İTÜ öğretim üyesi, antropolog Timuçin Binder'e göre, Orta Asya'dan bugün Türkiye'de yaşayanların yüzde 10-15'i gelmiş ve nüfus yapısını da değiştirememişler.
Gen araştırmalarının sonucuna göre Türkler'e, İranlılar, Ürdünlüler, Yunanlılar, Süryaniler yakın. Türkiye ile İran arasındaki genetik mesafe Türkiye ile Türkmenler arasındaki mesafeden daha azmış.
Tuva Türklerinin Türkiye'deki insanlarla genetik bağlantısı yokken, Türkiye, İran ve Yunanistan genetik açıdan birbirlerine ayrılmaz biçimde çok yakınmış.
[Bir haberle ilgili link vereceginiz zaman lutfen genel bir internet sitesi ismini degil, habere ozel linki belirtin. Aksi halde, hele ki uzerine 1-2 gun gectiginde kaynak vermemis olmaktan ote olmuyor durum. Tesekkurler. - Erkin - Sal 11 Arl 2007 00:07 ]
Iyi de bu aciklamalar gocu efsane yapmiyor ki. Gocedenlerin sayisi gocedilen bolgedeki yerli halktan cok daha az oldugu icin zaman icinde genotipin asildan uzaklasmasi, lokale yaklasmasi son derece dogal. Calisma cok enteresan ama bu konuya atilan baslik medyatik olmus. Esasi yansitmaktan uzak.
Bu yazıyı bende okudum.Yaklaşık 40.000 yıldır bu topraklarda türklerin varlığından bahsediyor ve şimdiki türklerin genetik olarak iranlılara,rumlara,ürdünlülere ortaasyadaki türkmenlerden daha yakın olduğunu söylüyor.Fakat bilinen tarihi baz alırsak,zaten 1000 yıldır burdayız ve yapılan evlilikler şu bu vesaire ile genetik olarak komşularımıza yakın olmamız normal.
Bu konuyu çokça tartıştığımızı hatırlıyorum ve neler yazıldı neler. Bu antropologlarla yola çıkmak imkansız. Orta Asya'dan yola çıkan Türklere Anadolu'yu buldurmazlar; Türklerle Yunanlıların, Ermenilerin, İranlıların genetik akraba olduklarını söylemelerine de artık şaşmıyorum lakin daha ileri geçip genlerden hareketle insanoğlu dışında da akrabalar üretip her şeyi genlere bağlamaları yok mu, artık söyleyecek söz bırakmıyorlar. Biz Türküz kardeşim, genetik ilmi ne derse desin, biz ilmen Türküz. Çünkü, Türklük, bir şuurdur, bir bilinçtir, bir kültürdür. Bunu genetikçiler ne zaman anlayacaklar acaba?
Araştırmalarım sonucu 'Türk' kelimesinin Taurus kelimesinden geldiğini kanıtlıcam yakında. Toros dağları'da bu kelimeden geldiği için, Türklerin binlerce yıl Anadolu'da yaşadığı ortaya çıkıyor. Türklüğün ırk ile ilgisi yok. Dil, kültür ve yaşam tarzıdır. Ve 'Türklük' Orta Asya'dan Anadolu'ya değil, tam tersi, Anadolu'dan Orta Asya'ya dağılmıştır. Taurus 'zamanından' kalan Toros Dağları, Tour, yani Tur insanlarının yaşadığı sınırı gösterdiği için Toros ismi verilmiştir milattan 3-4 bin yıl önce.
Orta Asya'dan Anadolu'ya göç edenler bir azınlıktır. Alparslan Adanolu'ya ayak basdığında Anadolu boş değildi. Dünyanın en kalabalık bölgesiydi.
Bu arada Türklük ırkla ilgisi yok derken, binlerce yıl önceki Taurus zamanındaki yaşayan insanları kasettim. Şuanki Türklük kavramı başkadır.
Çünkü, Türklük, bir şuurdur, bir bilinçtir, bir kültürdür
Gorusune nasil 100% katiliyorsam, Turk'lugun bir "ilim" olduguna bir o kadar katilmiyorum. Bir ulusa ait olmak nasil bir "ilim turu olabilir????"
Bu arada genetik olarak Orta Asya Turk'lerine daha uzak Yunanlilara daha yakin olmamiz bizi daha az Turk yapmaz ki.Genetigin buluslari kesinlikle pozitif ve bilim acisindan dogru, bunu yadsimak yanlis olur.
Goruntumuz degil icimiz muhim Turk'luk tartismasinda.
Hatirlamak gerekir ki buyuk devletler bilhassa imparatorluklar ve mirascilari asla tek bir genotipe sahip olmazlar, doganin kurallari geregi olamazlar. Genler karismaktan dolayi "seyreltilmis" bir cozunure donusur zamanla, dogal olarak. Meyve suyuna bir araba su eklediginizde tadin nasil degistigini dusunun.
Konuyu toparlamak gerekirse, bahsedilen genetik calismanin yapmak istedigi "Yunanlilar ya da Iranlilar bizim atalarimiz" demek ya da Turk'lugumuze (bahsettiginiz suur,bilinc, kultur tanimindaki Turkluk) bir laf atma degil ki. Tamamen iki ayri konu karisiyor kanimca...
"Araştırmalarım sonucu 'Türk' kelimesinin Taurus kelimesinden geldiğini kanıtlıcam yakında"
ben dunyaca unlu fransiz turkolog Jean Paul Roux un bir kitabinda (Histoire des Turcs:Deux mille ans du
Pacifique à la Méditerranée) turk kelimesinin çince turuk(guçluler) kelimesinden geldigini okudum.
Tarih öncesine kadar uzanan Anadolu kültürlerinin mirasçısıyız, sahibiyiz. Atatürk bunun önemini çok iyi görmüş. Ama kalkıp da Orta Asya ile bağımız yokmuş demek, dahası Türklüğü genlere indirgemek fanteziye kaçıyor.
1071'den bugüne bin yıl içinde cereyan etmiş nüfus hareketlerini hesaplamak bile imkansız. Bir büyük dalga 11. yüzyılda gelmiş, ikinci büyük bir dalga 13. yüzyılda Cengiz Han'ın ordularının baskısıyla. 16. yüzyılda Doğu Anadolu'da büyük bir boşalma olmuş, bugünkü İran ve Azerbaycan'a geri göç yaşanmış. Daha nelerin yoğurması ile Türk milleti meydana gelmiş.
Muğla'dan bir ilginç olgu anlatayım. Bölgemizin bir araştırmacısının naklettiğine göre, Ankara Savaşı'ndan sonra Ege Bölgesine gelip İzmir'i kuşatan Timur'un ordularından bir grup Nogay (kuzey Kafkasya'da yaşarlar, Türk halkı olmakla birlikte Moğol unsurlardan da hayli etkilenmişlerdir) güneydeki dağların arkasındaki bölgeye bir keşif yapalım derken, haliyle yöreyi bilmediklerinden, Menteşe Dağlarında kaybolmuşlar. Ordu karargahına dönmekten ümidi kesince de, yerleşik Türklerle karışmış ve bugüne, konuşma tarzlarındaki farklılık hala dikkati çeken ve Moğol çehresinden izler taşıyan torunları gelmiş. Gen haritalarını bilemiyorum ama Muğla isminin bu Moğollardan kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştırmak lazım.
Dunyada acaba safkan millet varmiymis merak ediyorum. Dunyanin belirli bolgelerindeki ilkel kabilelerden baska her ulus tarihi akis icerisinde karisima ugramistir. Hicbir zaman naziler gibi safkan olmanin savunmasini yapmadik. Bir milleti millet yapan unsurlarin en onde geleni dilidir. Orhun abidelerini bir okuyun ve siz karar verin hangi soy agacindan geldigimize. 1300 yil gecmesine ve cografya farkina ragmen eski Turkce oldugu ne kadar belirgindir.