ölen kişi üzerinden emekli maaşı alan insanlar da oldu. İyi ve iyi niyet ile düşünülmüş bir proje, ancak dediğim gibi suistimale çok açık, sıkı takip gerekli. Gereken kişiye yardımın gidip gitmediği kontrolü yapılmalı...

Çetin KOŞAR

6 yıl önce - Cmt 05 Oca 2008, 01:49
Beli Bükük Yaşlılar


Eğer ölmezsek hepimiz yaşlanacağız. Nesli olmayanların Bakımevinde kalmasını anlarım da çoluğu çocuğu olan yaşlılarımızın buralara terkedilmelerini anlayamam.

Cemiyetler dayanışma ile yaşlısı genci birbirlerine sevgi ve saygıyla ayakta kalırlar, ancak bu şekilde toplum huzur bulur. Tıpkı yarış atı gibi yaşlılar, artık sizin işiniz bitti, sizin faydanız yok diye terk edilirse o toplum çöker.

"Eğer süt emen çocuklar, beli bükük yaşlılar, otlayan hayvanlar olmasaydı, üzerinize azâb sel gibi gelirdi" (Hadis)


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET