Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
CEMALİ
11 yıl önce - Çrş 19 Arl 2007, 21:12

Alıntı:
Yolcu olmadığından olabilir. Türkler denizi sevmez.


Türkler denizi sever hemde öyle bir severki İstanbul'daki vapurları dünyaya bedel. Bence tek sorun reklam. İDO'nun reklama ağırlık vermesi hemde çok ağırlık vermesi lazım, etrafa kağıt afişler asarak Marmaranın renkleri demekle bu iş çözümlenemez.

Birde şöyle bir düşüncem var;

İDO'nun halkla ilişkiler departmanındaki görevli personel İstanbul'da gün gün seminer tarzında bilhassa hiç vapur kullanılmayan bölgeler başta olmak üzere vatandaşımızın bu deniz taşıtlarını neden sık kullanmadığı konusunda görüşlerini almalı ve böylece bunları düzeltme yoluna gitmeli belkide insanlar vapurların temizliğinden yada denizden korktuğu için binmiyor, işte bu tip kronik sorunlarla ilgili çözüm geliştirilirse işin içinden çıkılır gibi görünüyor.

NOT: İDO az yolcu taşıyıp fazla kar etmediği hatlardaki zararı acaba belirli hatlarda fiyat yüksekliği yaparak telafi ediyor olmasın?

CEM HOŞGÖR...


Ali Melih Atafırat

11 yıl önce - Çrş 19 Arl 2007, 21:27

Deniz yolunu cazip kılmak için deniz yolunun karayolundan mutlaka daha hızlı veya çok daha ucuz olmasını sağlamak lazım. 10 - 15 dakika bile geç gitse, yolcular diğer vasıtayı seçecektir. Örneğin 1970 yılında köprü'den Beykoza günde 13 sefer varken, şimdi, o da yalnız akşam saatlerinde olmak üzere, 3 sefer var. Pendik - Kabataş veya Kabataş - Bakırköy hatlarında da, eğer yolculuk süresi, karayolu taşıtlarına göre daha uzun sürecekse aynı problemin yaşanma olasılığı yüksek. Ayrıca bu hatlar lodosu yandan yedikleri için, yaz hariç her zaman çalışamayabilirler. Yani daha hızlı ve denize dayanıklı gemiler gerekir diye düşünüyorum.

Selamlar

Ali Melih Atafırat


sinan84
11 yıl önce - Çrş 19 Arl 2007, 22:09

Selamlar,

Istanbul´lularin cogunun deniz ulasimini tercih etmemesinin (bana göre) temel nedeni :

1- Sefer SIKLIGININ azligi
2- Kalkis saatlerinin halk arasinda cok bilinmemesi
3- Istanbul´daki yerlesim bölgelerinin yapisi, insanlari IC BÖLGEDE kalmasini tesvik eder nitelikte kurulmus... Ic kesimdeki semtlerin, Sahil ile baglantilari pek iyi degil... mutlak vardir, ama yeterli degil...
4- bir de insanimiz birseyi bi kere tecrübe etti mi (isterse 30 yil önce tecrübe etmis olsun), söyle bi düsünce hakim olur "ya kardes, kim ugrasacak simdi teee sahile in, deniz otobüsünü bekle(vapur da olur:)), otobüs gelecek de, iskeleye yanasacak daa, yolcular inecek deee, biz de binecezz... bir de kalkip yol alacak... uzun is abi, cok zaman kaybi"
evet bende en azindan hep böyle bi düsünce hakim olmustur kendimden örnek vereyim:

K.cekmecede oturuyordum Istanbul´dayken. genelde Besiktas, Taksim ve de Maslak civarlarinda isim olurdu (okul ve arkadas cevresi)... fakat yolculuk sürelerinin zaten uzun sürmesi sebebiyle bir kosusturma icerisinde oldugumuz icin, vakit kaybini minimuma indirme calismalarimiz oluyor ve bu arada gidip de Bakirköy´deki deniz otobüsü iskelesinde "hangi hat saat kacta kalkiyor" gibi ugrasilarla kaybedecek daha fazla vaktimiz olmuyordu...

bir de Bakirköy IDO, Bakirköy meydana cok uzak kaliyor... yani yayan yürümek uzun süren bi is... "ULASIMDA" olan kisi mümkün mertebe hizli yol almak ister ve bu arada yaylana yaylana yürüyerek (Meydan-IDO: tahminen 10-15dakika yürüme mesafesi) zaman kaybetmek istemez... hele bir de IDO seferinin saat kacta oldugunu bilmeden, sürpriz yasamak icin "benim gibi düsünen" insanlar HIC gitmez... Ancak ve ancak isim Bostanci´ya düser, Kadiköy meydanina düser, o zaman gider beklerim 10 15 dakika iskelede... cünkü cok kestirme oluyor o zaman... ama Avrupa yakasindan Avrupa yakasina deniz ulasimi cazip gelmiyor pek...

Hele bir de Metrobüs geldi ya, artik mesela Avcilar´da otursaydim söyle düsünürdüm : "yahu iskeleye kadar inecegime, cikarim Metrobüse, dakikada 1 kalkiyor zaten, 25 bilemedin 30 dakikada (maximum degerleri kullanmaya calistim) Topkapi´dasin... oradan da 1 dolmus... hoop taksim... kim ugrasir IDO´ya incen, kalkis saatini bekleyecen, sonra Kabatas´a varacan, ardindan Taksim´e gitcen... sabaha ancak varmis olurum, kalsin abi..." seklinde olurdu düsüncelerim...

IDO´nun ihtiyaci olan seyler:

Reklam
Daha fazla vapur, otobüs
Daha SIK seferler
ve herseyden önemlisi merkeze uzak kalan iskelelerine bir sekilde ulasim hizlandirilabilmeli...

verdigim örnekler genelde Bakirköy IDO´su üzerineydi, bana yakin olan bi iskele, digerleri hakkinda cok fikrim yok, ama gördügüm kadariyla Bostanci, Kadiköy, Kabatas ve Eminönü´ndeki iskeleler merkeze yakin ve cok uzak bi mesafede degil... Ama Bakirköy pek "ulasilir" gibi degil... gerci Bakirköy-Beylikdüzü LRT projesi var, daha temelini atamadilar... ona bi baslasalar, o zaman Beylikdüzü´ndeki vatandas da 1 vasita ile iskelede olur, 2cisiyle de Bostanciya varmis olur ama o hat yapilana kadar..........

bir de tüm yaziyi yazdiktan sonra aklima Yenikapi IDO geldi... Tüm trafik YÜKÜ Aksaray üzerinden akip giderken ve Yenikapi´nin pek bi cazibesi yokken, tercih edilen bir iskele oldugunu sanmiyorum (büyük araba vapurlari, yalovaya, bandirmaya gidenler müstesna)... bu iskele de ic kisma biraz uzak... banliyö treninden inen biri bile söyle bi düsünür, "yahu acaba IDO´ya kadar yürümek mantikli mi?" diye... cünkü yine saat kacta kalkar, seyahat süresi nedir pek bilinmemekte... Karadaki ulasimi kestirmek ve tahminlerde bulunmak daha kolay, yillarin tecrübesi yatiyor insanlarin icinde ama deniz...?! bilemiyorum... tesvik sart, özendirmek sart ve hizli ulasimi isteyen Istanbul´luya da hizli hizli giden IDO lazim (yavas oldugunu ima etmiyorum, daha da hizli olmasi gerekiyor ki, tatmin etsin:D)

ama belirtmem gerek bi nokta var, 2 yaka ARASINDAKI seferler gercekten cok cazip ve bu tip durumlarda genellikle kullanmisimdir... fakat ayni yaka sözkonusu olunca?!?!.... bilemiyorum... tanitim sart...

yine cok uzun yazdim, kusuruma bakmayin

Saygilar



Akın Kurtoğlu

11 yıl önce - Cum 21 Arl 2007, 02:34

Sinan, nedenleri güzel analiz edip maddeleştirmiş...

Alıntı:
2- Kalkis saatlerinin halk arasinda cok bilinmemesi

Kalkış saatleri, ücretsiz olarak dağıtılacak sağlam bir kentiçi toplutaşıma rehberi ile ve birçok noktaya görünür şekilde iri puntolarla dizilerek asılan, hatta, gerekirse gazetelere dahi verilen ilânlarla rahatlıkla duyurulup yaygınlaştırılabilinir.

Alıntı:
3- Istanbul´daki yerlesim bölgelerinin yapisi, insanlari IC BÖLGEDE kalmasini tesvik eder nitelikte kurulmus... Ic kesimdeki semtlerin, Sahil ile baglantilari pek iyi degil... mutlak vardir, ama yeterli degil...

Sahilde oluşturulacak işlevsel iskelelerle, iç kesimlere yolcuyu transfer etmek için, İETT (ve hatta ULAŞIM AŞ) ile işbirliği şart. Dinamik besleme hatlarıyla mekik seferler yapılarak, her sefer karşılanabilir.

Alıntı:
4- bir de insanimiz birseyi bi kere tecrübe etti mi (isterse 30 yil önce tecrübe etmis olsun), söyle bi düsünce hakim olur "ya kardes, kim ugrasacak simdi teee sahile in, deniz otobüsünü bekle(vapur da olur:)), otobüs gelecek de, iskeleye yanasacak daa, yolcular inecek deee, biz de binecezz... bir de kalkip yol alacak... uzun is abi, cok zaman kaybi"

İstanbul gibi bir metropolde, bazen radikal kararlar alınması gerekebiliyor. İnsanların alışkanlıklarının kökünden değiştirilebilmesi mümkün aslında. Onların işine çok daha yarayacak alternatifleri ön plana çıkartıp, evvelki kısır ve sıkıntılı seçenekleri ya azaltarak ya da tamamen iptal ederek, yeni oluşturulan alternatiflere yolcuları kaydırmak imkân dahilinde...

Alıntı:
1- Sefer SIKLIGININ azligi

Arz talebi, talep de arzı doğuracaktır. Üstteki önlemler alındığı taktirde, kendiliğinden şekillenecek bir detay yalnızca...

Akın KURTOĞLU


Rifat Behar
11 yıl önce - Cum 21 Arl 2007, 18:27

Bence bu önemli fikir hususunda IDO'dan toplantı talebinde bulunalım. İddia ediyorum profesyonalce uygulanırsa çok başarılı olur ve İstanbul'un ulaşımında yeni ufuklar açılır. İstanbul'da yollar bitti, metro inşaatları yavaş ilerliyor. Radikal adımlar atıp radikal çözümler bulmak lazım. Denizler bedava yol sağlıyor ama kullanmayı bilmiyoruz.



Gökçe Aydın
11 yıl önce - Cmt 22 Arl 2007, 03:52

Anadolu ve Avrupa yakalarında Turyol motoru benzeri motorlarla yapılacak bu türden seferlerin seyahat süresi bakımından karayolu ile rekabet edebileceğinden emin misiniz? Unutmayın ki sahil yolu gibi bir rakibi olacak bunun. Genelde sahil yollarından fazla otobüs hattı geçmiyor ama denizyolunun kullanımının en önemli çıktılarından biri de insanları otomobillerinden vazgeçirmek olmalı. Aksi takdirde otobüs yolcusunu teknelere aktarmış olacağız sadece. Bu da bir miktar kârdır tabii ki, ama insanlara otomobillerini bıraktırmak gibi bir şeyin yanında ben bu kârı önemsiz görürüm. Bence öneriler ortaya atılırken "bu hatlar otobüs yolcusunu çeker mi" sorusundan ziyade "bu hatlar vatandaşa otomobilini bıraktırır mı" sorusuna cevap aranmalı.

Akın Kurtoğlu

11 yıl önce - Cmt 22 Arl 2007, 05:04

Hayır... Maalesef İstanbullu kolay kolay otomobilini bırakmaz... Ama toplutaşıma araçlarının işlerliğinde bir iyileştirme ve hızlanmaya sebebiyet verir. Daha seri hatlarla, daha esnek taşımacılık ve iki yaka arasında, doğu-batı doğrultusunda daha hızlı bir aktarımın önünü açar. Turyol motorları ile değil de, İDO'nun deniz otobüsleri marifetiyle bu hatlarda seferler gerçekleştirilmelidir tabi ki...

Akın KURTOĞLU



Murat Caner
11 yıl önce - Cmt 22 Arl 2007, 10:01

Alıntı:
1- Sefer SIKLIGININ azligi
2- Kalkis saatlerinin halk arasinda cok bilinmemesi
3- Istanbul´daki yerlesim bölgelerinin yapisi, insanlari IC BÖLGEDE kalmasini tesvik eder nitelikte kurulmus... Ic kesimdeki semtlerin, Sahil ile baglantilari pek iyi degil... mutlak vardir, ama yeterli degil...
4- bir de insanimiz birseyi bi kere tecrübe etti mi (isterse 30 yil önce tecrübe etmis olsun), söyle bi düsünce hakim olur "ya kardes, kim ugrasacak simdi teee sahile in, deniz otobüsünü bekle(vapur da olur:)), otobüs gelecek de, iskeleye yanasacak daa, yolcular inecek deee, biz de binecezz... bir de kalkip yol alacak... uzun is abi, cok zaman kaybi"


Eğer denize ilgili olsalar yolcu sayısı artar sıklık da artar. Bir yolunu bulup saatleri öğrenirler. Otobüs saatlerini her dakika duyuruyorlar mı? Hayır. İç bölgelere yerleşim Marşal yardımının eseridir. Eğer zamanında halk gemisini bırakıp karadan ulaşıma kaymasaydı yerleşim böyle yukarı kaymazdı.

Yani bütün sorun Türklerin denizi sevmemesinden. Annemdenbiliyorum. Ben gemiler için delirirken o adımını atmıyor. Bir kez oldu bittiye getirip bindirdim bir hafta konuşmadı benimle.

KDU'nun relâmlarını bizzat ben yapıyorum. Kendim 50 kişi ile yüz yüze görüştüm. Konuştuklarım oralı bile olmadı. Sonuç ortada. İstanbul'a 60 kişi gittik ve geldik.


Rifat Behar
11 yıl önce - Cmt 22 Arl 2007, 12:19

Harita üzerinde ufak bir çalışma yaptım. Tur-yol motorları Beşiktaş (veya Kabataş)-Bostancı arasını 50-55 dk'da alır.

Bu yolu mesela iş çıkışı trafiğin yoğun olduğu bir saatte ne kadar zamanda alırız? Ben bu güzergahta seyahat etmediğim için bilmiyorum.

Mesela:

- Beşiktaş (veya Kabataş)'tan vapurla Kadıköy, arkasından dolmuş
- Beşiktaş (veya Kabataş)'tan vapurla Kadıköy, arkasından İETT otobüsü
- Taksim'den Bostancı'ya Boğaziçi Köprüsü'nden İETT otobüsü

Bir karşılaştırma yapabilir miyiz?


cenkeren
11 yıl önce - Cmt 22 Arl 2007, 12:32

Mesela,sirkeciden haremin yanısıra bostancı,kartal,kadıköy gibi yerlerede feribot iskelesi kuracaklar. bostancı ispark otoprakının içinden geçen bir bölme yapacaklar,araçlar burdan giriş çıkışlarını yapacaklar.kadıköydede inciburnundan moda arkasına çıkan bir yol verecekler,kartalda zaten var,böylece feribot daha cazip hale gelir,başka türlü haremde oturmuyorsan yine istanbul trafiği var,ne gerek var psikolojisi oluşuyor.



sayfa 2
ANA SAYFA -> ULAŞIM