Daha düne kadar demiryolunu takip eden telgraf direklerimiz de vardı. Bazen bu tellerden ince bir tınlama sesi duyardık da “konuşanların sesi” zannederdik çocukluk aklımızla. Şimdi bu direkler, teller ve fincanların da hiç birisi yok. Ama, Ahmet Yamacı'dan alınan uşşak makamındaki şu İstanbul türküsü var. (Ooof of)
TELGRAFIN TELLERİ
Telgrafın tellerine kuşlar mı konar
Herkes sevdiğine yavrum böyle mi yanar
Yanıma gel yanıma da yâr yanı başıma
Şu gençlikte neler geldi cahil başıma
Telgrafın tellerini arşınlamalı
Yar üstüne yar seveni kurşunlamalı
Yanıma gel yanıma da yâr yanı başıma
Şu gençlikte neler geldi cahil başıma
Telgrafın direkleri semaya bakar
O senin mahrum bakışın çok canlar yakar
Yanıma gel yanıma da yâr yanı başıma
Şu gençlikte neler geldi cahil başıma
/Ahmet YAMACI